KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.7500 TL
  • 6.4956 TL
  • 7.3104 TL
Kocaeli Zirve
Başarı hikayesi yazmaya geldik
Başarı hikayesi yazmaya geldik
Finans
19 Kasım 2012 Pazartesi 09:34
  • 2663
  • 1

Başarı hikayesi yazmaya geldik

Yükselen Değerler sizleri her hafta ekonomi dünyasının birbirinden renkli simalarıyla buluşturmaya devam ediyor.
Kendi adıma yorucu günler geçirdiğim, peşine üzüntülerin geldiği zor günler geçirdim. Babamın vefatıyla sarsıldım. Çok kısa zaman diliminde oluşan bir hastalığa rağmen, beklediğimiz bir sondu. Zorlu geçen koca bir üç aydan sonra, hazin sonu yaşadık. Bizler her ne acı yaşarsak yaşayalım, işimizi yapmaktan geri duramayız, durmamalıyız. Sevgili patronumuz annesini kaybettiğinde bile, hemen ertesi gün yine gazeteye erken saatlerde gelerek, köşesini yazmış, bir oraya bir buraya koşturmuştu. O zaman anladım bunun ne demek olduğunu.
İyiki de böyle bir işimiz var. Kendi kendimin sesini dinlemeye fırsatım olmadığı için fevkalade mutluyum. Hayat devam ediyor cümlesi, bu tür ayrılıklar için söylenmiştir nihayetinde…
Ben de tüm üzüntüme rağmen, Yükselen Değerler sayfamızın aksamaması adına dışarı çıktım, kafamı kaldırdım ve gözümün önüne ilk takılan firmayla söyleşimi yaptım.
Bu haftaki firmamız, başarı hikayesinden çok, başarı arayışı için yollara düşmüş, ısrarla sevdiği alanda faaliyet göstererek fark yaratmaya yemin etmiş genç bir girişimci olan Murat Gündüzalp`i konuk ettik. Aynı sektörde birçok girişimde bulunarak, tecrübe edinen Murat Gündüzalp, İzmit`te kurduğu Caffe Negra ile bambaşka bir yere oturmayı planlıyor. Murat Bey, cafeden çok, restoran havasında sunduğu special tatlarla damaklara hitap edecek harika bir mekan hazırlamış. Özellikle et yemeklerini çeşitli şekildeki soslar eşliğinde sunarak, önce göze sonra mideye hitap ediyorlar. Kendi çapında gurme sayılacak olan bendeniz, Negra`dan çıkmayacak gibiyim. Sizde gidin ve mutlaka selamlarımı iletin, lezzet konusunda sorumluluk bende, merak etmeyin. Bakalım Murat Bey buralara kadar nasıl gelmiş, nerelerde faaliyet göstermiş. Hepsini sizin için kaleme aldık, buyurun keyifle okuyun. Huzurlu kalın.
 

Murat Bey, kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
1979 Kars doğumluyum. İzmit`e 1996 yılının sonunda geldik. Çünkü babam memurdu ve görev yeri İzmit`ti.
 
Babanız ne memuruydu?
Tapu sicil müdürlüğü yapıyordu. Altı ay gibi Körfez`de çalıştı.
 
İzmit`e yerleşmeye nasıl karar verdiniz?
Babam Körfez`deyken uygun şartlarda bir ev bulduk. Ardından İstanbul Ümraniye`ye tayini çıktı ama biz burada kaldık. Çünkü evi almıştık bir kere. Babam sekiz yıl İstanbul`a gidip geldi.
 
Eğitim durumunuz nedir?
Kocaeli Üniversitesi otomotiv bölümü mezunuyum. 2002 yılında okulum bitti. Mezun olur olmaz İstanbul`a gittim.
 
Neden peki?
Çünkü orada çok değer verdiğim bir aile dostumuzun, bir zamanlar çok meşhur olan “Dedikodulu Meyhane” diye bir yeri vardı, orada onlarla beraber çalışmaya başladım. Sonra babamla birlikte onlara ortak olduk. Daha sonra oradan 2004 yılında ayrıldık.
 

YANLARINDA AMATÖR KALDIK

Olmadı mı, yapamadınız mı?
Çok bize göre olmadığını düşündük, değişim istedik. Onlar devam etti ama biz ayrıldık. Çünkü çok profesyoneller. Bizim bu anlamda ilk işimiz olduğu için yanlarında amatör kaldık. O ara askere gittim ve 2005 yılında geri döndüm.
 
Askerden sonra ne yaptınız?
İzmir`de kafe-bar olan bir yer işlettim. Daha sonra yine İzmir`de Dedikodulu meyhanenin sahibi olan arkadaşlarla beraber, “smokin” adında bir yerin işletme müdürlüğünü aldık. İki yıl süresince bu işi yaptım. 2007 yılında tekrar İzmit`e döndüm. Bir yıl medikal işiyle uğraştım.
 
Medikal işi ne alaka anlamadım?
O dönemde yurt dışından çok yönlü, özellikli bir ürün bulduk. O ürün üzerinden para kazanacağımızı düşündük, kazandık da. Sonra o kazandığımız parayla tekrar gece hayatına döndük.
 
Gece hayatı size bağımlılık mı yaptı acaba?
Aynen doğru galiba. Ne bileyim, çocukluğumuzdan beri o ortamın içinde büyüdük. O yüzden kopamadık.
 

MEMURLAR ÇOK KORKAKTIR

Peki renkli ama bir o kadar riskli olan gece hayatının içinde çalışmanıza babanız ne diyor? Çünkü memur düşüncesi buna çok sıcak bakmaz gibi geliyor bana, yanılıyor muyum?
Babam hep sitem eder durur. Memurlar çok korkaktır bu konularda. Ailem kötü alışkanlıklar edineceğimizden korkuyor, doğru bir hayat kuramayacağımızdan korkuyor, en basitinden evlenemeyeceğiz diye korkuyor. Hal böyleyken tabi çok sıkıntılar oldu babamla. Aileyle anlaşamadık.
 
Ama haksız sayılmazlar ki?
Doğru ama ancak bugün anlıyorsun haklı olduklarını. Çünkü gerçektende hayata biraz geç kalıyorsun. Orada yapmacık bir hayatın içindesin. Herkes maskeli.
 
Zor bir yaşam şekli değil mi?
Çok zor hemde. Bir kere gecen gündüzün yok. İnsanların uyandığı saatte uyuyorsun, insanların uyuyacağı saatte çalışıyorsun. Bu bütün dengemi etkiliyor tabi. Mesela o zamanlar kapalı ortamlarda sigara içiliyordu. Bu yüzden astım oldum. O yüzden de kendimizi biraz geri çektik.
 
Pırıltılı yaşamlar etkileyici değil mi? 
Yani dev aynasında gördüğünüz bir sürü insanı karşınızda görme imkanına sahipsiniz. Biz İzmir`de mesela Asena`yla çalıştık. Dedikodulu meyhaneyi o hale getiren Can Doğan ile çalıştık. Zekai Tunca, Semiha Yankı ile çalıştık. Türkiye`nin en büyük kanun ustası rahmetli Halil Karaduman, Bülent Ersoy, Ferhat Göçer, Zülfü Livaneli, Filiz Akın ile çalıştık. Hepsi bizim mekanımızda sahne aldılar.
 

O İŞLER BOYUMUZU AŞTI

İnsan öyle bir yaşamdan niye kopar? Mutlaka bir ders vardır ucunda…?
Dediğiniz gibi çok pırıltılı geliyor ama öyle değil. Bir kere Türk aile kültür yapısına çok aykırı. Biz Anadoludan gelmişiz, babam memur. Şayet babamın 11 tane beş yıldızlı oteli olsaydı, durum farklı olabilirdi. Çünkü beraber çalıştığımız aile dostumuz Kaan Nalbantoğlu öyle bir aileden geliyordu. Onlara gece çalışmak falan da normal geliyor. Bunlar bizim boyumuzu aştı. Aşınca da o işi oracıkta bıraktık. Araya birde Bodrum macerası sıkıştırdık.
 
Neden bu kadar ısrar? Yani bu iş İzmir`de neyse, Bodrumda da o değil midir?
Bodrum`daki biraz daha farklıydı. Butik otelin restoran ve beach clup işletmesi vardı. Daha düzenli saatlerde çalışılıyordu. Bütün bir yaz oradaydım. Türkbükünün en popüler yeriydi o zaman. Bizde oralara bayağı bir nam saldık, bayağı güzeldi hani. Sonra İzmit`e döndüm.
 
Madem güzeldi, neden buraya döndünüz?
Çünkü sezonluk bir işti orası. İzmit`e dönünce arayışa başladık. Onları üzmeden ne yapabiliriz diye. Derken Caffe Negra`yı bulduk. Duydum ki devrediyormuş sahibi.
 
Neden devrediliyormuş peki?
Çünkü kendisinin daha başka işleri var, zaten tanıdığım biriydi. Türkiye`nin en büyük organizasyon firmalarından birinin sahibi. Buraya vakit ayıramadığı için devretmeyi düşünmüş. Konuştuk anlaştık ve üç gün içinde devraldık. Bu yılın şubat ayından beri işletmeye devam ediyoruz.
 

NEGRA CIVIL CIVIL

Caffe Negra`yı ne hayallerle aldınız?
Negra`nın konsepti çok hoşumuza gitti. İzmit`te çok başarılı olacağımızı düşündük. Aslında bir başarı hikayesi yapabilmek için burayı tercih ettik. Sizin de desteğinizle tabi.
 
Negra`yı aldıktan sonra, değişiklikler yaptınız mı?
Yaptık elbette. Menüyü tamamen değiştirdik. Konsept üzerinde biraz oynadık. Kadroyu tamamen değiştik. Daha çok yemek ağırlıklı bir yer oldu. Çünkü dışarıdan bakıldığı zaman Caffe Negra çok renkli, cıvıl cıvıl bir yer olarak görünüyor. Öyle bakıldığı zaman burada yemek olur mu diye düşünülüyor.
 
Hakikaten daha çok kafe hizmeti veren bir yer gibi görünüyorsunuz?
Aynen öyle, bize bunu söyleyenler çok oldu. Yemeklerimizi gördükleri zaman, “ya siz bunu yapabiliyor musunuz? Biz burada çay, kahve, aperatif yiyecekler var sanıyorduk” dediler. Sonra sonra “yapabiliyor musunuz” olayı, “aa güzel yapıyormuşsunuz”a döndü. Daha sonra mantı, pizza, hamburger, steak gibi yiyeceklerimizle ön plana çıktık.
 
Artık daha rahatsınız o zaman?
Yani insanlar bilerek gelip, seçkin lezzetlerimizden beğenerek yiyorlar. Fakat daha bizi bilmeyen binlerce insan var. Amaç onlara ulaşabilmek. Amacımız “negra” ismini insanların hafızasına kazımak. 
 

HİÇ BİRİNİN RUHSATI YOK

Son zamanlarda kaldırım üstü kafeler türedi. Bu bir ihlal değil mi sizce? Çünkü Negra`nın da buna yakın bir pozisyonu var?
Bizim dış kısımda alan yerimiz, belediyeye ait. Zamanında üzerinde bulunduğumuz apartman, burayı belediyeye terk etmiş. Burası belediyenin tapulu malı. Yani bir kaldırım değil. Asla geçiş alanı değil, kaldırım bizim dışımızda kalan alandır. Biz burayı belediyeden kiraladığımıza göre, kaldırım olması mümkün değil. 
 

MEKANLAR BİR, İKİ YILLIKTIR

Peki Murat Bey, çok fazla iş değişikliği yaptığınızı söylediniz. İnsanların kafasında bir soru işareti oluşturmaz mı bu?
Çok iş değiştirdim ama aynı sektörün etrafında döndüm durdum. Onun sebebi de, gece hayatında mekanlar daima bir yıllıktır. Bilemedin, maksimum iki yıllıktır. Eskiden Maksim Gazinosu, Günay falan vardı. Düşünün onlar bile bitti.
 
Murat Bey, bu sektörde uzun süre deneyiminiz olduğuna göre, mutfakta da beceriniz vardır diye düşünüyorum?
Evet öyle becerim var tabi. Mesela steaklerin tamamını yapabilirim. Çok iyi pizza hamuru açarım. Doğu yöresine ait yemekleri de yaparım ama burası bir cafe tarzında olduğu için uygulayamayız. Ağır bir restoran olsaydı, mesela bizim oranın kaz eti çok meşhurdur. Acayip bir lezzeti vardır.
 
İzmit`te son zamanlarda çok sayıda cafe açılması sizi ürkütmüyor mu?
İzmit`te cafe çok ama verilen hizmet eksik. Çok gezdiğim için o eksikliği hissettim. Yoksa bu anlamda İzmit`te her şey mükemmel olsaydı, biz de buna cesaret edemezdik. Derdik ki, zaten herkes bu işi layıkıyla yapıyor, biz orada ne yapacağız?
 
Yani rakibimiz olmayacak mı diyorsunuz?
Öyle değil fakat, bizim şartlarımızda ayakta durabilecek cafe sayısı, parmakla gösterilecek kadar az. İsmi duyulmuş bir, iki cafe var, onlarda konumu itibariyle inanılmaz iş yapıyorlar. O konuma rağmen aynı sokakta iş yapamayan bir sürü cafe var. Çok şükür biz iyiyiz.
 

ALBENİSİ OLAN BİR YER…

Siz neyle öne çıkmayı düşündünüz?
Mutfağımız, dekorasyon, iç mimarimiz çok güzel. Albenisi olan bir yer, insanların hoşuna gidiyor. Çay bardağımız bile özel tasarımdır. Bir bayan geldiği zaman, lavaboları gördüğünde onlara şaka gibi geliyor. Bu kadar temiz olması, televizyona kadar düşünüp konması onlara şaşırtıcı geliyor. Bu da bizim müşterilerimize verdiğimiz değeri gösteriyor.
 
Bu seçimler genellikle sizin tercihleriniz mi?
Evet hemen hemen öyle. Çünkü çok gezdim, gördüm. Bu işi yapacak kimse İstanbul`u gezip görmezse, alt yapısına bakmazsa, sonları hüsran olur.
 
Murat Bey, bu işte ortağınız var mı?
Ortağım yok ama kardeşim Serhat ile beraberiz. Sağolsun o da bana yardımcı oluyor. Daha çok işin teknik bölümüyle ilgileniyor. Beraber götürüyoruz. İki kardeş olunca, ailemiz daha memnun kaldı. Hatta sülalemiz memnun oldu diyebilirim.
 
Bu işi yapmasaydınız, başka ne yapmak isterdiniz?
Boğazda bir restoran veya butik bir otel işletmek isterdim. Yani illa ki işletme… ben insanlarla diyaloğu seviyorum. Mesela ben iş yerinde müşterinin yemeğinden bir çatal alırım. Neden? Çünkü orada bir yanlış varsa, hemen müdahale edebileyim diye. Sosyalleşmeyi seviyorum.
 

KARS`TAN ADAM ÇIKMAZ DİYORLAR

Murat Bey bekar olduğunuzu biliyorum. Evlenmeyi düşünüyor musunuz?
Hayır düşünmüyorum çünkü karşıma öyle biri çıkmadı. Çıkarsa eğer düşünürüz.
 
İzmit`i seviyor musunuz?
Seviyorum fakat son yıllarda çok karışık geliyor bana. Her yerden adam gelmiş. İşte “nerelisin” diyor, Karslıyım diyorum. Başlıyor, “Kars`tan adam çıkmaz” demeye.
 
Hakikaten böyle bir deyim var. Sizce bu deyim neden var?
Anlatayım hemen, Kars çok fazla dışarı göç vermiş. Mesela şu an Kars`ın nüfusu yüz on bin civarında. Eğer o göç olmasaymış, bir buçuk milyon falanmış. O gelenlerden bir kaçı, yanlış empoze etmiş bizi. Ama insanlar bizi tanıyınca hiçte öyle olmadığımızı anlıyorlar. Bu algıyı kırmaya çalışıyoruz.
 
Boş vakitlerinizde neler yapıyorsunuz?
Hiç boş vaktim yok desem abartmış sayılmam. Bütün enerjimi buraya harcıyorum. Spor yapmam, başka hobilerim de yoktur. İşim gücüm burası.
 
Murat Bey, Yükselen Değerlere konuk olduğunuz için çok teşekkürler.
Ben teşekkür ederim, vakit ayırıp geldiğiniz için. Yerel basının gücünü biliyoruz. Bu anlamda bize yer vermeniz büyük incelik. Tekrardan çok teşekkür ederim.
 
 

 

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ