KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 6.0857 TL
  • 6.8088 TL
  • 7.7202 TL
Kocaeli Zirve
Ekonominin çalışkanları belli oldu
Ekonominin çalışkanları belli oldu
Ekonomi
29 Aralık 2009 Salı 15:05
  • 899
  • 1

Ekonominin çalışkanları belli oldu

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, TEKEL çalışanlarının, kışın ortasında, Ankara'nın sokaklarında 15 gündür eylem içinde olmalarının herkesin canını acıttığını, ancak 4C çalışanlarının sadece TEKEL işçileri olmadığını söyledi.

Ergün, Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) tarafından her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen ''Yılın Verimli İşçi-İşveren, İş Kadını ve İş Adamları Ödül Töreni''nde bir konuşma yaptı. Bakan Ergün, konuşmasında, TEKEL işçilerinin eylemlerine değinirken, tartışmaların daha makul bir noktada tutulması gerektiğine işaret etti.

 ''Evet sorunlar var, 1920'li 1930'lu yıllarda insanlar verimlilik esasına göre düşünmüyorlardı, başka esaslara göre düşünüyorlardı'' diyen Ergün, ancak esasların değiştiğini, rekabetin kızıştığını, etkinlikte, verimlilikte yeni yaklaşımlar geliştirildiğini ve işlerin devlet eliyle değil, özel sektör eliyle yapılması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin zamana ayak uydurmakta geç kaldığını, özelleştirmenin çok daha evvel yapılması gerektiğini ifade eden Ergün, şöyle devam etti:

''Ama yapabildik mi? Evvela büyük işadamları karşı çıktılar buna. Dünyaya daha evvel açılmamız lazımdı, açılabildik mi? Evvela büyük işadamları karşı çıktılar. Sendikalarda karşı çıktılar ama daha sonra. Sendikalardan önce bizim o dönemdeki iş dünyamız o konulara ayak uyduramadı. Şimdi öyle değil ama geç kaldığımız bir iş bu bizim. Geç kaldığımız işlerin sonradan çözümü daha zahmetli oluyor.

Evet özelleştirmenin sosyal yönü de olmalı. 1990'lı yıllarda var mıydı sosyal yönü. Özelleştirilen yerde hiçbir tercih bile sunulmuyordu çalışanlara. Kardeşim ne halin varsa gör, çalışıyorsan çalış çalışmıyorsan başının çaresine bak. Özel sektörde bir adam fabrikasını kapatıyorsa kıdemini, tazminatını veriyor, biraz işsizlik fonundan destek alıyorsun, işsizlik fonundan aldığın destek süresi içinde piyasada kendine iş bulacaksın. Kamu biraz daha farklı olmalı. Doğru, farklı olmalı.

Farklı değildi 1990'lı yıllarda. 2002'de geldiğimizde özelleştirilmiş fabrikalardan 13 bin tamamen işsiz vardı. Bu 13 bin kişi 5-6 yıldır işsiz geziyordu. 4-C kapsamı içinde yeniden kamu personeli hale geldi. İlkokul, ortaokul, lise ve üniversite mezunu olmalarına göre bir ücret skalası, bir sosyal güvence ortaya konuldu. Bu bir sosyal politika değil mi peki? Bu sosyal politika, bugüne kadar böyle devam etti. Bu böyle mi kalır? Bu böyle kalmaz. Bu Türkiye'nin ekonomideki şartlarına göre, dünyadaki gelişmelere göre daha sağlam bir yere oturacaktır. Sabır diye bir şey yok mu? Var. Bu işler sabırla çözülür.''


''DİYALOG KAPILARI AÇIK''

''Tekel'deki arkadaşlarımız, kışın ortasında Ankara'nın sokaklarında 15 gündür eylem içinde olmaları hepimizin canını acıtıyor'' diyen Bakan Ergün, ancak 4C çalışanlarının sadece Tekel işçileri olmadığını söyledi. Ergün, çok sayıda çalışanın 1990'lı yıllardan beri özelleştirme kapsamında olduğunu ve 2002-2003 yıllarından itibaren 4C kapsamına alındığını ve şartlarının gün geçtikçe iyileştirilen ve iyileştirileceğini kaydetti.

Nihat Ergün, şöyle konuştu: ''Gelin bunların hepsini birden ele alalım. Sadece Tekel'de çalışanlar değil, 4C kapsamındaki var olan 10 binlerce insanımızı çalışanımızı, birden değerlendirelim. Dolayısıyla bu işler değerlendirmeyi kolaylaştırmıyor, değerlendirmeyi zorlaştırıyor. Tam da başkaca problemlerin yoğun olarak yaşandığı bir zaman dilimi içine bu tür eylemlerde düştüğü zaman, o zaman insanın aklına tam bir sıkışık ortamda fırsattan istifade şimdi aldık aldık, başka zaman alamayız düşüncesinin hakim olduğu kanaati geliyor. Onun için bu meseleler çözülür, çözülmez meseleler değil. Diyalog kapıları da kapalı değil, açıktır.

Bunları çözeriz ama bunların çözüm yolu yöntemi bu değil. Bu tür işlerde önce işçi arkadaşlarımız bir takım samimi taleplerle yola çıkıyorlar ama 3-5 gün sonra bu konu istismar edilen bir konu haline geliyor. Şimdi işin içinde bu topluluğun o kalabalığın içinde kimlerin cirit attığını biliyor muyuz şu anda. Bilen biliyor. Arkadaşlarımız da ne kadar buna engel olmaya çalışsalar da, engel olmakta zorlanırlar. Siyasi suistimale uğrayan bir konu haline geliyor. 1990'lı yıllarda bütün özelleştirilen kurumlarda, fabrikalardaki işçileri sokağa bırakan adamlar, bu uygulamaları bizzat yapan adamlar şimdi kahraman gibi dolaşıyorlar. Biz sizlere sahip çıkıyoruz diyorlar. Böyle değil arkadaşlar.

Bunun böyle olmadığını görmek ve bilmek lazım. Tartışmaya gerek yok ama bu işler çözülmeyecek işler değil. Oturulur, konuşulur, bütün 4C kapsamı içindeki arkadaşlar, belki önce bazı iyileştirme adımları atılır. Maksimum taleplerde bulunup da makulu kaybetmeyelim. Bazen maksimum talepler makulün kaybedilmesine yol açıyor. O kadar üst perdeden açılıyor ki makulu kaybediyoruz bu sefer. Makulu yakalayalım ve ilerleyelim. ilerlemeye engel bir tutum ve davranış içinde olmanın kimseye faydası yok.''


''VERİMLİLİKTE, BİLİNÇ DÜZEYİ ARTIRILMALI''

Bakan Ergün, zamanın verimli kullanılması gerektiğine de işaret ederek, zamanı verimli kullanmanın hem geçmişte kaybedilen hem de önümüzde hızlı geçen zamana yetişip, geçmeyi kapsadığını söyledi. Zamanın tartışmalarla geçtiğini, oysa Türkiye'de iyi şeylerin de olduğunu kaydeden Ergün, Türkiye'nin biraz da kendi başarılarını toplumun önüne koyması gerektiğini ifade etti.

Ergün, kaynakların da israf edilemeyeceğini belirterek, Türkiye'nin kaynakları bol bir ülke olmadığını söyledi. Türkiye'nin kıt kaynaklarla, daha kısa zamanda, çok iş yapmak zorunda olan bir ülke olduğunu belirten Ergün, insanının da verimli kullanılması gerektiğini ve bunun katılımcı, çoğulcu demokrasi ile sağlanabileceğini söyledi. Nihat Ergün, dünyanın 3 kritik konusu olduğunu ve bunların gıda, su ve enerji güvenliği olduğuna dikkat çekerek, bu konuların savaş çıkaracak konular olduğunu kaydetti.

 Bu 3 konuda Türkiye'nin önemli çalışmalar yaptığını kaydeden Ergün, bu bağlamda GAP Projesi, KOP Projesinin biran evvel bitirilmesi gerektiğini ifade etti. Ergün, bu konularda sivil toplum örgütlerine de büyük görevler düştüğünü ve toplumun verimlilik konusunda bilinç düzeyinin artırılması gerektiğini söyledi.
 

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ