KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8446 TL
  • 6.5735 TL
  • 7.5946 TL
Kocaeli Zirve
Kimsenin arka bahçesi değiliz!
 Kimsenin arka bahçesi değiliz!
Güncel
23 Kasım 2012 Cuma 08:36
  • 3570
  • 11

Kimsenin arka bahçesi değiliz!

Kocaeli Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Emel Ceylan Balcıoğlu, kamuoyunca AKP’nin kadın kolları gibi algılanmalarını yanlış bulduğunu, aksine hiç bir siyasi partinin arka bahçesi olmadıklarını söyledi
Kocaeli Kent Konseyi Kadın Meclisi ne iş yapar diye merak ediyorsanız bu söyleşimizi dikkatle okuyun derim. Kadın meclisi başkanı Başkanı Av. Emel Ceylan Balcıoğlu, bizlere çalışmalarını, hedeflerini ve yapmak istediklerini anlattı.
Sohbetimizde kadının toplumdaki yerini de ele aldık. Kadın meclislerinin AKP`nin kadın kolları gibi göründüğü izlenimini de Balcıoğlu ile paylaştık. Balcıoğlu bu algının yanlışlığına dikkat çekerek, değil AKP`nin hiç bir siyasi kurumun arka bahçesi olmadıklarını söyledi.
Kent konseylerinin ve kadın meclislerinin siyaset üstü bir kurum olduğunu aktaran Balcıoğlu, “Yapıyorsam kadının siyasetini yapıyorum” diyerek net konuştu.
 
Kadın meclislerinin bir ‘gün grubu` olmadığına da dikkat çeken Balcıoğlu, Kocaelili kadınların sesi olabilmek için pek çok önemli ve ses getiren projeye imza attıklarını ancak kent insanın hala kadın meclislerini ve kent konseylerini benimsemediğini söyledi.
Balcıoğlu, kurumlardan maddi beklenti içinde olunmasını bu durumun nedeni olarak görüyor. Öte yandan hiç bütçeleri olmadığını da aktaran Balcıoğlu, “Etkinliklerimizi ya kendi cebimizden yapıyoruz ya da özel sektör aracılığıyla” dedi.
Güzel söyleşimizle sizleri baş başa bırakıyorum...
 
Öncelikle biraz kent konseyinden ve kadın meclisinden bahseder misiniz nedir ne değildir?
Kent konseyi bir eylem planı gibi kurulmuş bir kuruluş. Kent konseyi; kentin vizyonunun ve hemşehricilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, katılım gibi geniş bir yelpazeye sahip. Bu yelpazede kadın, gençlik çocuk ve engelliler meclisi gibi değişik çalışma grupları var.
 
Ben kadın odaklı bir meclisin başkanım. 3 yılı aşkın bir süredir Kocaeli`deki kadınların hem sesi olabilmek hem de sosyal hayatta yaşamış oldukları sıkıntılardan tutunda çalışma hayatına kadar her konuya karar mercilerinin dikkatini çekmek için faaliyet içerisindeyiz. Bu sebeple kent konseylerini direk bir dernek olarak algılamak yanlış olur. Yerel yönetim, karar mercileri ve halk arasındaki üçgende ortada olan bir kurumuz. Siyaset üstü bir anlayışın benimsenmesi gereken, kentle alakalı kentte yaşayan bireylerin sorunlarının ele alındığı bir mekanizma. 
 
Siyasi bir kurum gibi algılanıyorsunuz...
Evet, buradaki en büyük yanlış kent konseylerini siyasi bir kurum gibi algılamak. Ki böyle bir durum asla yok. Mesela kadın meclisi yaptığı tüm faaliyetlerde kadını ortaya çıkarmış bir kurum. Kent konseyleri ve birimleri; yerel yönetimlerin güçlenmesi ve yerel demokrasinin geliştirilmesi bakımından ileri bir adımdır. Bu tür sivil oluşumların dünyada ne kadar geliştiğini görmek mümkün. Ama bizim ülkemizde bu anlayış çok geç algılandı. Bunun da en büyük nedeni yaşanan siyasi çekişmeler. 1980 yıllarda sivil oluşumlarda görev alanlara sanki bölücülük yapıyormuş gibi davranıldı. 1999 Marmara Depremi`nden sonra bu algı değişti. O zaman sivil toplum örgütlerinin yardımlarıyla sivil oluşumların en kadar önemli olduğunu fark ettik. AKUT`la sivil oluşumlara bakış açımız değişti. Kent konseylerinin 15 yıllık bir gelişim var. Büyükşehir Yasası değiştikten sonra kent konseyleri kurulmaya başlandı. Git gide büyüyen bir kuruluş. 
 
BİZİ MAAŞLI ÇALIŞAN SANIYORLAR
Halk kent konseylerini ve kadın meclislerinin ne olduğunu biliyor mu?
Hayır ne yazık ki halk hala kent konseylerinin ne olduğunu bilmiyor. Bizleri maaşlı çalışanlar sanıyor, belediyenin bir iştiraki gibi algılıyorlar. Halbuki hepimiz gönüllüyüz. Sokakta, kahvehanede ve evde kent için neler yapılacağını konuşmak yerine gelip bizim birimlerimizde çalışırlarsa fikirlerini paylaşırlarsa bizleri daha yakından tanıyacaklar. Bakın sivil toplum kuruluşlarının hedeflediği kitle kadınlardır. Bir vakıfa bakın çalışan kadındır ama başkan erkektir. Kadının kenara itilmesi bir eksiklik, ayrımcılıktır. Bu ayrımcılığın da karşısındayız. Bu durumda kadınlardan kaynaklanıyor. Kendimizi yetiştirmek için elimizdeki vasıfları değerlendiremediğimiz için oluyor bunlar. Bir kadın anneliği en güzel şekilde yapabiliyorsa, o sabrı gösterebiliyorsa, iş hayatında da siyasette de bunu yapabilir. Biz kadın meclisi olarak bunu dile getirmeye, kadının sosyal hayatta var olabileceğini göstermeye, kadının sesi olmaya çalışıyoruz.
 
Neden sizleri tanımıyor halk?
Öncelikle kurumları benimsemiyoruz. Kurumlardan hep maddi bir beklentimiz var. Yaptığım tüm programlarda gittiğimiz yerlerde hep iş bulabilecek bir kurum gibi algılanıyoruz. Ama biz böyle bir kurum değiliz. Biz sadece kentte söylenmeyen, dile getirilmeyen ama dikkatte alınması gereken konulara dikkat çekiyoruz. 
 
GÜN GRUBU DEĞİLİZ!
Kadınların sesi olmak istediğinizi söylediniz. Bunu bugüne kadar yapabildiniz mi?
Bunu yapabildiğimizi düşünüyorum. Ben bu göreve gelmeden önce kent konseyi kadın meclisi hakikaten çok fazla aktif ve istenilen başarıyı elde etmiş değildi. Ama bugün aktifiz. Sivil oluşum dediğinizde bu gönüllük esasına dayanır. Yeri geldiğinde çok emek harcamak gerekebilir. Gerek faaliyetlerimizle gerekse gündeme getirdiğimiz konularla farkındalık yarattığımızı düşünüyorum. Bir kere şunun altını çizmek istiyorum sürekli gezen ve gün yapan bir kadın grubu değiliz. 
 
Peki neler yapıyorsunuz?
Önemli konularla gündem yaratmaya çalışıyoruz. İlk göreve geldiğim yıl sivil toplum örgütleriyle tanışmak için ziyarete gittik. Onların bize gelmesini beklemedik. Çok güzel bir network ağı oluşturduk. Sonra huzurevine gittik ne istediklerini sorduk. Eğlence istediler eğlence yaptık. Düşkünler yurduna gittik eşya istediler. Onlara eşya götürdük ve bunu süreklilik haline getirdik. Sivil toplum örgütlerinin en büyük eksikliği hep başkalarının kendilerine gelmelerini beklemek. Biz bunu yapmadık. Kadının A`sı da B`si de aynıdır dedik kadın gruplarıyla bir araya geldik. Çok güzel dostluk ilişkileri kurduk ve kentle alakalı ortak noktada buluştuk. 
 
Bu çalışmalarda belediyelerle yakınlığınız ne oldu?
Belediyeyle özdeşleşen bir kadın kurumu olmadık. Özel sektörlerle projeler yaptık. Sağlık alanında eğitimsel manada pek çok proje hayata geçirdik. Kadınların en büyük eksikliği kendilerine, birbirlerini tanıma fırsatı vermemeleri. Kadınları birbirleriyle çok çabuk kaynaştıramazsınız. Çünkü çok çabuk bütünleşip çok çabuk ayrışan bir kartopu gibidirler. Kadınlara zaman vermek lazım. Kadın meclisiyle bir takım oyunu oynamaya başladık. Tüm kitleleri bir araya getirmek zor ama aynı düşünen, hedefi aynı olan kadınlarla bir araya geldik. 
 
Aranızda kimler var?
Hemşehri derneklerinin kadın yöneticileri, kadın derneklerinin yöneticileri, avukatlar, iş kadınları, kuaför ve terzilik yapan kadınlar dan tutunda pek çok sektörde çalışan hatta çalışmayan ev hanımı dahi olan kadınlarla çalışıyoruz.
 
ERKEKLER GELMİYOR AMA...
Programlarınız erkekleri davet ediyor musunuz?
Evet, biz program yapıyoruz ama kadınlarla birbirimize anlatıyoruz. Programlarımıza erkekler gelmiyor hem de davet etmemize rağmen. Neden gelmediklerini ben de bilmiyorum.
 
SESİMİZİ DUYMAK İSTEMİYORLAR
Kent protokolünün eşleriyle diyaloğunuz nasıl?
Büyükşehir Belediye Başkanımız programlarımıza geliyor. Valimizin eşi sayın Sevim Topaca hanımefendi bizlere çok ama çok destek oluyor. Onun geldiği programlara diğer protokol eşleri de iştirak ediyor ve çok güzel etkinlikler yapıyoruz. Biz aslında çok şey yapıyoruz ama kadınların sesini duymak istemiyorlar. İnsanlar bir şeye kara deyince öyle gidiyor. Ama zamanla her şey olacak. Kişilerin değil kurumların yücelmesi önemli. Şanslı bir başkanım güzel bir ekiple çalışıyorum. 
 
Sizlere haksızlık yapıldığını düşünüyor musunuz?
Kadın meclisine haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Biz bir belediye ya da belediye iştiraki değiliz. Gönüllük esasına dayalı hakikaten kadınlara dikkat çekmeye çalışan bir kadın grubu olarak bütçesiz, özel sektörle ya da kendi imkanlarımızla çalışıyoruz. Bizim kadınlarımız vakti bol olan kadınlar değil. İş yapan kadınlarız. Sivil hayatın içinde olan kimse bizleri görmediğini söyleyemez.
 
Kaç üyeniz var?
60 üyemiz var. Çok üyemiz olsun gibi bir derdimiz yok. Bize, çalışmak isteyen kadınlar gelsin.
 
YAPIYORSAM KADININ SİYASETİNİ YAPIYORUM
Kamuoyunda AKP`nin kadın kolları gibi bir kurum olarak algılanıyorsunuz. Buna ne diyeceksiniz?
Şu konuda çok iddialıyım hiçbir zaman siyasi bir atmosfer içerisinde çalışan bir kadın grubu olmadık. Programlarımızı yaparken ne belediyeden ne başka kurumlardan destek almıyoruz. Mesela kadınlar eğlence istedi eğlence yaptık. Baktığınızda bu programlarda hiç siyaset yok.
 
Yani kimsenin arka bahçesi değilsiniz?
Evet aynen öyle. Çünkü aramızda sadece AKP`liler değil, CHP`liler, MHP`liler ve diğer partilerden de kadınlar var. Sadece CHP programlarımıza temkinli yaklaşıyor. Ben siyaset yapmıyorum. Yapıyorsam da kadının siyasetini yapıyorum.
 
Karar mekanizmaları sizi ciddiye alıyor mu?
Bakın İçişleri Bakanlığı ile ilk kez Marmara Kadın Çalıştayı yaptık. Bu çok önemli. Marmara bölgesindeki kadın meclisi başkanlarını buraya topladık. Kadının bir algısı oldu. Eksikliğimizi gördük. Alanda çalıştığımızı ama yukarılara ulaşamadığımızı gördük. Mesela Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kadına karşı şiddetle ilgili program yaptı. Tüm sivil toplum kuruluşlarını bu programlara çağırdı ama kadın meclislerini buna dahil etmedi. Sanki bir grup kadın toplanmış, vakitleri de bol, kendi çaplarında kahvaltı yapıyorlar, yemek yiyorlar algısı var. Ama bizim yaptığımız çalıştaydan sonra bir çok çalıştay yapıldı. Biz bu çalıştayı yukarılar sesimizi duysun diye yaptık. 
 
Söz sahibi olmak adına neler yapıyorsunuz?
Kent konseyinin genel kurulunda karara bağlanan her şeyi Büyükşehir Belediyesi gündemine almak zorunda. Bu manada aldığımız 4 karar meclisten geçti. Mesela 3 yıl önce bir el emeği pazarı açtık. Şimdi ilçeler de bile bu el emeği pazarlarından açılıyor. Yine milletvekili Sibel Gönül hanımefendi, kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu başkanı seçilmeden biz bu komisyonun kurulması için Ankara`ya gittik ve Büyükşehir`den bu kararı geçirdik. Kurulmadı ama sonuçta bir şeyler yaptık. Kadın yaşam merkezi de kurmak istiyoruz bu da meclisten geçti ama henüz hayata geçemedi. Projeyi hayata geçirmek için elimden geleni yapıyorum. Bunun yanında KOSGEB ve MARKA ile kadın girişimcilik eğitimlerine başladık. İlk eğitim bitti, ikinci sınıfı açıyoruz. Kadınlarımızdan bazıları iş yerlerini açmak üzere. Birkaç kadın arkadaşımızı eşleri dışarı çıkarmak istemiyordu ama şimdi bu kadınların birer işleri var. Deme ki etkiniz. 
 
Son olarak ne söylemek istersiniz?
Ben kadınların kendileriyle ilgili politikaları iyi üretemediğini düşünüyorum. Her şeye hemen ulaşmak istiyorlar. Ama öyle olmuyor. Bakın bundan 3-3,5 yıl önce kadın meclisi bilinen bir kurum değildi, şimdi biliniyor. Kentte bir çok kesim tarafından benimsenmeye çalışılan bir kurum. Hep en iyisini isterseniz elinizdekini de kaybedersiniz. Bir kere kadının kendisine güvenmesi lazım. Sonra ‘Ben bu saatten sonra ne yapmayalım` deyip yeteneklerine göre yol alamsı gerekiyor. Dünya yerinde durmuyor. Her şey her an yenileniyor. Bundan yüzyıl önce hiçbir sektörde kadın yoktu şimdi ise asıla asıla geliyor kadınlar. Erkek salata yapar, çocuğuna bakar marifet olur ama kadın yapınca görev. Yok böyle bir şey. Bu tartışmalarla bir yere varamayız. Kadın evde de otursa finans sorunu kendisi çözmeli. Zamana ihtiyacımız var ama geldiğimiz noktada yaptıklarımız farkındalık yaratacak kadar değerli. Bunları görmek isteyen görür, görmek istemeyen de bir gün mutlaka görecektir.
 
Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ