KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 6.0625 TL
  • 6.7591 TL
  • 7.6999 TL
Kocaeli Zirve
‘Kırmızı Başlıklı Kız’ masalını bir de kurdun ağzından dinleyin
‘Kırmızı Başlıklı Kız’ masalını bir de kurdun ağzından dinleyin
Yaşam
16 Nisan 2010 Cuma 11:18
  • 2791
  • 0

‘Kırmızı Başlıklı Kız’ masalını bir de kurdun ağzından dinleyin

Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak da görevim.

Derken, bir kız beliriverdi. Kırmızı başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peşindeydi mutlaka. Bir süre dikkatle izledim bu garip kızı. Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu. Yürüyüşü bile normal değildi. Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin evine gittiğini söyledi ama gel de inan…

Yine de bıraktım peşini, kendi işime döndüm. Ama aklım o kıza takıldı bir kere. ‘`Gidip bir bakayım, söyledikleri doğru mu?`` dedim kendi kendime. Gerçekten böyle bir büyükanne var mı? Siz olsaydınız gerçekliğini kontrol etmek istemez miydiniz? Orman benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de diğer orman sakinlerine karşı sorumluyum.

Neyse uzatmayayım... Gittim, baktım ve gerçekten bir büyükanne buldum. Sorduğumda "Evet o küçük kız benim torunum" dedi. Ben de sorumlu bir kişi olarak "Bu küçük kız yabancılarla konuşulmayacağını öğrenmemiş daha" diye kendisini uyardım ve küçük kızla karşılaşmamı anlattım. Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük kıza bir ders vermeye karar verdik.

O yatağın altına saklandı, ben onun geceliğini giydim, başlığını taktım ve yatağına yattım. Biraz sonra küçük kız içeri girdi. Seslendi, cevap verdim. Ne şaşkın bir çocuk, beni büyükannesi sanıverdi. Ben, kendi büyükannemi değil sesinden, kokusundan bile tanırım oysa ki. Neyse, bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz. Kulaklarımın niçin büyük olduğunu sordu. Ne ayıp şey hiç sorulur mu!... Yine de çocukluğuna verip yumuşak bir sesle cevapladım. "Seni iyi dinlemek için yavrum." Bu sefer de kalkıp burnumun niçin büyük olduğunu sormaz mı! Bu kız hiç mi hiç terbiye almamış? Ben zaten burnumu kendime kompleks haline getirmiş biriyim, özgüvenim sallantıda, Psikologlar, estetikçiler... Dünya para harcıyorum ama nafile. Yine de aldırmamaya çalışırken, bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu yüzüme vurmaz mı! Tabii ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız?

O sinirle ayağa fırlayıp peşinde koşturmaya başladım. Birden ne olsa beğenirsiniz? Bir kocaman avcı, elinde tüfek kapıdan dalıverdi. Beni "Seni hain kurt, büyükanneyi yedin değil mi?" diye suçladı. Halbuki büyükannenin kılına bile dokunmadım. Büyükanne de saklandığı yerden çıkıp beni korumaya çalışmadı. Malum yaşlılık, kulakları iyi duymuyor. Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı verdi.

Tabii, ben de adalet bulamayacağımı, hatta canımı yitireceğimi anlayıp, kendimi pencereden dışarıya zor attım. Geçirdiğim büyük korkunun sarsıntısı yetmiyormuş gibi, o gün bu gündür adım ‘HAİN`e çıktı.

HAFTANIN FOTOĞRAFI

BİR ÇİFTİN GÜNLÜĞÜ

KADIN:
Bugün üç yıl bitti. Onun karşısına gelinlikle çıktığım günkü kadar mutluyum. ?Tanrım… Onu ne kadar çok seviyorum. Mükemmel bir erkek, cazibeli, yakışıklı, anlayışlı, sevecen, her şey var.

Bugün Cumartesi,bıraktım arkadaşlarıyla eğlensin. En sevdiği yemek olan pastırmalı kurufasulye ve pilav yapıyorum. Pişti, demleniyor. Banyo yaptım, en sevdiği kıyafeti giydim. Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacağız.

Eve geldi sonunda. Beni öpüşü biraz soğuktu, aklı başka yerde sanki. Aman Tanrım! Yoksa? Tüm cilvelerime rağmen bana yanaşmadı. Arkadaşlarıyla ne yaptığını sordum, ağzında birşeyler geveledi. Yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu ama hala dalgın, hala uzak, hala kabuğuna çekilmiş bir hali var.

Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor. Benden genç mi acaba? İşyerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın?

Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken, artık dayanamadım, "Neyin var?" diye sordum. Gülümsedi, zoraki bir gülümseme, acı dolu, uzaklık dolu… "Yok bir şeyim" diye geçiştirdi.

O gürül gürül yanan aşkın bu kadar çabuk bittiğine inanamıyorum. Daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak istediğini söylüyordu, bugün aramızda iletişim kopukluğu başladı bile. Belki de kilo alıyorum.
Çok mu vır vır yapıyorum? Elini tuttum, elimi okşadı ama eller hissiz, parmak uçları soğuk. Stepe mi başlasam?

Çocuk istesem? Yalan, yalan, yalan. Kendimi kandırmaktan başka bir şey değil bunlar. Bitti...Bittti...Bitti!

Tanrım, ölmek istiyorum. Kendimi son kez onun kollarına attım. Ağlaya ağlaya uykuya dalmışım.

ERKEĞİN GÜNLÜĞÜ
Öff bee… FENERBAHÇE yine yenildi ama kuru fasulye güzeldi.

...MÜTHİŞ BENZERLİK...

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ