KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8286 TL
  • 6.5661 TL
  • 7.5910 TL
Kocaeli Zirve
Hayatımın dönüm noktası Sudan
Hayatımın dönüm noktası Sudan
Finans
31 Aralık 2012 Pazartesi 09:26
  • 5720
  • 12

Hayatımın dönüm noktası Sudan

Sevgili okurlar; 2012 yılının son gününde, Yükselen Değerlerin üçüncü yılının sonunda, sizlerin ilgisiyle dört yaşına giriyoruz.

Haklı gururumuzu, haklı sevincimizi paylaşmanın hazzını yaşıyorum. Bu sayfada ne hikayeler okuduk akıllarımıza kazınan. Ne mücadeleler dinledik hayretler veren. İşte bu hafta yine bir kadının örnek sayılacak azmiyle neler yaptığına tanık olacağız. Konuğumuz, OCEAN SİTE YÖNETİM HİZMETLERİ`nin sahibi, NURİYE KÖKSAL oldu. Nuriye Köksal, Sudan`a yaptığı gezi sonrasında, hayata bakışının nasıl değiştiğini ayrıntısına kadar anlattı. İnşallah yüreğindeki o güzellikleri satırlarımıza yansıtabilmişizdir. Bu hanımefendinin sadece yüreği mi güzel? Bunun yanında mükemmelitetçi yapısı, tuttuğunu koparması, sevecenliğiyle, daha çok atılımlara imza atacağına inanıyorum. Gerisini buyurun röportajımızda okuyun. Tüm okurlarıma ve Yükselen Değerlerin kıymetli bireylerine mutlu ve huzur dolu bir sene diliyorum.



Nuriye Hanım, sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
1976`da Ankara`da doğdum, Ankara`da büyüdüm. Aslen Çorumluyum.
 
Daha önce bir Çorumluyla röportaj yapmamıştım, iyi oldu bu?
Ben daha evvel Çorumluların dernek başkan yardımcılığını yaptım. Çorumlular derneğini Kocaeli`de kurduk fakat daha sonra dernekle gezip eğleneceğime Allah rızası için işler yapayım düşüncesiyle derneği kapattım ve Kimse Yok mu Derneğinde gönüllü oldum.
 
Kocaeli`ye neden geldiniz peki?
Eşim sağlık personeli, devlet memuru olduğu için eşimin tayini nedeniyle geldim, iyiki de geldim diyorum. Kocaeli`yi çok seviyoruz. Yedi yıldır buradayız.
 
Çocuğunuz var mı Nuriye Hanım?
İki tane çocuğum var, kızım 17 yaşında. Dışarıda anne demesine izin vermiyorum çünkü benimle aynı boyda. Lassa`da bisiklet sporuyla uğraşıyor. Kocaeli Anadolu Lisesinde okuyor. Oğlum 10 yaşında. 4. Sınıfta TBMM okulunda okuyor.
 

ÖZYEĞİN ÜNİVERSİTESİNDE EĞİTİM…

Eğitim durumunuz Nuriye Hanım?
Liseyi bitirdim. Türkiye`nin ilk hazır giyim mezunlarındanım. Onun dışında şu an Açık öğretim Fakültesi İşletme Bölümü ikinci sınıf öğrencisiyim. Ayrıca Özyeğin Üniversitesinin AB on bin kadın projesinde eğitim aldım ve hala almaya devam ediyorum.
 
Ne gibi eğitim bu?
Koçluk eğitimi, danışmanlık eğitimi alıyorum. Ayda bir İstanbul`a gidip geliyorum. Yazın ise hem iş hem okul bir arada yürüdü.
 
Öğrenmenin yaşı yoktur değil mi?
Evet eğitim önemli. Akşam olduğu zaman bütün işi gücü bırakıp, ben çocuklarımla ders çalışıyorum. Örnek olmak istiyorsam, çalıştığımı göstermem gerek.
 
İş hayatına başlamanız nasıl oldu?
İlk tayin yerimiz Gebze`ydi, orada bir markette kasiyerlik yapıyordum. İkinci bir tayinde Ankara`ya gidince eski çalıştığım yerin sahibi beni Beğendik markete önermiş. Orada kasiyerliğe başladım. Orada bilgisayara kursuna gittim ve Türkiye ikincisi oldum. Böylelikle öğretmenlik hakkı verildi. Milli Eğitimde staj yaptım ve öğretmenlik belgemi aldım. Beş yıl özel bir kursta bilgisayar öğretmenliği yaptım. daha sonra Kocaeli`ye geldik.
 
Ne çok şeyler başarmışsınız maşallah…?
Bir iş yapılıyorsa, en iyisini ben yapmalıyım. Öyle bir hırsım var benim. Yenemiyorum bunu.
 

“BU KIZI İŞTEN ÇIKARALIM”

Devam edelim; Kocaeli`ye geldiğinizde nereden başladınız?
Buraya geldiğimde kimseyi tanımıyordum. Sadece EL YAPI İNŞAAT`ın sahibi Yalçın Bey vardı, o da Çorumlu hemşehrimiz olur. Onun yanında işe başladım. İlk ay kimseyle konuşmadan çalıştım. İkinci ay, Yalçın Bey bana referans olan ağabeye dedi ki, “bu kızın ağzı var dili yok. Bu nasıl satış yapacak, çıkaralım işten” dedi. Böylece yerime bir bayan aldılar. İşi öğrenecek ve ben çıkacaktım.
 
Gene hırs yaptınız tabi?
Hırs yaptım tabi ama kolay değil. Ankara`dan gelmişim, hiç arkadaşım yok. Nasıl satış yapacağım bilmiyorum. O bir aylık sürede işime öyle bir sarıldım ki, satışta beş kişiydik ve sadece ben kaldım. Ama sırf satış değildi işim. Yalçın Bey neredeyse ben oradaydım. Her şeyle ilgilendim. Hatta bana El Yapı`nın “E” si derlerdi. Kendi işim gibi sahiplenmiştim.
 
Peki hala görüşüyor musunuz?
Yalçın Bey hala en büyük destekçim. İş paylaşımları yapıyoruz. Ticareti ondan öğrendim. Bana çok büyük ağabeylik yaptı. Hakkını asla ödeyemem. Ondan aldığım güçle kendi işimi kurdum.
 
Nasıl bir iş kurdunuz, anlatır mısınız?
El Yapı da iki bin konut yapılmıştı. Bunlarda bir site yönetimine ihtiyaç duyuldu. Oradakiler bana “bizi yalnız bırakma. Sen kooperatif işlerini biliyorsun” dediler. Kocaeli`de bu işi yapan çok fazla firma olmayınca, İstanbul`da çeşitli yönetim firmalarıyla görüştüm. Dedim ben bu işi yapabilirim. Niye başkasına vereyim? Böylelikle site yönetim hizmetleri şirketi kurdum. Kocaeli`yi çok iyi bilmediğim için bir arkadaşımla ortak çalışmaya başladık. Her şey çok güzel giderken, eşim Sudan`a görevli olarak gitti.

EŞİME SÜRPRİZ YAPMAK İSTEDİM

 
Yoksa sizde mi gitmek zorunda kaldınız?
Hayır ama benim dönüm noktalarımdan biri oldu. O sırada KASİAD, Kimse Yok mu derneğiyle ortaklaşa olarak, Sudan`a bir gezi düzenledi. İş kadınları olarak bizi davet ettiler. Ben de eşime sürpriz yapmak için gitmek istedim. Çünkü eşimin aklının ucundan bile geçmez oralara gideceğim. Gittim ama benim hayatımı tamamen değiştiren bir geziydi.
 
Neler oldu bu gezide Nuriye Hanım?
KASİAD bizi birlikte iş yapabilme adına Sudan`a götürdü ama ben hizmet sektöründe olduğum için yapabileceğim bir iş yoktu. Tamamen eşime sürpriz için gittim. Ama Sudan`a gidip oradaki yaşantıyı görünce psikolojim oldukça değişti. Bizi bir yetimhaneye götürdüler. Yetimhanenin bahçesinde bir ağaç. Ağacın altında bir adam ve çevresinde çocuklar var. Bütün çocukların ellerinde ekmek tahtası gibi birer tahta. Kömür tozunu ıslatıp, o tahtalara ders yapıyorlar. Sonra o tahtayı ıslak kumla yıkayıp, tekrar kullanıyorlar. Üzerlerinde ne bir çatı, ne yatacak yatakları var. Yani çölün ortasında bir öğretmen onları eğitmeye çalışıyor. Hem anne hem babaları iç savaşta ölmüş çocuklar.
 
İnanılır gibi değil gerçekten, çok acı bir şey?
Hemde nasıl Aysun Hanım! Gidecek hiçbir yerleri yok. Birileri onlara yemek götürecek de, onlar da yemek yiyecekler. Kimse Yok mu derneği onlara yemek götürüyordu. Bir gün kızlara, bir gün erkeklere… yani bir kısmı bir gün aç bekliyorlar. Düşünebiliyor musunuz? Çok etkilendim. Sudan`dan geldikten sonra bir yıl boyunca bütün işimi gücümü bırakıp, o çocuklar için uğraştım. Yürüyüş yolunda ağlayarak geziyordum ve demiştim ki, “gözyaşlarım kuruyana kadar o çocuklar için yardım toplayacağım.
 

SUDAN`A HASTANE YAPILDI…

Başarılı oldunuz mu peki?
Başarılı olduk, hatta Sudan`da Kocaeli aş evi açtık. Hala günde bir öğün yemek veriyoruz orada. Bunun yanında dört tane yetimhane, bir tane okul yaptırdık. Türkiye Sağlık Bakanlığı hastane yaptı, ocak ayında açılışı var. O yüzden biraz daha rahatladım. Bir yıl onlar için uğraştıktan sonra bir ağabeyimiz dedi ki; “kızım Müslüman zengin olması gerekir, sen zeki birisin. İşinin başına dön” dedi. Belsa Plazada küçük bir ofis tutarak, tekrar site yönetim işine başladım.
 
Kaldığınız yerden devam ettiniz yani?
Evet ama Sudan`dan sonra daha temkinli olmaya başladım. Daha mütevazi işler almaya çalışıyorum. Site yönetim işi gerçekten bana göre mi? Başka bir iş mi kursam? Bu gibi soruların arasında gidip gelirken, sanayi odasında KOSGEB`le ortaklaşa girişimcilik eğitimi vardı, ona başvurdum. Temizlik üzerine bir firma açayım, KOSGEB`in hibelerini kullanayım, kendi çapımda bir şeyler yapayım istedim. Eğitimci Şenay hocanın verdiği güvenle biraz daha asıldım. Derken bir temizlik ihalesi aldım. Ama eğitim bitmeden iş aldığım için KOSGEB`in kredisini kullanamadım. Her şeyde bir hayır vardır dedim. 
 
Var mıymış gerçekten?
Evet varmış gerçekten. Televizyonda Özyeğin Üniversitesinin hocaları konuşuyordu. AB`nin on bin kadın projesi varmış. Sabahın yedisinde internetten oraya başvuru yaptım. sonra Özyeğin Üniversitesinden on bin kadın projesini anlatmak için sanayi odasına geldiklerinde orada kendilerine yaptığım başvurudan söz ettim. Beni bu proje kapsamına almaları için ısrarcı oldum. Sonra aradılar ve ilk elemeyi geçtiğimi söylediler. Dört elemeden sonra Kocaeli`de ilk kazanan ben oldum. 
 
Faydasını gördünüz mü peki?
Özyeğin Üniversitesine başladığımda, 15 personelle çalışıyordum. Oradaki hocalar beni daha da cesaretlendirdiler. Mesela sen niye temizlik işini başka firmaya veriyorsun? Sen kendi personelinle yapabilirsin dediler. Önce temizlik işiyle başladım. Aynı şekilde güvenlikte öyle oldu. Yönetim hizmeti verdiğim yerlerin güvenliğini kendim yapmaya başladım. Şimdi 45 personelim var. Çünkü biliyorum ki yanlış yaptığım yerde bana destek olacaka birileri var. Özyeğin Üniversitesindeki hocalarım sağ olsun. Bu arada koçluk eğitimleri de alıyorum. Herkesin koçluk eğitimi alması gerektiğine inanıyorum.
 

OKYANUSA CEPHE ÜLKELERE İŞ YAPMA HAYALİ…

Nuriye Hanım, çalıştığınız yerlerden birkaç referans sayabilir misiniz?
Soykaya inşaat, Gülaçtı Deniz konakları, Türköz inşaatın Çenedağ sitesi, şu an Umut iş merkezine de başladık, bunun yanında Üzülmez iş merkezi var. Tüpraş`ın beş ana firmasından biri olan çelik işiyle uğraşan firmanın temizlik ve güvenlik işini de biz yapıyoruz. O da gurur verici bir iş. Bunların hepsinin başındaki isimlere çok teşekkür ediyorum. Çünkü yeni firma olmama rağmen, bana güvendiler, arkamda durdular.
 
OCEAN ismini tercih etmenizin özel bir nedeni var mı?
Ocean, okyanusa cephesi olan ülkelerde iş yapıp, okyanusa cephesi olmayan ülkelere yardım götürmek anlamı taşıyor benim için. Sudan gezisinden sonra, okyanus anlamına gelen OCEAN ismini koydum. 
 
Okyanusa cephe ülkelere açılmak gibi düşünceniz mi var yoksa?
Evet okyanusa cephesi olan ülkelerde iş yapmak istiyorum fakat biz hizmet sektörü olduğumuz için yurt dışına açılma imkanımız yok. O nedenle değişik planlarım var.
 
Mesela ne gibi planınız var?
Mesela beş arkadaşımla beraber KOSGEB`in ar-ge projesini yazmaya başladık. Beş arkadaş birleşerek, en büyük konfeksiyon atölyesini kuracağız. Seri gelinlik üretip, yurt dışına ihracat yapacağız.
 
İlginç bir iş gerçekten. Nasıl olacak bu iş?
Şu an KOSGEB`ten hibe alanlar, terzi usulü gelinlik üzerine yer açıyorlar. Moda evi adı altında kişiye özel tasarımlar yapıyorlar. Örneğin iki, üç bin liradan gelinlikler satılıyor değil mi? Bizim amacımız da, herkesin bir gelinliği olsun.
 
Seri üretim yapıp, ucuza satmaktan söz ediyorsunuz sanırım?
Evet iki, üç yüz liraya gelinlikler yapıp, herkesin bir gelinliği olmasını sağlamak istiyoruz.
 

HAZIR GİYİM MEZUNUYUM

Bu gidişle piyasayı kitleyecek gibisiniz?
Amacımız piyasayı bitirmek değil. Özel tasarım isteyenler zaten moda evlerinden yararlanacaklar ama almak isteyipte alamayanlar da alsın istiyoruz. Çin`den buraya ucuz gelinlik geliyor. Onun yerine yerlisi olsun, bizden alsınlar istiyoruz. Hem KOSGEB`in böyle bir hibesi var. Niçin biz yararlanmayalım?
 
Lisedeyken giyim üzerine aldığınız eğitimle alt yapınız da var tabi?
Evet hazır giyim mezunuyum. Zaten diyorum arkadaşlara, kalıplar benden ben çıkartırım hepsini. Hatta bildiklerimi unuttum mu acaba diye bir moda evine eleman olarak girip, bir hafta çalıştım. Ama sonra oradakiler anladılar. Yani demem o ki, yönetim hizmeti dışında başka bir iş yapacaksam, bu neden tekstil olmasın diyorum.
 
Nuriye Hanım, çok hareketli birine benziyorsunuz. Boş zamanlarınızda farklı uğraşlarınız var mı?
Ben uyumayı fazla seven biri değilim. Sabah altıda kalkarım. Çocuklarımı okula yolcu ederim, eşimi gönderirim ve en son ben çıkarım. Gün boyu işlerle uğraşırım ama derneklerde de uğraşmadan durmuyorum. Kimse Yok mu derneğinde gönüllüyüm, Kardeş Aile`nin komisyon başkanlığını yapıyorum. Yani sadace Sudan değil, Türkiye`de, Kocaeli`de de ihtiyaç sahibi insanlar var. Onlarla uğraşırım. Benim arabamı bazı yerlerde tanırlar mesela. Kimse Yok mu geldi derler. O yüzden iş için kendime başka araba aldım.
 
Nuriye Hanım, çok verimli bir sohbet oldu benim açımdan. Umarım siz de keyif almışsınızdır. Yükselen Değerlere katılarak, verdiğiniz mücadeleyi kamuoyuyla paylaştığınız için çok teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim Aysun Hanım. Benim için de keyifti. Gazetenizi hergün internet sitesinden okuyorum. Çok güncel buluyorum. Çalışmalarınızdaki başarılarınızın devamını dilerim.
 
 
 
 
 
 

 

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ