KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.3139 TL
  • 6.0270 TL
  • 6.9286 TL
Kocaeli Zirve
Soğuk mezede Türkiye üçüncüsüyüz
Soğuk mezede Türkiye üçüncüsüyüz
Finans
22 Ekim 2012 Pazartesi 10:25
  • 3095
  • 2

Soğuk mezede Türkiye üçüncüsüyüz

Merhaba sevgili okurlar; Bu haftanın Yükselen Değeri, BERİM GIDA’da üretimi yapılan BİNBİR ÇEŞİT SOĞUK MEZE adıyla hizmete sunulan ürünlerin sahibi ÖZGÜR KAPLAN.
Özgür Bey, inişli çıkışlı bir hayattan sonra, kardeşinin desteğiyle birlikte güzel işler yaparak, soğuk meze sektöründe iddialı konuma gelmeyi başarmışlar. Hani Yükselen Değer diyoruz ya; bu hikayenin özü tam da bu. Yoktan bir varoluş, tırnaklarıyla tırmanış. İki kardeşin birbirine sıkıca tutunduğunda neler yapabileceğinin en güzel örneği Özgür ve Geylan Kaplan kardeşlerin yaşam öyküsünde mevcut. İflas eden bir ailenin tası tarağı toplayıp ilimize gelişi ve otopark işçiliği ile başlayan bu serüvenin kahramanının mütevaziliği ise beni ayrıca etkiledi. Güzel yurdumun güzel insanı! Bundan sonra çizdiğin yolda daima çok başarılı olman dileğiyle. Sizlere farklı bir tat bırakacak röportajı buyurun hep beraber okuyalım.
 

DOSTUMU DÜŞMANIMI SEÇEMİYORUM!

Özgür Bey, kendinizi kısaca tanıtır mısınız?
1977 Ankara doğumluyum. Aslen Kırıkkaleliyiz ama doğup büyüdüğüm yer Ankara`dır. Lise dahil Ankara`da okudum.
 
Neden Kocaeli`ye geldiniz peki?
Babam hem inşaat işiyle uğraşıyordu hem de Arçelik bayiliği yapıyordu. Ama doksanlı yıllarda çıkan 5 Nisan kararlarından sonra iflas ettik. Dört yıl boyunca uğraştık, acaba tekrar toparlar mıyız diye ama olmadı. 1998 senesinde kalktık Kocaeli`ye geldik.
 
Kocaeli`yi seçmenizin bir nedeni var mıydı?
Burada akrabalarımız vardı, kalktık geldik. Ama tamamen bitik bir halde geldik. Vilayetin orada Kavanların otoparkı vardı, orada çalışmaya başladım. O arada Güngör Arslan`ı tanıdım.
 
En ilginç yanı da burası galiba? E sonra?
Güngör Beyi tanıyınca, onun şoförlüğünü yapmaya başladım. Yani Güngör Arslan, hayatımda dönüm noktası olan insanlardan bir tanesidir. Bana maddi manevi her türlü katkı sağlayan bir insandır. Daha sonra çeşitli nedenlerle oradaki işimden ayrıldıktan sonra yerel televizyonda muhabirlik yaptım. Edindiğim gazetecilik çevresi sayesinde Pirelli`de kadrolu olarak işe başladım. 2007 yılında fabrikadan ayrılmak zorunda kaldım.
 

ACIKA ÜRETİMİNE BAŞLADIK

Ayrıldınız mı yoksa zorunlu olarak işten mi çıkarıldınız?
Kendi kendimi attırdım aslında. Ben çok rahattım ona bakarsanız ama bazen rahatlık insanı dürtüyor. İşçi çıkarılması gerekiyordu, ben de listenin en başındaydım zaten. Böylelikle ilk çıkarılan ben oldum.
 
Sonra ne yaptınız?
O ara kardeşim Geylan Kaplan, acıka üreten birilerinin yanında çalışıyordu. Satış ve pazarlama yapıyordu ama boş zamanlarında onlara yardım ediyordu. Kendisinin asıl mesleği şarkütericilikti, yani az çok işin içinde gibiydi. Patronları bir gün artık bu işi yapmayacaklarını söylemiş. Bana dedi ki, “biz bu işi yapalım, satın alalım”. “İyi ama biz bu işi bilmiyoruz ki” deyince, “olsun ben biliyorum, bildiğim kadarıyla yaparız” dedi. İyi yapalım bakalım diyerek orayı aldık.
 
Gözü kapalı girdiniz yani?
Evet öyle oldu ve hemen kendimize 15 metrekarelik imalathane kurduk. Orada acıka yapıyoruz, üç-beş noktaya mal satıyoruz. Derken bizi Carrefour`dan çağırdılar ve ürünümüzü görmek istediler. Nitekim beğendiler. Derken işler büyüdü.
 
Çok çabuk sonuca geldiniz. Hiç zorluklar yaşamadınız mı peki?
Yaşamaz olur muyuz hiç? Çok badireler atlattık. Babadan dededen hiçbir şey kalmadı elimizde, hepsini devrettik. Bir kardeşim bir de ben varız. Beraber mücadele ettik. Şimdi işimizi büyüttük ve iddialı konuma geldik.
 

SOĞUK MEZEDE TÜRKİYE ÜÇÜNCÜSÜYÜZ.

Ne gibi iddianız var?
Şu anda soğuk meze sektöründe Türkiye`de üçüncüyüz. Soğuk mezeyle bir şekilde ilişiği olup da, BİNBİR ÇEŞNİ adını bilmeyen yoktur.
 
Sıfırdan başlayıp, bu noktalara gelmeniz büyük başarı gerçekten?
Kesinlikle bizim için çok büyük bir başarı. Ama biz bu kadarla kalmayıp, farklı alanlara da açıldık. Şimdi Kartepe karayolu üzerinde Ünal Köfte adında bir restoran açtık. Ayrıca birkaç kamyon aldık, onlar da Tüpraş`ta hafriyat işinde çalışıyor. Yani ufak tefek işler yaparak, büyümeye devam ediyoruz.
 
BİNBİR ÇEŞNİ mezelerini hangi marketlerin raflarında görebiliriz?
Carrefour, Kiler, Diasa, Mopaş, Makro, Peynirci Baba gibi yerlerde var. Bunun dışında Çağrı ve A.101 marketlerine de başlıyoruz. Türkiye`de on dört bin noktamız mevcut.
 
İmalatınız nerede?
Kartepe`deyiz, mini bir fabrikamız var. Berim Gıda adı altında yaklaşık 40 arkadaşımız çalışıyor. Tabi sektördeki olumsuzluklar bizi çok sık boğaz ediyor.
 
Ne gibi?
Gelmeyen ödemeler, dönen çekler, yeni kanunların verdiği boşluklar bizi epey zora sokuyor. Biz de bu zorluklar içinde iyi kötü bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.
 

NASIL ÜRÜNKULLANDIĞIMI GÖRSÜNLER

Peki köfteci restaurantı açma fikri sizin miydi? Böyle bir özlem mi vardı?
Hayır bu tamamen kardeşim Geylan beyin fikriydi. Burayı tercih ettik çünkü Kuruçeşme turnikelerden çıktığınız zaman Özdilek AVM`ye kadarki mesafede bahçesi olan bu kadar büyük bir restaurant yok. Biz etimizi de çok taze alıyoruz. Etrafımızdaki köylerden temin ediyoruz. Her şeyin doğal olmasına dikkat ediyoruz. Çünkü insanlar artık ne yediklerini bilmek, görmek istiyor. Malum,
gıda sektöründe her şey oluyor, bunun arkası yok. Mesela Kotko`ya gittiğinizde bir teneke peyniri 50 TL`ye de alırsınız, 230 TL`ye de alırsınız.
 
Siz hangisini tercih edersiniz?
Bana sorduğunuzda ben 50 liralık peyniri almam. Çünkü 175 kg safi sütten, bir kilo peynir yapılır. O nedenle insanlar bilinçlenmeli. Şu anda bizim imalathanemizde kamera sistemi var. Benim nasıl bir et kullandığımı, nasıl bir salça kullandığımı insanlara korkmadan göstermek istiyorum.
 
Restaurant işinde şubeleşmeyi düşünüyor musunuz?
Aslında şubeleşmeyi istiyorum ama doğru adamlarla bu işi yapmak istiyorum. Yanlış adamlarla bu iş olmaz. Bu işte garsonun yemeği önünüze nasıl bıraktığı bile çok önemlidir. Mesela bir garson benim servisimi sert bir şekilde masaya bıraksa, ben bir daha oraya altın dökseler gidip de yemek yemem. Yani yola çıkacağınız adamlar çok önemli. O nedenle şimdilik bu önceliğimiz değil. Asıl işimiz soğuk mezedir.
 

O KADAR İYİYİZ Kİ, KİRACI KOMBİYİ GÖTÜRDÜ 

Her şeyini kaybetmiş bir ailenin çocukları olarak bugünlere gelişinizi nasıl açıklarsınız?
İnsan iyi niyetli olursa her zaman her yerde kazanır. Ben bu konuda ki kazancımı bununla ilişkilendiriyorum. Yani iyi niyetli olduğumu düşünüyorum. Çok insan arkamdan konuşabilir ama ben olaya önden bakıyorum, arkasından bakmıyorum. Evet çok gelgitler yaşadım, battı dediler, o dediler bu dediler. Ama Allaha şükür herşey gayet yolunda. Bir işle meşgulseniz ve göz önündeyseniz bunlar insan hayatında oluyor.
 
O zaman sizin hakkınızda aksini düşünenlere, merak etmeyin gayet iyiyim diye bir mesaj yollamış oldunuz?
Evet hatta o kadar iyiyiz ki, Dolphin`in karşısında bir dairem var. Evde kiracı oturuyordu, işleri iyi giderken bozuldu, ben de olsun otur dedim. Aylarca ondan para almadım. Fakat gel gelelim evden çıkarken kombiyi söküp götürmüşler. O kadar iyiyiz ki anlayın yani. İnsan hayatı çok kısa. Bence bu kısa vakti dedikoduyla değil, doğru işler yapanı takdir etmekle geçmeli. Bugün bu adam 40 kişiye ne zor şartlarda maaş ödüyordur kim bilir ama helal olsun demeleri lazım. Kolay işler değil çünkü. Ancak bunu söyleyen çok kimse yok ne hikmetse. Aman onun bir açığı olsun, hakkında konuşalım. Biz bu açıkları nasıl kullanırız diye düşünüyorlar.
 

DOSTUMU DÜŞMANIMI AYIRAMIYORUM

Ticaretle uğraşmak zor mu?
Ticaret zor artı Türkiye`de ticaret yapmak hepsinden zor. Akşam zengin yatıp sabah fakir kalkan, sabah fakir kalkıp, akşam zengin yatan çok insan var. Onun için ticari ahlakı benimsemek lazım. Yardıma ihtiyacı olan insanları hor görmemek, dışlamamak lazım. Çünkü insan hayatı hakikatten çok boş. Bir arkadaşınla oturuyorsun, yiyorsun, içiyorsun, ona hesap dahi ödetmiyorsun ama iki dakika sonra senin arkandan çeşitli söylentiler uydurabiliyor. Bunlar hiç hoş şeyler değil.
 
Anladığım kadarıyla sizi bu konuda epey üzenler olmuş?
Ben her şeye sahibim Aysun Hanım. Para, pul, varlık hepsini gördüm. Ama bir tek eşimi dostumu seçemiyorum. Dostumu düşmanımı ayıramıyorum. Onun için de bugün o insanlar arkamızdan bu konuşmaları yapabiliyor. Ona rağmen bizimle birlikte çok eski çalışan arkadaşlarımız var. Biz kötü bir insan olsak, maaş ödemeyen biri olsak insanlar bizimle uzun süreli çalışır mı?
 
Çalışanlarınızın yüzündeki rahatlığı biz bile oturduğumuz sürece görebildik Özgür Bey…?
Görmemeniz imkansız çünkü onlara çocuklarımdan çok kıymet veriyorum. Onların mağdur olmaması için elimden geleni yaparım.
 
Kaç çocuğunuz var?
İki tane, bir kız bir oğlum var. Oğlum Ünal beş buçuk yaşında. Restaurantımıza oğlumun ve babamın adı olduğu için Ünal ismini verdik. Kızım Irmak ise henüz bir aylık.
 

GÜNDEMİ GÜNGÖR ARSLAN BELİRLİYOR

Özgür Bey, Güngör Arslan ile önceden de tanışıyorsunuz. Bizim Kocaeli Gazetesine yabancı değilmişsiniz, bizde yeni öğrendik. Bir gün bu gazeteye röportaj vereceğiniz aklınıza gelir miydi?
Bugün Kocaeli`nin gündemini Güngör Arslan belirliyor. Böyle bir gazeteye kim konuk olmak istemez ki? Geçmişte Güngör abi beni dövmüştü. O dönem kendisine çok kin gütmüştüm. Gençtim, ateşliydim ama Güngör abinin bana yaptığı iyilikler o kadar çok ki, bunu zamanla anladım. Bugün annem maaş alıyorsa, onun sayesindedir.
 
Ahde vefa başka bir şey değil mi Özgür Bey?
İyilikler asla unutulmamalı. Ben Güngör Arslan`ın giymediği, kendisine dar gelen montunu, kazağını çok giydim. Hala o kazağı kaç sene geçmesine rağmen giyiyorum. Şu an istediğim marka kıyafet alıyorum ama o kazağın bende manevi değeri çok büyük. Çok iyiliğini gördüğüm için onun değeri bende çok başkadır.
 
Hala kendisiyle görüşüyor musunuz? Mutlaka sizinle gurur duyardı?
Maalesef uzun zamandır görüşmedik. Ama kendisi de isterse bir randevu alıp, hayırlı olsun hediyesiyle birlikte elini öpmeye gideceğim.
 

PARAYA TAPANLAR HUZUREVİNE BİR GİTSİNLER

Duygusal birine benziyorsunuz?
Öyleyimdir aslında. Hayatın başka yönlerinden ders almak gerektiğini düşünürüm. Mesela ben ayda bir, bazen daha sık mutlaka huzurevine ziyarete giderim. Yaşamanın anlamını, kıymetini, size sunduğu güzellikleri görmek istiyorsanız, oradaki insanlarla on dakika sohbet etmeniz yeterlidir. Para pul gelir geçer. Hani bu paraya tapan arkadaşlar var ya; huzurevine gidip pencereden yol gözleyen insanlara bir baksınlar derim.
 
Özgür Bey, birz da sosyal hayattan bahsedelim. Herhangi bir derneğe üyeliğiniz var mı?
İş güç derken hiçbir derneğe üye olmadım. Daha gidip AKP`ye bile üye olamadım.
 
AKP`ye üye olmayı mı düşünüyorsunuz?
Şaka söylüyorum, beni oraya almazlar çünkü ben aleviyim.
 
Ya CHP…?
Benim CHP`de tek bir favorim var o da Muharrem İnce. Ondan başkasını tanımam. Eğer o genel başkanlığa gelirse, o zaman bakacağım işte. Kocaeli`de ise Yalçın Kuşkan`ı hiç tanımam etmem ama soğuk ve pasif buluyorum. Geçen dönem Fikret Toker`i tekrar aday gösteren CHP, İzmit`i kendi elleriyle AKP`ye verdi. Ama tekrar geri alması bence mümkün.
 

KARTEPE`DE FAVORİM; GÜLTEKİN GÖRÜM

Sizce CHP İzmit`i nasıl alır?
Doğru bir adayla alır. Zorlarsa Kartepe`yi alır ama Yaşar Sönmez`le değil. CHP`nin güçlü bir adayı karşısında AKP ise ancak Gültekin Görüm ile seçim alır. Gültekin Bey, Kartepe`de çok sayılan sevilen biri.
 
Kartepe`de Şükrü Karabalık`ın çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
Şükrü Başkanın Kartepe`de iş yapan insanlara çok büyük desteği var. Ne isterseniz hemen anında sorgusuz sualsiz hizmet sunulmasını sağlıyor. Eksikleri yok değil. Aday olduğu takdirde yine iddialı olacaktır ama Gültekin Görüm kadar değil.
 
Özgür Bey, Yükselen Değerler ailesine hoş geldiniz diyorum. Bundan sonraki buluşmalarımızda sizi de aramızda görmeyi umuyorum.
Yükselen Değerlerin bir ferdi olmaktan son derece mutluluk duydum. Bundan sonraki her davetinize katılmaya ve her türlü katkı vermeye hazırım. Beni bu sayfaya layık gördüğünüz için çok teşekkür ederim.
 
Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ