KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8446 TL
  • 6.5735 TL
  • 7.5946 TL
Kocaeli Zirve
Bir insanın anlamsız kaprisi nelere mal oldu?
Bir insanın anlamsız kaprisi nelere mal oldu?
Güncel
24 Ekim 2010 Pazar 12:03
  • 1157
  • 1

Bir insanın anlamsız kaprisi nelere mal oldu?

Bu yazıyı günlerdir bir kenti anlamsız kaprisi nedeniyle 12 saattir uykusuz geçirmiş bir halde yazıyorum.

Tabi sadece ben geçirmedim koca bir geceyi uykusuz olarak.
Gazetedeki arkadaşlarımız Cemalettin Öztürk, Zeliha Yalçın, Yılmaz Karabıyık, Eylem Selvi Arı da, ulaştırma görevlisi Timur Giriftinoğlu da benim gibi uykusuz bir gece geçirdi.
Neden?
Çünkü Cumartesi Pazarı, ‘Ben yaptım oldu` mantığı nedeniyle başkan Nevzat Doğan tarafından sorgusuz sualsiz kaldırılmak istenmişti de ondan.
Tabi bu apar topar, acele verilen karara pazarcı esnafı karşı çıktı.
Çıkması da çok doğal.
Çünkü ekmeği elinden alınmak istiyordu ve ekmeği elinden alınan hangi canlı ne tepki verirse onlar da o tepkiyi verdi.
Bakın bir canlının elinden ekmeğini alırsanız o canlı tehlikeli olur. Hayvanın bile elinden ekmeği alsanız saldırganlaşır.
Kaldı ki ekmeği elinden alınmak istenen bir insan.
Hem de yüzlerce insan.
Bu kadar masum bir hakkı bile birileri keyfi olarak ellerinden alabiliyor bu ülkede.
Hem de iktidar partisi AKP`nin hoşgörü diye tuturduğu bir dönemde.
Dağdaki teröristlerin bile güle oynaya davet edildiği, İmralı`da yatan 30 bin kişinin katili ile devletin görüştüğü bir dönemde ekmeğini kazanmak isteyen yüzlerce insan kendi topraklarında ekmek kazandığı yere sokulmadı.
Cumartesi Pazarı adeta İsrail tarafından kuşatilmış Gazze gibiydi önceki akşam.
Santral Durağı`ndan itibaren Cumartesi Pazarı`na giden bütün yollar barikatlarla kapatılmıştı. Yüzlerce polis, onlarca zabıta, onlarca araç sanki bir caddeyi değil bir kenti abluka altına almıştı.
Cumartesi Pazarı`nı bir boydan bir boya dolaşırken birden bire Taksim geldi aklıma.
Devlet yıllarca her 1 Mayıs`ta Taksim Alanı`na çıkan bütün yolları, ara sokakları tıpkı önceki akşam Cumartesi Pazarı`nda olduğu gibi bir gün öncesinden barikatlarla kapatırdı.
Ama bu bile kalktı artık.
Devlet Taksim Alanı`nı bile artık kapatmıyor, ablukaya almıyor.
Neden?
Çünkü yaptığının yanlış olduğunu aradan yıllar geçtikten sonra anladı.
Ama bizim Nevzat Bey anlamıyor, anlamamakta direniyor.
Uzlaşmanın ne olduğunu, hoşgörünün ne olduğunu bilmiyor.
Polis ve zabıta Cumartesi Pazarı`nı kapatınca ortaya ilginç bir durum çıktı. Pazarcı esnafı kızgındı.
Bir yandan Nevzat Doğan`a kızıyor diğer yandan da kendilerine söz veren ama sözünü tutmayıp Suriye`ye giden Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu`na kızıyordu.
Ama herşeye rağmen kararlıydı pazarcı esnafı. Konuştuğum bütün pazarcı esnafı direnmeye kararlı oluduğunu söyledi.
Kararlılıklarını gözlerinden okudum hepsinin.
Sabaha kadar beklediler.
Sabah oldu Cumertesi Pazarı`na geldiler araçlarıyla tezgah açmak için.
Ama yine Cumartesi Pazarı ‘Kapı-Duvar` gibiydi.
Bırakın araçlarıyla, yaya olarak bile içeri girmek mümkün değildi.
Geldiler sabah erken saatlerinde Anıtpark`ın oraya.
Yolu trafiğe kapattılar.
Yere oturdular.
Hafta sonu İzmit trafiği resmen felç oldu.
İnsanlar evlerinde huzursuz oldu.
Carrefour Köprüsü tamamen araçlarla kapandı. Ne ileri ne geri gitmek mümkün değildi.
Çünkü pazarcı esnafı direniyor, birilerinin kendilerine yardım etmesini istiyorlardı. Gittiler İzmit Belediyesi`ne bir umut ile.
Yok.
Nevzat Doğan belediyeye dahi gelmemişti. Muhtemelen ya evinde keyif yapıyordu ya da kuaförde traş oluyordu.
Umutsuzca döndüler geriye.
Tabi bu arada sık sık polisle tartıştılar, polisle karşı karşıya geldiler.
Polis görevini yapmak istiyordu pazarcı esnafı da ekmeğini geri almak istiyordu.
Birisi emir alıyordu diğeri ise ekmeğinin peşindeydi.
Sonra ne oldu?
Korktuğumuz başımıza geldi.
Sabrı taşan, geceyi uykusuz geçiren pazarcı esnafı Cumartesi Pazarı`nda yürümeye başladı. Sel gibi yürüyordu. Önüne ne geliyorsa sürüp götürüyordu.
Tabi polis de bu duruma müdahale etti.
Biber gazı, göz yaşartıcı bomba sıktı polis pazarcı esnafının üstüne.
Kimileri coplandı, kimileri yerlerde süründü.
Yıllardır domatesi, biberi, sebzeyi, meyveyi aldığımız pazarcı esnafı yerlerde sürünüyor, göz yaşartıcı bombanın etkisiyle ağlıyordu.
Daha doğrusu ağlamaya çalışıyordu.
Gözaltına alınanlar oldu, hastaneye götürülenler oldu.
Cumartesi Pazarı bir anda Filistin`e döndü.
Şimdi ortada bir sorun var.
Kocaeli Valisi Ercan Topaca sorunu çözmek için hafta sonu evinden kalkıp valilik binasına geldi. Pazarcılar Odası Başkanı Erol Kumsar`ı, İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan`ı tek tek dinledi.
Ben bu satırları uykusuz bir halde yazarken vali Topaca taraflarla tek tek görüşmeye devam ediyordu.
Sonuç çıkar mı?
Nevzat Doğan`ın inadı ve kaprisi yüzünden sonuç çıkacağına inanmıyorum.
Ama bunun bedelini de Nevzat Doğan`ın ağır ödeyeceğini adım gibi biliyorum.
Çünkü pazarcı esnafını iyi tanırım.
Onlar belki çok okumuş yazmış, bilinçi insanlar değillerdir ama onlar öyle bir düdükle pes edecek kişiler de değiller.
Yıllarını İzmit Sebze ve Meyva Hali`nde geçirmiş, kasalar arasında ter akıtmış birisi olarak onları gerçekten iyi tanırım. Bu nedenle kimse pazarcı esnafını küçümsemesin.
Onlar değme bilinçli, okumuş protestoculara şapka çıkartılar.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ