KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.7077 TL
  • 6.3054 TL
  • 7.1537 TL
Kocaeli Zirve
Avatar’dan sonra sinema aynı olmayacak
Avatar’dan sonra sinema aynı olmayacak
Güncel
26 Aralık 2009 Cumartesi 09:55
  • 1359
  • 0

Avatar’dan sonra sinema aynı olmayacak

Sinema tarihi açısından bir devrim niteliği taşıyan Avatar’ı izledik sizler için. Avatar sadece 2009 yılına değil 2010 yılına da damgasını vuracağa benziyor

Sinema dünyası 2009`u James Cameron`ın teknik açıdan devrim niteliği taşıyan “Avatar” isimli filmiyle kapatıyor. Ancak bu film sinema tarihinde sadece 2009`u değil 2010 yılını da etkileyecek. Daha gösterime gireli 1 hafta olmasına rağmen gişe rekorları kıran Avatar`ı izledik sizler için. Koray Zöngür, Selvi Arı ve ben sıradan birer sinemasever olarak, film hakkındaki yorumlarımızı paylaşmak istedik.  Ama önce film hakkında biraz bilgi verelim.
 

YENİ TEKNOLOJİ
Yapımı 14 yıl süren ve bugüne kadar çekilmiş ''en yüksek bütçeli film'' olarak adlandırılan Avatar, 3 boyutlu (3D) sinema tekniklerindeki en son teknolojiyle üretildi. Yüzde 60'ı dijital görüntülerden oluşan filmde gerçek çekimlerle bilgisayar animasyonları yeni bir teknoloji aracılığıyla birleştirildi. Cameron`un tasarladığı stereoskopik 3D (üç boyutlu) çekimi yapabilen bu teknoloji, oyuncuların en küçük hareket ve mimiklerinin dahi bilgisayar animasyonlarına aktarılabilmesini ve böylece "yaratıkların" olağanüstü gerçekçi görünmesini sağladı.
 

500 MİLYON DOLAR
Filmin iç mekân çekimleri Yeni Zelanda'da film için özel olarak kurulan dev setlerde tamamlandı. Dış mekân çekimlerindeyse dijital teknoloji devreye girdi. Bu görüntüleri de Yeni Zelanda'daki Wellington merkezli Weta Digital firması hazırladı. İç ve dış çekimler daha sonra ABD'nin Los Angeles kentinde, Modern VideoFilm stüdyolarında birleştirildi. Yaklaşık 500 milyon dolarlık bütçesi ile bugüne kadar çekilen en pahalı film olma ünvanına da sahip olan film için “Avatar`dan sonra sinema aynı olmayacak” deniyor.
 

FARKLI BİR DÜNYA
Başrollerini Sam Worthington, Sigourney Weaver, Zoe Saldana, Giovanni Ribisi ve Michelle Rodriguez'in paylaştığı Avatar 2154 yılında, Dünya'nın kaynaklarının tükendiği bir zamanda Pandora adlı uyduda geçiyor. Pandora, mavi insansı görünümlü, kabile kültürünü benimsemiş Na'vi halkına ev sahipliği yapıyor. Bilim insanları, insanlar Pandora'nın havasını soluyamadığı için, akıl bağlantısı aracılığıyla kontrol edilebilen insan ve Na'vi karışımı Avatar`lar üretiyor. HİKAYESİ DE ETKİLEYİCİ
Bilim insanları Pandora'da yaşayan Na`vileri anlamaya ve tanımaya çalışırken, ‘şirket` diye tabir edilen yönetenler ile ordu yeni kaynakların peşine düşüyor. Pandora`da yaşayan, mavi insansı  görünümlü Na'vi halkı ise yeni kaynakların sömürülmesine topraklarının yok edilmesine karşı mücadele ediyor. Ve gerekirse en ilkel silahlarla da olsa geçmişleri ve inançlarının kaynağı olan topraklarını koruyor.
 

FİLM İÇİN YENİ BİR DİL
"Titanic", "Aliens" ve "Terminator" filmlerinin yönetmeni James Cameron, çığır açan filminde, Na'vi cinsinin kendi arasında konuştuğu yeni bir dil için California Üniversitesi Filologu Paul Frommer ile iki yıl boyunca araştırmalar yürüttü. Frommel, ortaya hiçbir dile benzemeyen kendine has dil bilgisi kuralları olan yepyeni bir dil çıkardı. Cameron ayrıca, Pandora gezegenindeki ağaçların nasıl ışıldadığını göstermek için üç yıl boyunca hücre uzmanları ve bitki fizyologlarıyla çalıştı. Sadece 37 aktörün rol aldığı filmdeki binlerce figüran ve diğer aktörler de bilgisayar efektleri ile yaratıldı.
 

SAYILARLA AVATAR

* Filmin bütçesi 230 milyon dolar ama tanıtım ve diğer masraflarla birlikte toplam maliyet 400 milyon doları aştı. 
*Görüntülerin yüzde 60`ı bilgisayarla yaratılmış görüntüler, yüzde 40`ı canlı aksiyondan oluşuyor.
*Filmde James Cameron`ın geliştirdiği ‘Reality Camera System` kullanıldı. Derinlik algısını güçlendiren ‘Reality Camera System` iki yüksek çözünürlüklü kameradan oluşuyor.
 *Filmde Na'viler'in konuştuğu dil, dil bilimciler tarafından uyduruldu. 
* Apple.com'da yayınlanan fragmanı 4 milyon kişi izledi. 
*Avatar daha vizyona gireli 2 hafta olmasına rağmen izlenme rekorları kırdı.
*Film şimdiden 73 milyon doları ABD'de olmak üzere dünya genelinde 232.2 milyon dolarlık gişe hasılatı elde etti.
*Yapımcının hasılattan yüzde 45 gibi bir oranla kar ettiği düşünülürse, yüzyılın filmi olan Avatar`ın çekim için harcanan paranın (500 milyon dolar) yarısına yakınını ilk 3 günde karşıladığı ortaya çıktı.
*20. Century Fox, Avatar`ın hasılatına bakıldığında, yapımı ve reklamı için harcanan 500 milyon dolarlık yatırımın karlı olduğu sonucuna varılabileceğini açıkladı.


NOTLARRRR

-Avatar ismini M. Night Shyamalan son filmi Avatar: The Last Airbender/ Son Hava Bükücü` için kullanmıştı. Ama Cameron, ilk adı ‘Project 880` olan ‘Avatar` projesi için isim hakkını daha önceden aldığı için Shyamalan, filmin adından ‘Avatar`ı çıkarmak zorunda kalmıştı.

Nasıl Yaşayacağına Sen Karar Ver

Avatar`ın teknik özellikleri ve görsel efektlerinin çarpıcılığı üzerine söyleyecek söz yok. Ben daha çok hikayesinden bahsetmek istiyorum.
Pandora mitolojiye göre Zeus'un emriyle Hephaistos tarafından yaratılan ilk kadına verilen isim ve herkesin armağanı anlamına geliyor. İşte Avatar`da Pandora denilen bir uyduda geçiyor. Yönetmen James Cameron Pandora`yı insanlığa açıyor ve ‘nasıl yaşayacağına sen karar ver` diyor.
Bana göre bu bile filmi başlı başına izlenir kılıyor.
***
Yönetmen Pandora`da yaşayan Navi halkıyla aslında ilk çağ insanının doğayla uyumu ve barış içinde yaşamıyla, günümüz insanının kıyaslamasını yapıyor. 
Yönetmen hiç de kaba olmayan bir üslupla emperyalist işgalleri, savaşın yarattığı soyso kültürel yıkımı, çevre katliamını fantastik bir şekilde anlatıyor ve izleyene ‘ne için` sorusunu sordurtuyor. 
***
Öte yandan filme ismini veren yarı insan yarı uzaylı Avatar ise Hint mitolojisine göre Tanrı`nın yeryüzündeki görünümü anlamına geliyor.
Bilim adamlarının Avatar`ı buluşu insanlık açısından büyük bir ilerleme olarak ele alınıyor. Ancak Avatar, tıpkı Einstein`ın atomun parçalanışını buluşu sonrası kapitalizmin kolluk güçlerinin eline geçtiğinde yol açtığı yıkım gibi Na`vi halkı için yıkıma yol açıyor. Film bu yanıyla bilim ve teknolojinin kullanım biçimini ve değerini sorguluyor.
Bütün bunların yanı sıra film insanlara sizden olmayanında bir geçmişi, kültürü, inancı ve bunları yaşamaya hakkı var eleştirisi getiriyor.
***
Tüm bunları düşününce fantastik ve bilim kurgu filmleri sevmeyen biri olarak Avatar`ı fazlasıyla beğendiğimi söyleyebilirim. Filmin içindeki renk cümbüşü, adeta insanı etkisi altına alıyor, dokunmak içine girmek istiyorsunuz. Sorduğu sorular ve yaptığı eleştirilerle birlikte hayal etmeye başlıyorsunuz. Görsel efektleriyle sizi içine çeken bu film kesinlikle sıradan değil, gidin ve izleyin benimle aynı düşünceleri paylaşacağınıza eminim. En azından büyük çoğunluğunuzun.
Bu arada filmle ilgili uzaylı yorumu yapan sevgili Koray`a da bir gönderme yapmakta fayda var. Filmin 14 yıllık mazisi çekim tekniğiyle ilgili, anlattığı konu ise insanlık tarihiyle. 
Nuray ÖZTÜRK
 


 

Uzaylılar, bizim dünyamızın Polyannaları`dır

Gazetemizde yazı işlerinde bulunan diğer iki bayan arkadaşımızın aksine ben Avatar`ı sinemada bedava izledim. Benim giriş ücretimi arkadaşlarımız verdiğinden ‘Bu filme para verdim, beğenmeliyim` görüşünü benimsemedim. Bu nedenle tamamen objektif değerlendirme yapacağım.
***
Şaka bir yana eğer sizinde film zevkiniz benim düşüncelerimle doğru orantılıysa ‘izlediğim en güzel filmdi`, ‘Çok etkilendim, izlerken tüylerim diken diken oldu`, ‘Çok heyecanlandım` gibi görüşlerin aksine ‘Yahu nasıl filmdir bu?, tamam görsel efektleri çok güzel, özellikle bazı düşünceleri çok hoş. Görsel anlamda yaratıcılığı da etkileyici, ama Garfield, Toy Story gibi filmlerde gerçek karakterlere ve öğelere daha çok yer verilirdi.
13 yaşından büyükler izleyebilir diyorlar, bence güzel bir çizgi film, çocuklar da izleyebilir. ‘Zamanında bende 101 Dalmaçyalı filmini izlemiştim, Avatar`da o kadar masum bir film` gibi düşüncelere kapılabilirsiniz. Dediğim gibi yaratıcılık çok fazla, ama filmin proje süresini 14 yıl olarak düşünürsek, o yaratıcılık normal, hatta biraz az olabiliyor.
***
Film hakkında çok katı olmak istemiyorum. Gidin izleyin. Zamanınızı boşa harcamazsınız. Çünkü ben 101 Dalmaçyalı`da zamanımı boşa harcamamıştım. Şimdi siz ‘hiç bu filmde yaratıcılıktan başka bir şeyi beğenmedin mi kardeşim?` diye sorarsanız, 5 dakika düşündükten sonra, “Doğa manzaraları mükemmel, bu güzelliğin yok edilmemesi için verilen savaş çok etkileyici” diyebilirim.
***
Durun aklıma değinmem gereken bir konu daha geldi. Yahu dünyadan yola çıkıp başka bir gezegendeki hayatlar aktarılıyor. Bitkileri bir kenara ayırırsak, hayvanlar neden hep 6 ayaklı? Madem 6 ayaklılar neden bizim dünyamızdaki hayvanlara benziyor.
Bizimkilerin daha irisi ve 6 ayaklısı sadece. Bu kadar yaratıcı olan bir senarist şu hayvanlara bir şekil bulamamış mı? Madem oradaki canlılarda, dünya varlıklarına benziyor, bu zamana kadar hiç mi buluş yapamamışlar. Uzaylıları hep bizden üstün zannederdik, bu filme göre yanılmışız. Çünkü bu filmde uzaylılar dünyamızın Polyannaları`dır. 
Koray ZÖNGÜR

 

Bir aşkın ve var olmanın hikayesi

Vallahi ne yalan söyleyeyim filmi beğendim. Hatta etkilendim ve mutlaka seyredin diyorum.  Belki filme duygusal bakıyorum ama bakılmayacak gibi değil ki. Aşk, nefret, savaş ve barış, sonra var olma mücadelesi yani  her şey var.  ‘Avatar` ‘sinema da çığır açacak film` olarak değerlendirilen ve örnekleri içerisindeki bilim kurgu filmlerden çok başka bir film.
Takdir edersiniz ki son dönmelerde çekilen bilim kurgu filmlerde ya uzaylılar dünyayı istila ediyor, ya dünyalılar bir gezegende uzaylılara savaş açıyor ya da dünyanın sonu geliyor. Ancak bu film de başka bir şey var.
***
    Olay 22. yüzyılda, Dünya`nın kaynaklarının tükendiği bir anda Pandora adlı bir uyduda geçiyor.  ‘Avatar`, insanlığın bir cenneti, bir halkı, doğayı;  bencilliği ve kazanma hırsı yüzünden nasıl yok edebileceğini anlatıyor.
Film de dikkatimi çeken bir nokta da bilim ve asker çatışması. Bilim adı üstünde yeni bir şeyler bulma ve araştırma aşkı ile tutuşurken asker yok etmeye programlanmış bir robot adeta. Doğa ya da halk umurunda değil sadece öldürmek ve yok etmek var onun literatüründe.
***
    Efektler çok etkileyici. Hatta öyle ki bazı sahnelerde yerinizden sıçrayacaksınız. Tıpkı Koray ve Nuray arkadaşımızın filme konsantre olduğu bir anda bir ara yanımda otururken sıçraması gibi… Kimi sahnelerde ‘vay be`  diyeceksiniz. 
Sonra düşünce gücü ile bir Avatar`ın bedeninde yaşam bulan ‘Barış yapmayı hayal eden bir savaşçı`nın aşkına tanık olacaksınız.  Kısacası beğeneceğinizi düşündüğüm bir film.  Keşke seyretseydim dememek için 18 Aralık`ta vizyona giren Avatar`ı seyredin. Şimdiden iyi seyirler.
Selvi ARI

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ