KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8286 TL
  • 6.5661 TL
  • 7.5910 TL
Kocaeli Zirve
Dünyayla rekabetin yolu Dilovası’ndan geçer
Dünyayla rekabetin yolu Dilovası’ndan geçer
Finans
26 Kasım 2012 Pazartesi 08:57
  • 1091
  • 1

Dünyayla rekabetin yolu Dilovası’ndan geçer

Türkiye sanayisinin istisnasız Kocaeli’de atar.

Kocaeli sanayisinin kalbi de Kocaeli Sanayi Odası`nda. Kentimizin önemli sanayicilerinden olmasının yanı sıra aynı zamanda Kocaeli Sanayi Odası`nın da başkanı olan Ayhan Zeytinoğlu ile Gölcük`te sanayicilerden toplanan yardımlarla imece usulü  yaptırılan okula bir ziyaret gerçekleştirdik. Ardından sanayi odasında bir sohbet gerçekleştirdiğimiz Zeytinoğlu, gündeme ilişkin son derece önemli açıklamalarda bulundu. Zeytinoğlu ile Kocaeli ve Türkiye sanayisini enine boyuna konuştuğumuz röportaj sizlerle.

 
Ayhan Bey, bir sanayici ve bir kurumun temsilcisi olarak soruyorum, sizce Kocaeli`nin sıkıntıları çok mu?
Elbette sanayicinin sıkıntıları var ama bundan ziyade benim kentle ilgili taleplerim var. Daha evvel Kılıçdaroğlu, Kocaeli`ye geldiğinde onun üç gün öncesinde Bakanımız Nihat Ergün`e sunduğum konuşmanın aynısını ona da yaptım. Benim Kocaeli için, ekonomi için aklım yettiği kadar taleplerim var.
 
Ne gibi talepler bunlar?
Bütçe açıklarına çok karşıyım ama hiç gündemde değil. Bence bu yılın ve önümüzdeki yılın en önemli sorunlarından bir tanesi bu. Hükümet bu konuda ağır kalıyor. Kısabileceği harcamaları kısmıyor. Bu nedenle bütçe açığı oluşuyor.
 
Bütçe açığının bize zararı nedir?
Devletin bütçe açığının finansı için bankalar para veriyorlar, faizleri yükseltiyorlar. Böyle olunca benim sanayicim bu faizlerden olumsuz etkileniyor. Yatırıma dönmüyor, büyümemizi istihdamı olumsuz etkiliyor. Bu acı bir reçete. Aslında reçetenin bu olmaması lazım. Ak Partinin bugüne kadar üstüne koyarak gitmesinin sebebi, disipline bağlı kalmasıydı. Şimdi yavaş yavaş o bağlılıktan sapmaya başladılar.
 
Sayın Başkan, sözünü ettiğiniz harcamalar neler mesela..?
Mesela şu anda her tarafta fazla personel alımı var. Ben bu durumun siyasi ayağına bakmıyorum. Ama Başbakan yardımcısı diyor ki, “biz bütçeyi hazırlarken harcamalar kısmını yaparken, bir önceki yılın gerçekleşmesi ve enflasyon kadar üstüne koyup, öyle gidiyoruz. Bu mantıkla, düzenli büyüme sağlanıyorsa uygundur. Fakat en büyük partnerlerinizden olan Avrupa bugün küçülüyor. Suriye`de sorun var, İran`da sorun var, Mısır`da sorun var. Yani ihracatın tıkanma pozisyonundaysanız siz o harcamalara devam etmemelisiniz, kısmalısınız. Harcamalar kısılmayınca ne olduğunu daha önce gördük.
 
ÖTV zamlarından söz ediyorsunuz sanırım..?
Evet o harcamalar devam etti ve ÖTV zammını getirdiler. Bu çok yanlış bir uygulama. Dolaylı vergiler artık en üst seviyeye ulaştı. Bundan sonra artışların olumlu olarak bütçeye yansıyacağını düşünmüyorum. Kaçakçılık artacaktır, artıyordur. Kayıt dışılık artacaktır, artıyordur. Bunların temelinde, olağanüstü vergilerin etkileri var. Siz çok fazla gümrük duvarı koyarsanız, bunlar olacaktır. Kaçakçılık bir suçtur ama o insanları kaçakçılığa mecbur bırakmak da suçtur. Ben diyorum ki; sen kendinde de günah aramalısın. Biz ortamı düzgün yapsak, bunlar olmayacak.
 
Yani balık baştan kokmayacak ?
Bazen popülist politikalara mecbur kalınabiliyor. Yaşananlar da doğal olarak bunun meyvesi olmuş oluyor. İstenen bir şey değil ama bunun türevi oluyor.
 
Peki siz sanayi odası başkanı olarak bu konuda yetkililere düşüncelerinizi, gördüklerinizi aktarıyor musunuz?
Biz dolaylı vergilerle ilgili çok vurgu yapıyoruz. Artık sürdürülebilir seviyeyi geçti diyoruz. Dolaylı vergilerin çok yüksek olduğundan bahsediyoruz. Ben daha önce şöyle demiştim; “Maliye Bakanımız bir hedef koysun. Nasıl ki Ekonomi Bakanımız beş yüz milyar ihracat yapacağız diye hedef koyuyor, belki Maliyenin de vardır, ancak bilmiyoruz, maliye bakanlığı da hedef koysun” diyorum.
 
Nasıl bir hedef olmalı mesela?
Desin ki, dolaylı vergileri 2023 yılında % 50`ye indireceğiz. Şu anda ülke çapında bu rakam 70`lerde bulunuyor. Bu ülkeye yatırım açısından güzel bir hedef olur. Örneğin kurumlar vergisini hükümet %20`ye indirdi, biz buna şapka çıkardık. İnanın bu dolaylı vergilerle, dünyayla rekabet etmemiz mümkün değil.
 
Baktığınız zaman, bu hükümete en büyük desteğin, iş adamlarından geldiğini görüyoruz. Benim tahlilim böyle. Buna ne diyorsunuz?
Bence şöyle bakmak lazım. Bir defa o zamanlar herkes tek partili yönetim istedi ve destek verdi. Koalisyonlardan yorulduğumuz için, herkes tek partiyi seçti. Aslında dolaylı vergilerin kaynağı, eskilerden gelen bir şey. Hükümetlerde en kolay vergi alma yöntemi buydu.
 
Hali hazırda bu vergilere alışmış bir toplum da vardı…?
İnsanlar alışmış, hazır veriyor. Ama baktığınız zaman Avrupa en büyük partneriniz ve büzüşüyor. Kuzey Afrika ve Orta Doğu`da sıkıntı var. Ama bunlara rağmen ihracat artıyorsa bu özel sektörün çok büyük başarısıdır.
 
Ayhan Bey, Kocaeli`ye fazla sanayi yatırımı yapıldığını düşünüyor musunuz?
Genel konumum anlamında buna cevabım hazırdır. Biz çok sanayiye boğulduğumuzu düşünmüyoruz. Bence Kocaeli, Türkiye`nin dünyayla rekabet etmesi açısından en uygun yeridir. Bunun Kocaeli içindeki en uygun yeri ise, Dilovası. Yani bir firma dünyayla rekabet edecekse, üretiminin Dilovası`nda olması lazım. Bu kadar net konuşuyorum.
 
Neden Kocaeli peki?
Çünkü 34 tane limanımız var. Bu limanlar burada neden oluştu dersiniz? Çünkü İzmit Körfezi Tanrı vergisi doğal bir liman. Benim de limanım var. Bana deseler ki aynı limanı Karadeniz`de yap diye, yedi, sekiz misli maliyet farkı olur. Neden? Denizin zorluğundan ötürü. Dolayısıyla Kocaeli`nin bu avantajı var. Bir taraftan da İstanbul ana pazarına yakın, İzmir, Ankara eksenleri buradan geçiyor. Daha ne isteyebiliriz ki?
 
İlimizde çok sayıda OSB`lerin boş olduğu söyleniyor, bu doğru mu?
Şu anda 16 tane organize sanayi bölgemiz var, bir kısmı hala boş gibi gözüküyor ama aslında boş değil. Boşun tarifini iyi yapmak lazım. Eğer OSB`nin mülkiyetinde arazi varsa, ona boş diyebilirsiniz. Ama siz oradan yer satın almışsanız, bizce boş değildir. İmkanınız olduğu zaman orada bir üretim yapacaksınızdır. Gelip ilimize yatırım yapmak isteyene “gelme” deme lüksümüz yok. Ona diyeceğimiz sadece, “arkadaş, çevreye duyarlı ol, kaynakları fazla tüketme, denizimizi kirletme, bu şartlara uyuyorsan, bir de kentimize istihdam sağlayacaksan buyur gel diyoruz.
 
Doğru diyorsunuz ama bunca yatırımcıya rağmen, Kocaeli`de işsizlik oranı diğer illerden az değil. İşçisini yanında getirenleri göz ardı etmemek lazım?
Biz öyle düşünmüyoruz. Mesela Ford`u ele alalım, on bin çalışanı var. Siz sanayici olsanız, her gün insan taşımayı mı istersiniz yoksa o yöreden mi işçi almak istersiniz? Şu anda işçi taşınıyorsa, inanın kalifiye işçi olmadığındandır.
 
Haklısınız ama ben gidip gelmelerden söz etmiyorum. Dışarıdan gelip, ilimize yerleşiyorlar, göç ediyorlar. Bunu asgariye indirmek gerekmez mi?
Doğru ama bakın benim babam da 1948`de gelmiş Kocaeli`ye. Ona dur diyemeyiz. İnsanlar fırsatı nerede görüyorsa, oraya gidiyor. Kocaeli ciddi göç alan bir il. Burada doğal bir seleksiyon var.
 
Ayhan Bey, çevreye duyarlılık konusunda yerel yönetimlerin denetimlerini yeterli görüyor musunuz?
Denizimiz epey temizlendi. Zaten müthiş bir yağmur girdisi var, kendini çok çabuk yeniledi. Belediye günde iki defa denizin üzerinden uçakla denetim yapıyor. İnanın o uçağın uçuyor olması dahi etkili oluyor. Çünkü Körfez`e günde 35-40 gemi giriyor. Herkes burada denetim olduğunu biliyor. Yani burada büyükşehir belediyesine puan veriyorum, çabalarından dolayı. Mutlaka bizden kaçak yapan vardır. Onlar da zaman içerisinde yok oluyor.
 
Sayın Başkan, Cengiz Topel Havaalanı bin bir umutlarla açıldı fakat kent olarak hüsrana uğradık. Siz bu konuda sanayi odası olarak bir tavır geliştirmeyi düşündünüz mü?
Havaalanı hepimize lazım. Bu şehrin uluslar arası rekabette ön plana çıkması için, bu havaalanına sahip çıkmamız lazım. Biraz da baskı oluşturmamız lazım. İlk başlarda bütün havaalanlarında sıkıntı olur. Onun için destek olmak adına biz TAV`ın Ceo`su Sami Beyi konuşması için davet edeceğiz. TAV, Atatürk havaalanını işleten firmadır. Belki onlarla işbirliği bile yapabiliriz.
 
Sizce Kocaeli, verdiğinin karşılığını alıyor mu?
On üçte bir alıyoruz. İstanbul`dan çok gerideyiz. Biz bunu çok öne çıkartıyoruz. Ben diyorum ki, biz şehre bir şey istemiyoruz. Ana arterleri yapın. Kocaeli limanlarını demiryollarına bağla ki, Anadolu`ya da sanayi gitsin. Kentimizde demiryollarıyla, deniz yolları birleşirse trafik azalacaktır. Yani dolaylı menfaatini istiyoruz. Böylelikle Derince`de tırlar milletin dükkanının önünde park etmemiş olacak. Dilovası`ndaki hava kirliliğinin çoğu kısmı evsel ısıtmadan ve otoyoldan geliyor. Bu çevre il müdürlüğünün verileri. Dolayısıyla diyoruz ki, kuzey otoyolu tamamlansın. Bu paralarla bunu yapın. Bir laf var, kendim için bir şey istiyorsam namerdim diye, o misal.
 
Ayhan Bey, emin olmak için tekrar sormak istiyorum. Dilovası`ndaki kirliliğin büyük bölümünün otoyoldan ve evsel ısıtmadan kaynaklı olduğunu mu söylüyorsunuz? Ya fabrikalar?
Evet Dilovası`ndaki kirliliğin %60`ı evsel ısıtmadan, %10`u otoyoldan, %30`u sanayiden geliyor.
 
Yani hepsi sanayiden değil diyorsunuz, öyle mi?
Hiç ilgisi yok. Evsel ısıtmadan kaynaklı. Ama orada yoğun sanayi olduğundan dolayı, herkes için kolay hedef. Mesela ölçüm yapılsın, Değirmendere kışın havası en kirli olan yer olarak görülür. Çünkü orada büyük oranda kömür yakılıyor. Hava kirliliğinde direk sanayiye yüklenmek doğru değil.
 
 

KSO, İmece usulü okul yaptırdı

Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ile sabahın çok erken saatlerinde buluşarak oda olarak yaptırdıkları okula bir ziyaret gerçekleştirdik. Ayhan Zeytinoğlu  burada hem okulu bizlere anlatırken, hem de haftanın iki gününü büyük bir özveri göstererek zaman  geçirdiği projeyi yerinde teftiş etti. 50 metrekarelik standartların üzerinde donatılmak üzere tasarlanan sınıfların yanı sıra öğrencilerin iyi düzeyde eğitim alabilmesi için inşa edilen okul toplamda 6000 metrekare kapalı alana sahip. Toplamda 1000 kişinin aynı anda eğitim alabileceği bir kapasiteyle inşa edilen okul, yeni yasalaşan eğitim sistemi kapsamında orta okul düzeyine denk gelen ikinci 4`lük dilime eğitim verecek.
Zeytinoğlu oldukça yakından ilgilendiği proje ile ilgili şunları söylüyor;
Okul projesinde maddi destek istemek için gittik ve bir çok reddedenler oldu. Onlara gönül koyamıyorum çünkü adamın durumu yoktur. Hepsine şapka çıkardım. İnsanlar vergi vererek ödenmesi gereken miktarları zaten ödüyorlar. Bizim onlara ayrıca oda olarak yük olmamız benim mantığıma da ters geliyor ama ilimizde bir çok büyük firma kurumsallar ve sosyal sorumluluk noktasında daha fazla çaba gösteriyorlar.
Biz bir çalışma yaptık ve “34 tane firma bize destek verirse, biz bu işi yaparız.” İye düşündük. Tabi gittiğimiz tüm firmalar gerekli olan parayı veremediği için, 41 firmaya kadar çıktık. 
Okul inşaatını KOYAP İNŞAAT yapıyor. Tek bir şartımız vardı, o da inşaatı yapacak firmanın, Kocaeli firması olmasıydı. Öyle de oldu. Bu okulu 34 derslik olarak düşündük. Yarımda bulunanların ismine bir derslik verebiliriz diyerek yola çıktık. Okul inşaatına ortalama yüz bin lira yardımda bulunan  sanayicinin adını, bir sınıfa vererek onları da onurlandırmış olacağız.
Ayhan Zeytinoğlu, okulu Gölcük`e yapılmasını ise şöyle açıklıyor: Biz bu projeyi Vali beyle konuşurken, Gebze tarafında bir yer olur diye düşündük. Ama Vali bey en fazla ihtiyacın Gölcük`te olduğunu söyledi. Biz de uygun gördük. Herkes Gölcük`lü olduğumu ve Dumlupınar İlkokulu`na gittiğimi düşündü. Ama ben Piri Reis ilkokulunda okudum. Bu okul, 60 yaşındaydı ve depremde hasar gördü. Bir de bu bölge hakikaten Gölcük`ün en yardıma ihtiyacı olan bölgesi. Bu bölge olmasını memnuniyetle karşıladık. Ama Gölcük olması benim seçimim değildi.”
Dumlupınar ilköğretim okulunu yaparken,  Belediye ve Sedaşın desteğini aldıklarını sözlerine ekleyen Zeytinoğlu;  “Okulun arka bahçesinin genişlemesi için, Sedaşın trafosunun oradan kalkıp, geriye doğru gitmesi gerekiyordu. Sağolsunlar bize yardımcı oldular ve epey bir alan açtılar. Burada Sedaşa teşekkür etmemiz lazım. Gerçekten bu da eğitime ciddi bir katkı oldu” şeklinde konuştu.
Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ