KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8095 TL
  • 6.6153 TL
  • 7.4129 TL
Kocaeli Zirve
Bu iş için doğmuşum
Bu iş için doğmuşum
Finans
26 Kasım 2012 Pazartesi 11:05
  • 2743
  • 14

Bu iş için doğmuşum

Severek takip ettiğiniz yükselen değerlerin bu haftaki konuğu, adı artık Seymen Kolejiyle bütünleşen, kentimizde yaşanan binlerce öğrenciyi yetiştirerek topluma kazandıran isimlerden Hamiyet Satı

Bu hafta sayfamıza, eğitim alanında İzmit`te köklü bir kurum haline gelen, yeni atılımlarıyla kentin doğusuna kök salan, ÖZEL SEYMEN EĞİTİM KURUMU`nun kurucusu, başarılı yöneticisi HAMİYET SATI`yı konuk ettik. İki saat boyunca keyif dolu dakikaların yaşandığı bu sohbetimizden çıkardığım sonuç, işini severek yapan kimsenin, başarısız olma ihtimalinin olmadığı yönündedir. Hamiyet Satı, rahmetli babası Rahmi Seymen`in 30 yıl önceki öngörüsü, ilerici bakışıyla Kocaeli`ye kazandırdığı kurumu, çıtayı yükselterek yukarılara taşımakta. Kurum içerisindeki çocuklar, veliler, öğretmenler ve idarecilerle birlikte büyük bir aile olmanın hazzını yaşayan Hamiyet Satı, kendisinin bu iş için doğduğuna o kadar inanıyor ki, eğitiminin bir ömür süreceğini ifade ediyor. Eğitime katkının kutsallığına inanmışımdır hep. Seymen Ailesi, yıllar önce bu ihtiyaca cevap verecek bir kurumu kente kazandırmakla çok doğru bir adım attı. Bunun bilincinde olan öğrenciler, her yıl okullarının kurucu başkanı olan büyük dedeleri rahmetli Rahmi Seymen`i anan etkinlikler düzenliyor, onun ruhuna şiirler okuyor. “Eğitim şart” diye diye bugünlere geldiğimiz noktada,” ÖZEL SEYMEN bu kente çok lazım” diyerek noktalıyorum. Sizi keyifli sohbetimizle baş başa bırakıyorum.

 
Hamiyet Hanım, kendinizi tanıtabilir misiniz?
1973 İzmit doğumluyum. İlköğretimi Ulugazi okulunda okudum. Seymen Koleji 1983 yılında babam tarafından kurulduğunda, o zaman ilkokul bölümü yoktu. Beş yıl sonunda Seymen Kolejinin ortaokul hazırlık sınıfına başladım. Hatta okul numaram 1`di. Bir numaralı öğrenciydim. Gördüğünüz gibi o tarihten bu yana okuldan çıkamadım. Hem öğrenci, hem veli, hem yönetici olarak her aşamasında bulundum.
 
Seymen Koleji sizin yaşam tarzınız oldu yani, öyle mi?
Öyle diyebiliriz, mesela iş sahibi olanlar işinden, evim diye söz eder. Bu bende anlamını bulan bir terim. Çünkü burası uzun yıllardır evimden çok vakit geçirdiğim bir yer.
 

İZMİT`E DÖNÜŞÜMÜZ AİLELERİMİZİ SEVİNDİRDİ

Seymen Kolejindeki yöneticiliğinize geçmeden evvel, eğitim yıllarınızın nasıl geçtiğini sormak istiyorum?
1991 yılında lise bölümü bitti ve İ.Ü. İşletme fakültesini kazandım. Dört yıl sonra mezun oldum ve aynı yıl evlendim. Evlilik sonrası akademik kariyerimi tamamlamak için, İngiltere`ye bir dil okuluna gittim. Eşim o sıra İTÜ`de doktora yapıyordu. Bende master hazırlıklarına başlamıştım. O dönemde kızımız dünyaya geldi.
 
Kariyer yarım mı kaldı?
Yabancı bir ülkede küçücük çocukla çok zorlandım. Eşimin doktorası bitince, biz geri dönme kararı aldık.
 
Buna en çok aileniz sevinmiştir herhalde..?
Hem eşimin hem de benim ailem kararımızı büyük bir sempatiyle karşıladı. Bize hiçbir zaman niye gittiniz ya da ne zaman dönüyorsunuz diye sormamışlardı. Fakat dönme kararımızda anladım ki, yokluğumuz fazlaca hissedilmiş. Böylece İzmit`e yerleştik.
 
Sonra yine Seymen Kolejiyle yollar kesişti tabi?
Sonra babamın ve kardeşlerimin yönlendirmesiyle burada göreve başladım. Aslında kızım çok ufak olduğu için cesaret edememiştim ama onlar bana dediler ki, “hepimiz buradayız, sana desteğiz”. Sağ olsunlar öyle cesaretlendirdiler. Evden çıkış o çıkış. O zamandan beri eğitim işleriyle iç içe oldum.
 

VERDİĞİM KARARDAN DOLAYI PİŞMAN DEĞİLİM

Eğitimciliğe uygun, sakin ve naif bir yapınız var. Tam ruhunuza göre bir iş sizinki?
İşimi seviyorum, böyle bir işin içinde olmak, insanı sürekli geliştiriyor. Eğitim hayatınız ne zaman sonlandı derseniz, hala devam ettiğini söylemeliyim. İngiltere`den dönme kararı benim için dönüm noktasıydı. Verdiğim karardan dolayı hiç pişman olmadım.
 
Bugün dünyaya gelsem aynı işi yapardım diyor musunuz?
Yine bu işi yapardım. Aklımda kalan başka hiçbir iş yok. Bazen ne yapardım acaba diye düşünüyorum. Birçok alternatifim var ama hiç birinde bu kadar mutlu olamazdım. Çünkü işimizin malzemesi çocuklar. Onların enerjisi bizi her daim diri tutmaya yetiyor. 15 yıl nasıl oldu anlamadım.
 
Birçok özel okul açılmasına rağmen, hala tercih edilen bir kurum olmanızı neye bağlıyorsunuz?
Bunu bende düşünüyorum. Biz gerçekten ilimizde takdir gören bir eğitim kumruyuz. Velilerle iletişimimiz de çok etkili oluyor. Keza öğrencilerimizle de öyle. Mesela mezun olan öğrencilerimiz bizde öğretmen olarak görev yapıyorlar, mezun öğrenciler artık velimiz oldular. Bu ilişkilerimiz hiç kopmuyor. Böyle bir işletmeyi 30 yıl aynı çizgide ayakta tutabilmek, değerlerinden hiç vazgeçmemek hakikaten kolay değil. Ama biz bunu başardık. Ne iş yaparsanız yapın, önemli olan niyettir. 
 

NİTELİKLİ EĞİTİMCİLERLE ÇALIŞTIM

Öğretmen seçiminde belli kriterleriniz, olmazsa olmazlarınız var mı?
Bizim olmazsa olmaz ilkelerimiz var ve belli bir süzgeçten geçiriyoruz. Ben iyi bir eğitimcinin, öncelikle iyi bir insan olmaktan geçtiğine inanıyorum. Başarılı olsun veya olmasın, her öğrenciyle evladı kadar ilgilenen öğretmenlerle yol almayı seçiyoruz. Başvurularda birçok testler uygulanır ama hiçbiri yeterli değil. Önemli olan çocuğa bakış açısıdır. Nasıl bir sistem kurarsanız kurun, o 40 dk`lık ders ortamında öğretmenlerimizin sevgisi, enerjisi çocuklarımıza geçiyor. O nedenle kendimi şanslı sayıyorum. Hep nitelikli eğitimcilerle çalıştım.
 
Özel Seymen`de ilk, orta ve lise öğretimi yapılıyor değil mi?
Evet ama öncesi de mevcut. İlköğretime bağlı 36 aylıktan başlayan ana sınıfı eğitimimiz var. Bu alanda çok iddialı bir kadroya sahibiz. İkinci yabancı dilimiz Almanca, Darıca`da ise Fransızca olarak veriliyor. Branşlarında uzman öğretmenlerimizle çalışıyoruz. Onları ilköğretime en iyi şekilde hazırlıyoruz. Tabi ilimizde çok iyi eğitim veren anaokullarımız var. Onların yöneticilerini ve öğretmenlerini de kutlarım.
 

“BUNCA YIL NEDEN GELMEDİNİZ?” 

Hamiyet Hanım, Özel Seymen, eğitimdeki başarısını, Darıca`da ikinci bir okul açarak taçlandırdı diyebiliriz. Neden Darıca…?
Bize uzun yıllardır Gebze dolaylarından gelen öğrencilerimiz vardı. Oradaki velilerimizin isteğiyle orada okul açma fikrine sıcak baktık. Zaten okullarımızı yaygınlaştırmak istiyorduk. Bunun ilk aşaması Gebze bölgesinde olsun dedik. Daha sonra Darıca`da 36 yıl eğitimcilik yapmış Murat Kaya isimli eğitimcimizle tanışma fırsatı buldum. Kendisi Darıca`nın daha uygun olacağını söyledi. Darıca çok şirin bir yer. Bizim okulumuz da çok güzel, deniz manzaralı. Gittiğinizde huzur bulacağınız bir yer. Biz Murat hocanın da bizi cesaretlendirmesiyle Darıca`da okulumuzu açtık.
 
Her iki okulun öğrenci kapasitesi nedir?
İzmit`teki okul 1200 kişi, Darıca`da ki ise 400 öğrenci kapasiteli.
 
Peki Darıca`daki okulunuza ilgi nasıl?
Bizi “nerede kaldınız, bunca yıl neden gelmediniz?” diye karşıladılar. Orada da eğitime çok duyarlı velilerimiz var. Talepler çok fazla olduğu için biz bu yıl kayıtlarımızı dondurmak zorunda kaldık. Bu durum velilerimizi üzdü, tabi biz de üzüldük. Bunun üzerine yeni bir karar aldık ve Darıca`ya kampüs okul şeklinde daha büyük bir okul inşa edeceğiz. 
 

AMAÇ, MUTLAKA ANADOLU LİSESİ KAZANMAK

Özel Seymen`in bu yılki başarı oranı nasıl?
Biz öğrencimizi sekizinci sınıfta mezun etmeden önce ilk prensibimiz, mutlaka ve mutlaka bir Anadolu lisesi kazanmalarını sağlamak oluyor. Çünkü bazı özel okullarda “aman başka okulu kazanmasın, bizim okulumuzda kalsın” diye düşünülür. Bunu İzmit`te değil ama diğer şehirlerde gördüm. Öğrenci başka okulu kazandığı halde bizimle olmak isterse, onlara da kapımız açık.
 
Peki burs olayınız var mı?
Evet lise bölümünde merkezi bir sınav yapıyoruz. O puanlara göre belirli oranlarda öğrencilerimize eğitim bursu veriyoruz. Başarısını 4 yıl sürdürdüğü sürece bu bursu devam ediyor. Yani kurumda önemli olanın akademik başarı olduğuna dikkat çekiyoruz. Tabi yasal olarak burs verdiğimiz öğrencilerimizi hariç tutuyorum.
 
Gelecek yıl dershanelerin kapatılıp, özel okul olmalarına destek verileceği gündeme gelmişti. Bu konuda ne diyorsunuz?
Önce var olan özel okullara destek olunsa keşke. Bize gelen velilerimiz sorduğunda, özel ders aldırmalarına gerek duymayacaklarını söylüyoruz. Ama diğer yandan dershanelerde de ciddi sayıda eğitimci var, emek var. Bu kadar eğitimci ne olacak, nasıl olacak, ben bilmiyorum. Yıllardır dilimizde tüy bitti. Bizi ayakta tutun, destek olun diye. Biz Seymen Koleji olarak sıkıntıları göğüsleyebiliyoruz. Ama birçok kurum zorlanıyor. Üzerlerinde ciddi bir KDV yükü var. Bu ülkede bir sürü lüks tüketimden KDV alınmazken, eğitimden KDV alınması garip geliyor.
 

30.YILDA, 30 BİN FİDAN…

Öncelikle, var olan özel okullar kalkındırılsın diyorsunuz, öyle mi?
Öyle diyoruz. Biz bu konuda özel okullar derneği olarak sürekli talebimizi yineliyoruz. Ama şimdiye kadar hiç netice alamadık. Mesela bazı illerde özel okullar yarı kapasiteyle çalışıyor. Onları bile tam işler hale getirseler, bir bu kadar insan daha özel okulda okuyor olacak. 
 
Okulunuzun yapmış olduğu veya yapacağı sosyal sorumluluk projeleri var mı?
Okulumuzun aile ve öğrenci birlikleriyle beraber her yıl bir sosyal sorumluluk projesi yapıyoruz. Tabiî ki burada yaşıyoruz ve bu şehir, bizim. Bizler hepimiz bu kentte büyüdük. İzmit`in daha çok yücelmesi, imkanlarının yüksek olmasını arzu ediyoruz. Bu anlamda üzerimize ne düşerse yapmak istiyoruz. 
 
Projelerinizden örnek verebilir misiniz?
Mesela 30. Yılımıza girdik. Eğitimcilerimizin kararıyla, otuz bin fidan ekmeyi planladık. Bunu Tema vakfıyla birlikte yapıyoruz. Haziran ayında bunu hayata geçireceğiz. Bunun yanında yaşlılarla huzurevinde olan bir sosyal sorumluluk projemiz var. Bir de çocuklarımız engelli sandalyesi için mavi kapak toplama görevini bıkmadan severek yapıyorlar. Bu da onların sosyal sorumluluğa bakışını gösteriyor. Bu konuda Darıca`da Bi umut engelliler derneğiyle birlikte çalıştık. Dernek yöneticisi Melek hanım, bizi çok iyi yönlendirdi.
 

EĞİTİMLE UĞRAŞMAK İÇİN DOĞMUŞUM

Hamiyet Hanım, siyasetin içinde olan bir aileden geliyorsunuz fakat siyasete hiç bulaşmadınız. Bunu nasıl başardınız?
Dediğiniz gibi ben hiç o işe bulaşmadım. Herkesin bir amaç için dünyaya geldiğine inanıyorum. Ben de eğitimle uğraşmak için dünyaya gelmişim. Hayallerimde eğitim dışında başka bir iş olmadı. Onun için hakikaten uzak durdum siyasetten. Tabiî ki gündemi çok yakın takip ediyorum, tabiî ki ülkemin her şeyi beni çok ilgilendiriyor. Üzüntü duyduğum anlar oluyor, gurur duyduğum anlar oluyor. Ama siyaset gerçekten bana çok uzak ve öyle kalacak.
 
Boş zamanlarınızda nelerle meşgulsünüz, nasıl deşarj oluyorsunuz?
Benim yapımda şu var; her şeyi öğreneyim, her şeyi yapayım, kenarda dursun”. Son iki yıldır sanata eğildim. Eğitmenlerimizden biri yardımcı oldu ve kaligrafi sanatını öğrendim. Piyano ve keman çalmayla uğraşıyorum. Bunun yanında tezhip sanatıyla uğraşıyorum. Haziranda sergimiz var.
 

ÇOCUKLARLA AYNI DİLİ KONUŞMAK GEREK

Maşallah sergi açacak güvene bile ermişsiniz, ne güzel…
Ablamla birlikte yapıyoruz bunu. Okulumuzun 30. Yılında iki kardeş böyle bir şey yapalım dedik. Hem de arkadaşlarımızla, dostlarımızla çalışmalarımızı paylaşalım istedik. Ben böyleyim. Müziği seviyorum, tiyatroyu, resmi seviyorum. Dingin olmayı seviyorum. Bizim işte dinamizm çok önemli. Aynı zamanda öğrencilere model olmak zorundayız. Kemanı çalamıyorum öğretmenim diyen bir çocuğumuza, “bak benim de olmuyor ama yaparsın, neden olmasın?” diyebilmek, onlarla aynı dili konuşabilmek lazım. Ben onlarla vakit geçirmekten ve onların geliştiğini görmekten çok keyif alıyorum.
 
Kendinizi bir anne gibi çocuklarınıza adamışsınız. Bu çok ulvi bir şey?
Kendi jenerasyonumda yaşadığımız sıkıntıları bizim öğrencilerimiz yaşamasın diye ekstra gayret gösteriyoruz. Buradaki her öğrenci iyi piyano çalamayabilir ama çalan eserin kime ait olduğunu bilmeli bence. Veya iyi resim yapamasa bile, o tablonun kimin eseri olduğunu bilmeli. Bunlar hep özgüven veren şeyler. Özgüven odlumu, gerisi geliyor.
 
Kaç çocuğunuz var? Onlar da bu kurumda mı okuyor?
Bir kızım var 16 yaşında, bir de oğlum var 12 yaşında. Onlarla aynı ortamda olmamız hem bizim açımızdan, hem kurum açısından sıkıntı. 
 

KIZIM BANA SİTEM EDİYOR…!

Ne gibi sıkıntı mesela..?
Burada çocuğumu görüyorum ama sarılamıyorum. Ama o anda sarılmak istiyorum. Bu kez çocuğunuzun gözünde çok otoriter bir anne oluyorsunuz. Çocuğum ayrıcalık beklemese bile, etrafındaki arkadaşları onun ayrıcalıklı olduğuna inanabiliyor. O nedenle tüm aile prensip kararı aldık. Kızım çok iyi bir puan alarak, Notre dame de sion Fransız Lisesini kazandı. Şimdi orada okuyor. Oğlum burada yedinci sınıfa gidiyor. Sekizinci sınıftan sonra burada olmamasını tercih ediyorum.
 
Kızınız halinden memnun mu peki?
Memnun olur mu hiç? Bana sitem ediyor. “Anne beni götürüp bıraktınız 150 yıllık okula. Ne kapısı kapanıyor, ne damı var. Burada arkadaşlarım ne güzel okulda okuyor” diyor. Onu o okulun tarihi hiç ilgilendirmiyor.
 
Hakikaten neden buna gerek gördünüz? Söyledikleriniz aşılır şeyler bence?
Ben kendim bunun sıkıntısını yaşadım çünkü. Ulugazi ilkokuluna giderken oranın müdürü rahmetli amcamdı. Ben hiçbir zaman çıkıp Andımız`ı söyleyemedim. Çünkü amcam kendi yeğenini çıkardı derler diye izin vermezdi. Hep o içimde kaldı. E sonra bu okula başladım, hiç okuldan kaçma maceram olmadı. Devamsızlık sıfırdı. Böyle hazları alamıyorsunuz. Çocuk açısından böyle, aile açısından başka sıkıntıları var. Kızımın bu yaşta ailesinden uzak olması benim için çok zor bir şey. Daha 16 yaşında ve tek başına. Ama başarılı da bir çocuk. Kazanarak gitti.
 

KOCAELİ BASINI KENTTE ÇOK ETKİLİ

Hamiyet Hanım, Kocaeli basınını nasıl buluyorsunuz?
Hiçbir kentte bu kadar etkili olmadığına inanıyorum. Sabah evinize ekmek alır gibi gazetenizi alıyorsunuz. Bir alışkanlık oldu artık. Ben basınımızı beğeniyorum. Birbirimizden haberdar olmamızı sağlıyor. Tabi bizlere de yön veriyor. Birçok güzel haberi de, acı haberi de gazeteden duyuyoruz. Bize çok önem verdiklerine inanıyorum. Eğitim anlamında ne haber varsa, tereddütsüz yer veriliyor. Bir iki kişiyi tenzih ederek, sorumlu gazetecilik yapıldığını söyleyebilirim. Olması gereken de bu. Onu da yapıyor bizim gazetelerimiz.
 
Hamiyet Hanım, Yükselen Değerlere konuk oldunuz, bizi onurlandırdınız. Size ve kurumunuza çok teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim Aysun Hanım, başarılarınızın devamını dilerim.
Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ