KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 6.0857 TL
  • 6.8088 TL
  • 7.7202 TL
Kocaeli Zirve
Hizmetimin karşılığını aldım geri vermeyeceğim
Hizmetimin karşılığını aldım geri vermeyeceğim
Güncel
05 Nisan 2010 Pazartesi 08:43
  • 1162
  • 1

Hizmetimin karşılığını aldım geri vermeyeceğim

KSO eski Başkanı Yılmaz Kanbak, hakkındaki suçlamalara centilmence yanıt verdi. Kanbak, hakkı huzur parasını geri ödemeyeceğini söyleyerek, “Bu iş mahkemeye gidecek” dedi

Son günlerde hakkında ortaya atılan suçlamalardan dolayı sıkça gündeme gelen Kocaeli Sanayi Odası (KSO) eski Başkanı Yılmaz Kanbak ile hakkındaki suçlamaları, iddiaları konuştuk.
Kanbak, 45 yıllık çalışma yaşamı boyunca dünyaca tanınan Kocaeli Sanayi Odası`nın kuruluşunda çokça emek harcadı. Bununla da yetinmeyip KOSBAŞ gibi bir anonim şirketin kuruluşuna öncülük edip küçük sanayicilerin birleşmelerini sağladı.
Bu arada kendisi de Sabancı Grubu`nda görev alıyordu. ENERJİSA`da yönetim kurulu başkan yardımcılığı, yönetim kurulu üyeliği yaptı. ENERJİSA`nın Avusturya ortaklığından sonra da danışman müşavir olarak görevlendirildi. 10 gün içinde emekliye ayrılacak olan Kanbak, şu sıralar pek çok sorunla boğuşmak zorunda kaldı.
Kanbak, 1,5 yıl önce ENERJİSA`nın Kocaeli`de olan merkezini İstanbul`a taşımasını ve bu durumun kendisine bildirilmemesiyle başlayan süreci anlattı. Kanbak, KOSBAŞ`ı zarara uğrattığı iddialarıyla açılan davaları değerlendirerek, KSO başkanlık koltuğunu 18 ay boyunca haksız yere işgal ettiği yönündeki iddialara yanıt verdi. KSO yönetiminin kendisine karşı tutumunu da eleştiren Kanbak, sanayi odasının artık müdahalelere açık hale geldiğini söyleyerek, “KSO`ya bırakın siyaseti herkes karıştı. Bir kere taviz verirseniz arkası gelir” dedi. Kanbak, hakkındaki suçlamalar sonucunda kendisinden istenen hakkı huzur paralarını geri vermeyeceğini ve işin mahkemede sonuçlanacağını söyledi.


Kaç yılınızı KSO`ya verdiniz?
-Kocaeli Sanayi Odası`nın kuruluş ekibinin içindeydim zaten. 20 yılımı verdim. Son 13 yılımda da başkanlık yaptım, yönetim kurulu üyeliği yaptım. O dönemler Sanayi Odası`nın Ticaret Odası`ndan ayrılma problemleri vardı. Epey sancılı bir dönem geçirdik. Bu dönemde de  yönetim kurlundaki arkadaşlarla özverili bir şekilde  odayı kurumsallaşma aşamasına getirdik. Ve Türkiye`nin hatta Avrupa`nın tanıdığı önemli bir oda haline geldi. Bundan sonra da daha iyi yerlere getirilecektir diye tahmin ediyorum.

Siz sıfırdan tüm dünyanın tanıdığı bir oda yarattınız. Sizce KSO şimdi nerede?
-Biz KSO`yu kurduğumuzda oturacak yerimiz bile yoktu. Rahmetli Şahabettin Bilgisu zamanında ne bir malvarlığımız vardı ne de başka bir şeyimiz. Yemek parasını kendi cebimizden verirdik. Kendi binamızı yapma kararı verdikten sonra 5-6 yıla kadar Kocaeli Sanayi Odası`na hiçbir masraf yüklemeden, masraflarımızı kendimiz karşılayarak odayı bugünlere getirdik. Ben de 20 yıllık sanayi odası tecrübem sırasında odadan kendime ne bir makam aracı tahsis ettim, ne başka bir şey. Kendi şirketimin aracını kullandım. Mümkün olduğu kadar sanayi odasının kaynağının üç, beş kuruş artması için yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyeleri çabaladık. Şuan ki durumunu sordunuz. Benim şuan sanayi odası ile hiçbir ilgim yok. Tamamen kopuğum. Ne yaptıkları, hangi aşamada oldukları konusunda bir bilgim de yok.

HİÇBİR ŞEYİ CENTİLMENCE YAPMIYORUZ

KSO`nun başkanlık seçimlerinde Vefa Küçük`ü desteklediniz. Vefa Küçük kaybetti. Süreci biraz anlatır mısınız?
-Ben bu konuda açıklığa kavuşması gereken bazı noktalar olduğunu düşünüyorum. Sanayi odası seçimleri sırasında ben adaydım. Karşımda da adaylar vardı. Ama o arada ENERJİSA Genel Merkezi`nin İstanbul`a taşındığı öğrenildi. Ama bu konudan benim haberim yoktu. Taşınsa bile burası şube olarak devam eder, bu bir dilekçeye bağlıdır. Ama şube olarak kalması için ENERJİSA bir şey yapmamış. Bu arada odaya aidat ödemeye devam ediyor. Ödemese hemen haberimiz olurdu. Avusturya`da bir şirket ile ortaklığa girince ENERJİSA bu ortaklık esnasında çıkan problemlerden dolayı burayla ilgili yapılacak işlemleri unutmuş. Bu konu öyle bir hale getirildik ki sanki ben merkezin İstanbul`a taşındığını biliyorum da bunu KSO`da sakladım. 1,5 sene ticaret sicilinde ilan edilen şeyi saklamak mümkün mü? Bilsem yarım saatte düzelteceğim bir hadise. Bir hata yapılmış olmuş bitmiş. Ama kalkıp da ‘Bunu biliyordu. Bile bile yaptı` demek komik geliyor. Bu hadiseyi bana ileten grup ‘Bunu duyururuz. Seçimlere katılmayacaksınız` gibi şeyler söylediler. Konuyu öğrendiğimde dönemin Sanayi Bakanı ile görüştüm ve istifa etmemin uygun olacağını söyledi. Ve başkanlıktan istifa ettim. 

İstifa ettiniz ve sonra ne oldu…
-Sonrasında başkan adayı olmak için son 6 ay bir şirketin yetkilisi olmam lazımdı. Geç öğrenmiştim ve Vefa Bey`i destekledim. Vefa Bey odanın kuruluşundan beri birlikte hareket ettiğim, kendisine saygı ve sevgi gösterdiğim bir arkadaşım. Ve İzmit`in böyle bir değeri kaybetmemesi için destek odum. Ama maalesef kaybetti. Seçim bu her şey oluyor. İnsanlar söz veriyor dönüyor. Seçimin içinde her şey var. Vefa Bey haksız yere itham edildi. Yani biz hiçbir şeyi centilmence yapmasını bilmiyoruz. İnsanlar hizmet için aday oluyor. Beğenmiyorsanız seçmezsiniz. Ama kazanma kompleksi olunca böyle oluyor. Sanayicilere hiç yakışık almayan bir durum. Herkes diyor ya “Avrupa kalite ödülü almış bir kurum nasıl bu hale geldi” diye gerçekten anlamış değilim bende.

Sanayicilerin sesi çıkmıyor. Bir sindirilmişlik mi var?
-Bunun değerlendirmesini sizlerin yapması lazım. Benim dönemimde bir sindirilmişlik mi vardı? Aksine en fazla muhalefeti biz yapıyorduk. KSO`nun şuanda bana dergisi bile gelmiyor. Yok farz edilen bir insan halindeyim. Bir günah keçisi haline geldim. Niye geldiğimi hiç önemsemiyorum. Netice de ben bir hizmet yaptım.

RAPOR BENİM ELİME GEÇMEDEN YANDAŞ MEDYANIN ELİNE GEÇTİ!

Son günlerde kamuoyunu meşgul eden bir rapor var. KSO`nun başkanlık koltuğunu kanunsuz olarak işgal ettiğiniz ve aldığınız hakkı huzur paralarını geri ödemeniz gerektiği üzerine müfettiş raporları kamuoyuyla paylaşıldı. Suçlamalar hakkında ne düşünüyorsunuz?
-Suçlamalar sadece 18 aylık kanunsuz işgalle sınırlı değil.  Daha bir çok suçlama var. Mahkemeye gittiği için konuşmak istemiyorum. Siz bir iş yapıyorsanız risk almadan yöneticilik yapamazsınız. Bu riski alırken de birini mağdur etmek, bir şirketi zarara sokmak amaç değil. Ama bazı kararlar almak zorundasınız. Bu kararlar doğru olur yanlış olur bu tartışılır. Ama kararsızlık en kötü karardan daha kötüdür. Aldığım kararlardan dolayı mahkemeye gidildi. Ama gocunduğum bir karar yok. Doğru yaptığım işlerdir ve bugün aynı kararları almak zorunda kalsam yine alırdım. Mesela bu 18 ay boyunca kanunsuz iş yaptığımı belgeleyen müfettiş raporu benim elime geçmezken medyanın daha doğrusu sadece bir kuruluşun eline geçiyor. Bu bir ekip işi tabi. Bugünkü tabiri ile ‘yandaş` medyanın eline geçiyor.

Kaç yerden hakkı huzur aldınız?
-Ben 1,5 yıl içinde 12 yerde görev aldım. Ve sadece 3 yerden hakkı huzur aldım. 2`si OSB, biri KOSBAŞ. Peki Anayasa`da angarya yasak değil mi? Ben saatlerimi vereceğim bu kurumların daha çok kazanmasını sağlayacağım ve karşılığında milyonlarca dolar para kazandıracağım. Bakın KOSBAŞ ticari bir şirket. Genel kurulda dağıtılan paralar geçen sene ki paralardır. Önümüzdeki yıl dağıtılacak paralarda da yine benim imzam var. Siz benim emeğimi yok sayacaksınız ve bu süre zarfında yaptığım anlaşmaları iptal etmeyeceksiniz.  O süre zarfında yaptığım bütün anlaşmaların iptal edilmesi lazım. Bu ne biçim zihniyettir. Müfettiş bu raporu hazırladı. Şimdi bu raporlara göre hangi kurumdan para aldıysam bana dönecekler ve talep edecekler.

BÜTÜN MAL VARLIĞIM 20 YIL EVVEL Kİ MAL VARLIĞIMDIR

Aldığınız paraları geri verecek misiniz?
-Sıkılmıyorlarsa talep edeceklerdir zaten. Neticede ben bir hizmet verdim. Hizmetin karşılığını aldım. Talep edecek olurlarsa vermeyeceğim. Mahkemeye gidecekler o zaman ne olursa olacak. Verdiğim hizmeti göz ardı edip sırf basit bir hakkı huzura yöneliyorsa bu işler kişiyi taciz etmek için, insanların gözünde küçük düşürmek için yapılan işlerdir olduğunu düşünüyorum. Çocukça şeyler ve umursamıyorum. Benim üzüldüğüm tek şey buna diğer sanayicilerin de ortak olması. Kimse yarın bana bir şey olmasın diye sesini soluğunu çıkarmıyor. Hani dediniz ya ‘Bir sindirilmişlik mi var?` diye. İşte cevabı. Bu ne biçim sanayici. Her şeyden önce insan olmak gerekiyor. Ben iki tane hakkı huzurla zengin olacak adam değilim. 10 gün sonra emekli oluyorum. 35 yıldır Sabancı Grubu`ndayım. 45 senelik iş hayatım var. Bütün mal varlığım 20 yıl evvel ki mal varlığımdır. Sanayi odasına girmeden önceki mal varlığım yani. Kimseden bu zamana kadar bir şey beklemedim. Bunca zaman bir arsa mı almışım, bir şey mi almışım. Toplumun gözünde beni bu kadar kötülemek niye. Böyle bir yere varamazsınız. 2 yıl böyle idare ettiniz diyelim. Sonra ne yapacaksınız.

Yıllarca birlikte çalıştığınız Hamdi Doğan da hem “haksız koltuk işgali” hem de “28`inci gruptaki hile”den dolayı suçlanıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
-Bir düşünün ENERJİSA`nın merkezinin İstanbul`a taşındığından haberi olsa bir şey yapmaz mı? Zaten olay öğrenildikten sonra şubemizdir diye bildiri yaptı. Hamdi Bey deneyimli bir insan. Olaydan haberi olsaydı gelir beni uyarırdı zaten. Kişileri töhmet altına sokmak, küçük düşürmek, zor durumda bırakmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

KSO`YA KARIŞMAYAN YOK BAKANI DAHİL

KSO`da neyin kavgası var? Neler oluyor? Siyaset mi karıştı KSO`ya?
-KSO`da şuan ne oluyor bilmiyorum. Ben misyonumu tamamladım ve çekildim. Sanayi odasına bırakın siyaseti, karışmayan yok. Herkes, her kurum, bakanı dahil karışıyor KSO`nun işine.

Neden herkesin müdahalesine açık hale geldi peki?
-Taviz vermeye başlarsanız sonu gelmez. Bütün hadise taviz vermekten kaynaklanıyor. Bununda bedelini bir şekilde ödemek zorunda kalıyorsunuz. Bir takım kişilere ödünler vaat ederseniz, geleceğiniz nokta sizi sıkıntıya sokar. Sadece kişileri değil kurumları da sıkıntının içine çekersiniz. Sizde bilirsiniz ki bu tür kurumlarda yapılan seçimlerde siyasi bir atak oluyor. Birileri kazanmak istiyor, birileri de buraları kullanmak istiyor.

Emekli olunca ne yapacaksınız?
-Bilmiyorum. Bir müddet kafamı dinleyeyim bir şeyler bulurum ya da bir şeyler beni bulur. 1966`dan beri iş hayatının içindeyim. Önce hakkımdaki suçlamaları bir temizleyeyim sonra dinleneceğim.

Son sözlerinizi alabilir miyim?
-Röportaj bana dönük oldu. Ama bugün Türkiye  gerçekten zor günler yaşanıyor. Ekonomi felaket. İşsizlik almış başını gitmiş, yatırım yok. Esas konuşulması gereken konular bunlar olmalıyken bilmem kimin gözünün üstünde kaşı var diyorsak boşuna çaba harcıyoruz demektir.  

Bu nokta da şunu sormak istiyorum; krizin en çok etkilediği illerden biri olan Kocaeli`de sanayici ve özel de KSO neden pembe bir tablo çizdi?
-Korkuyorlar. Çünkü insanlar herhangi bir konuda düşüncelerini söyleyip çıkış yaptığı zaman herhangi bir sorunla karşılaşmaktan korkuyorlar. Sanayicisiniz iş yapıyorsunuz, fabrika kurmuşsunuz, işçi çalıştırıyorsunuz. Bir sürü yasal boşluklarınız olabilir. Bu gayet doğaldır. Maliye gelse borcunuz olmasa bile bir şey bulur. Belediye gelse bir şey bulur. İnsanlar konuşmaktan korkuyorlar, çekiniyorlar. Ama bunların öncüleri olan kurumların sorunları ortaya koyması, çözüm üretmesi, öneri sunması gerekir. 

KOSBAŞ İÇİN ÇOK EMEK HARCADIM

Biraz da Başiskele Yeniköy Serbest Bölgesi`nden bahsedelim. KOSBAŞ`ın genel kurulunda bir konuşma yaptınız. ‘Kin var` dediniz. Serbest bölgede durum nedir?
-Serbest bölge fikrini ortaya atan ve kuran benim. Yıllarca orayı serbest bölge yapmak için anamdan emdiğim burnumdan geldi. İki kere Bakanlar Kurulu kararı çıkarttım. Bir fiil çalıştım. Tevazu göstermeye gerek yok. Burada inanılmaz bir mesai verdim. Tek isteğim küçük sermaye sahiplerini birleştirerek karlı bir ortaklık mantalitesinin ortaya konması ve istihdam sahası yaratabilmekti. KOSBAŞ`ta 3 pay hissem var. Yani oradan nemalanmak için yola çıkmış birisi de değilim. Çok sıkıntılı günler yaşadım orada. 5 metre sular altında olan bir yer. Dolgusu var. Zamanla yarışıyorsunuz. Oraları tahsisi etmek için gelen adam bakıyor, deniz içi dönüyor geri. Tek kurtuluş yolu tersanelerin orada iş yapmasını sağlamaktı.

Ne yaptınız peki?
-Öncü bir tersane getirdik. 5-6 tersaneden başka iş yapan da yok. Ama tersaneler oranın gelişmesinde büyük katkılarda bulundu. En son genel kurulda da 800 milyon dolarlık bir işlem hacmi 16 milyon dolarlık ciro ve 5 milyon dolarda kar dağıtılıyor. Tabi son raporlara baktığımızda işler iyi gitmiyor. Gerçi Türkiye`de işler iyi gitmiyor. 4 bin kişinin çalıştığı bir yerken 1.500 kişiye düştü bu sayı. 

KOSBAŞ, KOCAELİ SANAYİ ODASI`NIN YAN KURULUŞU DEĞİL

Burada da hakkınızda bazı suçlamalarda da bulunulmuş…
-Evet. Gülüp geçeceğim çocukça şeyler yüzünden mahkemeye verilmişim. Hayret ediyorum. 10 yıl orada hizmet vermişim. Sıfırdan yaratıp bir yere getirmişim. İnsanlar teşekkür edeceğine yerin dibine batırmaya çalışıyorlar. Peki ne yaptım ben insanlara. Öğrenmek istiyorum, gerçekten. Ben bu topluma ne yaptığımı öğrenmek istiyorum. 4 bin kişinin çalıştığı bir iş yeri yarattım diğer taraftan Bizim Köy Engelliler Üretim Merkezi tamamen benim oluşturduğum bir şey. Toplum için ne gerekiyorsa yaptım. Eğer kendi şirketimde kariyer yapmak isteseydim maddi anlamda fersah fersah kazancım olurdu. Kaybettim ben. Daima kaybettim. Ama burada doğup büyüdüğüm için bu kente hizmet etmek istedim. Bu kente hizmet verenlere sahip çıkmazsanız sonra bol bol “Bu kentin sahibi yok” diye başlık atarsınız. Kent için siz bir şey yapmazsanız yarın kimse risk alıp da yapmaz. Bugün bana sorsanız “Bir daha yapar mısın aynı şeyleri” düşünmeye başlıyorum. KOSBAŞ`ta birilerini zengin ettim, karşılığında da şirketi zarara uğrattığım için suçlanıyorum. Madem şirketi zarara uğratmışım kazandırdığım ne varsa onları da iptal edin. Yönetim kurulunun yaptığı iş; gerçekleşmesi gereken bütçenin gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol etmektir. Ama bizdeki mantalite tuvalete giderken bile yönetim kurulu kararı almak olarak algılanıyor.

Son durum nedir serbest bölgede?
-Seçimleri sanayi odası kazandı. 80 küsür tane ortağı olan bir anonim şirketin kurumlarla ilişkisi olamaz. KOSBAŞ sanayi odasının yan kuruluşu değil. Anonim şirkettir. Kendi şartlarını kendi koyar. Bir dernek haline getirmenin ne anlamı var. İnsanlar tasarruflarını koymuş bir şeyler bekliyorlar. Seçilen kişilerden memnunlarsa diyecek bir şey yok. Herkesin yolunu Allah açık etsin. Hiçbir hırsım yok. Şu tarafta olayım ya da olmayım diye bir şey düşünmedim. Rahat ve huzurlu bir emeklilik geçirmek istiyorum. Karşımda bir grup var ki neden var, bunu da bilmiyorum. Birine kötülük yapmış olsam tamam diyeceğim. Ama hepsine inanılmaz iyilikte bulunmuşumdur. Zaman içinde hepsi de beni kullanmıştır. Niye bu şekilde hareket ettikleri hakkında en ufak bir fikrim bile yok. Ben kendimden emin olduktan sonra mücadele etmem gerekiyorsa ederim.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ