KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.7633 TL
  • 6.5625 TL
  • 7.3458 TL
Kocaeli Zirve
Açıklanan, büyüme ve cari açık verileri ne anlama geliyor
Açıklanan, büyüme ve cari açık verileri ne anlama geliyor
Finans
18 Aralık 2012 Salı 13:32
  • 860
  • 0

Açıklanan, büyüme ve cari açık verileri ne anlama geliyor

''Büyümede üçüncü çeyrek rakamı yüzde 1,6 olarak gerçekleşirken, beklenti büyümenin yüzde 2,6 olması yönündeydi. Sanayi üretiminde ise ekimde yıllık bazda yüzde 1,9 daralma beklenirken açıklanan rakam yüzde 5,7'lik düşüş oldu.
TÜİK tarafından açıklanan 3. çeyrek büyüme verileri oldukça düşük geldi. Ekonomik yavaşlamanın bu yılın üçüncü çeyreğinde de artarak sürdüğü ortaya çıktı. Sektörler bazında bakıldığında tüm sektörlerde yavaşlama olduğu görülüyor. Tüketim tarafında, özel sektör tüketim harcamalarının daralmaya devam etmekte olduğu izlenmekte. Bu çerçevede iç talebin büyümeye katkısı negatif oldu. Dış talebin katkısı da ikinci çeyreğe göre azalmış durumda.
 Bu veriler, 2012 yılında ekonomik büyüme konusunda fazla umut vermiyor. Ekim ayı sanayi verisi de oldukça olumsuz ve yılın son çeyreğindeki büyüme konusunda ekonomik birimlerin kafasında soru işaretleri oluşmuş durumda. Sanayi üretiminin eylüldeki toparlanmanın ardından ekim ayında hızlı gerilemesi 2013 yılında, yüzde 4`lük büyüme  hedefinin çok zor bir hedef olduğunu gösteriyor.
Kasım ve aralık aylarında sanayi tarafında ciddi toparlanma olmazsa   -artık beklenmiyor- , yıllık ekonomik büyümenin yüzde 3'ü yakalaması bile çok zor olacak gibi görünüyor. Bu da aslında enflasyonun neden düşük seyrettiğine dair bir fikir vermekte ve Merkez Bankası'nın faiz indirimi konusunda elini güçlendirmekte.
 Ancak bu düşük büyüme rakamları, ekonominin 2013 performansı konusunda çok daha dikkatli olunmasını gerektirmekte. Eğer küresel ekonomi 2013'te de düşük büyüme ve resesyon arasında kalır ve küresel ekonomide bir toparlanma olmazsa, Türkiye ekonomisinin de bu şartlar altında canlanması zor olabilir.
Geçen aylarda görülen ve beklentilerin oldukça altında kalan dış ticaret açığı, cari açık ve enflasyon rakamlarında görülen iyileşmenin yine büyümeden feragat edilerek sağlanmış olduğunu artık net bir şekilde ortadadır.
MB sene başından beri yılın üçüncü çeyreği ile birlikte yeniden ılımlı bir büyüme sürecine girileceği söylemini tekrarlıyordu. Açıklanan rakamlar istenilen büyüme hızına kavuşulamadığını göstermiş oldu. Bu rakamların ardından MB'nin ekonomiyi biraz ısıtmaya başlayacağını söylemek gerekir. Ayın 18'inde yapılacak PPK toplantısında, politika faizi ve faiz koridorunun alt bandında  en az 25 baz puanlık indirim yapılabileceğini düşünüyoruz.
MB, bunu TL'nin aşırı değerlenmemesi için de artık yapmak zorunda kalıyor. Çünkü aşırı değerlenen TL,  cari açık sıkıntısını tekrar gündeme taşıma gücüne sahip. Bunun yanında faizleri çok sert bir şekilde aşağıya getirmemesi gerekiyor. Çünkü Türk ekonomisindeki tasarruf oranı son 10 yılda (faizlerin %30'dan %10'a düşmesi sebebiyle)%20'den %10'a düşmüş durumda. Yani ekonomik birimler, ülke fonlaması ve yatırım ortamı için elzem olan tasarruf etme alışkanlığından hızla uzaklaşıp, ülkenin dış fonlamaya bağımlı hale gelmesine istemeyerek te olsa sebep olmaktadırlar.
Bu yüzden biz 25 baz puanlık bir düşüşü daha olası görüyoruz.
 
 
 
YAPISAL SORUN NASIL ÇÖZÜLECEK
 
Türk ekonomisinin zayıf yönü cari açıktır. Hükümet bu sorun için 2011 seçimlerinden sonra Ekonomi Bakanlığı kadrosu oluşturdu. Ekonomi bakanı Zafer Çağlayan dünyanın her yerinde Türk işadamlarıyla beraber ihracatı arttırmak için temaslarda bulunuyordu. İhracatı arttırma gayretinde, yapılan patinajlarda; ekonomi yönetimi ve MB başkanı birbirlerini eleştirmekten geri kalmıyorlardı. 2011 yılındaki bu üstün gayretler sonucunda bir de baktık ki cari açık bırakın daralmayı, tam tersine genişledi. 2010 yılında milli gelirin %6,4 'üne tekâmül eden 47 milyar dolarlık cari açık 2011 'de milli gelirin %10'na karşılık gelen 77 milyar dolara çıktı.
Türk ekonomi yönetimi TL'nin değerli olduğuna karar verdi. 1.60 bandındaki kur önce 1.70 daha sonra 1.80 bandında test edildi. Burada çalkantılı hafta ve aylardan sonra Ekonomik birimlerin kanıksama, benimseme ve uyum sağlama dönemleri test edildi. İlk ekonomik veriler toplanmaya başladı. İhracat artmaya ithalat azalmaya başladı ama cari açıktaki iyileşme tepkisel olarak zayıfladı. Yani vücut ilaca tam tepki vermemişken, Türk ekonomisi kronik hastalığa merhaba diyordu; enflasyon tekrar kendini göstermişti ve sıkıntı çok büyüyebilirdi. Türk ekonomisi yönetimi; gerçeği kabul ederek, ithal edilen bazı ürünlerin ülkede üretilmesi için teşvik yasalarını hazırladı ve sorunu yapısal anlamda müdahaleye karar verdi. Bu sırada da kuru yukarıda tutmaya ihracatı teşvik etmeye devam edecektir. Yeni ihracat artış hızı sürerken, ithalatın artış hızı düşürülecektir. Bu politikaların başarısı ekonomi yönetimindeki eş güdüm ile desteklenecektir. Artık ekonomide yumuşak iniş senaryoları konuşuluyor ekonomi yönetimi, ekonomik birimleri buna hazırlıyordu. Türk ekonomisini yapısal sorunları kolay kolay içinden çıkılacak gibi değildi. Normal bir dünya ekonomisinde cari açık azalırken(cari açık kapanırken )bütçe açığı da azalıyor. Ama bizde tam tersi bir durum söz konusu cari açık azalırken bütçe açığı artıyor nedeni de dolaylı vergilere dayalı Türk bütçe sistemi. İthalatın düştüğü yıllarda daha düşük ithalat vergileri tahsil edileceği için bütçemiz daha büyük açık veriyordu. 2012 yılında yaşadığımız sorun budur. Türkiye`nin bütçesi ve büyümesi ithalata o kadar bağımlıdır ki cari açıktaki hızlı düşüş büyümenin hızla düşmesine yol açıyor. Hükümet içinde başlayan fren-gaz tartışmasının arkasında da bu vardır. Bu durumda yapılması gereken büyüme ve bütçenin ithalatla olan paradoksal yapısına koparacak ya da en azından esnek hale getirecek olan yapısal reformları yapmaktır. Bu reformlar herkesin dile getirdiği 
 
1. vergi reformu (kayıp ve kaçağın azaltılması, kayıt dışı ekonomisinin kayda alınması)
 
2. İthalatın yerine yerli üretimin teşvik edilmesi (son teşvik düzenlemesi bu yönde atılmış önemli bir açılımdır )
 
3. Enerjide doğalgaza aşırı bağımlı yapıdan, yerel kaynaklara doğru geçiştir. (cari açıktaki en büyük kelem enerji kalemlidir).
 
Bu reformların veri tabanını çok iyi analiz ederek bu ölçümlere sabır göstererek zaman tanımak lazımdır. Tabii bu arada 2023 'de ilk bilmem kaç ekonomi arasına girmek gibi henüz bilimsel ve teknolojik alt yapısı hazır olmayan söylemleri çok sık ısıtarak kamuoyuna deklare etmemek gerekir. Beklentileri yaratmaktan çok yönetmek zamanıdır. Çünkü süreç uzundur, sorun yapısaldır ama dünya interaktiftir. Unutmayalım ki hep böyle bol ve ucuz para dönemi olmayacaktır ve olmasının da muhakkak ağır sonuçları olacaktır. Gemi hala fırtınadaymış gibi kaptan ve mürettebat çok dikkatli olmalıdır.
 
 
(Bu kısım aşağıya her hafta düzenli olarak konacağı için sabit bir tasarım yapılabilir) 
 
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerin size uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ