KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8095 TL
  • 6.6153 TL
  • 7.4129 TL
Kocaeli Zirve
Annem Kemal’i daha çok severdi
Annem Kemal’i daha çok severdi
Güncel
06 Eylül 2010 Pazartesi 14:30
  • 4249
  • 8

Annem Kemal’i daha çok severdi

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ikiz kardeşi Adil Kılıçdaroğlu, ağabeyinin çocukken çok zayıf olduğu için annesinin onu daha çok sevdiğini söyledi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu`nun ikiz kardeşi Adil Kılıçdaroğlu`ndan CHP liderini dinledik. Pazartesi Sohbetleri`ne konuk olan Adil Kılıçdaroğlu, 2009 yılında İstanbul Belediye Başkan adaylığı sürecinde elindeki dosyalarla karşımıza çıkan ve AKP`yi zor durumda bırakan, bir anda halkın sempatisini ve sevgisini kazanan ağabeyi Kemal Kılıçdaroğlu`nun ilkokul yaşamından CHP liderliğine kadar uzanan yolculuğunu anlattı.       
***
 Mesela siz CHP lideri Kılıçdaroğlu`nun halk müziği sanatçıları Sebahat Akkiraz ve Aşık Mahsuni`yi sevdiğini, çocukken Tomriks ve Texas kitaplarını okuduğunu, herkes gibi bilye oynadığını ve ikizi Adil Bey`le kavga ettiğini, Adil Bey`in de her seferinde daha baskın gelerek Kılıçdaroğlu`nu dövdüğünü biliyor muydunuz?
***
Kamer ve Yemoş çiftinin 5 çocuklarından ikiz olarak doğan kardeşler onlar. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Adil Kılıçdaroğlu`ndan sadece 15 dakika büyük. Ağabeyiyle iyi bir ilişkilerinin olduğunu söyleyen kardeş Kılıçdaroğlu, “Ağabeyim benim ağlamama dayanamazdı. Ağladığımı görünce sevinmem için cebinden para çıkartır verirdi” dedi.
***
Kemal Kılıçdaroğlu`nun çocukken çok zayıf olduğu için annesinin onu daha çok sevdiğini ve ilgi gösterdiğini söyleyen Adil Kılıçdaroğlu, bu durumun kendisinde kıskançlık yaratmadığını da sözlerine ekledi. Gelin bu keyfili sohbeti, Kemal Kılıçdaroğlu`nun yaşamına dair detayları ve bilinmeyenleri kardeşi Adil Kılıçdaroğlu`ndan öğrenelim.
 

İkiziniz Kemal Kılıçdaroğlu ile nasıl bir çocukluk yaşadınız?
-Babam devlet memuru olduğu için Türkiye`nin pek çok yerini gezdik. İlkokula ağabeyim Kemal ile birlikte Van`ın Erciş ilçesinde aynı sınıfta başladık. Dördüncü sınıfa kadar burada okuduk. İlkokul beşinci sınıfı ise Tunceli`de Cumhuriyet İlköğretim Okulu`nda birlikte bitirdik. Daha sonra babamın tayini Bingöl`ün Genç kazasına çıktı. Ortaokulu da burada okuduk. İlkokul dönemini değil ama ortaokul dönemini hatırlıyorum. Kemal çok sakin bir çocuktu. Mesela ben arkadaşlarımla dışarıda oyun oynarken, o ders çalışırdı.

GAZ LAMBASININ ALTINDA DERS ÇALIŞIRDI

Çalışkan bir öğrenciydi yani…
-Evet. Mesela bir anımızı anlatayım; Cumhuriyet Bayramı`nda İstiklal marşının on kıtasını ezbere okudu. Kaymakam geldi babamı tebrik etti. O yaşta bir çocuğun on kıtayı ezbere bilmesi kaymakamı bile gururlandırmıştı.  Tabi eğitim yaşantımızda sıkıntılar çektik. Elektrik yoktu o zaman köyde. Kemal gaz lambasının ışığında ders çalışırdı. Ben 10 dakika çalışır sıkılırdım. Ama o saatlerce çalışır ve sıkılmazdı. Ortaokul ikinci sınıfta ben kalınca Kemal ile yollarımız ayrıldı. Daha sonra okulu birincilikle bitirdi. O zaman Bingöl`ün Genç kazasında lise yoktu. Babam Kemal`e “Yeter oğlum okul yok. Seni nasıl okutacağım” dedi.

Kemal Bey`in tepkisi ne oldu?
-O esnada ağlar gibi oldu. Üzüldü. Anneme okumak istediğini söyledi. Ağlayınca babam da bir araştırma yaptı ve okuması için Elazığ`daki akrabalarımızın yanına gönderdi. Ticaret lisesinde okudu. Okulunu 4 yıl üstü süte birincilikle bitirdi.

Siz okumadınız mı?
-Ben ortaokulu bitirdikten sonra gitmedim. Hem okul yoktu hem de babamın imkanları müsait değildi. Zaten kendisi de ancak Kemal`i okutabileceğini söylemişti. İlk zamanlar ağabeyim okuyor ben okuyamıyorum diye üzülmüştüm ama babamın imkanları olsa okutacağını biliyordum.
 

KISKANMADIM!

Peki Kemal Bey`e gerek çalışkan yapısı gerekse sakinliği nedeniyle annenizin ya da babanızın özel bir ilgisi oldumu? Onu hiç kısandınız mı?
-Annem Kemal`i benden daha çok severdi. Onun sebebi de Kemal`in çok zayıf olmasıydı. Çok yemek seçerdi. Annem de onun üzerine daha çok düşerdi. Ama hiç bir zaman Kemal`i kıskanmadım.
 
Kemal Bey`in üniversite yaşamının ardından neler oldu?
-Ağabeyim üniversiteyi bitirdikten sonra babam onu Ağrı`ya çağırdı. O dönem tayini oraya çıkmıştı, Ağrı`daydık. Kemal`i evlendirmek istiyordu. O da bir imtihana gireceğini ve kazanırsa devletin kendisini yurt dışına göndereceğini söyledi. Hesap uzmanlığı sınavına girdi ve yurtdışına gitti. Yengem Selvi ile de 1972 yıllında evlendi. Teyzemin kızıydı zaten. Aileler sık sık birbirlerine gidip geliyordu. Birbirlerini bir kaç kez gördüler ve evlenmeye karar verdiler. Kemal ayrıca ailede üniversite bitiren tek çocuk.


BURNUMU BİR ŞEYE SOKMUYORUM ARTIK!

Siz kaç yıldır CHP`lisiniz?
-Ben Bülent Ecevit`in döneminde partiye kaydımı yaptırdım. Şu anda bu partinin üyesiyim.

Bir kaç ay önce DP üyesi olmuştunuz…
-Hayır üye olmadım. Bir gün partide bazı partililer bir münakaşa yaptık. Orada arkadaşlara ‘Merkezi siyaset yapılırsa CHP`nin iktidara gelmesi mümkün değil` dedim bazı arkadaşlar beni eleştirdi. Zaten şimdi de partiye gittiğimde burnumu bir şeye sokmak istemiyorum. Yanlış gördüğüm şeyleri bile söylemekten kaçınıyorum.

Neden?
-Oradaki arkadaşlar “Ağabeyi genel başkan partiye karışıyor” demesinler diye. Ama buna rağmen ortada olan bir gerçek var. DP`ye geçiş süreci şöyle gelişti; ben merkezi siyaset yapılmasına karşıyım. Bu yapıldığında ne oldu Zülfü Livaneli, Mehmet Moğultay, Nihat Matkap, Kamer Genç, Fikri Sağlar, Celal Doğan gibi değerli insanlar partiden ayrıldı. Bu tarz siyaset yapmak “Ben asla iktidarı istemiyorum. Sadece muhalefette kalayım. Koltuk benim olsun. Geri kalan ne yaparsa yapsın” demektir ve bu çok yanlış. Bunu partililere anlattım. Anlatırken de bizim bu partide kalmamızı istemediklerini DP gibi partilere gitmeye zorladıklarını söyledim. Orada gazeteciler vardı. Ertesi günü haber gazetelere “Kılıçdaroğlu`nun ikizi DP`ye geçti” diye çıktı. Olaydan sonra Kemal beni aradı niye böyle bir şey yaptığımı sordu. Kendisi daha CHP Genel Başkanlığı için adaylığını açıklamamıştı. Ona da söyledim “Kemal partiden ayrıl. Bu parti hayatta iktidara gelmez. Burada oturuyorlar. Halkın arasında dolaşan yok” dedim. Vatandaşa anlatmazsanız ayağına gitmezseniz size oy vermez ki.

İL ÖRGÜTÜNÜ ŞİKAYET ETMİYORUM

Ağabeyinizin CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Böyle bir şey bekliyor muydunuz?
-Gerçeği söylemek gerekirse hiç beklemiyorduk. Kendisi de hiç bu konuda konuşmuyordu. Öyleki genel başkanlık adaylığını eşine dahi söylememiş. Son gün evden çıkarken yengeme “Ben partiye gidip genel başkan adaylığımı açıklayacağım” demiş. Ben de akşam eve geldiğimde çocuklarım söyledi, öyle öğrendim.

İl örgütünde hoşunuza gitmeyen durumlar olduğunda ağabeyinize şikayet ediyor musunuz?
-Şimdiye kadar böyle bir şey yapmadım. Zaten örgütle ilgili hiç konuşmuyoruz. Çünkü normal bir vatandaş her şeyi söyleyebilir. Ama benim söylemem doğru olmaz. Partide bazı aksaklıklar var elbet. Diğer partilerin çalışma şekillerini hepimiz görüyoruz. Köyleri dolaşıyorlar, girmedikleri ev yok. Ama CHP`nin üzerinde bir ölü toprağı var. Burası sanayi kenti, işçinin emekçinin yoğun olduğu bir kent. Kemal bütün il başkanlarını Ankara`da topladığı zaman sadece kendi koşturmasıyla CHP`nin iktidar olamayacağını, herkesin çalışması gerektiğini söyledi. Sadece Kemal`le olacak iş değil yani.

KEMAL ÇOK ZAYIFLADI

Siz ağabeyinizin mitinglerine gidiyor musunuz?
-Balıkesir ve Rize mitingine gittim. Mümkün olduğunca  katılıyorum. Ama bazen Kemal istemiyor. Yorucu olduğu için gitmemizi pek istemiyor. Çünkü ne yemek saatleri ne dinlenme saatleri belli oluyor.  Miting aracında dinlenmek için yataklar var ancak. Kemal dinlenemiyorki. Mesela bir mitingden diğerine giderken yolda vatandaşlar otobüsün önünü eskiyor. Kemal de inip onlarla sohbet ediyor. Doğal olarak dinlenmeye vakti olmuyor. 
 
Peki bu tempoda çalışmak yaramış mı Kemal Bey`e?
-Ben zayıflamış gördüm ağabeyimi. Gerçekten çok zor ve yorucu bir iş. Ama bunların üstesinden gelecektir.

 
Kemal Bey`in başarılı olacağına inanıyor musunuz?
-Kesinlikle inanıyorum. Kemal çok sabırlı ve mücadeleci biridir. İnanın kardeşim diye söylemiyorum. Bir gün Başbakan olacak. Bu inancımı perçinleyen ise çalışma yaşamı. Bakın üniversiteyi bitirdi devlet dairelerinde devletin verdiği tüm görevleri başarıyla yaptı. Bizim 77 sülalemizi araştırdılar. Hala da araştırıyorlar. Babam 30 sene devlet memurluğu yaptı. Kemal de aynı şekilde. Ama hiçbir şey bulamadılar. Kemal hiç bir zaman doğruluktan ayrılmadı. Onun için de devlet bünyesinde çalışırken bir ya da iki kez yılın bürokratı seçildi. 4 - 5 tane hükümet değişti. Her hükümet değiştiğinde bütün bürokratlar da değişti. Ama Kemal`i kimse yerinden oynatamadı. Ben bir gün Ankara`dayken o dönem Doğru Yol Partisi iktidardaydı. O zaman DYP`den çok yakın bir arkadaşım vardı. O anlattı. Demirel ile görüşürken partinin önemli isimlerinden Sayın İsmet Sezgin ile liste yapmış. Şu bürokratı şuraya atayalım, şunu şuraya diye plan yapmışlar. Tabi listede Kemal`in de ismi var. Demirel o zaman müdahale etmiş ve “Kemal Bey dışındakilerin yerini değiştirin” demiş. İsmet Sezgin de “Ya bu adam CHP`li . Niye değiştirmiyoruz?” diye serzenişte bulunmuş. Demirel de Kemal`in çok dürüst ve çalışkan olduğunu, onun gibi bir insanlara ihtiyaçlarını olduğunu söylemiş.

MÜTEVAZİ YAŞAMIM DEĞİŞMEDİ

Kemal Bey`in CHP Lideri olmasıyla birlikte hayatınızda ne gibi değişimler oldu?
Benim hayatımda hiç bir değişiklik olmadı. Zaten olmaz da ben işçi emeklisiyim. 4 çocuğumu da evlendirdim. Kendi halimde yaşıyorum. Diğer kardeşlerim de aynı şekilde. Yaşamımızı İzmit`te sürdürmeye devam ediyoruz. Tabi insanların yaklaşımı farklılaştı. Evime kadar gelip iş isteyen, hastanede hastasına yer ayırtmak isteyen bile oluyor. Elimizdeki imkanlar dahilinde yardımcı oluyoruz.

BAŞBAKANLA İLGİLİ 2 DOSYA VAR!

Peki Başbakan Erdoğan`ın, ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu`nu hedef alan sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Başbakan aslında ne söylediğini kendi bile bilmiyor.  Konuları saptırıyor. Şimdi Kemal 27 sene devletin çeşitli kademelerinde görev yaptı. Başbakan bu çalışma sürecini eleştiriyor ve çeşitli iddialar ortaya atıyor. Kemal de 27 senelik bürokratlık yaşamı boyunca bir kez soruşturma geçirdiğine dair bir belge göstermesini istiyor Başbakan`dan. Ama böyle bir şey yok ki. Yalan söylese ortaya çıkacak. Başbakan bunu bildiği için yanaşmıyor. Bizim toplumuzda çok bağıran, çağıran haklıymış gibi bir imaj var. Ama Kemal`in elinde Başbakan Erdoğan`ın yolsuzluk yaptığına yönelik 2 belge var. Kemal meydanlarda ne diyor; ‘Siz din iman edebiyatı yaptınız ama han hamam sahibi oldunuz.` Başbakan ise meydanlarda ‘Ben hiç bir fakir fukaranın, devletin bir lirasını yemedim` derse Kemal hemen o belgeleri açıklayıp yakasına iliştirecek. Bir Başbakan`ın oğlu, kızı, akrabası iş yapmaz diye bir şey yok. Ama bunu yaparken usulüyle yapacaksın. Devlete vergini vereceksin, kazancını bildireceksin.

HALK TİPİ LİDER

Ne sıklıkta görüşüyorsunuz?
-Bu aralar çok sık görüşemiyoruz. Telefonlaşıyoruz. Mitingler dolayısıyla çok yoğun.

Kemal Bey nasıl bir lider?
-Kemal halk tipi bir lider. Bazı liderler ne kadar palavra atarsam, ne kadar bağırır çağırırsam o kadar taraftarım olur diye bakıyor. Kemal`de böyle bir yapı yok. Doğrusu neyse halka onu söyler. Kemal doğudan batıya ülkenin, köylünün, işçinin sorunlarını anlatıyor. CHP bugüne kadar tabana inerek proje üretmedi. Ama şimdi Kemal projeleriyle gidiyor. İl ve ilçe örgütleri de buralarda o projeleri anlatırsa CHP iktidar olacak.

BENİM AĞLAMAMA DAYANAMAZDI

Kemal Bey ile ağabey-kardeş ilişkiniz nasıldı?
-Kemal okuduğu için sadece yaz tatillerinde gelirdi yanımıza. İlişkimiz çok iyiydi. Ben yaramaz bir çocuktum. Kemal daha sakindi. Mesela ben arkadaşlarımla kavga, münakaşa ederken Kemal kavga ettiğim için üzülürdü. Ağabey olduğu için de kızardı, eleştirirdi beni. Ama şefkatli bir ağabeydi. Ben üzüldüğümde, ağladığımda cebinden 1 lira çıkartıp bana verirdi, sevinmem için.

Peki ne tür oyunlar oynardınız? Mesela ağabeyinizin en sevdiği oyun neydi?
-Kemal yaz tatillerinde yanımıza geldiği zaman hep kitap okurdu. Tomriks - Texas kitaplarını çok severdi. Futbol oynamayı sevmezdi. Misket oynardık. Hatta ben onu kandırırdım. Mesela onun misketine vurduğumda misketlerinden almam gerekiyordu. O vermezdi. ‘Kendin al` derdi ben 5 tane alacaksam daha fazla alırdım. Hiç dikkat etmezdi.


YALANDAN HİÇ HOŞLANMAZ

Devlet kadrolarında çalıştığı dönem nasıldı?
-Bir kere işine çok sadık biriydi. Yanılmıyorsam 1988 yılında Fransa`da görev yapmıştı. Türkiye`ye geldiği zaman tüm kardeşlerini çağırdı yanına ve bize dedi ki, “Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü`nde görev yapıyorum. Size iş istemeye gelirler, hisse vermek isteyenler olur, para teklif edenler olur. Kesinlikle böyle bir şey duymamayım. Duyarsam kardeşlikten reddederim sizi. Adımızı kullanarak başka yerlerde hiç bir şey yapmayın” dedi. Bu konuşmadan bir süre sonra yani 1993-1994 yıllarında Kemal`in Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü yaptığı dönemde, asıl mesleğim inşaatçılık olmasına rağmen İstanbul`a gittim. Orada Göztepe Hastanesi`nin bakım onarım işi vardı. O zamanın parasıyla 35 milyara ihaleyi bana vermek istediler. Ben önce ağabeyim ne der diye düşündüm ancak ikna ettiler. Dosyam Ankara`ya gitti. Kemal beni aradı “Sen bu işi nasıl alırsın” dedi. Ben de “Kemal bu işi en iyi şekilde yapacağım. Seni mahçup etmeyeceğim” dedim. Ankara`ya çağırdı beni ve “Adil çok yanlış bir iş yapıyorsun. Sen bu hastaneyi  altın kaplamada yapsan yarın ‘genel müdür kendi kardeşine iş verdi` diyecekler. Bunu kimseye anlatamam” dedi. Ben de hak verdim. Zaten dosya önündeydi ve üzeride kırmızı kalemle çizilmişti. Bir hafta sonra işi veren Marmara Bölgesi İnşaat Emlak Müdürü beni aradı ve Kemal`in kendisini görevden aldığını söyledi. Bu yönleriyle çok dürüst bir yapısı vardır Kemal`in. Yalandan kesinlikle hoşlanmazdı.

DÖVERDİM ONU

En sevdiği yemek nedir?
-Ekmek çok yemez, zeytinyağlı ve sebze ağırlıklı beslenir.

Ağabey kardeş çok kavga eder miydiniz?
-Çok kavga etmezdik ama çocukluk haliyle kavga ettiğimiz zaman da ben biraz daha baskın gelirdim. O zayıftı, ben iri yapılıydım. Genelde ben döverdim onu.

Çocukken de sakin olduğunu söylediniz.  Şu anda alışıldık siyasetçilerden farklı olarak da çok sakin bir profili var. Nasıl değerlendiriyorsunuz.
-Bence doğru bir tavır bu. Bu kadar sakin olması bazen beni de kızdırıyor. Kendisini telefonla arayıp daha sert cevap vermesini, bu kadar sakin olmamasını söylüyorum. Ama o bana ‘Kavga ederek olmaz` diyor. Her zaman ‘Kim ne derse desin önce dinleyeceksin, sonra cevap vereceksin` der. 

Adil Kılıçdaroğlu kimdir?

-1948 Tunceli Nazimiye doğumlum. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu`nun ikiziyim. Kemal benden 15 dakika büyük. SEKA emeklisiyim. Dört çocuğum var. Emekli olmadan önce 1986 yılında şehir içinde toplu taşıma için bir araba aldım. Şu an onunla meşgulüm. Arabayı çocuklarım çalıştırıyor. Asıl mesleğim inşaatçılık. 1968 yılında Kocaeli`ne geldim. Kamer ve Yemoş çiftinin 5 çocuğundan dördüncüsüyüm.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ