KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 6.0600 TL
  • 6.7614 TL
  • 7.7239 TL
Kocaeli Zirve
Şaşırmak bazen güzeldir
Şaşırmak bazen güzeldir
Siyaset
17 Temmuz 2010 Cumartesi 10:17
  • 2629
  • 3

Şaşırmak bazen güzeldir

SP Kocaeli Teşkilatı’nda tanınmayan, fakat ilimizden GİK üyesi seçilerek partililere, il yönetimine, öğrencilerine, hatta ailesine bile sürpriz yapan Bağce, “Şaşırmak bazen güzeldir” dedi

Saadet Partisi`nin geçtiğimiz hafta sonu yapılan 4. olağan genel kurulunda yaşananlar gündemden düşmüyor. Eski başbakan Necmettin Erbakan ile genel başkan Numan Kurtulmuş`un listelerinin yarıştığı kongreden Kurtulmuş galip çıkmış, SP bu kongrede ikiye bölünmüştü. İlimizde bulunan kurultay delegelerini de bölen listelerde Erbakan saflarında yer alan Mehmet Aras ve eski Adalet Bakanı Şevket Kazan GİK üyeliklerine seçilememişti.
***
Genel başkan Numan Kurtulmuş`un listesinde bulunan Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümü`nde anabilim dalı başkanlığı ve fakültenin dekan yardımcılığını yapmış Doç. Dr. Emre Bağce ile eski milletvekili Mehmet Batur ise GİK üyeliğine seçildi. Özellikle Bağce`nin listede yer alması Saadet Partisi Kocaeli Teşkilatı olmak üzere tüm Kocaeli`de şaşkınlık yarattı. İlimizden çıkan süpriz bir isim olan Bağce ile yaptığımız söyleşide bu duruma kendisinin bile şaşırdığını söyledi.
***
Şu anda Necmettin Erbakan ve Şevket Kazan başta olmak üzere SP Genel Kurulu`nun tekrarlanması için çalışmalar yaparken, biz de ilimizden GİK üyeliğine seçilen Emre Bağce ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Okulda tüm öğrencileri tarafından sevilen ve sayılan Bağce`nin SP`de genel merkez yöneticisi seçildiğine öğrencileri bile inanmamış. Kurtulmuş`un yeni listesinde genç isimlere yer vermesine en iyi örnek olan Emre Bağce ile kongre sürecini ve parti içinde aldığı görevleri konuştuk. Keyifle okuyacağınız bir söyleşi sizi bekliyor.


Sizi hiç tanımıyoruz. Kendinizi kısaca anlatır mısınız?
-1972 Sivas, Zara doğumluyum. Boğaziçi Üniversitesi  Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü`nü 1995`te bitirdim. Araştırma görevlisi olarak Cumhuriyet Üniversitesi`nde çalışmaya başladım. 1997 yılında Boğaziçi Üniversitesi`nde doktora çalışmalarına başladım, 2001 yılında da çalışmalarımı tamamladım. Evliyim. Bahadır ve Umut adında iki oğlum var. 2001 yılında Kocaeli Üniversitesi`nden bir davet aldım. Siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümünde öğretim görevlisiyim. 2008 yılında dekan yardımcılığı görevini, 2009 yılında ise bölüm başkanlığı görevini bıraktım. Zaten siyaset ve bu görevler beraber olmuyor.

Kocaeli`ye daha önce gelmiş miydiniz?
-Zamanında bir davet almıştım, ama Kocaeli denilince aklıma Gebze, Dilovası gibi sanayi bölgeleri geliyordu. Buraya gelmeye çok da sıcak bakmıyordum. Ama ilk Hereke`ye geldim ve küçük ilçe olduğu için çok sevdim. 3 yıl ailece Hereke`de kaldık. Geldiğim günden bugüne kadar da yoğun bir çalışma temposu içerisindeydim.

SP ile tanışmanız nasıl oldu?
-Aile olarak bu siyasi yapının içindeydik. Babam Sivas`ta ilçe başkanlığı yaptı. Babam bize, ideolojilerin dışına çıkıp bakabilmeyi, insanlarla empati kurabilmeyi öğretti. Yapı itibariyle de öyle biriyim. Çeşitliliği önemseyen bir bakış açım var. Alevi, sunni, liberal, sosyal demokrat arkadaşlarım oldu. Bu kişileri aynı masa etrafında topladığım anlarım oldu. Kendimi bir yere özel olarak adamak şeklinde bir davranışım olmadı. İnsanı araçsallaştıran şeylerden hep uzak durdum.

Numan Kurtulmuş ile tanışmanız nasıl oldu?
-2008 yılında tüm medya ve kamuoyuyla birlikte ben de Numan Hoca`yı takip etmeye başladım. Kendisiyle tanışmam SP İstanbul İl Başkanlığı`ndaki dostlarım sayesinde oldu. Oldukça tutarlı ve farklı bir duruş sergilediğini gözlemledim. Kendisiyle arada bir görüşür, öneriler sunardım. Kongre öncesi de kendisiyle bizzat görüştüm.

Ne dedi size?
-Konuyu açmak için özel bir görüşme yaptık. Partide çalışmaları hızlandırmak arzusu içersinde olduğunu, benim de bu çalışmaya katılmamın uygun olduğunu düşündüğünü ifade etti.

AİLEM DE ŞAŞIRDI

Sizin GİK üyesi olmanız bizim için sürpriz oldu. Siz bekliyor muydunuz?
-Sadece sizler için değil, ailem için de sürpriz oldu. Şaşırmak bazen güzeldir. Farklılıkları vurgulamak, klişe düşüncelerden kurtulmak açısından önemliydi. Ben böyle bir görev beklemiyordum. Bir yerlerde makam mevki derdinde olan insan değilim. Belli projeler üzerinde çalışmayı, öneriler sunma aşamasında katkı sunmayı beklerken böyle bir şeyle karşılaştım. Numan Hoca`mın bulunduğu bütün koşullarda bulunmaktan onur duyacağımı söyleyerek kabul ettim. Hocamın duyduğu güveni boşa çıkarmayacak şekilde çalışacağım. Ben görev verilmesi için can atmam ama verildiği zaman da canla başla çalışırım.

Kocaeli`de yaşamak nasıl bir duygu? Siyasi durumunu da değerlendirir misiniz?
-2001 yılından bu yana Kocaeli`deyim. Burada yaşamaktan oldukça mutluyum. Bu şehre ait olma düşüncesini önemsiyorum. Kocaeli yaşam alanı anlamında oldukça güzel bir şehir. Her ne kadar İstanbul`un gölgesinde kalsa da şehir olarak geleceği olan bir kent. Siyasi anlamda toplumsal yapının heterojenliğine bağlı olarak renkli bir kent. Ayrıca siyasette belirleyici bir kent. Toplusal yapı olarak da çeşitli olması açısından çok üretken bir kent.

KİMLİĞİMİ GİZLEMEDİM

SP Kocaeli Teşkilatı ile görüştünüz mü?
-Evet kendileriyle yeni tanıştım. İl divan toplantısında Erol Pekcan ve il yönetimiyle görüştüm. İnsanların endişeleri varsa endişelerini ve merak edilenleri gidermek açısından yaklaşık 1 saat konuştuk. Nereden bakıyoruz, ne yapıyoruz bunları konuştuk. Karşılıklı olarak gözlerimizdeki ışıltıları görmeye çalıştık. Ben heyecanı çok önemserim. Bundan sonra ortak hareket etme noktasında hemfikir olduk. Bundan sonra da sık sık görüşeceğiz.

Kocaeli teşkilatıyla yeni tanıştınız. Neden gizlendiniz?
Bu bir kimlik gizleme değil aslında. Akademi içerisinde katıldığım işleri en iyi şekilde yapmaya çalışırım. Bu anlamda sabah 08.00`den akşam geç saatlere kadar bütün zamanım Umuttepe`de geçiyor. Bilimsel akademik çalışmalarım, araştırmalarım olduğu için tanışmamız pek söz konusu olmadı.

Çok tartışmalı bir kongre yaşandı. Siz ne düşünüyorsunuz konu hakkında?
-Ben iki listenin çıkmış olmasını sağlıklı buluyorum. Bu 3 liste de olabilirdi. Bunlara açık olmak lazım. Farklılıklar olabilir. Bunları kişisel hırslara dönüştürmüyorsak sorun çıkmaz. İster istemez herkes belli bir ekip oluşturarak çalışmak ister. İnsanlar bu konuya duygusal bakmamalı. Bu bir anlamda kurumsallaşmanın zayıf olduğunu gösteriyor. ‘Ben olsam tufan`, ‘Ben olsam biter` mantığı olmamalı. Bunu bir çok siyasal harekette görebiliyoruz. ‘Herkes en az benim kadar değerlidir. Herkes en az benim kadar karar verebilir` İşte bu siyaset tarzını geliştirirsek parti içi demokrasi muazzam şekilde yerleşmiş olur. Siyaset kurumsallaşır.

KURTULMUŞ BİR ORKESTRA ŞEFİ

SP`de bir değişim isteği mi var?
-Burada listeleri birbirine karşı iki grup olarak görmememiz lazım. Genel başkanımız Numan Bey kendi çalışma programını oluşturmaya çalışıyor. Bir anlamda ‘Eğer davulu ben taşıyorsam tokmak da bende olsun` diyor. Bir orkestra şefi olmayı arzulayan bir insan var. Numan Hoca`nın duruşuna baktığım zaman bunu gözlemliyorum. Şuan insanlarda kısa vadeli bir şaşkınlık var. Bu şaşkınlığı aştığımızda projelere yöneleceğiz. Bu projeler üzerinden de sınırlı ölçüde değişmeyi, yenileşmeyi gözeten süreçte yenilerin ne olduğu gözlemlenecek. Bakalım yeni ne getiriyor? Bunlar takip edilecek.

Erbakan misyonunu tamamladı mı? İkinci bir parti kuracak söylentileri çıktı…
-Ben Erbakan Hoca`nın böyle bir şey yapacağına ihmal vermiyorum. Esas itibariyle yeni kuşaklara güven duymalarında çok büyük yarar var. Şuanki tartışmaların kısa zaman içerisinde durulacağını ve anlayış, hoşgörünün hakim olacağını düşünüyorum.

YÜZDE 15`LERE ULAŞCAĞIZ

Numan Kurtulmuş`un büyük kongrede Milli Görüş tabanına yaşattığı hareket 2011 genel seçimlerinde SP`yi nasıl etkiler?
-Bu bir hareketlilik yaratacaktır. Yüzde 5`lerdeki puanımız 2 - 3 puan artacak. 2011`e kadar yapılacak çalışmalarla yüzde 10 seçim barajını rahatlıkla aşacağımızı, hatta yüzde 15 gibi bir sayıya ulaşacağımızı düşünüyorum. Aldığım tepkilere dayanarak bunu söylüyorum. Bir de genel başkanımızla ilgili kamuoyunda muazzam bir destek var. SP`nin şuan tartışılıyor olması yeni kadroların gelecek vaat ettiğini gösteriyor. Geçmişe değil de geleceğe bakılması gerekiyor.

Eski Adalet Bakanı Şevket Kazan, “Numan Kurtulmuş bizi kandırdı” gibi iddialarda bulundu. Ne diyeceksiniz?
-Bunu kişisel bir tepki olarak algılıyorum. Belki alışıldık bir siyaset tarzının izleridir. Numan Kurtulmuş alışılmışın dışına çıktı ama ihanet tarzında değil. Projeleriyle geldi. Mesela medeniyet projesi. Evrensel bir dil geliştirip farklılıkları tanıyan bir proje. Keşke bu tartışmalar değil de Numan Kurtulmuş`un yaptığı konuşmalar tartışılıyor olsaydı. Ama eminimki ilerleyen zamanlarda konuşulacaktır. Kişiler kendileriyle siyaseti ilişkilendirirlerse bu problemlidir. “Ben olmazsam tufan” demek diğer insanlara karşı şık bir bakış açışı olmaz. İçinde bulunduğumuz dönemde siyasetin toplumsallaşmasına dönük ipuçları var. Tüm toplumu siyasetin asıl aktörü olarak konumlandıracak mıyız? Yoksa siyaset sadece siyasetçilerin oynadığı bir oyun mudur diyeceğiz? Böyle düşündüğümüzde genel başkanımız Numan Kurtulmuş`un daha farklı bir siyaseti konuştuğunu görüyorum.

HİÇBİR BEKLENTİM YOK

Üniversitede bir öğretim görevlisi olarak siyasi anlamda bir kariyer yapma planınız var mı?
-Öğretim üyeliğim siyasetin teorik kısmını diğer tarafım ise pratik kısmını oluşturuyor. Birbirinden çok kopuk alanlar değil. Kişisel bir beklentim asla yok. Ama siyaseti birlikte yapılabilecek sadece belli kişilerin mutlu odluğu değil de  herkesin içinde yaşamak istediği dünyayı birlikte inşa edebileceği bir süreç olarak tarif edersek bir tuğlada ben koymak istedim. Ama bütün duvarı ben öreceğim anlamına gelmez bu. Adaletle, eşit koşullarda paylaşarak bunu yapmalıyız. Siyasetin vazgeçilmez unsurları partiler değil, yurttaşlardır. Önce insan demeliyiz ve insanı da hiçbir yere feda etmemeliyiz. Bu denklemi sürekli gündeme getirip paylaşacağım.

Gerek parti tabanına gerekse Kocaeli halkına ne söylemek istersiniz?
-Mevcut tartışmalar bitecek. Bunu bir doğum sancısı olarak görmek lazım. Bu sancılar iyiye işarettir. Geçmişe takılmaktan ziyade geçmişteki birikimleri değerlendirip daha çok geleceğe doğru yönelmekte fayda olduğuna inanıyorum. Kocaeli`de siyaseti farklı terimlerde ifade etmeliyiz. Bizim kent konseyimiz var orayı işler hale getirmemiz lazım. İnsanlarımız siyasetin dışına itildi. Ama siyaset insanların bir arada yaşamasını sağlayan bir olgu. Her zeminde bunu yaşamalıyız. Demokrasiyi gerçekten hayata geçirmeliyiz. Ekonomik, sosyal sorunları siyasetle yapabiliriz. Ama unutmamalıyız ki siyaset siyasilere terk edilecek bir uğraş değil. 

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ