KOCAELİ 13° Kocaeli Hava Durumu
  • 5.3887 TL
  • 6.0956 TL
  • 6.7858 TL
Kocaeli Zirve
Kanserli kişi tiryakiyse çevre kirliliği bahane!
Kanserli kişi tiryakiyse çevre kirliliği bahane!
Sağlık
Aktan Uslu
29 Eylül 2018 Cumartesi 09:48

Kanserli kişi tiryakiyse çevre kirliliği bahane!

Prof.Dr.Hale Başak Çağlar’ın “amatörce” gözlemlerine göre bölgemiz ve ilimizdeki kanser vakalarında da ana tetikleyici, malum alışkanlığımız: “İnsan fosur fosur sigara içiyorsa, ‘Ben Dilovası’nda oturuyorum. Ondan kanser oldum’u sorgulamamalı.”

“Benim gözlemlediğim, amatörce gözlemlediğim, kanser tanısı alan hastalardaki en önemli risk nedeni sigara. Sigarayı göz önüne almadan diğer faktörleri tartışmak bence ciddi bir bahane üretmek olur. Önce sigarayı hayatımızdan azaltmak gerekiyor çünkü her yerde kendini gösterir. İnsan fosur fosur sigara içiyorsa, ‘Ben Dilovası’nda oturuyorum. Ondan kanser oldum’u sorgulamaması gerekiyor bence.”

 

O konu halk sağlığı uzmanlarının konusu

Yukarıdaki sözler Anadolu Sağlık Merkezi Radyasyon Onkolojisi Bölüm Başkanı Prof.Dr.Hale Başak Çağlar’a ait. Çağlar hastaneye kanser tedavisi için kazandırılan üç yeni cihazın tanıtımına dair düzenlenen basın toplantısında, gazetecilerin soruları üzerine gerek kanser, gerekse kanser tedavisi ve biçimlerine yönelik değerlendirmede bulundu. Çağlar bir soru üzerine; Gebze ve Kocaeli bölgesinde hangi kanser çeşidinin daha yoğun olduğuna dair objektif bir değerlendirmelerinin olmadığını, bu araştırma konusunun halk sağlığı uzmanlarının konusu olduğunu kaydetti ancak soruyu da, tamamen yanıtsız bırakmama nezaketi gösterdi:

 

Subjektiflik bilimle uyuşmayan bir şey

“Bence doğru bir soru. Benim uzmanlık alanıma girmiyor ama mutlaka araştırılması gereken bir konu. Eminim ki halk sağlığı uzmanları araştırıyordur. Benim uzmanlık alanıma girmiyor. Onların adına, başka bir anabilim dalı adına gözlem yapmak çok kolay değil. Çünkü gözlem çok sübjektif. Bize belli gruplardan hastalar geliyor. Bu gruptan gözlem yaparsam, bize gelmeyen hastaları gözardı etmiş olurum. Bu sübjektifliği arttırır, bilimle uyuşmayan bir şey. Dolayısıyla kolay değil böyle bir yorum yapmak.

 

Yaşam tarzımız kalitesizleştikçe kansere yakalanma riskimiz artıyor

Benim gözlemlediğim, amatörce gözlemlediğim, kanser tanısı alan hastalardaki en önemli risk nedeni sigara. Sigarayı göz önüne almadan diğer faktörleri tartışmak bence ciddi bir bahane üretmek olur. Önce sigarayı hayatımızdan azaltmak gerekiyor çünkü her yerde kendini gösterir. İnsan fosur fosur sigara içiyorsa, ‘Ben Dilovası’nda oturuyorum. Ondan kanser oldum’u sorgulamaması gerekiyor bence. Bunun dışında stres, yaşam tarzı ve hayat tarzımız. Buna beslenme de giriyor, stres de giriyor, her şey giriyor. Her şeyi birbirine kombine olarak giriyor. Bu yaşam tarzımız kalitesizleştikçe ki buna etken olan pek çok faktör var hayatımızda, kansere yakalanma olasılığımız artıyor.

 

 

Tedavisi en az kalp hastalıkları kadar riskli olacak

Aynı zamanda kanseri tanımlama için sistemler de gelişiyor. Eskisine göre daha çok insana kanser tanısı konuluyor ama erken dönemde kanser tanısı konulan yöntemler de gelişiyor. Tanı koyma oranı da artıyor. Eminim tüm dünyada da öyledir ama özellikle ülkemiz için önümüzdeki yıllar içerisinde en az kalp hastalıkları kadar ölümcül, riskli ve maliyetli bir tedavi olacağının farkındayım. Bunu çok rahatlıkla söyleyebilirim. Tabi ki bizim önemli bir halk sağlığı sorunumuz. Kansere yakalandıktan sonra ki tedavi değil, ‘Kansere yakalanmamak, kanser olmamak için ne yapmalıyız’a yönelik ciddi bir yatırım ve konsantrasyon ayırmamız gerektiğini düşünüyorum.” 

 

SGK ile anlaşmamız tüm cihazlar için geçerli

Prof.Dr.Hale Başak Çağlar yoğunluklu olarak üst ve orta gelir grubundan yurttaşlara sağlık hizmeti verdiği gözlemle de tespit edilebilen ASM’nin radyasyon onkolojisiyle verdiği sağlık hizmetine dar gelirli yurttaşların erişebilmesinin mümkünlüğüne dair soruyu ise şöyle yanıtladı:  “Hasta tedavi etmeye başladığımız zamandan itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşmamız söz konusu. Departmanımızda alınacak hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında almak mümkün. Buna tüm cihazlar dâhil.

 

Dar gelirlilerin tedavi hizmeti alması da mümkün

SGK’nın , ‘Sen bu hastaları tedavi edebilirsin ancak benim uygun gördüğüm endikasyonlarda’ diye bir kuralı var. Dolayısıyla biz tedavi esnasında hekimliğimizi konuşturup hekimlik hizmeti veriyoruz ama buradaki radyoterapi hizmetinin SGK kurallarına uygunluğuna değerlendiriyoruz. SGK’nın uygun gördüğü hastalar şahsında, SGK kapsamında hizmet vermek mümkün. Dolayısıyla dar gelirlerin de hastanemizden bu tedaviyi alması mümkün.

 

Kliniğimizin felsefesi: Eğitim ve sağlıkta hizmet hakkı eşitliği

Zaten gerek benim hayat görüşüm olarak, gerekse tüm kliniğe yansıyan hayat görüşü ve felsefesi bir insanın doğduğu andan itibaren, sosyo ekonomik statüsü ne olursa olsun, eğitim ve sağlık hakkını aynı kalitede alabilmesidir. Ben bu kliniğin başında olduğum ve nefes almaya devam ettiğim sürece bu felsefe değişmeyecektir.”

 

Bizim ekip anlayışımız: Futbol takımı gibi..

Prof.Dr.Hale Başak Çağlar dünkü basın toplantısının soru cevap bölümü öncesi yaptığı, bilgilendirme mahiyetli açıklamalarda içinde öncü olarak yer aldığı ekibin varlığına sıklıkla değindi. Biz de Çağlar’dan ekibe dair detaylı değerlendirme istedik: “Ekibimizi hastalara anlatırken şöyle anlatıyorum. Bir futbol takımı gibi düşünmek lazım. Müthiş bir forvetiniz olursa gol atarsınız ama iyi bir defansınız yoksa gol yersiniz. Bizim ekip anlayışımız budur.

 

 

Görevini sahiplenen bir ekibiz

Tüm sahaya yayılan ve herkesin görev mevkii ve bilincini üzerine taşıdığı ve o görevi sahiplenen bir ekip. Bu ekibin başında tabi ki hekim gelmektedir. Hekimin dışında radyasyon fizikçileri vardır. Bu kişiler ya fizik mühendisidir ya da fizik eğitimi almış kişilerdir. Bunun üzerine yüksek lisans ve doktora yapmış insanlardır. Radyasyonun sağlık için kullanılmasının eğitimi alan kişilerdir. Ekibin içinde dozimetristlerimiz, teknisyenlerimiz, hemşirelerimiz vardır.

 

Radyoterapi ile başlıyor takiplerin sonuna kadar sürüyor

Bu ekiple birlikte hasta kanser tanısı koyup radyoterapi kararı verildikten sonra, hastanın radyoterapi hizmeti alıp radyoterapiden sonraki takipleri tamamlanana kadarki dönemi kapsayacak şekilde, hastaya eksiksiz ve kusursuz bir hizmet verme eğilimindeyiz. Ve hizmetimizin kalitesini de belirli aralıklarla her zaman ölçmekteyiz.

 

Ekip dört yıldır aynı kadroyla çalışıyor

En eski ekip arkadaşımla 9 yıldır, en yeni ekip arkadaşımla 4 yıldır çalışıyorum. Bu da çok önemli. Uzun zamandır ‘maç’lara birlikte çıktığımız için bana pasın nereden geleceğini çok iyi biliyorum. Böylelikle yeni ekip arkadaşlarımın, onların oyun stillerini anlamak için enerji sarf etmiyorum. O enerjimin hepsini hastaya hizmet olarak sarf ediyorum.

 

Ofsaytı bildiğimizden ofsaytta kalmıyoruz!

(Ara sorular üzerine) Ofsayt kuralını bildiğimizden, ofsaytta kalmamaya dikkat ediyoruz… Futbolla çok ilgilenmiyorum ama güzel bir örnek diye düşünüyorum. Konu hakkında bilgisi olmayan kişilere daha çok bilinen konular üzerinden anlatımda bulunmak, anlamaları için daha iyi bir yöntemdir.

 

 

Radixact ile en az yan etkili ışınlama

Önceki gün gerçekleşen, tamamı doğaçlama geçen basın toplantısının yazılı metne alınan ve basına da verilen metninde Çağlar’ın, “Radixact cihazı ile 3 boyutlu gerçek bilgisayarlı tomografi görüntüsü kullanılarak hassas tedaviler yapılabiliyor, en az yan etki ile hasta ışınlanıyor. Beyin ışınlamalarında saçlı deri koruması yapılarak hastaların saçları korunabiliyor. Hasta acı hissetmiyor ve geniş ve uzun alanlarda kesintisiz tedavi olanağı sağlanabiliyor” şeklindeki görüşleri yer aldı. Çağlar, “Saç dökülmesinin kanser tedavisi gören kişiyi psikolojik olarak yıprattığı, tedavi sürecinde olumlu sonuç ve direnç için hasta psikolojisinin önemli olduğu söylenir. Bu anlamda Radixact, o ruh haline de pozitif katkı sunar mı?” sorusunu şöyle yanıtladı:

 

Hastanın filmlerini değil hastayı tedavi etmek isteriz

“Kanser tedavisinde saç döken tek şey radyoterapi değil esas saç döken şey kemoterapi. Tabi kemoterapinin etken olduğu saç dökülmelerine bizim müdahale etmemiz mümkün değil. Çünkü halihazırda kemoterapi alarak gelen hastalar. Ama saçıyla gelen hastanın saçıyla çıkması için özen göstermemiz gerekiyor. Felsefemizin önemli kısmı bu.  Kanser tedavisi çok önemli. Tabi ki hastalığın tedavisinde ve kontrolünde başarılı olmak çok önemli. Buna çok önem veriyoruz. Ama biz hastanın filmlerini değil hastayı tedavi etmek isteriz.

 

Saçları çok önemsiyorlar, ben de önemserim!

Yani bu yolculuk sırasında hastamızın yaşamış olduğu önemli sorunlardan bir tanesi dış görünüşünün değişmesi. Biz mümkün olduğunca onun dış görünüşünü değiştirmeden, onun sosyal statüsünde sosyal ilişkilerinde bir sıkıntıya sahip olmamasına yardımcı olarak elimizden geleni yapıyoruz. Saçlar bunun çok önemli bir kısmı. Çok önemsendiğinin farkındayım, ben de önemserim, herkes önemser. Sadece bu değil ama bütün dış görünüş. Eski radyoterapilerde olabilecek vücut hasarlarını minimuma indirmek yeni teknolojiler ile mümkün. Dolayısıyla bunlar bizim için son derece önemli.”

 

Sıfır yan etkiye, yani hedefe doğru gidiyor olay

Çağlar, “Tıp bir gün sıfır yan etkili kanser tedavisini de bulacak mı?” sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Sıfır yan etkili tedavi, radyasyonla zor. Hücre yapı olarak aynı hücre, onun da bir DNA’sı var, her şeyi var. Dolayısıyla öyle bir bilgi yok ama şu anda sıfır yan etkiye, yani hedefe doğru gidiyor olay.

 

 

Kişiye özel tedavi: Terzinin ceket dikmesi gibi

Ne yapıyoruz. Tümörü hastadan alıp inceliyoruz, sadece mikroskobik olarak değil tümörün genetik yapısını inceliyoruz. Ve o genetik yapıya uygun bir ilaç, bir tedavi şeması yani kişiye özel, terzi tarafından biçki dikişi yapılmış bir ceket dikme timsali bir tedavi hizmeti sunmaya çalışıyoruz. Şu an tıbbın, kanser tedavisinin ilerlediği, ilgi duyduğu alanlardan biri en azından burası.

 

Birçok kanser türünde sıfır yan etkiyi başarabiliyoruz

İleride sıfır toksiteyle kanser tedavisi yapmak mümkün olacak çünkü iddialı bir dal. İleride hastaların dışarıdan veya kendi yaşamlarında anlayabileceği derecede ciddi, yan etki olmaksızın kanser tedavisi yapmak, bence mümkün olacak. Birçok kanser türünde bunu başarabiliyoruz. Meme kanserinde birçok hasta sağ kalmış, siz bunu göremiyorsunuz mesela.

 

İdeal olan birçok branşın bir araya gelmesi

Profesör Doktor Hale Başak Çağlar’ın uzmanlık konusu, kanser tedavisinde radyoterapiye dair görüşleri ise şöyle: “Radyoterapide müthiş gelişmeler oluyor. Kanser önemli bir problem. Hastalığın tedavisi artık 20 yıl önceye göre çok değişti. Artık multidisipliner yani birçok disiplinin işin içinde olduğu tedaviler bir araya geldi. Yani kanser hastası tek bir branş tarafından takip edilmiyor. Birçok branşın bir araya gelerek hastaya hizmet sunması ideal olan. Kanser tanısı alan hastaların da böyle kliniklerde, böyle hizmet veren yerlerde tedavi edilmesi gerekiyor.

 

İnteraksiyon tedaviyi kolaylaştırıyor

Aynı çatı altında birbirini tanıyan; dokuya, hastalığa aynı zamanda da klinik bilgiye hâkim hekimlerin birbiriyle sürekli interaksiyon halinde olduğu hastaneler tarafından tedavi edilmesi o tedavinin daha kolay, daha etkili ve daha az yan etkili olmasına olanak sağlıyor. Böylelikle daha başarılı ama uzun vadede hastaya bir sıkıntı yaratmayan bir şekilde tedavi verebilme olanağına sahip.

 

 

Bu tedavinin amacı yüzde 100 başarı oranı

Radyoterapi de bu tür disiplin tanımlaması içinde kendine geniş oranda yer bulmuş bir disiplin. Işın tedavisi için kullanılan bir yöntem. Biz bunu genellikle cihazlar aracılığı ile yapıyoruz. Artık radyoaktif maddeler kullanmıyoruz, hem kazaları çok olduğu hem de pratik olmadığı için. Bir kanser tanısı alan hastanın bu yolculuğunun sonu kür ya da ölüm olabilir, bu yolculukta en az bir belki de birden fazla radyoterapi ihtiyacı duyabiliyor. Bu tedavinin amacı kür yani tedaviye yüzde 100 başarı oranıyla katkıda bulunmak ya da kür edilemeyecek hastalarda kansere bağlı sendromları düzeltmek, en azından geriletmek. Hastayı biraz rahatlatmak amacıyla da olabilir. Bu iki amaç da son derece ulvi araçlardır. İkisi de çok önemli tedavilerdir.

 

Radyoterapi de henüz kanserli dokulara seçici değil

Dolayısıyla radyoterapi tedavisi kanser hastalığında aktif olarak kullanılan bir tedavi yöntemi. Maalesef aynen kemoterapide olduğu gibi radyoterapi dokulara, kanserli dokulara seçici değil. Sadece tümörlü hücreyi öldürüp yanındaki diğer hücrelere zarar vermeyen bir tedavi henüz yok. Normal hücreye zarar verdiği zaman da biz hastalara yan etki yaratıyoruz ya da bu yan hücreye zarar vermesi nedeniyle etkin bir radyoterapi yapamıyoruz. İşte yeni teknoloiler bizler için buna olanak sağlıyor. Yani radyasyon bunu diyemese bile bizler aracılığıyla, ‘Cihaz. Sen git şurayı ışınla, burayı ışınlama’ diye bir komut verdiğimiz zaman tümörlü hücreye tedavi verebilir.

 

Bu cihaz parkurunu bunlardan ötürü yeniledik

Tümörlü olmayan normal dokuyu koruyabilecek kadar başarılı tedaviler verebiliyoruz. Bu da yine ana amacımız olan etkili ve daha az yan etkili tedaviye olanak sağlayabiliyor. Bunu tedavinin her aşamasında yapmak mümkün olabiliyor. Bu gelişmiş teknolojilere, hastaneye ve kliniğe katkının en önemli amacı bu. Her yeni araçta daha az yan etkili kanser tedavisi amacına daha iyi hizmet edebilmesi için ASM ekibi olarak, tüm ekip, tüm onkoloji ekibi, yönetimle birlikte bu cihaz parkurunu yenileme kararını aldık.”

 

Radyocerrahi: Cerrahi olmayan “cerrahi” tedavi

Çağlar gerek açıklamaları gerekse soru cevap bölümünde radyocerrahiye, ASM’de verdikleri hizmete dair de bilgilendirdi. Çağlar ayrıca şunları kaydetti: “Radyocerrahi yeni bir algı, tanımlama. Radyocerrahi sanki bir cerrahi gibi ameliyat olmadan, anestezi almadan, ameliyathaneye gitmeden yani yoğun bakıma girmeden, hastanede kalmadan bir radyasyon ile cerrahi tedavi yapmaya benzer. Tabi ki cerrahi gibi değil, biz tümörü oradan alıp çıkartmıyoruz. Ama o tümörü çok yüksek ışın dozlarıyla tamamen öldürerek orada bir daha kan çoğalmamasına, orada ölü doku yaratmaya çalışıyoruz. Radyocerrahi artık çok sık olarak kullanılıyor.

 

Radyocerrahi mutlaka ama mutlaka ehil ellerle yapılmalı

Tepeden, beyinden bütün vücutta herhangi bir organa, herhangi bir organın tümörüne radyocerrahi yapılabiliyor. Buna olarak sağlayan Cyberdknife cihazı sadece radyocerrahi yapmaya yönelik bir tedavi cihazı. Hangi hastaların radyocerrahiye uygun olduğunun kararını tecrübeli hekimler belirler. Radyocerrahinin diğer standart radyoterapiden önemli bir farkı var ki bu da ehil ellerde yapılmadığında son derece tehlikeli sonuçlara neden olabilir. Öldürücü komplikasyonlara neden olabilir.

 

Ehil olduğumuzu söylemekten büyük memnuniyet duyarız

O yüzden tekrar hatırlatıyorum. İyi cihaza, cihaz parkuruna sahip olmak yetmez. Bu cihazları kullanmayı bilen ekip,  o ekipte sadece hekim değil ekibin tüm üyelerinin çok iyi, ehil olması çok önemli. Biz bu anlamda da, ASM radyasyon onkolojisi ekibi olarak bu konuda ehil, tecrübeli olduğumuzu hem ulusal hem uluslararası ortamda söylemekten çok büyük memnuniyet duyarız.

 

Bu cihazlarla her tür kanseri tedavi edebiliriz

Radyocerrahi deneysel bir tedavi yöntemi değildir. 100’lerce 1000’lerce kişi bu tedavi yönteminden faydalanmıştır. Türkiye’ye yeni getirilen cihazlarımızın ikisiyle şu anda aktif tedavilere devam ediyoruz. Bu cihazlarla her türlü kanseri tedavi edebiliriz.”

 

Hale Başak Çağlar kimdir

Prof. Dr. Hale Başak Çağlar, 29 Mart 1975’te Ankara’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini 1981-1992 yılları arasında TED Ankara Koleji’nde tamamladı. Tıp eğitimini 1992-1998 yılları arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, uzmanlık eğitimini ise 1998-2003 yılları arasında Marmara Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı’nda, “Acute skin and pulmonary radiation toxicities in breast cancer patients treated with radiotherapy in the adjuvant setting” isimli teziyle tamamladı.

2003 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Radyasyon Onkolojisi Departmanı’nın Brakiterapi Ünitesi’nde; 2003-2009 yılları arasında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Radyasyon Onkolojisi Departmanı’nda; 2006-2007 yılları arasında Dana Farber Kanser Enstitüsü / Brigham ve Kadın Hastanesi, Harvard Üniversitesi, Harvard Ortak Komitesi’nde çalıştı.  

2008-2010 yılları arasında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin; 2010-2013 yılları arasında ise Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Radyasyon Onkolojisi Departmanlarında doçent olarak çalıştı. 2013-2015 yılları arasında Medipol Üniversitesi, Tıp Fakültesi  Radyasyon Onkolojisi Departmanı’nda Başkan ve Program Direktörü olarak görev yaparken, aynı üniversitede  2017 yılına kadar Başkan, Program Direktörü ve Profesör olarak çalıştı.   2017 yılında Anadolu Sağlık Merkezi’nde çalışmaya başlayan Prof. Dr. Çağlar, radyasyon onkolojisi uzmanı ve radyasyon onkolojisi direktörü olarak görevini sürdürüyor.

Çağlar; genel başkanlığını halen Dr.Esra Kaytan Sağlam’ın sürdürdüğü, genel merkezi İstanbul’un Şişli İlçesi’nde yer alan Türk Radyasyon Onkoloji Derneği’nin üyesi.

Kaynak: www.anadolusaglik.org

DİĞER HABERLER

Mide yanması için içilen süt ülseri arttırabilir

Mide yanması için içilen süt ülseri arttırabilir

Toplumun yaklaşık yüzde 10’unun, hayat boyunca herhangi bir dönemde peptik ülser (mide iç zarında ya da bağırsakta oluşan yara) hastalığı geçirdiği tahmin ediliyor. Ülserin bazen hiçbir belirti vermeden kanama ve delinme gibi durumlara neden olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Gülçin Polat, “Ülser tedavisi için önerilen bazı kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek fayda yerine zarar verebilir. Özellikle sonbahar ve bahar aylarında sıklığı artan ülser belirtileri fark edilir edilmez bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı” dedi.

'Ameliyatta enfeksiyon kaptı’  iddiası

'Ameliyatta enfeksiyon kaptı’  iddiası

Kartepe ilçesinde yaşayan ve beyincik tümörü teşhisi konulduktan sonra İstanbul'daki eğitim ve araştırma hastanesinde ameliyata alınan Gürkan Güney'in (16), burada enfeksiyon kaptığı, tümörün tamamının alınmadığının tespiti üzerine de özel bir hastanede tekrar ameliyat edildiği iddia edildi. Hastalığı nedeniyle konuşamayan, yürüyemeyen, görme kaybı yaşayan Gürkan Güney'in kemoterapi tedavisi gördüğü belirtildi.

Diyabette teknolojik gelişmeler

Diyabette teknolojik gelişmeler

Diyabet, toplumda en hızlı artan kronik hastalıklardan biri. Dünyada bugün 350 milyon kişi diyabet hastası. Günümüzde cep telefonu ve tabletlere indirilen çeşitli mobil uygulamaların da diyabeti alt etmek için kullanıldığına değinen Anadolu Sağlık Merkezi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İlhan Tarkun, “Diyabetin görülme sıklığının artışı açısından dijital çağın olumsuz yansımalarından yakınsak da diyabetin takip ve tedavi kısmında yaşanan teknolojik gelişmeleri görmezden gelmek mümkün değil” açıklamasında bulundu.

“Kış aylarında ayakkabı seçimi doğru yapılmalı”

“Kış aylarında ayakkabı seçimi doğru yapılmalı”

Kışın kapalı ayakkabılar içerisinde havasız kalarak kuruyan ayaklar, kötü kokulardan deri hastalıklarına kadar birçok rahatsızlığı beraberinde getiriyor. Özellikle kış aylarında gün boyu bot ve çizme içinde kalan ayakların, uzun vadede ayak sağlığına ciddi zararlar verebildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Dermatoloji Uzmanı Dr. Rukiye Kaymaz, “Ayakların bakıma en çok ihtiyacının olduğu dönem kış dönemidir. Ayak bakımının ihmal edilmesi, ayak sağlığına gereken önem verilmemesi ve bilinçsizce yapılan uygulamalar bu zararı ikiye katlıyor” açıklamasında bulundu.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

ANKET

Twitter

KENT REHBERİ


Yağız Kebap
Okşin Beçet
Almila
Davetiyem
Reis Döner
Volka Proje
Akkurt İnşaat
KKG
Polis Marketim
Bekiroğlu