Sibel Gönül
KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.5456 TL
  • 6.2837 TL
  • 7.2835 TL
Kocaeli Zirve
Eğitim Bünyası’nın bayram konukları
Eğitim Bünyası’nın bayram konukları
Eğitim
22 Eylül 2009 Salı 09:13
  • 1258
  • 2

Eğitim Bünyası’nın bayram konukları

Zaman ne çabuk geçiyor. İşte yine bir bayram gününde birlikteyiz. Bayramların ne anlama geldiğini sık sık dile getiriyoruz. Ancak bugün sizlerle farklı bir çalışmada birlikte olmak istedim.

Röportaj: Gülümser AYHAN
Sizler şu anda evlerde konuklarınızı ağırlarken, ben de bugüne özel, Eğitim Dünyası`nın BAYRAM KONUKLARI`nı ağırlamak istedim. Bayramın en büyük özelliği olan çocuklarımızla, gençlerimizle, velilerle hatta bir nesil geriye giderek anneanne, dedelerle bir araya geldim. Bu anlamlı güne, il bürokratlarımızı da ekleyince, yaptığım sohbetlerin gerçekten “şeker tadında' olduğunu anladım. Bu sohbetlerin diğer bir önemli özelliği de, yaşanan bazı “ilk'lerdi. Neydi bunlar? Valimiz Sayın Gökhan Sözer bir yerel basına ilk kez görüntülü bayram mesajı verdi. Kentimizin iki değerli bürokratı; İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli ile İzmit Belediye Başkanı Sayın Nevzat Doğan ise makamlarında ilk kez yaşadıkları bir Ramazan Bayramı`nı paylaştılar benimle! Ben, sayın bürokratlarımızın Bizim Kocaeli`yi seçtikleri için kendilerine tekrar teşekkür ediyor ve bürokrat olarak verdikleri tüm sosyal mesajların yaşama geçmesindeki sorumluluğumun farkındalığıyla sohbetimize geçiyorum. Sohbette önce değerli bürokratlarımızın merak ettiğiniz bayram anılarını, daha sonra da bayramın simgesi olan “şekerlerin' yani çocuklarımızın duygu ve düşüncelerini izleyeceksiniz. Tekrar bayramınız kutlu olsun!'

                                              ***

KOCAELİ VALİSİ GÖKHAN SÖZER:

Sayın valim, “Bayram' size neyi ifade ediyor? Eski bayramlarla, bugünkü bayramlar arasında fark var mı?
Oldukça fark var derim. Bu da toplumumuzun ve ülkemizin yaşam şeklinin, bütçelerinin değişmesinden meydana gelir. Üretim, şehirleşme, çalışma koşulları, zamanı kullanış şekilleri, özünü, değiştirmek, yaşam, sevgi, barış, kardeşlik, hoşgörü, görüşme, buluşma, çoğalma, kaynaşma, değer yargıları, bunların tümünü yaşatmak zorundayız. Resmi anlamda Ramazan Bayramı`nda 3,5, Kurban Bayramı`nda 4,5 gün olan ancak bazen uzayan bayram tatilleri denize, gezmeye veya kaymaya gidin diye değildir. Bayram günleri tatil ve gezme günleri olarak algılanmamalı. Aileler bunlara çok dikkat etmeliler.

İNSANLAR KAPI KOMŞUSUNU BİLE TANIMIYOR

Bayramlar, anlaşma, yaşama, buluşma, görüşme, kaynaşma ve imkanları doğrultusunda insanlar bir araya gelsin diyedir. Akraba, dost, komşu ve arkadaşlarla bayram görüşmesinin dışında yaşam koşullarının ağırlığından zaten görüşme imkanı yok gibi. Siz de kimseyi göremezsiniz. Ondan sonra da elbette toplum bireyselleşiyor. İnsanlar bazen ne yazık ki kapı komşusunu bile tanımıyor.

Çocukluğunuzdaki bayramlar nasıldı, bu yaşlarda sizi en çok etkileyen olay neydi?
BEN DE KAPILARI ÇALDIM
Küçüklüğüm Adapazarı`nda geçti. Müstakil bir evde otururduk. Üç kardeştik ve iki ağabeyim var. Ben de küçükken bayramlarda kapıları çaldım. Ancak burAda önemli bir nokta var. Kapıları çalmak ve bayram harçlığı almak çok hoşumuza giderdi. Ancak bunun ötesinde, kapıları çaldığımız kişiler, bizlere çok şevkat gösterirlerdi. Belki en çok hoşumuza giden de buydu. Sevgi gösterisi çok hoşumuza giderdi. Çünkü çocuk yaşta, hep yaramaz, hep cam kıran, yaramazlık yapan bir kişikle tanınan biz çocuklar, bu ziyaretlerle kişiliğini ve bir birey olduğunu anlardı.

BENİ EN MUTLU EDEN ŞEY YENİ ALINAN AYAKKABILARIMDI
Ben bana yeni bir ayakkabı alınmasına çok sevinirdim. Kapıları dolaşırken, bizlere şeker, ve mendil verilirdi. Ancak benim için mendillerin hiçbir anlamı yoktu. Harçlık çok hoşumuza giderdi. Ben ilkokulu Sakarya Atatürk İ.Ö.O.`nda, ortaokulu da Sakarya`da, Liseyi İzmit Lisesi`nde okudum. İlkokul öğretmenim Sami Yıldırım`dı. Çok ciddi ve disiplinli bir öğretmendi. Lise yıllarımda çok kopya çektim. Ancak şimdi hepsi tatlı bir anı oldu.

Sayın valim; bayramınız nasıl geçti ve bayramla ilgili Kocaeli halkına mesajınız nedir?
Bayramı resmi kutlamalar ve bayram duygusunu doya doya yaşamak için İzmit`Te geçirdim. İlk gün halkla, yaşlılarla, çocuklarla, gençlerle birlikteydim. Dün de kendi evimizin bulunduğu Kemal Paşa Mahallesi`nde sakinlerle bayramlaştık. Çok güzel bir olaydı. Bu tür organizayonların, az önce anlattığım toplum değerlerine çok katkısı var. Bazı mahalleleler uyguluyor, ancak tüm mahalle muhtarlıklarının bu tür etkinlikleri yapması gerekiyor. Gündemde ve dünyada gerek tabii afetler ve gerekse iç karışıklıklar nedeniyle barış ve huzur anlamında, olumsuz etkilendiklerinden; bayramların insanlar arasında barışı, huzuru tesis etmede önemli bir araç olduğuna inanıyorum. Bayram bu nedenle bizim için de, ülkemiz için de bir fırsattır. Sevginin, kardeşliğin, sevincin artmasını diliyorum. Bayramlar fırsattır diye düşünüyorum. Tüm Kocaeli kentinin Ramazan Bayramı`nı kutluyor sağlıklı ve huzurlu bayramlar diliyorum.

                                                        ***

İZMİT BELEDİYE BAŞKANI NEVZAT DOĞAN:
Sayın başkan, İzmit`i yöneten bir kişi olarak, kentimizde yaşanan bayram coşkusu size nasıl yansıyor, sizce “bayram' ne demektir?

BAYRAMLAR BİR YAŞAM SEVİNCİDİR
Bayram coşkusu kentimizde günlerce öncesinden başladı. Çünkü herkes bu güzel anlar için hazırlığını yaptı ve  son iki gündür de kentimizde çok güzel bir süreç yaşandı. Çünkü bayram! Dini bayramlar birlikte yaşamanın, birlikte gülmenin, birlikte coşmanın, yani ‘birliktelik` adına en yoğun günlerin yaşandığı anlardır. Bayramlar bir yaşam sevincidir. Sevgi, kardeşlik, hoşgörü gibi güzel duyguların, zirveye çıktığı anlardır. Bereketi bol anlardır. Bu anlamda, bayramlarda olabildiğince faydalanmak gerekir.

Eski bayramlarla günümüz bayramları kıyaslar mısınız, çocukken unutmadığınız bir bayram anınız var mı?

BAYRAMLAR DEĞİŞMEDİ BİZ DEĞİŞTİK
Geçmiş bayramlarla bu zamanki bayramları kıyasladığımızda aslında bayramlar aynı ama bizler değiştik. Değişen bayramlar mı bizler mi bilemiyorum. Bayramla ilgili duygularım; beklentilerim ve hissettiklerimdir. Belki bu duyguları yaşamın bizlere getirdiği koşullar nedeniyle, bayram duygularının içeriğini yoğun yaşamayabilirler. Her şey insanların elinde. İstenilen eski bayramları tadında yaşatmak yine bizlerin elinde.

MAVİ KAZAĞIMI HİÇ UNUTAMIYORUM

Ben küçükken şiir yazıyordum. Ama şimdi yoğunluktan yazamıyorum. Sevgi ve sosyal içerikli yazdığım bu şiirlerimden fazla yok, sadece 10 tane var. 6-7 yaşlarında bir bayram sabahını hiç unutamıyorum. Bir kış bayramıydı. Bayram sabahı pazardan aldığım mavi kazağımı hiç unutamıyorum. Çok seviyordum onu. Ayrıca ayakkabılarımı da hep  kendim boyardım. Hatta evdeki tüm ailenin ayakkabılarını ben boyardım, çünkü ayakkabı boyamayı çok severdim. Cilaladığım ayakkabılarımla birlikte, bayram sabahı başucumdaki mavi kazağımı, ona uzun uzun baktığımı hiç unutamıyorum.

KİMSE PARA VERMEZDİ, ÇOK KIZARDIM

Çocukken dolaştığım kapılarda kimse para vermezdi. Çok kızardım. Bol bol şeker, kabuklu fıstık ve mendil verildiğini anımsıyorum. Çocuk olmak çok güzel bir duygu. Ben çocukları ve yaşlıları çok severim. Çünkü her iki yaş grubu da çok doğaldır, tabiidir, dobradır ve içi dışı birdir. Onlarla bilikteyken hiç sıkılmıyorum, hatta onlardan  çok şey öğreniyorum. Ben bu konuda 5 yıl yaşılar merkezi başkanlığı da yaptım. Ben ilkokulun ilk iki yılını İzmit Atatürk İ.Ö.O.`da, daha sonra 42 Evler`de ki Pirelli İ.Ö.O.`da, ortaokulu İzmit Merkez Ortaokulu, liseyi de İzmit Lisesi`nde okudum daha sonra da Ankara Hacettepe`den mezun oldum. Benim üç ilkokul öğretmenim oldu, ama  üçünü de unutamam. Hüseyin Tümer, Ömer hocam ve Mebrure İlgin. Onları da bu anlamlı bayram gününde saygıyla anarak, bize emek veren tüm öğretmenlerin ellerinden öpüyorum. 
Üç ilkokul öğretmeninizin de ismini anımsamanız, bir sınıf öğretmeni olarak öncelikle beni çok mutlu etti. Kutlarım sizi. Sayın başkan bayram süresince neler yaptınız ve  İzmit kentine bayram mesajınız ne olabilir?

Ben hep İzmit`deydim. İlk gün kent ve belediye bayramlaşmamızı yaptık. İkinci gün ailem ve çocuklarımla birlikteydim, bugün de İzmit halkının içindeydim. Onlarla birlikte oldum ve oldukça farklı anlar geçirdim. Çok sevdiğim İzmit`te çocuklarımızla, eşimizle, dostumuzla, mahallemizde ve kentimizde yaşayan tüm hemşehrilerimizle dolu dolu yaşanan güzellikler olsun, sevgi, hoşgörü olsun istiyorum. Tabii ki önce sağlık ve huzur, hepimizin olsun. Bayramınız kutlu olsun. Bu vesileyle  de size teşekkür eder ve büyüklerin ellerinden, asıl mesleğimin vazgeçilmez unsuru olan sevgili çocukların da gözlerinden öpüyorum.

                                                 ***
İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ NEVZAT İSPİRLİ

Sayın İspirli bayramlar size neyi anımsatıyor? Eski ve yeni bayramlar konusunda neler söyleyeceksiniz?

BAYRAMLARDA AKLIMA HEP “ÇOCUK' GELİYOR!
Ben eski bayramlarla, yeni bayramların aynı olduğunu düşünüyorum ama biz hissedemiyoruz. Çünkü artık  olgun bir yaşa geldik.
Bize küçükken sorduklarında çok mutlu olduğumuzu söyledik. Örneğin şimdi çocuklara soralım yine onlar çok mutlular. Yani bayramı yaşamak için çocuk olmak lazım sanırım. Ama şimdi biz ne çocukluğumuza inebiliyoruz, ne de o duyguyu tam anlamıyla yaşayabiliyoruz. Çocuklar için bayramlar hep aynı. Benim şahsen ‘bayram` deyince aklıma  hep ‘çocuk` geliyor.

BAYRAMDAKİ ENSTRÜMANLAR ÇOCUKLARA GÖRE!
Bayramdaki enstrümanlar çocuklara göre. Toplum olarak şu anda dönüp bakın yine en mutlu olanlar çocuklar. Bence bayram, çocukluğumuzda yaşadığımız keyifli, neşeli, cıvıl cıvıl koşuşan çocukların görüntüsü demektir. Ben çocukluğumu en güzel bayram günlerinde yaşadım. 8 kardeştik. Benim bir ablam var. Diğerleri benden küçüktür. Bayram günlerinde sokağımız mahallemiz cıvıl cıvıl olurdu. Hep bahçeli evlerde oturdum bizim hiç apartmanımız olmadı.

BEZDEN TORBALARLA AREFİYELİKLER TOPLARDIK!

Çocukken, Erzurum`daki mahallemizdeki tüm evleri dolaşırdık. Ellerimizde bez torbalarımız, veya naylon torbalar vardı. Evleri dolaşır, arefiyelik toplardık. Nedir arefeyelik... Bilmeyenler için anlatalım. Şeker, ceviz, fındık, dut ve fıstıktan oluşan bir karışımdı. Bunlar arasında ben en çok fındık ve cevizi severdim. Ama bu arada en fazla fıstığı veren komşuya yönlenrdik. Para veren çok olmazdı. Ancak evimizin yanındaki şeker fabrikasının şoförü Bahattin Amca, gönlü tok bir insandı. Hepimize her bayram mutlaka harçlık verirdi.

EVİMİZDE 10 KİLO FISTIK ÇUVALI HEP HAZIRDI

Bayram dedik de annemin 10 kiloluk fıstık çuvalları da aklıma geldi. Çünkü aynı arefiyelikleri annem de dağıtırdı. Evimizde 10 kiloluk fıstık çuvalı hep hazırdı. Annemin bakır bir tası vardı, onu çuvala daldırırı bol bol çocuklara arefeyelik olarak dağıtırdı. Her bayram sabahı tüm kardeşler sıraya girer ve babamı heyecanla beklerdik. Babam o zamanın parasıyla demir 2,5 liraları cebine koyar ve sırayla elini öpen 8 çocuğuna dağıtırdı. Unutamadığım anlardan biri de budur. Çünkü çok mutlu olurduk. Ancak maalesef yaşanan deprem ve sellerde o evimiz yıkıldı, ancak be her yıl memlekete gittiğimde oraları ziyaret eder, anılara dönerim.

Bayramda neler yaptınız, Kocaeli halkına bayram mesajınız nedir?

BAYRAM GÜZELLİKLER GETİRSİN
Bayramın ilk günü kent bayramlaşmasına katıldım ve İstanbul`a geçtim. Bayramımı ailemle ve akrabalarımla geçirdim. Ben de şu anda ailenin büyüğü olduğum için, İstanbul`da  bayramı birlikte geçirdik.
Bizim kültürümüzde bayram ve kandillerin çok önemi var. Bunların bir bahane, fırsat  olduğuna inanıyorum. Çünkü burada asıl olan buluşma ve kaynaşmadır. Milletçe komşularımızla akrabalarımızla yakın uzak herkesle yeniden buluşma, kaynaşma, vesile olmasını diliyorum. Bayramın hem ilimizdeki yavrularımıza, öğrencilerimize, öğretmenlerimize, anne ve babalara ve tüm ulusumuza bayramların güzellikler  getirmesini ve kardeşliğe vesile olmasını diliyorum.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ