KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 6.1454 TL
  • 6.8452 TL
  • 7.7628 TL
Kocaeli Zirve
Ali Ufuk Yaşar’ın iktidarı devriliyor
Ali Ufuk Yaşar’ın iktidarı devriliyor
Güncel
27 Aralık 2010 Pazartesi 09:14
  • 4319
  • 39

Ali Ufuk Yaşar’ın iktidarı devriliyor

15 Ocak’ta yapılacak Petrol-İş Sendikası Kocaeli Şubesi’nin kongresinde mevcut başkanın müzmin muhalefeti Faruk Arıkan, 'Ali Ufuk Yaşar’ın iktidarı devriliyor' dedi

Bu haftaki konuğumuz çok tartışmalı bir kongre sürecine giren Petrol-İş Sendikası Kocaeli Şubesi`nin başkan adayı Faruk Arıkan oldu. 18 yıllık TÜPRAŞ işçisi ve aynı zamanda 3 seneden bu yana işyeri temsilcisi olan Arıkan, tam 10 yıldır ekibiyle birlikte mevcut başkan Ali Ufuk Yaşar`ın müzmin muhalefeti.
***
11 yıllık şube başkanı Ali Ufuk Yaşar`ın karşısına dönem dönem aynı ekip farklı adaylar çıkarsa da başarılı olmamıştı. Ama işçinin 11 yıllık iktidara karşı yaktığı ‘değişim ateşi` bu kez adeta alev alev yanıyor. Petrol işçilerinde de iktidara müthiş bir tepki var.
***
Arıkan`la yaptığımız söyleşimize geçen dönem aynı ekibin başkan adayı olan Mehmet Çıldır, Fikret Ceylan, Osman Akova ve Necdet Kaya da katıldı. 15 Ocak`ta yapılacak şube kongresi öncesi yapılan delege seçimlerinde heyecanlı bir süreç geçiren Arıkan, Yaşar`ın iktidarının sonunu geldiğini söyledi.
***
“Bu süreçte yaşananlar değişimin sancısıdır” diyen Arıkan, Ali Ufuk Yaşar ile işçilerin, 11 yılda çok şey kaybettiğini ve Yaşar`ın 11 yılın hesabını verme vaktinin geldiğini kaydetti. Türk-İş ve Petrol-İş camiasının yakından takip ettiği kongre sürecini biz sorduk, Faruk Arıkan anlattı.


Neden şube başkanlığına adaysınız?

-Öncelikle bu sürecin bir öncesi var. Bizim hareketimiz 10 yıllık bir hareket. 10 yıldan beri bir ekibimiz var, bu ekiple hareket ediyoruz. Dönemsel olarak şube seçimlerinde ekibimizden adaylar çıktı. Daha önce Mehmet Çıldır arkadaşımız aday olmuştu. Bu dönemde arkadaşlarımız beni uygun gördüler. Faruk Arıkan bir anlayışı temsil ediyor.

DEĞİŞİMİN SANCILARI

Nedir bu anlayış? Ve neden bu kadar ses getirdi?
- Bu anlayış “ben” değil, “biz” diyen bir anlayış. 11 yıllık süreçte sendika içinde yapılan hataları ve eksiklikleri dilimiz döndüğünce seslendirmeye çalıştık. Gerek işverenle olan ilişkiler gerek sendika içi demokrasinin işleyişi açısından zaman zaman tıkanan noktalar oldu. İşçinin birliğini isteyen bir anlayışımız var. 11 senenin hesabını bu iktidarda bulunanlar vermek zorunda. Üzerine basa basa sorguladığımız iki temel nokta var. Birincisi müteahhitleşme ve taşeronlaşma. İkincisi düşük ücret. Mevcut sendikal yapı bir karşı duruş sergileyemedi. İki dönemden fazla aynı makamda kalınamayacağını, kuralların sözle değil, yazılı olduğu, sendika içi demokrasinin işletildiği, şube seçimlerinin her iki yılda bir toplu sözleşme sonrası üyelerle yapıldığı bir anlayış bizimkisi. Ali Ufuk Yaşar, Kocaeli`deki sendikal hareketin önündeki bir engeldir. Artık iktidarı devriliyor. Ali Ufuk Yaşar iktidarının bittiğini görüyor. Biz çalışanların sesiyle buraya geldik. Kimseden icazet almayız. Kimseden korkumuz yok. Bizim işçiye ihtiyacımız var. İşçinin dışlındaki tüm oluşumlara kapalıyız.  Şuan yaşanan her şey değişimin sancısı.

TÜPRAŞ İŞÇİSİ TOKAT ATTI

Tüpraş`ta neler oldu da muhalefet bu kadar güçlü çıktı?
-Tüpraş, üye sayısı açısından da delege sayısı olarak da Petrol-İş için belirleyici bir işyeri. İktidarda olan Ali Ufuk Yaşar anlayışı işçileri bir araya getirmekten ziyade böldü ve parçaladı. “Ben merkezci” bir zihniyetle hareket etti. Sendikal anlayış içerisinde çok çıkarsal ilişkiler, günü kurtarma anlayışını hakim kıldı. Aynı anlayış işverenle ilişkilerde zaaf yaşadı. İşverenle ilişkilerde bilimsellikten, objektiflikten uzak değerlendirmeler yapıldı. Sendikal anlamda uzun vadede plan ve program yapılamadı. Dolayısıyla 11 yıl içinde katılımcı ve çoğulcu bir yapı oluşturulamadı. Sadece Tüpraş`ta değil tüm işyerlerinde iletişim sorunu yaşanıyor. Ali Ufuk Yaşar anlayışı Türkiye`deki anlayışın bir uzantısı. Siyasi iktidarlar değiştiğinde sendikacılarda bu siyaset gömleğini giyerler. Siyasi anlayıştan destek alan sendikacı modeli değişmek zorunda.

Tüpraş işçisi ne mesaj verdi?
- Tüpraş`ta işçiler tüm baskılara rağmen “değişim istiyoruz” dedi. Tüpraş delege seçimlerine yoğun bir katılım vardı. Bin 141 arkadaştan sadece dokuz arkadaşımız sandığa gelmedi. Ali Ufuk Yaşar anlayışının Tüpraş`ta pirim yapmadığının bir göstergesi bu. Bağlı bulundukları birimlerdeki sandıklardan dahi çıkamadı. Tüpraş işçisi Ali Ufuk Yaşar`a tokat attı. Tüpraş işçisi bize “Değişimin önderi olun arkanızda duracağız” mesajı verdi. Tüpraş`tan aldığımız bu enerji bizim için çok önemli.

11 yılda işçi ne kaybetti?
- Taşeronlaşma, müteahhitleşme ve düşük ücret sorunlarından bahsetmiştim. 11 sene içinde özelleştirmelerden Petrol Ofisi, Tüpraş, İGSAŞ özelleştirildi ve 4/C mağdurları yaratıldı. Petkim işyeri kapatıldı ve burada çalışan bir kısım arkadaşlar Kırıkkale, Batman, Aliağa tesislerine gurbete gönderildi. Petkim mağdurları yaratıldı. Tüpraş özelinde kadrolu çalışan sosyal işler personeli müteahhitte verildi. Bunlar 11 yılda çıkan mağdurlar. Bunun yanında düşük ücretle çalışanlarda ciddi bir iş güvencesi kaygısı oluşturdu.

11 YILIN HESABI

Gerek siz gerekse Ali Ufuk Yaşar nasıl bir seçim çalışması yürütüyorsunuz?

- Biz uzun yıllardan beri çalışma içindeyiz. Mevcut sendikal anlayış uzun süredir sürdürdüğü seçim anlayışını bu dönem de sürdürüyor. Hem işverenle iyi geçinip hem de çalışanlara “Sizi kadroya alıyım; sizi emekli edeyim, çocuklarınızı işe alayım” vaatleri sunuyor. Kendini muhafaza eden statükocu bir anlayıştır. Ali Ufuk Yaşar`ın bulunduğu konum itibariyle iktidar gücüne rağmen seçim kampanyasını bireyselleştirerek tabana hiçbir getirisi olmadan yürütüyor. Bazı sendikacılar ve siyasi aktörler Ali Ufuk Yaşar`a destek verdi. Ali Ufuk Yaşar, “Bu kez son genel merkeze gideceğim” kampanyası yürütüyor. Ama 11 yılın hesabını vermeden genel merkeze gitmesi imkansız. Biz ise tamamen işçiye dayalı, onların isteklerini gündeme taşıyan bir anlayışla çalışıyoruz. Tüm üyelerimize mümkün olduğunda ulaştık. Onlara söz vermedik, kandırmadık. Doğruları anlattık. İşyerlerinde komisyonlar kuracağımızı, beraber vakit geçirebileceğimiz bir sosyal tesisi yapacağımızı anlattık. Aleyhimde “Solcu, dinsiz, PKK`lı” gibi çalışma yapıldı. Ama bizim yanımızda her siyasi görüşten kişi var. 

MÜTHİŞ BİR BASKI VAR

İşçiye ve delegeye bir baskı söz konusu mu?
--Elbette. Hem işçi hem de çıkan delegeler üzerinde bir çalışma var. İlk ayakta işçiler üzerinde müthiş bir baskı oluştu. Ali Ufuk Yaşar, siyasi, etnik ve e önemlisi hemşericilik bağlantılarını kullanıyor. İnsanlar emekli edilmekle tehdit edildi. Baskılara dayanamayıp ağlayan arkadaşlarımız oldu. Bunun yanında ilginç örnekler de var. Mesela Gübretaş`ta pazartesi seçim yapıldı. Cuma günü 25 kişi kadroya geçti. Tüpraş`ta 75 arkadaşımız eğitimde. Onlar kadroya geçmeden süreç başlatıldı. Ali Ufuk Yaşar, Gübretaş`ta seçimi almak için kadroya adam geçirirken Tüpraş`ta kendisine olan muhalefeti bildiği için aksini yapıyor. Ali Ufuk Yaşar tek başına yanındaki gruplar olmadan Tüpraş`tan 10 tane delege çıkaramazdı. Tüpraş`ta insanlar ‘Ali Ufuk Yaşar`ın delegesiyim` diyemez hale geldi.

Genel merkez Ali Ufuk Yaşarı destekliyor mu? Sizin genel merkezle aranız nasıl?
- Bizim genel merkezle ilişkilerimiz bu dönem çok düzeyli. Geçen dönem çok eleştirmiştik. Mevcut genel merkez yapılanmasına itirazımız dün de olduğu gibi bugün de devam ediyor tabiki. Fikrimiz, zikrimiz de genel merkezce olumlu karşılınıyor. Mevcut şube başkanıyla da arası iyi. Biz umduğumuzdan daha iyi bir destek ve değişim talebiyle karşılaştık.

Delege üzerinde de ‘baskı var` dediniz. Seçimlere kadar delege kaybetme endişe taşıyor musunuz?

 --Hayır, kesinlikle böyle bir endişemiz yok. İnsanların eskiden hem işverenden hem de seçmiş olduğu iradeden korkan bir yapısı vardır. Ama bu zincir kırıldı. Özellikle Tüpraş delegesi bu baskıyı aştı. Kimse delegeyi ipotek altına alamaz.
 

KORKU DAĞLARINI YIKACAĞIZ

İşçiye son mesajınız?
--Şube başkanı olursak vefa bizim için çok önemli. İlk yapacağımız iş, sendikal hayatın içinde uzun yıllar görev yapmış rahmetli Önder Özkan, Orhan Garip, Adnan Kuyucak ve Mehmet Yaman için ailece bir anma gecesi yapacağız. Biz korku dağlarını yıkmak için buradayız. Kimse bağlı olduğu sendikadan korkmasın. Biz onlara umut vaat ediyoruz. Bizim umutlarımız var ve bu umutlar iktidar olacak. İşçiden asla kopmayacağız. Kongreyi kazandığımız gün söyleyecek çok sözümüz var. Şimdilik şunu söyleyebilirim; şube yönetimine geldiğimizde bazı nimetleri elimizin tersiyle iteceğiz.
 
 

SENDİKA ERİMEYE BAŞLADI

Sendikalı işçi sayısında da bir düşüş olduğunu biliyoruz. Nedir durum? Örgütlenme çalışması yok mu?
- 1999 yılında Ali Ufuk Yaşar profesyonel sendikacı oldu. Üye sayımız 2 bin 564`tü. Yıl 2010 şube kongresine gidiyoruz. Şuanki mevcut sayımız bin 724. Burada ilginç olan da üye sayısında Tüpraş`ın sayısının hiç değişmemiş olması. Örgütlenme çalışması hiç yok. Sendikacının birinci görevi örgütlenmedir. Ali Ufuk Yaşar`ın örgütlenme karnesi budur. Bırakın üye yapmayı mevcut üyeler tutulamadı ve sendika erimeye başladı. Ayrıca Ali Ufuk Yaşar`ın işçi aidatlarından aldığı para nedir? Aldığı gelirin hakkını ne kadar verdi? Bunu soruyoruz. Ali Ufuk Yaşar bunların hesabını vermek zorunda.


Ali Ufuk Yaşar 84 delegeye hakim olduğunu söylüyor. Siz delegenin kaçını alırsınız?

- Ali Ufuk Yaşar psikolojik bir baskı uyguluyor. İşçiye “seçimi aldım” havası vermek istiyor. Delegenin oyuna ipotek koyuyor. Biz bu seçimlere ortağız. Bu seçimleri kazanabiliriz. Delegeler bağımsız ve hür iradeleriyle oy kullanmak zorunda. Delegeler yetki aldığı üyelerin temayüllerini 15 Ocak`taki kongreye yansıtmak zorunda.

 

Faruk Arıkan kimdir?

- 1969 yılı İzmit doğumluyum. Evli ve 2 erkek çocuk sahibiyim. 18 senedir Tüpraş`ta çalışıyorum. 11 yıldan bu yana sendikal camianın içindeyim. Üç yıl işyeri temsilciliği görevi yaptım. Görevim devam ediyor.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ