KOCAELİ 13° Kocaeli Hava Durumu
  • 5.3887 TL
  • 6.0956 TL
  • 6.7858 TL
Kocaeli Zirve
Kızıltaş; Krizin faturasını yaşatanlar ödesin
Kızıltaş; Krizin faturasını yaşatanlar ödesin
Güncel
Aktan Uslu
24 Eylül 2018 Pazartesi 09:05

Kızıltaş; Krizin faturasını yaşatanlar ödesin

“AKPgiller para babalarına hizmet ediyor” diyen Halkın Kurtuluş Partisi İl Sekreteri Murat Kızıltaş, krizin faturasının emekçilere halka değil sebep olanlara ödetilmesi gerektiğini söyledi

Son zamanlarda sokakta basın açıklamalarına ağırlık veren, bir süre önce İzmit’teki basın açıklamasında SEKA’nın kapatılmasını dövize endeksli kâğıt zammını da merkeze alarak konu edinen Halkın Kurtuluş Partisi – HKP bu sefer Gebze’de, ekonomik krizi konu edinerek sokaktaydı. 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’nda gerçekleşen açıklamada konuşan HKP İl Sekreteri Murat Kızıltaş, “AKPgiller” diye tanımladığı AKP iktidarının parababalarına hizmet ettiğini öne sürüp krizin faturasının emekçilere, halka değil krizi yaşatanlara ödetilmesi gerektiğini söyledi:

Önümüzdeki günlerde daha da derinleşecek

“İşte parababaları düzeninin yaratığı olan bir ekonomik krizin daha henüz başındayız. Kriz önümüzdeki günlerde daha da derinleşecek ve etkileri bakımından ağırlaşacak. Krizin faturası daha öncekilerde olduğu gibi yine işçi sınıfımıza ve emekçi halkımıza kesilmek istenecek.

 

HKP saflarında örgütlenin

Buna izin vermemek için,  krizin bedelini işçi sınıfı ve emekçiler değil, krizi ve işsizliği pahalılığı yaratanlar ödesin, demek için halkımızı HKP saflarında örgütlenmeye çağırıyoruz. Ülkemizi işsizlik pahalılık cehennemine çevirenlere karşı mücadele etmeye çağırıyoruz.

Parababaları düzeninin yarattığı ve bedelini işçi sınıfımıza ve emekçi halkımıza ödettiği ekonomik krizlere bir son vereceğiz.”

 

Bağımsızlık benim karakterimdir

HKP’liler basın açıklaması esnasında; “Sefalet ücreti istemiyoruz”, “Zam zam zam ucuzluk ne zaman”, “Yaşasın Halkın Kurtuluş Partisi”, “Parasız sağlık parasız eğitim”, “Kahrolsun ABD AB emperyalizmi”, “Özelleştirmeler halka ihanettir”, “Üretim yoksa işsizlik çoktur”, “Uçağa değil emekçiye bütçe” ve benzeri sloganlar attı. Benzer temalı dövizlerin yanı sıra Atatürk’ün, “Bağımsızlık benim karakterimdir” vecizesini, Kuvayi Milliye simgelerinden kalpaklı fotoğrafı ile üzerinde taşıdı.

 

Çok sayıda vatandaş başından sonuna dinledi

Polisin güvenlik önlemi ve kaydı altında gerçekleşen, herhangi bir müdahalenin yaşanmadığı basın açıklaması sonrası HKP’liler yine sloganlar attı. Basın açıklamasını üstelik başından sonuna kadar çok sayıda vatandaş ilgiyle dinledi, HKP İl Sekreteri Murat Kızıltaş açıklamanın sonunda gerek basın mensuplarına gerekse kendilerini dinleyen vatandaşlara teşekkür etti.

 

Kopal çifti HKP saflarında

Basın açıklaması esnasında HKP saflarında Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Temsilciliği Başkanı Sema Olkun Kopal ile eşi, DİSK Nakliyat-İş Sendikası Genel Örgütlenme Sekreteri ve Gebze Şube Başkanı Erdal Kopal da, şahıslarını temsilen yer aldı. Basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi:

 

Gerçek enflasyon oranları açıklananın üzerinde

“16 yıldır iktidarda olan AKP dışa bağımlı politikalarıyla ülkeyi büyük bir ekonomik krize sokarak bunun acısını ve bedelini halkımıza ödettirmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yaptığı araştırmaya göre bile, ağustos ayında enflasyon yüzde 2.3 oranında, yıllık bazda ise yüzde 17.9 oranında artmıştır. Yılsonunda ise yüzde 20’yi geçmesi beklenmektedir. Araştırmaya göre, bu oran son 14 yılın en yüksek enflasyon oranı olarak tespit edilmiştir. Bizler de biliyoruz ki, gerçek enflasyon oranları açıklanan bu rakamların çok üzerindedir.

 

Bir tek ücretlerimize zam yapılmıyor

Birkaç ay önce ulaşıma yüzde 10-12 oranında zam yapılırken, elektriğe yüzde 15-20 oranında, doğalgaza ise yüzde 9 -14 oranında zamlar yapıldı. Pazara markete gittiğimizde ise yine zam yağmuru ile karşılaşmaktayız. Domatese, soğana, patatese, ete, süte, peynire, yumurtaya, okul ve kırtasiye masraflarına gelen zam oranları bazı kalemlerde yüzde 50’yi, bazılarında ise yüzde 100’ ü bulmaktadır. Yani iğneden ipliğe her şeye zam yapılmaktadır.

Her şeye zam yapılıyor ama bir tek ücretlerimize, maaşlarımıza gelince ekonomik kriz bahane edilerek zam yapılmıyor.

 

Halk açlık sınırında yaşamaya zorlanıyor

Sendikaların yapmış olduğu araştırmaya göre, ağustos ayında, dört kişilik bir ailenin gıda harcaması tutarını ifade eden açlık sınırı bin 812 lira iken, giyinme barınma eğitim ve sağlık gibi diğer harcamaları da kapsayan yoksulluk sınırı ise 5 bin 904 lira olarak tespit edilmiştir.

Peki asgari ücretlinin aldığı maaş ne kadar? Asgari Geçim İndirimi (AGİ) ile birlikte bin 604 TL. Aldığımız bu ücret de enflasyon karşısında her gün erimektedir.

Çalışanların büyük oranda asgari ücretle geçindiğini düşünecek olursak, halkımız açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmakta, bu koşullar altında temel besin gereksinimini dahi karşılayamaz durumda kalmaktadır.

 

İsmail Devrim bu tablonun acı bir sonucudur

Bir yandan enflasyonun artması, bir yandan paramızın dolar karşısında değerinin düşmesi, beraberinde hayat pahalılığını, yoksullaşmayı ve işsizliği getirmiştir. İki gün önce okuduğumuz bir haber bu yoksullaşmanın acı sonuçlarından birini yaşadık. İlçemizin bağlı olduğu Kocaeli’den yüreklerimizi dağlayan çok acı bir haber aldık: Oğluna, okulun istediği pantolonu alamayan İsmail Devrim, çocuğu okuldan gönderilince kendisini banyoda iple asarak yaşamına son verdi. Çaresiz babanın eşine söylediği son sözleri ise, “Çocuklarıma bakamıyorsam, çocuğuma bir pantolon alamıyorsam niye yaşıyorum ki” oldu.

 

Parababaları – işverenler işçi kıyımına gidiyor

Ayrıca ekonomik krizle birlikte artan maliyetleri bahane eden parababaları - işverenler işçi kıyımına gitmektedirler. Bunun dışında da geçmişten bugüne olduğu gibi hakkını arayan, sendikaya üye olan işçileri de kapı dışarı etmektedirler. Örneğin Nakliyat-İş önderliğinde Real işçileri 14 aydır sarı sendikalara ve Metro Gros market, MediaMark’a karşı gaspedilen hakları için, Uyum/Makro işçileri, Muğla Tüvtürk işçileri mücadele ediyor.

BBS Metal İşçileri, Flormar işçileri ve Cargill işçileride hakları için direniyor, mücadele ediyor.

 

Sorumlusu ABD Emperyalistleri ile işbirlikçisi AKPgillerdir

Ekonomik krizin de, pahalılığın da, paramızın dolar karşısında değer kaybedip pula dönmesinin de, işsizliğin ve yoksulluğun da sorumlusu başta dünyanın baş haydudu ABD Emperyalistleri olmak üzere, onların işbirlikçisi AKP’giller ve parababalarıdır. Bir de utanmadan sıkılmadan sanki ülkeyi kendileri yönetmiyormuş gibi, “bu kriz bizim krizimiz değildir’’ demektedirler. Ayrıca ABD ile yaşadığımız Rahip Brunson sorunu da halkı kandırmak, gerçekleri halktan gizlemek için kullanılan suni bir gündemdir.

 

Tamamen dışa bağımlıyız

Bu kriz AKP’ nin dışa bağımlı özelleştirme politikalarının sonucudur!

AKP 16 yıllık iktidarı boyunca kamuya ait SEKA, TEKEL PETKİM, TELEKOM ve Şeker Fabrikaları gibi kȃr getiren tüm kurumları özelleştirme adı altında yok pahasına ya da zararına Parababalarına peşkeş çekerek yerli ve milli hiçbir kurum bırakmazken, ülkeyi tarım ve hayvancılıkta, sanayi üretiminde tamamen dışa bağımlı hale getirmiştir.

Türkiye birçok tarım ürününde ve hayvancılıkta kendi ihtiyacını karşılayıp ihracat yapan bir ülkeyken şimdi samanını, buğdayını, nohudunu, mercimeğini, pirincini, canlı hayvan ve etini bile dışarıdan alır oldu. Geçen yılın raporlarına göre; Türkiye sığır ithalatında Avrupa’da birinci, Dünya’da ise ikinci olmuş. Tabii ihracat ise sıfırlanmış.

 

Halk sağlığının içler acısı hali

Yakın bir zamanda yine Et ve Balık Kurumunun Brezilya’dan ithal ettiği canlı hayvanlarda şarbon hastalığının tespit edilmesi, bir yandan da başından Gıda’sı atılan Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın halk sağlığını hiçe sayan içler acısı halini göstermektedir.

Sanayide de durum pek farklı değil. Sanayimizin çoğu zaten montaj sanayi, başta elektronik eşya ve otomobil olmak üzere tüketim ürünlerinin geneli ithal edilmektedir.

 

Alım gücü daha da azalacak

Tarımda, hayvancılık da, sanayii de birçok ürün ithal edilince karşılığında döviz ödemekteyiz. Bu nedenle döviz çıktısı fazla olunca Dolar, Euro değer kazanırken, TL değer kaybetmektedir. Merkez Bankası’nın son faiz artırım kararı ile ülkemizde enflasyon ve borçlanma oranı daha da artacak ve buna bağlı olarak da halkımızın alım gücü iyice azalacaktır. İşte ekonomi bu kadar dışa bağımlıyken ekonomik krizler, hayat pahalılığı ve işsizlik kaçınılmaz olarak artmaktadır.

 

Bu kriz AKP’gillerin savurgan politikalarının sonucudur!

Halkımız geçim derdi içindeyken, yoksullukla, açlıkla boğuşurken, kemer sıkan, tasarrufa giden hep halkımız olurken, Kaçak Saray’ın yıllık bütçesi örtülü ödeneklerle 1 milyar TL’yi geçmektedir. Sarayın yüzlerce koruması, lüks makam araçları, şatafatlı davetleri ve ejder meyveli yemek menüleri, halkımız açlık ve yoksulluk cehenneminde inlerken, halkın parasının lüks yaşam için nasıl harcandığının açık göstergesidir. Bunlar da yetmezmiş gibi AKPgillerin Reisi Varlık Fonu’nu kendine bağlayarak, yardımcılığına da Damat Albayrak’ı getirmiştir. Böylece Varlık Fonu’nu Sayıştay’ın da denetiminden çıkarmıştır.

 

MOSSAD’ın altın kuralı…

Geçtiğimiz günlerde de AKP’gillerin Reisine Katar Emiri tarafından Uçan Saray olarak adlandırılan 500 milyon dolarlık uçak hediye edilmiştir. MOSSAD’ın altın değerinde bir kuralı vardır:

“Eğer birine bir para verirseniz ya da parasal değere sahip bir şey verirseniz, onu devşirmişsiniz demektir. Çünkü alan şahıs, bunun bir karşılığının olacağını, bedelinin olacağını bilir. Sizin verdiğinizi kabul etmekle, karşılığını ödemeyi de aynı anda kabul etmiş olur. Böylece de o, sizin açınızdan devşirilmiştir artık.”

 

Hangi kamu malını peşkeş çekeceksin Emir’e

500 milyon dolarlık hediye için de sormadan edemiyoruz:

Sen neyle ödeyeceksin o 500 milyon dolarlık Uçan Saray’ının bedelini?

Hangi kamu malını peşkeş çekeceksin bu Emir’e?

Halkımız ekonomik krizin pençesinde işsizlik pahalılıkla boğuşurken nasıl bineceksin bu Uçan Saray’a?

16 yıldır iktidarda olan, daha doğrusu ABD tarafından projelendirilip iktidara getirilen AKP’giller, sadece ve sadece yerli yabancı Parababalarına hizmet ediyorlar. İktidara getirilmenin diyetini ödüyorlar Uluslararası Finans-Kapitale. Bu arada ülkenin ekonomisi batıyormuş, kriz çıkıyormuş, şirketler kapanıyormuş, insanlar işsizlik pahalılık cehenneminde yanıp kavruluyormuş, zerre kadar üzmez onları. Onlar kendi çıkarına bakarlar.

 

Mahkemeleri kendi hukuk bürolarına çevirdiler

AKP iktidarında sadece ekonomi mi çöküşe geçti? Tabii ki hayır… Mahkemeleri kendi hukuk bürolarına çevirip ülkede ne kanun ne de hukuk bıraktılar. Eğitim sistemimizi günden güne gericileştirip, bilimsel ve laik olmaktan çıkardılar. Okulları peşaver medresesine dönüştürüp, dindar ve kindar bir nesil yetiştirdiler. Doğamızı, tarihimizi rant uğruna yok ettiler.

 

Ekonomik krizin daha başındayız

İşte Parababaları düzeninin yaratığı olan bir ekonomik krizin daha henüz başındayız. Kriz önümüzdeki günlerde daha da derinleşecek ve etkileri bakımından ağırlaşacak. Krizin faturası daha öncekilerde olduğu gibi yine işçi sınıfımıza ve emekçi halkımıza kesilmek istenecek.

Buna izin vermemek için,  krizin bedelini işçi sınıfı ve emekçiler değil, krizi ve işsizliği pahalılığı yaratanlar ödesin, demek için halkımızı HKP saflarında örgütlenmeye çağırıyoruz. Ülkemizi işsizlik pahalılık cehennemine çevirenlere karşı mücadele etmeye çağırıyoruz.

Parababaları düzeninin yarattığı ve bedelini işçi sınıfımıza ve emekçi halkımıza ödettiği ekonomik krizlere bir son vereceğiz.

YORUMLAR

  • Toplam 4 Yorum
default photo
Yazan: Murat KIZILTAŞ

Emperyalizme karşı mücadeleye devam

0 Beğendim
0 Beğenmedim
default photo
Yazan: İşçi İsmail

HKP herzamanki gibi cesaretle ve kararlılıkla eylem yapmaya devam ediyor. TEBRİKLER

0 Beğendim
0 Beğenmedim
default photo
Yazan: Kivilcimumut

Halkımızın çektiği sıkıntıları dile getiren mücadele eden hkp yi kutlariz

0 Beğendim
0 Beğenmedim
default photo
Yazan: Deniz Bin

Helal olsun Hkp ye korkusuzca sokakta lar

0 Beğendim
0 Beğenmedim

DİĞER HABERLER

Bilgi Köprüsü Montessori, pazarda tezgah açtı

Bilgi Köprüsü Montessori, pazarda tezgah açtı

İzmit Yenişehir Mahallesi Arda Sokak No:39 adresinde faaliyet gösteren ilimizin ilk Montessori eğitimi veren anaokulu Özel Bilgi Köprüsü Montessori Anaokulu, 12-18 Aralık Yerli Malı Haftası’nı şimdiki adıyla “Yatırım, Tutum ve Türk Malları Haftası”nı akıllarda kalıcı, uygulamalı bir programla kutladı.  Öğrenciler, öğretmenler hep birlikte İzmit Perşembe Pazarı Alanı’nda tezgah açarak yerli üretim sebze ve meyve satışı yaptı.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

ANKET

Twitter

KENT REHBERİ


Yağız Kebap
Okşin Beçet
Almila
Davetiyem
Reis Döner
Volka Proje
Akkurt İnşaat
KKG
Polis Marketim
Bekiroğlu