KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8898 TL
  • 6.6063 TL
  • 7.4152 TL
Kocaeli Zirve
İlyas Şeker aday gibi
İlyas Şeker aday gibi
Güncel
13 Aralık 2010 Pazartesi 10:45
  • 5943
  • 11

İlyas Şeker aday gibi

Büyükşehir Belediye Başkan Vekili İlyas Şeker, bu dönem ciddi ciddi milletvekilliği adaylığını düşünüyor. Şeker, “Görev verilirse hakkıyla yaparım” diyor

Pazartesi Sohbetleri`nin bu haftaki konuğu Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili İlyas Şeker oldu. Yazı işleri Müdürümüz Cemalettin Öztürk ile birlikte gerçekleştirdiğimiz söyleşimizde Şeker bizi makamında ağırladı. Büyükşehir Belediyesi`nin en tecrübeli ismi Şeker ile belediye çalışmalarından tutunda Kandıra GİOSB ve en nihayetinde son dönemlerde sıkça konuşulan milletvekilliği adayı olup olmayacağına kadar her şeyi konuştuk.
Hatırlayacağınız gibi gerek 2004, gerekse 2009 yerel seçimlerinde Şeker, Derince ve İzmit`ten belediye başkan adayı olmak istemiş ancak Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu`nun engeline takılmıştı. Karaosmanoğlu Büyükşehir`de devam etmesini istediği için Şeker, bu makamlardan caymıştı.
 Şeker, net bir şekilde “Milletvekili adayıyım” demedi ama “Teşkilatım çalışmalarımdan memnunsa beni bir yerlerde değerlendirir” diyerek hem AKP İl Yönetimi`ne ince bir mesaj gönderdi hem de adaylığa yeşil ışık yaktı.

 

EN GÜZEL ÇALIŞMA

Siyasete nasıl girdiniz?
--1990 yılında aktif siyasete girdim. Refah Partisi İl Yönetim Kurulu Üyesi olarak başladım. O dönem Osman Pepe il başkanıydı. İl teşkilatlarında da görev yaptım. 1994`ten itibaren belediye meclis üyeliğim başladı. 1994-1999 Saraybahçe, 1999-2004 Saraybahçe ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliği, 2004-2009`a kadar ise İzmit ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliği yaptım ve hala bu görevime devam ediyorum.

TARIM ARAZİLERİNE KONUT YAPMAK CİNAYET

Bunun dışında neler yaptınız?
--44 ilçe belediyesini 12 ilçeye indirdik ve bunun yanında Kocaeli çok plansızdı. Her belediyede farklı imar çalışması vardı. İlin tamamında planlama çalışması yaptık. Bu bizim için çok önemliydi. Çünkü ülkenin başına ne geldiyse plansızlıktan geldi. Kocaeli`de ilk defa konut, orman, tarım, sit, arkeolojik alanlar kesinleşti. Mesela tarım alanı olarak kullanılması gereken alanlar maalesef farklı amaçla kullanılıyordu. Şimdi 5 bin ve 25 binlik planları dikkate alarak köylerin planlarını yapıyoruz. Bugünün köyleri geleceğin büyük kentleri olacak. Köylerde tarıma çok önem veriyoruz. Tarım arazilerine konut yapmak inşaat yapmak bana göre cinayettir. Kullar Ovası`ndan Kartepe`ye doğru öyle fabrikalar yapılmışki yeri 5 metre kazıyorsunuz birinci sınıf tarım toprağı çıkıyor.
Tarımla ilgili bunları söylüyorsunuz ama Kandıra`da savunduğunuz düşüncelerin aksi yaşanmıyor mu?
--Ben size Kandıra GİOSB`nin doğuşunu en başından anlatayım. Köylerde geziyoruz, çalışmaları kontrol ediyoruz. Plan çalışmalarını yaptıktan sonra  Kandıra`da toplantı yaptık. Vatandaşın biri kalktı ve ‘köylerde tarım hayvancılıkla ilgili hiçbir şey yapmamışsınız` dedi. Bu talebini not aldık ve vatandaşın haklı olduğuna karar verdik. Düşünün 200`e yakın köy var ve hayvancılıkla uğraşan bu köylülere yönelik hiçbir şey yok planlarda. O bölgede tarımın yoğun olduğu İzmit, Kandıra bölgesinde bir sanayi oluşturalım dedik ve bu sanayi alanının tek amacı köylünün yetiştirdiği ürünlerin işlenmesi olsun istedik. Köylüyü destekleyecek bir GİOSB oluşturmak istedik. Biz planlarımızı yaparken de  şurası konut olsun şurası sanayi olsun diyemiyoruz. Az önce hava atarak ‘Kocaeli`nin tamamını planladık` dedim ama bu planlamayı yaparken alınan kararların yüzde 20`sinde bizim kararlarımız etkili oldu. Yüzde 80`inde ben karar verici değilim. 50`ye yakın kurumdan görüş alıyoruz. Mesela İl Çevre Orman Müdürlüğü Kocaeli`nin yüzde 40 orman raporunu gönderdi bana. Ben de planlarımı ona göre yaptım. Sonra Tarım İl Müdürlüğü korunması gereken alanları bize bildirdi. Sonra Anıtlar Kurulu, Turizm İl Müdürü, Karayolları, İSKİ, Devlet Su İşleri gibi pekçok kurumun olurunu alıyoruz.

AHMET UZUN SIYRILMAYA ÇALIŞIYOR

Pek tepkileri neye bağlıyorsunuz?
--Kandıra GİOSB`nin olduğu yer Tarım İl Müdürlüğü`nce bize verilen raporda mutlak tarım alanı değil. İmara açılabilir. Biz de hem İzmit`in hem Kandıra`nın hem de Derince`nin köylerini kapsayan merkezi bir alan olarak orayı gördük. Ayrıca burada bir cezaevi var ve kimi mahkumlar da belki bu OSB`de yapılacak projelerde yer alabilir. 2007`de planlarımıza bu projeyi koyduktan sonra tüm köyleri dolaştık. Nerede olacağını anlattık. Sütü götüreceksiniz yağ, peynir, eti götüreceksiniz et işlenecek, domatesi götüreceksin salça , konserve yapılacak dedik. Tabi bunu söylerken tarımı atadan kalma yöntemlerle yapmayacaklarını da anlattık. 11 ziraat mühendisi 9 veterineri bünyemize aldık ve bunlar köyleri gezip nasıl tarım yapıldığını inceliyor. 2011 sonuna doğru Kocaeli`deki tüm toprak tahlilleri yapılmış olacak. Verimlilik haritası çıkacak. Eğer köylüler tarım ve hayvancılık alanında bir ilerleme yapmaz ise buradaki OSB`ye vatandaş ham maddesini gider Konya ovasından, Trakya`dan alır. Biz her türlü desteği vereceğiz.
Problem ne peki?
--Oradaki problem şu; birileri gitti yer topladı oradan. Sonra önde olan birileri emlak işleri yapıyor ve topladıkları yerleri ne kadar yüksek fiyata satabiliriz deyip yaygara yapıyor. O eylemlere öncülük eden İl Genel Meclisi Üyesi Ahmet Uzun arkadaşımızla ilgili de CHP`de ciddi sorun var. Kendisine destek yok. Bana öyle geliyorki o arkadaşımız CHP`nin içerisindeki boşluktan istifade edip sıyrılmak istiyor. Fiyatları artırmak istiyorlar. Yoksa biz oradaki vatandaşın isteği doğrultusunda planladık her şeyi. Bu çalışma neredeyse Karasu`ya gidiyordu. Son anda durdurduk. O bölgenin hava fotoğrafları vardır, illaki çıkarıp bir bakılsa en az 15 yıldır işlenmiyor. Üstte bir 20 santim toprak hamdır ama alt kısmı taş oranın. Sonuçta bu raporu Tarım İl Müdürlüğü veriyor. Şuradan bakmak lazım konuya; orada fabrikalar kurulduğu zaman bölgedeki insanların gelir seviyesi yükselecek. Şu an besihane yapmak için aşırı talepler var.

İMARIN TÜM YÜKÜNÜ ALIYORUM

Belediyede ikinci döneminiz. Bu süreçte kentin her karesini bilen eski genel sekreter Münir Karaloğlu Van Valisi olarak atandı. Karaloğlu, gittikten sonra Büyükşehir Belediyesi`nin kurumsallığını yitireceği konuşuldu. Sıkıntı yaşandı mı?
--Kurumlar eğer kişilere bağlıysa vay haline. Eğer bu kurumda İlyas Şeker varken işler yürüyor ancak yokken yatıyorsa orası kurum olmamıştır. Buna belediye başkanı da dahil. Belediye başkanı olmadığı zaman işler yatıyorsa durum kötü demektir. 2004 yılında göreve geldiğimizde ilk yaptığımız iş kurumsallığı oturtmaktı. Çünkü geçmişte böyle bir şey yoktu. Ama biz bu sistemi oturtturduk. Allah`a şükür hiç sıkıntı olmadı. 2004`te biz belediyeyi devraldığımız da Kocaeli aşırı derecede hizmete aç durumdaydı. O dönem ne yapsak her şey görünüyordu. Gerçekten ihmal edilmiş bir kentti. Bunu hep söylüyorum, Kocaeli ülke ekonomisine yüzde 15 katkı sağlıyor ama hep sömürülmüş.  Bir şeyler alınmış ama verilmemişti. 
Siz belediye çalışmalarının ne kadarına hakimsiniz? İbrahim Karaosmanoğlu`nun yükünün ne kadarını sırtlıyorsunuz?
--Bu çok zor bir soru oldu. Başkanın yükünün ne kadarını aldığım konusunda bir şey söyleyemem ama mesleğim ve konumum itibariyle imar konularında başkanın yükünün tamamını alıyorum neredeyse. Sağolsun başkanımız da  yaptığımız çalışmalarda genel ilkeleri bize verdikten sonra çok da müdahale etmez. Genel hedefleri gösterir “İlyas şöyle olsun” der ve sonrasına karışmaz. İmar konularının dışında önümüze gelen her türlü işi yapıyoruz.

İŞÇİ FAZLALIĞI VAR

Belediye`de bir kadro sıkıntısı ya da fazlalığı var mı?
--Belediyenin işçi kadrosunda ciddi bir fazlalık var. Rahmetli Ecevit zamanında kamu kurumlarına personel alımıyla ilgili bir yasa çıkmıştı. Eskiden belediyeler kendileri sınav açıp personel alırken 2002`de çıkan yasayla kamu kurumlarına personel alımı tamamen Ankara`ya bırakıldı. Ankara Türkiye genelinde sınav açıp kamu personeli alıyor. Gerçekten güzel bir hizmet. Kurumlar zan altında kalmıyor. Bu hükümet zamanında çıkarılan norm kadro yasasına göre en fazla verilecek işçi memur kadrosu belirlendi. Bu sınırlamaya göre bizim işçi kadromuz fazla. Emekli olup ayrılana kadar ben yeni personel alamam. Bunun yanında hizmet alanı genişlediği için teknik personel sayısını artırdık. Şirket üzerinden yaptık bunu.

MEMNUNİYET VARSA TEŞKİLAT DEĞERLENDİRİR

2009 yerel seçimlerinde adınız İzmit ve Derince Belediye Başkanlığı için konuşuluyordu. Ama ısrarcı olmadınız. Başkan Karaosmanoğlu izin vermedi… Süreci anlatır mısınız?
--1990 yılında Refah Partisi`nde göreve başlayınca o dönemki anlayış ‘görev istenmez verilir`di. Samimi olarak söylüyorum hala o anlayıştayım. Eğer benim yapmış olduğum hizmetlerde bir memnuniyet varsa benim teşkilatım bir yerlerde değerlendirir beni. Teşkilatçılık açısından aşırı istekli olmak doğru değil. 2004 seçimlerinde Derince için özellikle çok söylendi. O dönem İbrahim başkanla görüştük. O zaman kendisi il başkanıydı Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oldu. O gün bana ‘Ya İlyas ne yapacaksın Derince`yi? Gel beraber Büyükşehir`de çalışalım` dedi. Bunun üzerine beraber Büyükşehir`de çalışmaya başladık. 2009`da da özellikle İzmit için aynı  şeyler söylendi. O zaman da başkanın gönül rızası yoktu. Destek olalım diye bu süreci de böyle geçiriyoruz.
Önümüzdeki dönemde ne düşünüyorsunuz?
 --Teşkilat “Ya İlyas sen bu kadar  çalıştın, koşturdun, ettin, seni şurada görmek istiyoruz” derse seve seve yaparız.

BAŞKANIN MİLLETVEKİLLİĞİ DÜŞÜNCESİ YOK

Peki milletvekilliği için bir teklif var mı? Adınız çok dillendiriliyor...
--Şu an için çok erken. Milletvekilliği görevi verilirse o görevi de hakkıyla yerine getireceğime inanıyorum.
Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu`nun milletvekilliğine aday olmak gibi bir düşüncesi var mı? Olduğu taktirde en düşünürsünüz?
--Tahmin ediyorum böyle bir düşüncesi yok. Benim bildiğim kadarıyla başkanımızla değişik zamanlarda yapmış olduğumuz görüşmelerde İbrahim başkanın böyle bir düşüncesi yok. Ama siyasette 24 saat bile çok erken. Ama bu kente hizmet etmek için gücümüzün yettiği her konuda hazırız. Bu kente borcumuz var.
Partiyle ilişkiniz nasıl? Yaşanan sorunlara müdahil oluyor musunuz? Mesela Nedim Arsal sorunu...
--Partiyle ilişkilerimizde bir sıkıntımız yok. 2011 seçimleri için seçim koordinasyon kurulu başkanlığı görevi bana verildi. Anaysa oylamasında bunun provasını yaptım. Teşkilatla sürekli iç içeyiz. Bir sıkıntı yok. Onlar bizim biz onların bir parçasıyız. Belediyenin içindeki bir huzursuzluğa nasıl ki partinin karışması ne kadar yanlışsa parti içindeki bir huzursuzluğa da belediyenin karışması o kadar yanlıştır. Teşkilatın içindeki sorunları teşkilat kendi içinde çözer.  Bizim karışmamız doğru değil. Aile büyüdükçe, kitle partisi oldukça sorunlar olur. Olmaması mümkün değil. Tabi burada şu da önemli. Bu sıkıntıların kamuoyuyla paylaşılması doğru değil. Bunu kendi içimizde halletmeliyiz. Nasıl ki bir ailenin yaşadığı sorunu dışarıda anlatmak ayıpsa biz de bir aileyiz. Kamuoyunu ilgilendiren bir konu değil. Bu yönü bizi üzüyor. 

CHP DERSİNE ÇALIŞMALI

Gerek Büyükşehir gerekse İzmit Belediyesi`nde CHP`nin sıkı bir muhalifsiniz. CHP`nin siyasetini, muhalefetini nasıl buluyorsunuz?
--Arkadaşlar kendi açılarından çalışıyorlar, yanlış gördükleri konular karşısında duruyorlar. Ama bana göre derslerini daha çok çalışmaları gerekiyor. Ben muhalefetteyken gece yarılarına kadar çalışıp meclise öyle geliyordum. Kuru kuruya muhalefet yapmamak gerekiyor. CHP`nin de kendi içinde barışık olması lazım. Kendi içinde barışık olmadığı sürece birisinin ak dediğine ötekisi kara dediğinde ilerleme şansı olmaz. İktidar olma şansı da olmaz. Fikirler arasında tutarsızlık var.

METRO ŞART

Şehir içi trafik konusu sürekli gündemde. Minibüsçüler ha birleşti ha birleşecek derken sorun bir türlü çözülemedi. Şimdilerde minibüsçüler kooperatifi “metro yapılırsa ortak olmak istiyoruz” diyor. Var mı böyle bir imkanları?
--Elbette. Toplu taşımayı yaygınlaştırmak lazım. Şimdi biraz daha kuzeye doğru yollar yapılmalı. Çünkü kent kuzeye doğru gidiyor. Ne kadar tedbir alırsanız alın araç  süresi artıp yol genişlikleri sabit kaldığı sürece trafiği çok fazla çözemezsiniz. Ama ileriye dönük buraya bir Metro  yapılması şart. Ulaşım master planının sonuçları çıkınca her şey şekillenecek. Kocaeli`deki yolcu kapasitesi metronun yapılması için uygun değil. Rantabıl olmayacak. Ama Bakanlık bölgesel olarak burayı değerlendirecektir.
SEKA Park`ın üçüncü etabı ne olacak? Kötü bir görüntüsü var. Her şey çürümeye terk edildi…
--SEKA`da üçüncü etapta fabrikalar ve lojmanlar var. Bu bölge aynı zamanda 3. derece SİT alanı. Fabrikaların bazılarını Anıtlar Kurulu, Cumhuriyet dönemi eseri olarak tescil etti. Şu an sadece tescilli binalar kaldı. Diğerleri yıkıldı zaten. Onlarla ilgili bir yıldır süren bir proje vardı. Önümüzdeki haftalar içinde Anıtlar Kurulu`na projeyi intikal ettireceğiz. Onay alındıktan sonra yapıma geçilecek. Ciddi kültür merkezleri, seri, konferans salonları, deprem müzesi, kağıtçılık müzesi, bilim merkezi düşünüyoruz. 2011`de başlayacak. Kulenin olduğu yerde meydan olacak. Ayrıca kültür evleri olacak. Azerbaycan ve Türkmenistan kültür evleri olacak. Bir nevi Birleşmiş Milletler Kültür Parkı olacak.
Yuvacık Barajı`nda geçtiğimiz yıllarda su bittiği esnada Sapanca Gölü ile Yuvacık Barajı arasında yapılan hattın durumu nedir? Su sıkıntısı var mı Kocaeli`de?
--İzmit`te susuzluk sorunu şu an yok. 2006`da o sıkıntıyı yaşadık. Sapanca Gölü ile Yuvacık Barajı arasında yeni bir hat yaptık. Şu an hazır vaziyette bekliyor. Barajda su kalmadığı taktirde Sapanca Gölü`nden arıtmaya suyu basacağız. Dolayısıyla kısa vadede su problemimiz yok. Sadece Kandıra`da su sıkıntısı var. Şu an orada bir baraj çalışması var. Yuvacık Barajı`nın yarısı kadar olacak. Yuvacık Barajı`nda su sıkıntısı değil sadece borç sıkıntısı aşıyoruz. 2014`te baraj Büyükşehir`e devredilecek. Hat ihtiyaç duyulduğunda kullanılacak. Hattın paslanması mümkün değil. Ama kullanılmayan şey eskir. Hatta yakın bir zamanda orayı kullanacağız. Yuvacık Barajı`nın bir bakıma ihtiyacı olabilir. Su alma kanalarının bakıma alınması gerekiyor. Kısa bir süre için bu hat devreye alınabilir.


İlyas Şeker kimdir?

--1960 Erzurum Şenkaya doğumluyum. İlkokulu köyde, ortaokulu Sarıkamış`ta okudum. Ankara Tapu Kadastro Meslek Lisesi`nden mezun oldum ki Türkiye`de bir tanedir, ikincisi yoktur. 1981`de Gazi Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu`nu bitirdim. 1984`te Yıldız Üniversitesi Harita Kadastro Mühendisliği`nden mezun oldum. 1986`da yüksek lisans yaptım ve yüksek mühendis olarak Yıldız Üniversitesi`ni bitirdim. Lise yatılı olduğu için bitirince zorunlu hizmetimiz vardır. 78 yılından 1981 yılına kadar Bursa Orhaneli ilçesinde Kadastro Müdürlüğü`nde fen memuru olarak çalıştım.  Yüksek okulu bitirince tapu sicil müdürü görevi verdiler ve 1981`de memuriyetten istifa ederek 4 arkadaşımla şirket kurduk. İstanbul`da çalışmaya başladık. Daha sonra bu arkadaşlarım ayrıldı ve ben de yanıma başkalarını alarak devam ettim, bugünlere geldim. 
 

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ