KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.3227 TL
  • 6.0156 TL
  • 6.8765 TL
Kocaeli Zirve
Turan Develi ismi marka olacak
Turan Develi ismi marka olacak
Finans
10 Aralık 2012 Pazartesi 09:46
  • 2389
  • 0

Turan Develi ismi marka olacak

Merhaba sevgili okurlar. Yükselen Değerlerde bu hafta, ilimizde birkaç noktada faaliyet gösteren, bunun yanında çeşitli markaların bayiliğini yapan BEŞLER GİYİM’in yaratıcısı TURAN DEVELİ var.

Turan Develi ile KASİAD`ta Burkina Faso`dan misafirlerin ağırlandığı gün dernek binasında tanıştım. Renkli kişiliğiyle dikkatimi çeken başarılı iş adamıyla kısa süre sohbetimizde aklıma ilk takılan, ilimizde bir marka yaratma sevdası olduğuydu. Bu insanı kent tanımalıydı. Neler yaptığını herkes bilmeliydi. Kimse umutsuzluğa kapılmamalıydı. Onun hikayesi gerçekten örnek teşkil edecek gibiydi. İşte bunları sezinlediğim için, hiç vakit kaybetmeden Turan Beyle çarşıdaki idari binasında buluştuk. Tahminlerim beni yanıltmadı. Küçük yaşta sorumluluk duygusuyla atıldığı maceradan, (ki ben o yaşta yapılan atılımı macera olarak değerlendiriyorum) başarıyla sıyrılan genç iş adamı, neler neler yapmış, daha da neler yapacak hepsini sizin için kaleme aldım.

Sevgili arkadaşım Serap Demirer sayesinde tanıdığım Turan Develi, Kocaeli`nin Yükselen Değeri olma ünvanını sonuna kadar hak eden biri. Mütevaziliğiyle sevecenliği arasında, asil kişiliğe sahip olan Turan Bey, en kısa zamanda T.D markasıyla herkesin tanıyacağı bir isim olacak. Bu kapıyı o aralamış, biz de bira parça daha açmasına yardımcı olalım istedik. Buyurun zevkle okuyun. Huzurlu kalın.
 
 
 

TURAN DEVELİ İSMİ MARKA OLUYOR

Turan Bey, sizin göz önünde görünmeyen, yaptığınız başarılı işleri dinlemeye geldik. Turan Develi neler yapmış, Kocaeli halkı öğrensin dedik..
 
Öncelikle bize vakit ayırıp geldiğiniz için çok teşekkür ederim. Aslında biz kendimizi hiç başarılı görmüyoruz. Nice başarılı insanların yanında bizim adımız olamaz. Ama birilerinin bizi başarılı görmesi mutluluk verici. Hiçbir zaman “şuradayız, şunu yaptık” demiyoruz. Hep bir eksiğimiz ve yapmamız gereken şey var.
 

Geldiği konumu yeterli görmeyip, ilerici düşünmek, başarının sırrı olsa gerek..
Aysun Hanım Türk müteşebbisleri bir şeyler yapmalı, bir yerlere varmalı. Eskiden beri Almanya markası, Avrupa markası önde. Hep o daha iyi yapar diye beyinlere kazınmış. İçimizden büyük markalar niye çıkmaz? Bunun gayreti içindeyiz. İnşallah başarırız.
 

Turan Bey, sohbet derinleşmeden kısa bir özgeçmişinizi öğrenebilir miyiz?
1968 Erzincan Refahiye doğumluyum. İlkokulu Refahiye`de okudum. Babam (postacı) memurdu. Sağlık sorunları nedeniyle bu bölgelere tayin istedi ve ilk olarak Gölcük İhsaniye`ye geldik. Birkaç yıl İhsaniye`de yaşadık, o sırada babamız vefat etti. Babamı kaybedince okulu bıraktık ve dört elle işe sarıldık.
 

ORTAOKUL BİRİNCİ SINIF TERKİM

Nereye kadar okuyabildiniz?
Ortaokul birinci sınıfın sonlarına doğru terk etmek zorunda kaldım. Yedi kardeştik, ben üçüncüyüm. Bir kardeşimiz henüz kundaktaydı. Babam malulen emekli olduğu için, yarım maaş kaldı. Aramızda okuyan kardeşlerimiz vardı. Benden sonra okuyanlara destek olmak amacıyla eğitimimi yarıda bıraktım. Ağabeyim Kırgızistan`da, yirmi yıla yakın zamandır orada. Ablam evlendi gitti. En büyük ben kaldım başlarında. Onlara babalık ve ağabeylik yapmaya çalıştım. İnşallah yapabilmişimdir. İşlerimiz ayrı olsa da çok şükür kardeşlerimizle uyum içinde beraberiz. 
 
Ortaokul birinci sınıfa giden bir çocuk ne iş yapabilir ki…
Pazarda parça kumaş satarak işe başladım. Çünkü sermayesiz olabilecek en iyi iş oydu o zamanlar. Bir komşumuz vardı; Bir tabla kadar, kendisinden artan kumaşları verip, bunları pazarda satın dedi. Onlar da kumaş toplarının sonlarından artan parçalar. Sattık aldık öyle böyle derken, bu sefer “hadi çorap satalım” dedik. Peşinden çamaşır, şu, bu derken, 10-15 yıllık Pazar mazimiz oldu.
 

O kadar sene seyyar çalıştınız. Neden dükkan açmadınız peki?
Dükkan açmayı düşünemezdik çünkü ailenin çarkının acilen dönmesi lazımdı. Dükkanın yükünü kaldıramazdık.
 

15 YIL PAZARCILIK, SONRA DÜKKAN

İlk dükkanı ne zaman açtınız?
15 yıl sonunda karar verdik ve ilk dükkanımızı Gölcük`te açtık. 17 Ağustos çarşısının arkasında. Tabi pazardaki hareketliliği dükkanda görmeyince, herhalde burada emekli gibi otururuz diye düşündük. Ama çok şükür oradan başlayıp, hızla farklı işler yaptık.
 

Gölcük`te hala o dükkan faaliyette mi?
Evet ama ilk başlarda tuhafiye malzemeleri üzerineydi. Sonraları giyime çevirdik. Bir ufak kardeşim orada şu an. Bir de bebe ve çocuk giyim mağazamız var Gölcük`te. Depreme kadar kardeşler beraberdik, depremden sonra işlerimizi ayırdık.
 

Peki size ait olan hangi mağazalar var?
İrili ufaklı yedi-sekiz tane yerimiz var. Yürüyüş yolunda Levis mağazası, İstiklal Caddesinde üç katlı bayan ve erkek giyim mağazası, çarşıda Hafız Şerif sokakta karşılıklı bayan ve erkek giyim mağazası, Fethiye Caddesinde Levis mağazası, Gebze`de bir bayan giyim, İstanbul Fatih`te bir erkek giyim mağazamız var.
 

Çok yere yayılmış vaziyettesiniz maşallah. Peki bu avantaj mı?
Haklısınız, yayılırken küçük parçalar halinde yayıldık. Aslında daha derli toplu ve büyük parçalar halinde yayılabilirdik. Şu anda on tane şube var ama hepsi küçük küçük. On taneyi iki büyük mağaza haline getirebilseydik, daha iyi olacaktı.
 

İZMİT`TE KİRALAR ÇOK YÜKSEK

Neden yapmıyorsunuz o halde?
Tamamen İzmit`te ki kiralarla alakalı bir durum. Bir dükkana 50-60 bin lira kira istenince hemen geri adım atıyoruz. O nedenle Fatih`e yer açtık. Oraya oranla İzmit daha pahalı. Bizim de mülkümüz var. Kiraya verirken bakıyoruz, ne kadar ne çıkarabilir diye. Bir iki yıl içinde çarşı potansiyeli aşağı doğru kayacak gibi gözüküyor. Fethiye Caddesinde bir yerimiz var, orada da bayağı bir düşüş oldu.
 

Turan Bey bir sıkıntı da İzmit`te dükkanların çok erken kapanması. Bunun için çabalayanlar oldu ama bunu bir türlü oturtamadılar. Siz bu konuda ne diyorsunuz?
Sokakta kimse olmayınca erken kapatıyor dükkanlar. Mesela Adapazarı`nda bir Çark Caddesine gittiğinizde saat 10:00`a kadar canlılık sürüyor. Yürüyüş yolunda büyük mağazalar oturmaya başladı. Bu böyle devam ederse İzmit`te bu olay oturur. Yürüyüş yolunun alt kısmının trafiğe kapanması olayı var. O kapatılır da halk yürümeye başlarsa canlılık artar. İzmit`e böyle bir şey lazım. Çünkü çalışan vatandaş işten çıkıyor, gidip çarşıdan bir şeyler almak istiyor ama dükkanlar kapanmış oluyor.
 

Yani bunun büyük mağazaların çarşıya gelmesiyle mümkün olacağını mı söylüyorsunuz?
Evet çünkü onlarda saat 10:00`dan 10:00`a diye çalışma sistemi var. Bunu bilen vatandaş çok rahat alışverişe gidiyor. Bu tür büyük firmalar epey yer almaya başladı. Bunu çoğaltmak elimizde.
 

TURAN DEVELİ İSMİ MARKA OLUYOR

Beşler Giyime geri dönecek olursak, her türe hitap eden çeşitliliğe sahip olduğunuzu söyleyebilir miyiz?
Evet her tür giyim şekline hitap ediyoruz. Çarşıda tesettür giyim var, spor giyim isteyenlere N City`de Polo mağazamız var. Klasik giyinmeyi sevenlere ama marka olsun diyenlere yine N City`de Pierre Cardin var. Çarşıda düğün mağazası dediğimiz kadın erkek giyimini kapsayan mağazamız var.
 

Kendi ürünlerinizi yapıyor musunuz?
Polo, Pierre Cardin ve Levis bayilikleri hariç, özellikle erkek giyimde kendi ürünümüzü satmaya gayret ediyoruz. İşimizin en heyecan verici kısmı, kendi ürünümüzü sattığımız kısımdır. Erkek giyimde yüzde 90 kendi ürünümüzü satıyoruz. TURAN DEVELİ ismini markaya dönüştürüyoruz.
 

İmalathaneniz neresi?
İstanbul Sultan Çiftliğinde imalat yapılıyor. Çorabından parfümüne kadar varan bir konsept hazırladık ve uyguluyoruz.
 

Marka yaratacaksınız öyle mi?
İnşallah o gayretteyiz tabi. Şu anda kendi mağazalarımızda bunu uyguluyoruz. Az evvel dediğim yer sıkıntısından dolayı, konseptimizi gösterecek mağaza açamadık henüz. Mağazamız çok ama kendi ürettiğimiz konsepte uygun mağaza anlamında bir tek Gebze`de var. İnşallah İzmit`te o lokasyonu bulabilirsek, TURAN DEVELİ adı altında bir büyük mağaza açacağız.
 

KORKUYU YENMEMİZ LAZIM

Kendi isminizle yola çıkmanız ayrıca bir değer. Bu da sizin özgüven sorununuz olmadığını gösteriyor bence?
İsim konusunda yola çıkarken sanki kendini tatmin edermiş gibi olur mu acaba diye aklımdan geçti. Ama tam tersini düşünüyorum. Kendi ismimi koymamdaki asıl amaç, kendi markamızı yaratmaktı. Bugün Levis`e baktığınızda Amerikalı vatandaşın kendi adı olduğunu görüyoruz, Pierre Cardin Fransa`dan çıkmış ve kendi ismiyle büyümüş. Biz de kendi ismimizi kullanalım. Niçin yabancı isim koyalım ki? Bizim korkuyu yenmemiz lazım. “Türk yapabilir” dememiz lazım. Bizler çok önceleri yapmışız bunu. Dünyanın dört yanına yayılan büyük başarılarımız var. Sonra ne hikmetse sindirilmişiz. Ama şu anda bayağı bir gelişme var.
 

İmalat yapıyoruz dediniz. Peki imalatlarınızı yurt dışına ihraç ediyor musunuz?
Henüz yok. Önce yurt içinde yapmamız gerekenleri oturtalım. Sonra neden olmasın? Ama bu konuda girişimlerimiz yok değil. KASİAD Şubat`ta Fas`a bir gezi planlıyor. Orada bir şeyler olabilir. Sağ olsun Kasiad, yurt dışı anlamında ufkumuzu çok güzel açtı. 
 

Bu arada Kasiad üyesi olduğunuzu da ekleyelim…?
Evet on yıldır Kasiad üyesiyim. Onun üst kurulu olan Tuskon, dünyadan farklı ülkeden yedi yüz elli katılımcıyı ticari olarak Türkiye`mizde bir araya getirebilen tek kuruluştur. Biz de oradaydık, ikili görüşmeler yaptık. Çok olumlu geçti ama alt yapımız yurt dışına bayilik vermeye henüz hazır değil. Ama bunlar var ve ayağımıza kadar geliyor.
 

GÜZEL BERABERLİKLER KASİAD`TA YAŞANIR

Kasiad üyesi olmak ayrıcalık mı?
En güzel beraberliklerin Kasiad`ta yaşandığı bir gerçek. Orada ülkemiz adına bir çalışma var. Yani şahsi menfaatin dışında, birlikte çalışıp, ülkemizi ön plana nasıl çıkarabiliriz, diğer ülkelerle ticaretimizi nasıl geliştirebiliriz düşüncesi var. Niyet güzel olunca, ortaya çıkan işler de güzel oluyor. Dünyanın neresine gidersek gidelim, Kasiad sayesinde, kendi evimize gelmişiz gibi karşılanıyoruz. Önceden yurt dışına çıkmaya ürkerdik. Şimdi gittiğimiz yerin Kasiad`a bağlı kuruluşun adını söylediğimizde sorun yaşamıyoruz. Kasiad`ın bir ferdi olmaktan dolayı çok mutluyum.
 

Kasiad`ı bu anlamda takdir etmek gerek. Sıkı bir birlikteliğin sağlandığı ender derneklerden biri?
Dediğim gibi insanın ufkunu açan işler yapılıyor. Mesela gittiğimiz yerlere bir bakıyoruz, bu Fas olsun, Afrika olsun. Amerikalı yüz yıl önce oralara gitmiş ve fabrikasını kurmuş. Bize de televizyonlardan “aman Afrika`ya gitmeyin yamyamlar var” gibi sözler anlatılır. Gittiğimizde gördüm ki, çok kandırılmışız. 
 

Siz marka olmayı kafanıza koymuşsunuz. Her şeyi bir kenara bırakıp buna odaklanmışsınız. Doğru mu?
İlk hedefimiz tabiî ki bu, inşallah marka olacağız. T.D harfleriyle çıktık. Yerli ve kaliteli olan her tür kumaşla çalışıyoruz. Pierre Cardin`in kalıpları gibi kalıplarımız var. Ama vatandaş ona odaklanmışsa yapacak bir şey yok. Çok zor bir sektör bizimki. Ama yapmak da lazım. Yola çıkmak lazım. Öteden bu yana “yapamayız, zor iş” diyerek bazı boşluklar başkaları tarafından doldurulmuş. İnanmak başarının yarısıdır.
 

MAKİNE RESSAMIYIM

Bu kadar geniş alana yayılarak, istihdama ciddi katkı sağladığınız bir gerçek. Bünyenizde kaç çalışanınız bulunuyor?
Mağazalarımızda elliye yakın çalışanımız var. Atölyelerde fason üretim yaptırıyoruz ve oradaki çalışanlar atölyeye bağlı. İnşallah bu sayı daha da artar. Bizim çok para kazanalım, çok lüks yerlerde yaşayalım gibi hevesimiz yok. Bin çalışanım olsa ne keyifli olur. Onu başarmayı çok isterim.
 

Bu işi sevdiğiniz belli peki ince detayları da bilir misiniz?
İşimi gerçekten seviyorum. Bir ürünü elime aldığım zaman en ufak ayrıntılara kadar bakarım, anlarım. Hele ki bu imalatta çok daha keyif verici oluyor. Elime aldığım ürüne “benim eserim” diye bakıyorum. İşin mağaza ayağına bakınca da, o ürünün vitrine çıkan yeri orası olduğu için, talep görüp görmediğini daha iyi anlıyoruz. Şu an iyi gittiğimizi rahatlıkla ifade edebilirim.
 

Turan Bey tasarımdan anlıyor musunuz?
Anlarım çünkü ben makine ressamıyım.
 

Ama ortaokul birinci sınıftan terkim demiştiniz…?
Ortaokul birinci sınıfta makine ressamlığı okuyordum, aldığım eğitim bana yetti. Hakikaten okulda üst seviyedeydim. Bir daha üzerine düşmedim, modelistlik apayrı bir şey ama doğru ürünü görebilmek çok önemli. Mesela herkes dizileri seyrederken, ben kadının üzerinde nasıl bir manto var? Adamın üzerindeki gömlek nasıl? Bunlara bakıyorum, tek tek gözlemliyorum. TV izlerken bir kaban modelini beğendim, onu hiç şaşmadan kafamdan çizebilirim mesela. 
İşi sevmek çok önemli.
 

BEŞ ÇOCUK BABASIYIM

Turan Bey ilerisi için işinizi sürdürecek veliahtlar hazır mı peki?
Elbette hazır. Beş tane çocuğum var. Babam yedi çocukluydu. Evde hep küçük çocuk olurdu, çocuğa karşı çok büyük bir sevgimiz var. Kardeşler arasında bir tane küçük bebek olmadığı zaman rahatsız oluruz. Acaba kimin olacak diye bekliyoruz.
 

Sizin çocuklar kaç yaşlarındalar? Altıncı çocuğu düşünüyor musunuz?
En büyüğü 22, en küçüğü 1 buçuk yaşında. Altıncı çocuk zannederim olmayacak, herhalde burada dururuz. Kalabalık ailede büyüdük, hep o coşkuyu istedik. Erkek, kız hiç ayırt etmedim. İyi evlat olsun yeter. Şu an üç erkek, iki kız çocuğum var Allah bağışlasın.
 

Turan Bey, Yükselen Değerler Ailesine hoş geldiniz. Bize yüreğinizi, kapınızı açtınız. Çok teşekkür ederim.
Bu aileye dahil olduğum için, sayfanızda bize yer verdiğiniz için çok teşekkür ederim. İnşallah değerlerin sayısı daha da artar. Bizi de bu değerlerden biri olarak gördünüz ve buraya kadar geldiğiniz için tekrar teşekkür ederim.

 

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ