KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 6.0663 TL
  • 6.7772 TL
  • 7.7478 TL
Kocaeli Zirve
‘Çay-kek-çekirdek’ dostluğu
‘Çay-kek-çekirdek’ dostluğu
Yaşam
21 Ağustos 2010 Cumartesi 22:16
  • 2506
  • 2

‘Çay-kek-çekirdek’ dostluğu

İzmit, tarihinde böyle bir sıcağı en son ne zaman gördü bilmiyorum ama hepimiz tahammül sınırlarımızın sonuna geldik. Hele oruç tutanlar için durum daha da zor.

Bugünlerde hiç birimiz, içinde ‘hava durumu` geçmeyen bir cümle kurmuyoruz.
Bütün gün güneş ısısını emen evlerin duvarları, dışarısı serinlese bile akşamları da alev kusmaya devam ediyor.
İnsanlar hava sıcaklığı ve nem yüzünden iş yapamaz hale geldiler. Açık alanda ve ocak başında çalışan insanlara Allah kolaylık versin.
***
Bir yaz çocuğu ve klimalı ortamda çalışan biri olarak pek fazla şikayet edecek durumda olmasam da, bugünlerde yüksek yerlerde yaşayan insanlara özenmiyor değilim.
Hani şöyle ağaçların içerisinde, püfür püfür esen balkonları olan evleri özlüyorum.
‘Biz akşamları hırkayla oturuyoruz` diyen arkadaşlarıma uzaydan gelmiş muamelesi yapıyorum.
Birkaç gündür sanki İzmit eskiden daha çok eserdi gibi bir hisse kapıldım.
Aklıma hep,  yazları bir esintiyle genzime dolan deniz kokusu geliyor. O kokuyu duymayalı ne kadar zaman oldu bilmiyorum.
***
Çocukluğumdan beri yamuk yumuk yapılar görmekten nefret ederim ben.
Köyde küçük köy evleri; kentte doğru dürüst, modern yapılar arar gözüm.
Ne köyde şato gibi aşırı lüks evleri severim, ne de kentte çarpık, şekilsiz, zevksiz binaları.
Şehrin içinde bizi bu kadar bunaltan faktörlerden birinin de, bu amaçsız ve şuursuz yapılanma olduğuna inanıyorum.
Bir beton mezarlığının, üst üste yapılmış şekilsiz binaların, sözde modern ama estetikten yoksun acayip acayip yapıların arasına sıkışıp kaldık.
***
Belki yaz esintilerimizin yok olmasının sebebi de budur.
Zaten denizi doldura doldura kendimizden iyice uzaklaştırmıştık.
Şimdi bir de, bize rüzgar getirecek tepelerle aramıza beton duvarlar örüp duruyoruz.
Rüzgar olmayınca yazın nemden, kışın hava kirliliğinden nefes alamıyoruz.
Hem hepimiz aynı şeyden şikayet ediyoruz, hem de aynı hataları yapmaktan vazgeçmiyoruz.
Şehrin içinde değil yaşamak, iki tur atıp çarşıyı dolaşmak bile ızdırap artık...
***
Allah`tan Yahya Kaptan bu konuda biraz daha şanslı.
Elbette havası İzmit`in her yeri kadar kirli ama
Hiç olmazsa gölgesinde oturabileceğimiz salkım söğütlerimiz,
Esintiyi biraz hissedebilecek kadar açık alanımız
Ve yeşillikler içinde, nefes alabileceğimiz çay bahçelerimiz var.
En azından çocuklarımız bunaldığı zaman parklarda oynayıp, bisiklete binebiliyor.
***
Hele de bu günlerde, Yahya Kaptan`daki çay bahçeleri neredeyse rezervasyonla çalışacak duruma geldi.
Küçücük olan mutfaklarını büyütmek için evin tek balkonunu da kapatarak, bizim gibi balkonsuz kalan ve böylece evde nefes alacak bir alanları kalmayan Yahya Kaptanlılar için bu çay bahçeleri, evin arka balkonu gibi bir şey.
Bir Yahya Kaptanlı ‘Ben çıkıyorum` demek, ‘Ben çay bahçesine iniyorum. Komşular zaten oradadır, bulaşıkları bitir de, sen de gel` demek gibi bir şeydir.
Bir süre sonra, ‘Ben gidiyorum` diyen çocuğunuza bile ‘Nereye?` diye sormayı gereksiz bulursunuz, çünkü gittiği yer zaten bellidir.
Durum öyle bir hale geldi ki, artık parkın sokak köpekleriyle çocuklar kardeş gibi oldu.
Sokak köpekleri, kedi gibi çocukların peşinde geziyor.
Bebekli aileler çimenlerin üzerine yaydıkları örtülerin üzerinde bebeklerini oynatıyor, mamalarının yediriyor.
İnanmayacaksınız ama çingene salıncağımız bile var!
***
Hep aynı zamanlarda, hep aynı mekanda, hep aynı insanlar bir araya gelince,
Önce göz aşinalıkları, sonra yeni arkadaşlıklar kaçınılmaz oluyor tabii.
Yahya Kaptan`da, bu şekilde yeni bir ilişki türü ortaya çıkmış durumda ki, ben buna ‘Çay-kek-çekirdek dostluğu` diyorum.
Sistem şöyle çalışıyor:
Önce çocuklar arkadaş oluyor,
Sonra masadan masaya sohbet başlıyor,
Ardından masalar birleştirilip kekler, çekirdekler paylaşılıyor
Ve bu ilişki, asla alanın dışına taşınmıyor.
Herkes birbirinin ailesini tanıyor, siyasi görüşünü biliyor, hatta aile sorunlarını paylaşıyor ama kimse kimsenin evinin yolunu bilmiyor.
Çekirdekler bitince, yollar ayrılıyor.
Yine de biri bile olmasa çay bahçesinin tadı çıkmıyor.
***
Bu bahçe akşamları sadece Yahya Kaptanlılar için değil, dışarıdan gelenler için de alışkanlık yaratıyor.
Yazlık sitelerde oturan birçok aile de, sadece çay bahçesi sohbetinden vazgeçemedikleri için akşamları aramıza katılıyor.
Havasından mı suyundan mı, Yahya Kaptan`a bir gelen bir daha zor ayrılıyor.
Dedim ya, oranın da havası kirli.
Ama hiç değilse şehir içi kadar insanı boğmuyor, gözü yormuyor, nefessiz bırakmıyor…

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ