Sibel Gönül
KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.5456 TL
  • 6.2837 TL
  • 7.2835 TL
Kocaeli Zirve
Her anne fedakardır ama...
Her anne fedakardır ama...
Yaşam
07 Mayıs 2010 Cuma 23:55
  • 2690
  • 2

Her anne fedakardır ama...

Her anne fedakardır ama hayat, bazı anneleri çocukları için daha özverili olmaya zorlar. Doğum sırasında beynine oksijen gitmediği için yürüme yeteneğini kaybeden kızı Merve’yi, ayağa kaldırıp yürütmeyi başaran Necmiye Kuram da bu annelerden bir tanesi.

Henüz annelik duygusunu, tam anlamıyla ifade edebileceğimiz bir lisan icat edilmedi. Yavrularımız için ne hissettiğimizi ne kadar anlatsak da, bir şeyler hep eksik kalıyor. Bu öyle büyük bir aşk ki, doğduğu anda başlıyor, her gün biraz daha büyüyerek ölene kadar devam ediyor. Ve doğa öyle bir düzenle kurulmuş ki, yavrunuz da bir gün anne olana kadar, kendisi için ne hissettiğinizi asla anlayamıyor.
Allah kadınları, anne olacakları için bu kadar fedakar yaratmış olmalı… Yavrularımız için öyle büyük fedakarlıklara hazırız ki, onlar için vazgeçtiğimiz hiçbir şeyden pişman olmuyoruz. Ne bebek bakarak geçen gençlik günleri, ne katılamadığımız arkadaş toplantıları ne de feda edilen kariyer ardından üzülmeye değer… Onun bir gülüşü, yanağınızdan öpüşü, koynunuzda oluşu yeter.
Bütün anneler fedakar ama hayat, bazı anneleri daha büyük sınavlar vermeye mecbur kılıyor. Ne yaparsanız yapın işler yolunda gitmeyebiliyor. Üstelik sizin hiçbir suçunuz, kusurunuz yokken. 

ERKEN DOĞUM
Bu annelerden biri de Necmiye Kuram. Necmiye Hanım, 43 yaşında, birbirinden güzel iki kızı olan, özel bir kadın. İlk göz ağrısı Merve 19 yaşında, küçük prensesi Ceylin ise iki yaşını henüz doldurmuş. Bugün kızlarıyla çok mutlu olsa da, Merve`nin rahatsızlığının tedavisi süresince çok zorlu zamanlar geçirdi.
Onun hikayesi, birçoğumuzdan pek de farklı başlamamış aslında. Aslen Isparta`lı olan Necmiye Hanım, 21 yaşındayken eşi Erdal Bey`le evlenmiş ve Niğde Aksaray`a yerleşmişler. Genç çift, kısa süre sonra da bir bebekleri olacağını öğrenmiş ve daha da mutlu olmuş. Necmiye Hanım`ın hamileliği gayet normal seyrederken, Merve biraz aceleci davranmış ve dokuz ayının dolmasını beklemeden dünyaya gelivermiş.
Doğum için Isparta`da bulunan Kuram ailesi, gelişimi tam olarak tamamlanmadan dünyaya gelen minik kızları için ellerinden geleni yapmışlar. Merve hemen kuvöze alınmış ve hastanede tam yirmi altı gün kalmış. Bu süre sonunda hayata tutunan ve ağızdan beslenmeye başlayan bebeklerini alıp evlerine giden genç çift, normal hayatlarına dönmüşler.

BİR ŞEYLER TERS GİDİYOR
Merve gayet normal bir bebeklik geçirmiş. Ta ki, Necmiye Hanım bir şeylerin ters gittiğini farkedene kadar. Bebeği sekiz aylık olduğu halde hala oturamıyormuş, bir yaşına geldiğinde ise henüz emeklemiyormuş bile. Çevresi ve çocuk doktorları Merve`nin yaşından geride olmasını, erken doğmasına bağlamışlar ve zamanla akranlarını yakalayacağını söylemişler.
Fakat,  Necmiye Hanım`ın anne yüreği yatışmamış. Merve`yi alıp Ankara`ya gitmişler ve yapılan testler sonunda, küçük kızın, erken doğumdan kaynaklanan gecikmelerden, daha büyük bir sorunu olduğu anlaşılmış. Merve`ye Serebral Palsi teşhisi konmuş. Yani beynin oksijensiz kalmasından kaynaklanan motor geriliği. Anne karnında, doğum anında, ya da doğumdan sonra, Merve`nin beynine oksijen gitmemiş ve beyin hücrelerinin bir kısmı ölmüş.
Kuram ailesi ilk şoku atlattıktan sonra, hemen tedaviye başlamak istemişler ama o dönemde fizik tedavi çok da bilinen bir konu değilmiş. Yaşadıkları yerde bir fizik tedavi merkezi olmadığı için, 1 sene İzmir`de, Merve`nin dayısının yanında yaşamışlar. Fakat bu tedavinin sürekliliği olması gerekiyormuş. En sonunda, Erdal Bey işini değiştirmiş ve İzmit`e gelmişler.

“BİZİM İÇİN DİĞER ÇOCUKLARDAN FARKLI DEĞİL”
Bundan sonrası bitmek tükenmek bilmeyen zorlu bir tedavi süreci. Serebral Palsi, fiziksel değil beyinle ilgili bir rahatsızlık olduğu için Merve`nin beynine hareket etmekle ilgili her konu bir bir yeniden öğretilmiş. Merve önce emeklemeyi, sonra dizlerinin üzerinde ilerlemeyi ve en sonunda tek eliyle destek alarak yürümeyi öğrenmiş. Bu tedavi seneler sürmüş, hala devam ediyor ve Merve`nin hayatı boyunca egzersizlerine devam etmesi gerekiyor. Amaç desteksiz yürümeyi başarabilmesi.
Necmiye Hanım, ilk duyduğunda Merve`nin rahatsızlığını kabul etmek istemese de, onu hiçbir zaman diğer çocuklardan farklı görmemiş ve gittiği her yere Merve`yi de götürerek onun arkadaş ve çevre edinmesini sağlamış. Merve`nin tedavisi sırasında yorulsalar da hiçbir zaman hüzünlü ya da mutsuz olmamışlar. Senelerce, kızını her gün önce tedavi merkezine, oradan dersaneye, oradan okula taşımış. Merve`de annesinin emeklerini boşa çıkarmayıp, Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünü kazanmış. Bu sene ilk yılı ve oldukça başarılı bir öğrenci. Necmiye Hanım, hala güzel kızını okuluna götürüp getiriyor ama onlar için işin en zor kısmı geride kalmış.

“CEYLİN BENİM HEDİYEM”
Tüm bunlar olurken, hayat bu kez, onlara tatlı bir şaka yapmış ve hiç beklemedikleri bir anda hayatlarına Ceylin girmiş. Necmiye Hanım, bıcır bıcır konuşan, şirinlik muskası, cimcime kızı için “O benim hediyem, hamile olduğumu öğrendiğimde kaybettiğim bir şeyi bulmuş gibi oldum” diyor. Hamileliği boyunca, aynı sorunları yaşayabilecek olmanın endişesini taşımış olsa, hem Merve`yle ilgilenip hem Ceylin`i büyütürken biraz zorlansa da, artık iki güzel kızıyla çok mutlu.

MERVE, CEYLİN`İN KÜÇÜK ANNESİ

Fizik tedaviye gitmek, Merve`ye önceleri çok zor gelmiş. Özellikle giymesi gereken metal ayakkabılar onu çok zorlamış. Uzun ve zorlu bir fizik tedavi süreci geçiren Merve, şu anda tek eliyle destek alarak yürüyebiliyor. Biraz daha çaba gösterirse, yardımsız yürüyebileceği günler yakında. Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü öğrencisi olan Merve, başarılı ve çok güçlü bir genç kız. Fizik tedavi uzmanı olmanın çok zor ve herkesin yapamayacağı bir iş olduğunu düşünen Merve, bu mesleği seçmeyi asla düşünmemiş.
Hiçbir zaman bir kardeşi olmasını istememiş ama şimdi minik kardeşine bakarken Merve`nin gözlerinin içi parlıyor. Ceylin`in küçük annesi olan ve her şeyiyle bizzat ilgilenen genç kız  “O yokken ne yapıyorduk, hiç bilmiyorum” diyor. 

 

 

 

 

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ