KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.2775 TL
  • 5.9531 TL
  • 6.7618 TL
Kocaeli Zirve
Mustafa Yıldız’ın da oyuna talibim
Mustafa Yıldız’ın da oyuna talibim
Güncel
18 Nisan 2010 Pazar 18:06
  • 1659
  • 5

Mustafa Yıldız’ın da oyuna talibim

Kocaeli Tabip Odası Başkan adayı Doç. Dr. Özkürkçügil, kazanacağından emin olduğunu belirterek, Değişim Grubu Başkan adayı Prof. Dr. Mustafa Yıldız’ın dahi oyuna talip olduğunu söyledi

Kocaeli Tabip Odası`nın çüğunluk sağlandığı takdirde 24-25 Nisan`da sağlanmazsa 8-9 Mayıs`ta yapılacak olağan genel kuruluna sayılı günler kaldı. Bin 600 üyesi olan odanın kongre tarihi bu kadar yaklaşmışken adaylarda bir bir kendisini gösteriyor. Bu yıl yapılan pek çok kongrede taraflar kendi gruplarına bir isim verdi. Tabip Odası`nda iki grup ve iki isim yarışacak. Adaylardan biri Çağdaş Demokratik Hekimler Grubu`nun başkan adayı KOÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Özkürkçügil diğeri ise Değişim Grubu`nun başkan adayı KOÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Yıldız.

KÖTÜ İMAJI YIKACAK

Bir hayli çekişmeli geçecek kongre öncesi bu hafta “Çağdaş Demokratik Hekimler Grubu`nun başkan adayı KOÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Özkürkçügil`i konuk ettik. Kocaeli Tabip Odası`nın kongresi ayrı bir önem taşıyor. Çünkü Tabip Odası`nın kentten çok kopuk olduğu düşünülüyor. Yani adeta kent için hiçbir şey yapmıyor imajı var. İşte Özkürkçügil, Kocaeli Tabip Odası`nı bu imajdan kurtarmaya aday. Çünkü o Tabip Odası`nın kent için çok şey yaptığına ancak bunu basın yoluyla kentlilerle paylaşılmadığına inanıyor. 

KAZANACAĞINDAN ÇOK EMİN

Özkürkçügil`in bir diğer hedefi ise Kocaeli`de görev yapan yaklaşık 2000 hekimle Tabip Odası`nın bağlarını güçlendirmek. Özkürkçügil ile pek çok şey konuştuk. Tabip Odası`nın neden kentten kopuk olduğundan tutun da Çağdaş Demokratik Hekimler Grubu`nun ideallerine kadar her şeyi. Özkürkçügil seçimleri kazanacağından o kadar eminki Değişim Grubu`nun başkan adayı  Prof. Dr. Mustafa Yıldız`dan dahi oy isteyeceğini söyledi.

 

 Kocaeli Tabip Odası`na aday olmaya nasıl karar verdiniz?
-Türk Tabipler Birliği`nin ilkeleri ile benim hiçbir zaman sorunum olmadı. Bu süreçte daha önce Tabip Odası`nda görev yapmış arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde arkadaşlar aday olmam noktasında talepte bulundular. İlk duyduğumda şaşırdım ve sonra bir araya geldik konuştuk. Aynı düşünceleri paylaştığımı da görünce beraber yola çıkmaya karar verdik.

Çağdaş Demokrat Hekimler Grubu olarak hedefleriniz nedir?
-Yine aynı ekibin aday olduğu bir seçimde bu soru bizlere çok soruldu. Haklı olarak eleştirildikte. Peki fark ne olacak? Genel hatlarıyla eskisinin devamı olacak elbetti. İlkelerde bir farklılık olması söz konusu değil. Türk Tabipler Birliği ile olan ilişkilerimiz gayet iyi bu manada çok farklı bir şey olmayacak. Ama Kocaeli dediğimizde yapacağımız çok şey var. Mesela Kocaeli`deki hekimler arasında dayanışmayı artırmamız gerekiyor. Ayrıca yerel basın bu kentte çok etkin. Biz yerel medyayla ilişkilerimizi geliştiremezsek eleştirilere her zaman maruz kalacağız. Bu yüzden yerel medyayla her zaman ilişkilerimizi güçlü tutacağız. Sizin eleştirilerinizi önemseyeceğiz. Birincil görev bu olacak. Bizden önceki arkadaşların en büyük özelliği şaibesiz bir yönetim anlayışı izlemeleri. Bunun dışındaki her şey eleştirilebilir.

TABİP ODASI ÇOK ŞEY YAPTI

Tabip Odası, Kocaeli`de ne yaptı?
-Yapılan çok şey var. Ancak yapılanları anlatamazsanız  amiyane tabirle satamazsanız hiçbir şey yapılmamış görünür. Mesela üniversitede yapılanlardan bahsedeyim. Üniversitede bizim öğretim görevlileri için Yüksek Öğretim Kurumu bir rotasyon sistemi başlattı. Yani beni buradan alıp başka bir üniversitede 6 ay görevlendiriyor. Bu çok sıkıntılı bir durum. Alt yapı olmayan basit bir politika. Bunun üzerine Türk Tabipler Birliği ve özellikle Kocaeli Tabip Odası hukuki işlemler başlattı ve bu olayı  durdurdu. Bu birincisiydi. İkincisi ise iş yeri hekimliği. İş yeri hekimliğinde bir sistem kuruldu; doktorlarımıza bu alana özel eğitim veriliyor. Çünkü iş yeri hekimliği için tıp eğitimi almak yetmiyor. Bu işin hukuki boyutu ve daha pek çok farklı detayı var. Verilen eğitim tamamlandıktan sonra bir liyakat sistemi içinde sizi görevlendiriyor. Bu çok dürüstçe yapılıyor ve tek bir şaibe yok. Ama buna da bir müdahale olmuş ve bir takım insanları bu sistemin dışında kısa yoldan işyeri hekimi yapmaya çalışılmış. Ve Kocaeli Tabip Odası bu şaibeli durum için hukuki yollara başvurarak bu tür işlemleri durdurmuş.

Bunlar yeterli mi? Yani hekimlerin beklentilerini karşıladığınızı düşünüyor musunuz?
-Evet çok şey bekleniyor ama bu beklentilerin karşılanması içinde hepimizin bir araya gelmesi gerekiyor. Toplu bir söylem geliştirmemiz gerekiyor. Sorunları tek başımıza halledemeyiz. Ama şöyle bir sorun var ki toplu söylem geliştirmek istediğimizde kimseyi bulamıyoruz. Şu gerçeğide göz ardı edemeyiz. Hekimler sabah 08.00 akşam 18.00 arası çalışıyor. İşten çıkınca pestili çıkmış oluyor ve ‘Tabip Odası`na gideyim` diyemiyor. Dolayısıyla hekimleri bir araya getirmek çok güç. Tabip Odası`nda görev yapmış arkadaşlarımız özellikle bu konuda eleştiriliyor. Tabi bu asla bir mazeret olamaz. Biz bu sorunu çözmek mecburiyetindeyiz.

KENTTEN KOPUK DEĞİL

Kocaeli Tabip Odası`nın kentten kopuk olduğu söylenmiştir ve nitekim de böyle olmuştur. Neden kentten bu kadar kopuksunuz?
-Bence kentten kopuk değil. Sadece kente yaptıklarını çok iyi ifade edemedi. Arkadaşlarımız mahalle mahalle dolaşıp vatandaşları toplayarak sağlık konusunda bilgilendirmeler yapmış. Pek çok ilçe de mahalle de önemli sağlık uzmanlarının eşliğinde toplantılar düzenlemiş. Nasıl kentten kopuk diyebiliriz. Kentten kopuk demek arkadaşlarımıza haksızlık olur.

Peki 9 Mayıs`ta yapılacak seçimlerde Çağdaş ve Demokratik Hekimler ve Değişim Grubu olarak iki grup yarışacak. Yıllardır Tabip Odası`nda iki grup seçime gidiyor ve hep tabiri caizse sol kazanıyor. Neden?
-Ben sol kazanıyor tabirini kullanmak istemiyorum. Sol sağ gibi iki grup algılanırsa benim MHP`li arkadaşlarım, muhafazakar arkadaşlarım var ve bize oy verecekler.  Tabipler Odası, sağcıların solcuların bir çıkış yeri olmaz. Burası bir meslek örgütü. Kendinizi siyasi kimlikle tanımlayamazsınız. Mesela Değişim Grubu`nun başkan adayı Mustafa Yıldız benim çok yakın arkadaşım. Yönetim kurulundaki çoğu isim de çok yakın arkadaşlarım. Ve eminim bu kişiler aday olmasaydı benim adaylığımı destekleyeceklerdi. Ben nasıl derim karşımdakiler şu gruptan diye. Ama şunun altını çizmek durumundayım. Biz böyle çok iyi niyetli düşünebiliriz. Ancak birileri bizim bu iyi niyetimizi sömürmek için bir takım çalışmalar yapabilir ve bu çalışmaları siyasallaştırabilirler. Biz bu durumu yaratmamak için elimizden geleni yapacağız. Şunun garantisini verebilirim  ki bizim grubumuzda siyasi duruş yok. Hepimizin siyasi görüşü var ancak bunu meslek örgütüne yansıtmayız.

HANGİ İLKELERİ DEĞİŞTİRECEKSİNİZ?

Peki bu ayrım neden?
-Arkadaşlarda oy alacaklar ve bu nedenle bir isimle çıkmaları gerekiyordu. Bu ismi duyunca aslında çok sevindim. Neden peki? Çünkü arkadaşlarımız bula bula bu ismi bulmuşlar. Bence çok daha etkili sözcükler, sloganlar bulabilirlerdi. Peki soruyorum onlara; neyi değiştireceksiniz? Değişimse bende değişim istiyorum. Değişim diyorsanız ben bundan ilkeleri değiştirmeyi istediğinizi anlarım. Hangi ilkeleri değiştireceksiniz? Türk Tabipler Birliği`nin koyduğu hangi ilkeleri değiştireceksiniz bunu açık açık ortaya koyun. Yok efendim ‘Kocaeli Tabip Odası`nın yapısını değiştireceğiz` diyorlar. Hangi yapıyı değiştireceksiniz. Ama bu noktada söyleyecek sözleri yoksa benden bir farkları yok demektir. Bende dayanışmayı arttıracağım, Kocaeli halkına kendimi daha çok ifade edeceğim. Arkadaşlarımın değişimle neyi kast ettiklerini ifade etmelileri gerekiyor.

Neden Çağdaş Demokratik Hekimler ismini tercih ettiniz. Birilerine mesaj mı gönderiyorsunuz?
-Hayır kimseye mesaj verme kaygımız yok. Ben herkesin oyuna talibim. Hatta Mustafa`nın dahi oyunu isteyeceğim. Ki o da benim oyumu isteyecektir. Çağdaş kötü bir söz mü? Hayır. Demokrat diyoruz kendimize amacımız demokrasi değil mi zaten. Çağdaş ve demokrat kalmayı başarabiliyorsanız kimse sizin önünüzü kesemiyor zaten...

KAYBETMEYE NİYETİMİZ YOK

İddialı mısınız?
-Bizi destekleyen herkese söylemek istiyorum. Hiç şüpheniz olmasın biz bu seçimi kazanacağız. Çünkü biz kazanmak için meydana çıktık. Kaybetmeye hiç niyetimiz yok. Hiçbir soru işreti yok bu konuda...

Kaybetmek sizin için sürpriz olur mu?
-Bu bir seçim. Kazanırsınız ya da kaybedersiniz. Kaybedersek karşı tarafa başarılar diler ve yolumuza devam ederiz. Sürpriz olarak görmem. Ama tekrarlıyorum. Ben zaten kazanacağım. Hayatım boyunca hep kazandım. Kazandıklarımın terazide ki yeri ağır  olmuştur.  Çok az kaybetmişimdir. Ve kazanmanın yollarını biliyorum.

Son olarak ne söylemek istersiniz?
-Çağdaş Demokratik Hekimler Grubu olarak 9 Mayıs`taki seçimleri kazanacağız. Üyelerimize tek tek ulaşıyoruz. Hepsini genel kurulumuza çağırıyoruz. Onlara projelerimizi ve neyin yeni olduğunu anlatıyoruz. Eğer biz gerek hekim arkadaşlarımızla gerekse sizlerle olması gereken koordinasyonu kuramazsak 2 yıl sonra güdük bir yönetim olmak durumunda kalacağız. Ama bu olmayacak. Çünkü çok güçlü bir kadromuz var. Benim hırslı bir yapım var. Başarısızlığı sevmem. Kocaeli Tabip Odası`nda çıtayı yükselteceğiz.

YATIRIMLAR GÖZ BOYAMAK İÇİN

Birazda sağlıktaki yatırımlardan bahsedelim. Siz Kocaeli`deki sağlık yatırımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz. Yani pek çok sağlık ocağı, hastane yapıldığını söyleyerek övünüyor yöneticiler. Sizce bu yatırımlar sağlıktaki sorunları gidermek anlamında yeterli mi?
-Sağlık yatırımları göz boyamak için. Böyle yatırım olmaz. Almanya örneğine bakın; nüfusunuz aynı 40 tane tıp fakültesi var, İtalya keza aynı. Bizde 70 tane tıp fakültesi var. Fakültelerden mezun olmuş ancak yeterince donatılmamış hekimleri makyajlı hastanelere yerleştirip sağlık hizmeti veriyoruz, diyeceksiniz. Mesela ameliyathanelerden bahsetmek istiyorum. Biz bir ameliyat yapıyoruz ve bu ameliyatın bir maliyeti var. Tıp para demektir. Bu ameliyatı karşılayacaksınız ve üzerine para kalmalı ki döner sermayeden hastane giderleri karşılansın. Ama öyle olmuyor. Yüzde 150 kar olmalı. Bu da olmadığı için başhekimler ne yapıyor? Çin malı ameliyat malzemeleri alıyor. Yani en ucuz malzemeyi kullanıyor. Ben ameliyat olacak olsam o malzemelerle olmam. Ancak dışarıdan da hastaya malzeme al diyemiyoruz. Çünkü kurum bu sefer hekimle karşı karşıya geliyor. Teknoloji berbat yani. Hekimler sıkışmış durumda. Sağlık hizmetini bu hale getiren siyasiler ne yapıyor peki? Amerika`dan  sağlık hizmeti alıyorlar.

Hastanelerde bu şartlarda çalışıyorsunuz. Peki vatandaşla hekimin arası nasıl?
-Öncelikle şunu söylemek istiyorum; Biz vatandaşla aynı yerdeyiz. Bir vatandaş hastaneye geldiğinde karşılaştığı sağlık sorunlarının sorumlusu hekim değildir. Hekimle vatandaşı yanyana mücadele edecek noktaya getirirsek vatandaş istediği sağlık hizmetini sorunsuzca alabilir. Her yere hastane yapılıyor. Makyaj çok güzel hakikaten. Gidip gördüğünüzde gurur duymamak elde değil ama birde vatandaşa sorun. Siz devlet hastanesine gidip de  memnun kalan birini gördünüz mü? En fazla hekimin iyi davranışlarından memnun kalmıştır. Hasta hastaneye geldiğinde karşılaştığı ilk kişi hekim olduğu için her sorunun çözümünü de hekimden bekliyor. Ama çözüm hekimde değil.

HEKİM KENDİSİNİ YALNIZ VE YIPRATILMIŞ HİSSEDİYOR

Hekimlerin emeklerinin karşılığını aldığını düşünüyor musunuz?
-Tabi ki hayır. Hekimler çalıştığı meslek grubunda emeklerinin karşılığını almayan bir meslek grubu haline getirilmişlerdir. Mesela bir doçent 1.800 TL maaş alıyor. Bu maaşı alan bir hekim aldığı riske baktığınızda büyük bir dengesizlik var. Çok basit bir ekonomik kural vardır. Ne kadar risk alırsanız o kadar kazanırsınız ya da kaybedersiniz. Hekimler ameliyata girdiğinde hastayı kaybettiği taktirde aldığı risk kapıda bacağının şişlenmesi ya da öldürülmesidir. Bunun pek çok örneği var. Şimdi ben bu riski alıyorum. Ve karşılığını da bekliyorum. Mesela şimdi yeni bir yasa çıkarıldı. Hekimlerin yaptığı hatalar hukuken sorgulanıyor. Doğru bir şey. Ama her yaptıkları gibi doğru tespit fakat yanlış yöntem. Bu neyi getirdi. Bir çok hastanede arkadaşlarımız önemli ameliyatlara girmiyorlar. Üniversiteye gönderiyorlar. Risk almıyorlar yani. Niye risk alsın. Aldığı para da, risk de ortada. Hekim kendisini yalnız ve yıpratılmış hissediyor.

Kocaeli`nin sağlıktaki en büyük sorunu sizce nedir?
-Nitelikli sağlık hizmetinin verilmemesi, -burada parantez açmak istiyorum Hekim arkadaşlarımız tenzih ediyorum. Niteliksiz sağlık hizmetinden kastım yönetimsel anlamda niteliksiz bir hizmet. Yani hekim arkadaşlarımın elinde olmadan ortaya çıkan bir sonuç- Bakın Kocaeli üniversitesi bu anlamda çok iyi. Yani nitelikli hizmet veriliyor. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi çok kısa sürede Türkiye`de iyi bir noktaya geldi. Bu başarıyı kentle ortak çalışarak yakaladı. Bende bunu yapacağım. Yani kentle çalışacağım. Devlet hastanelerine baktığımızda da oradaki arkadaşlarımız çok özveriyle çalışıyor. Ama sorun yönetimsel.

KAMU HASTANE BİRLİKLERİ YASASI ÜRKÜTÜCÜ

Kocaeli bu yıl Aile Hekimliği`ne geçecek.  Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
-Aile Hekimliği uygulaması Kamu Hastane Birlikleri Yasası ile ilişkilendiriliyor. Bu çok önemli bir konu. Bu yasayı incelediğim zaman hakikaten çok ürktüm. Bu yasa hastaneleri verimlilik adına işletmelere çevirecek. Böyle olunca da hastanelerin yöneticileri de sağlık dışından kişiler olacak. Hastaneler sınıflandırıldı ve bu rekabetin yaratacağı sağlıksız ortamı düşünebiliyor musunuz? Bir hekim bundan sonra hastası için en doğru kararı vermek yerine ‘Ben buradan nasıl kar edebilirim de işimden olmam` diye düşünecek. Sağlık sektöründeki yozlaşmadan birincil derecede etkilenecek kişi hekimler değil vatandaştır.  Neden siyasiler burada sağlık hizmeti almıyor. Ya da Maliye Bakanımızın ameliyatı neden Türkiye`de yapılmıyor? Tüm bunları düşünmeliyiz.  Bakın Türkiye`de büyük bir aşı sorunu yaşandı. Yurtdışından milyonlar verilerek aşı getirildi. Ve o para ile burada 1 tane aşı fabrikası hatta 1,5 tane aşı fabrikası kurabilirdik. Sağlık harcamaları büyük deniyor. Bu harcamaları yapan kişiler neden hukuk karşısına çıkmıyor?

Cüneyt Özkürkçügil kimdir?

1965 Susurluk doğumlu. 1987 Ankara Tıp Fakültesi mezunu. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi`nde 5 yıl üroloji ihtisası yaptı. O dönemde üroloji alanında daha spesifik çalışmak üzere Amerika`ya gitti. Döndükten sonra Cumhuriyet Üniversitesi`nde öğretim üyeliği yaptı. 1996 yılında da Kocaeli Üniversitesi`ne geldi ve burada 1996 yılından beri öğretim üyesi olarak çalışıyor. CHP`nin efsanevi ismi Av. Ömer Türkçakal`ın kızı Av. Meral Özkürkçügil ile evli. Henüz çocukları yok.

Çağdaş Demokratik Hekimler Grubu`nun listesi
Yönetim Kurulu:
Doç. Dr. Cüneyt Özkürkçügil, Dr. Hüseyin Aktürk, Dr. Öner Aydın, Dr. Başar Çolak, Dr. Özcan Günesen, Dr. Ersin Karagöz, Dr. Mehmet Pak
Büyük Kongre Delegeleri: Dr. Aykut Çelik, Dr. Onur Hamzaoğlu, Dr. Şükrü Hatun, Dr. Yahya Taş, Dr. Gültekin Uzun, Dr. Melike Yavuz, Dr. Serkan Yılmaz ve Kocaeli Tabip Odası Mevcut Başkanı Dr. Esra Yüksek.

 

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ