Sibel Gönül
KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.5456 TL
  • 6.2837 TL
  • 7.2835 TL
Kocaeli Zirve
Erdoğan, Sarıgül’ü başbakan yapacak
Erdoğan, Sarıgül’ü başbakan yapacak
Siyaset
02 Mayıs 2010 Pazar 17:13
  • 2972
  • 13

Erdoğan, Sarıgül’ü başbakan yapacak

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkeyi iyi yönetemediğini iddia eden Ağaryılmaz, Erdoğan’ın bu başarısızlığıyla Mustafa Sarıgül’ü başbakan koltuğuna kendisinin oturtacağını öne sürdü

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül`ün kurduğu Türkiye Değişim Hareketi partileşme sürecini tamamlamak üzere.
10 Haziran günü gerçekleştirilecek genel kurulla ‘Türkiye Değişim Partisi` olacak hareketin Kocaeli il başkanı Coşkun Ağaryılmaz da il örgütünün partileşme sürecinde yoğun çaba harcıyor.
Yoğun çalışma temposuyla gündemden düşmeyen TDH şu sıralarda istifalarla da boğuşuyor. Biz de hareketin kuruluşundan partileşme sürecine kadar merak edilen her şeyi Ağaryılmaz`a sorduk.
Gazetemize içini döken Ağaryılmaz, anlamlı mesajlar verdi. Önceki hafta yaşanan istifaları da değerlendiren Ağaryılmaz, “İstifa değildi. Bu kişiler işlerinin yoğunluğundan ya da çalışmalarımıza katılmadıkları için zaten görevden düşürülmüştü. Kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar” derken, kendisinden görev isteyenlere de şöye seslendi;
“Benden görev isteyenlere görev vermiyorum. Panik yapmayın herkes partimizde görev alacak.”
TDH`nin kendi çıkarlarını düşünenlerin partisi olmadığının da altını çizen Ağaryılmaz, 2011 genel seçimlerinde iktidarı hedeflediklerini belirterek ilginç bir çıkış yaptı.
İl başkanı Ağaryılmaz, Başbakan Erdoğan`ın Mustafa Sarıgül`ü başbakan yapacağını da söyledi. Sizi röportajın ayrıntılarıyla baş başa bırakıyoruz.


Siyaset yaşamınız nasıl başladı?
-1985 yılında DSP ile siyaset yaşamım başladı. 1999'da milletvekili aday adayı, 2004'te de belediye başkan adayı oldum. Siyasetteki bakış açım, ‘ne olursa olsun bir yerlerde olmak` değildi. Benim düşüncem Atatürk düşüncelerinin, değerlerinin yaşatılması ve ülkemizin ekonomik, sosyal refaha ulaşmasıydı. Ülkenin kötü gidişini görüyorduk. AKP'nin karşısında bir değişimin birliktelikten geleceğini düşündük. 2007 yılında DSP'li kimliğimizle CHP'ye destek verdik. 2009 yılında da yerel seçimlerde CHP bir alternatif görünüyordu. O dönem bazı kişiler CHP'den belediye başkan adayı olmamı ve CHP'nin benimle Derince'de seçimi alacağını söylüyordu. Tabi parti değiştirmeyi doğru bulmamakla beraber çevredeki baskılarla beraber kabul ettim. Ama sonradan aday yapılmadım. Bunu da avantaja çevirdim. ‘Ben olmazsam her yer tufan olur` anlayışıyla hareket etmedim. Partimin adayının yanında çalışmalar yaptım. Tabi sonuç hüsran oldu.

TDH ile tanışmanız nasıl oldu? İl başkanlığı görevini bekliyor muydunuz?
-Sayın Mustafa Sarıgül'ü siyaset yaşamımdan dolayı tanıyordum. Başarılı bir belediye başkanı. CHP`de genel başkanlığa aday oldu. Fakat yaşanan bazı şeylerden dolayı partide kabul görmedi. Artık halkın kabul göreceği bir şeyler yapmak için partileşme sürecine girdi. Ben de bu süreçte AKP'nin karşısında bir güç olmamız gerektiğini düşündüm. Seçimlerden yorgun çıkmış biri olarak birinci adam olmak aklımın ucundan geçmedi açıkçası. ‘Birileri bu yükü alsa da ben de sadece görev alsam` diye düşünüyordum. Milletvekilliği adaylığım sürecinde Ankara'da bir çevrem oluşmuştu. O süreçte genel başkanımız Mustafa Sarıgül ile hareket etmeye başlayan DSP'de olup CHP'ye geçmiş arkadaşlarım partide görev almamı istedi. O süreçte Kocaeli'de görev alacak kişilerin bu görevi taşıyacağına pek inanılmadığı için yetki verilmiyordu. Çok görev istenmiş ama verilmemiş. Bize yönelik kanaatler iyiydi. Ankara'da genel sekreterimiz Hasan Aydın ile görüştük. 2 saatlik görüşmenin ardından görevlendirildim. Mustafa Sarıgül ile yaklaşık 2 ay sonra tanıştım.

PARTİ BİNASINI 3 KEZ BOYADIK

Neler yaptınız yetki aldıktan sonra?
-Görevlendirildiğim süreçte çalışmalarımı yaparken kendi etrafımda olan kişileri yetkilendirmedim. Bu eskilere karşı olmamdan değil eskimişe karşı olmamdan kaynaklı. Kendi kişisel hesapları için partide görev almak isteyenlere, etnik yapıyı önemseyenlere pirim vermedim. Çünkü biz burada 81 ilden gelen herkesi kapsamalıydık. O süreçte ikili ilişkileri kullanıp görev isteyen çok oldu. Ancak bunlara da pirim vermedim. Yetkilendirildikten sonra kurucu il kurulunu oluşturdum. İlçelerde örgütlendik. Değil Kocaeli`de Türkiye`nin çok az yerinde bulunan bir il binasına sahip olduk. 3 katlı binamızı tadilattan geçirdik. Hatta tam 3 kez boyasını yaptırdım.

Neden?
-Sarısını tutturamadık. Ben biraz titizim. Estetiğe dikkat ederim. Yapacaksam en iyisi olmalı. 70 bin TL harcadık parti binamıza. Her katına 600 TL kira veriyoruz. Yönetim kurulu üyelerimiz ciddi özveri gösterdi. Teşekkür ediyorum kendilerine. Çünkü kriz sürecinde herkes destek oldu. Hatta öyle ki genel başkanımız Kocaeli'ye bu anlamda minnet ve şükran duyuyor. Hani Nazım Hikmet, Abidin Dino'ya “Mutluluğun resmini yapar mısın?” diye sormuş. Abidin Dino`da herkesin bildiği o anlamlı resmi yapmıştır. Bunu anlatmamım sebebi; genel başkanımız da çok ince düşünen biridir. Partimizi kurarken örnek bir parti binası, örnek bir il, örnek bir başkan düşünmüş. Bence Kocaeli düşündüğü, tasvir ettiği fotoğrafı yaptı. Hatta öyle bir fotoğraf yaptı ki tüm illerden aynı şeyi bekliyor şimdi.

Yönetim kurulunuzu oluştururken nasıl bir süreç yaşadınız?
-O süreçte il yönetimiyle ilgili hazır listeler vardı. Yoğun ilgi vardı. Ama ben siyasetin kimlerin yapması gerektiğine bakmayı tercih ettim. Geçmişte partiler vasıfsız, hiçbir özelliği olmayan, sorunlarını çözememiş ama birilerine amade olacak kişilerin siyaset yaptığı yerlerdi. Kendi sorunlarını çözmüş, toplumsal sorunların çözümünde katkı yapacak kişileri siyasete kazandırmaya çalıştım. Yani "Ben siyaset yapmalıyım" diyeni değil de,"Ben yapılan siyaseti beğenmiyorum. Böyle siyaset olmaz. Değişmeli" diyenlerle siyaset yapmayı istedim.

Zorlandınız mı?
-Şunu belirtmek isterim eğer bu görev bana 4 yıl önce verilseydi bu kadar kolay oluşturmazdım il yönetimini. Çünkü insanlar siyasete mesafeli duruyor. Oysa ki şu anda ülkesinin geleceğinden kaygı duyuyorlar. Bu yüzden fazla zorlanmadım. Aksine seçici davranmam gerekiyordu, seçici davranırken zorlandım. Kendi çevremle sınırlı kalsaydım duygusal davranırdım. Ama ben yönetimi oluştururken her kesimi kapsadım. Bir ay içinde il yönetimini kurdum. Gazetelere verdiğim beyanatta 30 Ağustos`ta açıklayacağımı söyledim. Öyle de yaptım. Bakın bir inşaat yaparsınız, demiri çimentosunun yeri bellidir. Ama yaptığımız şeyin malzemesi insan. Bu kolay değil. Benim sorumluluk duygum çok yüksek. Çok titiz çalışırım. Asla ihmali sevmem. Kendimi çabuk ifade ederim. İkna gücüm yüksektir. Biz mütevazı bir yönetim kurduk. İddialı arkadaşlarımız da var aramızda. Hepsi tertemiz insanlar.

SARIGÜL KANDIRA`YI ÖNEMSİYOR

Örgütlenme de güçlük çektiğiniz bir ilçe var mı?
-Kandıra`yı henüz aktif hale getiremedik. Çünkü Kandıra'nın kendine has bir dokusu var. Bir AKP iktidarı var. CHP'nin orada kendisine göre bir ağırlığı var. Değişime henüz hazır değil. Değişim için çalışıyoruz. Zaten genel başkanımız Kandıra`nın açılışını kendi yapmak istiyor. Biz bir süre daha beklemesini istedik.

Kandıra'ya neden bu kadar önem veriyor?
-Kandıra'nın iyi siyasetçiler yetiştirdiğini düşünüyor. Rahmetli Turan Güneş gibi değerli siyasetçiler Kandıra'dan yetişti. Diğer ilçeler buna alınmasın. Sadece farklı bir ilçe olduğu için. Mesela Gebze'de de bir açılış yapacağız.

SÜRECİN UZAMASI BİZE YARADI

Partileşme süreci çok uzadı. Bu sürecin avantajları ve dezavantajları neler oldu?
-Aslında ocak ayında partimizin kurulacağı söylemleri hem Kocaeli'de hem Türkiye'de yaygın bir düşünceydi. Fakat ocak ayı kış ayıydı. Partimizin kuruluşunda genel başkanımız yüz binleri bulan bir açılış yapmak istedi. Ocak ayında bunu göze aldık. Siyasi Partiler Yasası gereği parti seçimlerini 6 ay içinde yapıp seçime girme şansını yakalamak istiyorduk. Fakat DTP'nin kapatılması ve sine-i millete dönme fikri ortaya çıkınca erken seçim gündeme geldi. Biz panikledik. Partimiz yetişemez ve beklentileri sandığa taşıyamayacağımızı düşüncesiyle Halkın Yükseliş Partisi'nin haklarını aldık. 53 ilde kongreler yapılıyor. Kocaeli'de kongreler başladı. İzmit, Gebze, Karamürsel, Körfez ve Darıca'da kongreler tamamlanmak üzere. Büyük kongrede isim ile amblem değişikliği yapıp, kendi ismimiz ve kadrolarımızla yolumuza devam edeceğiz.

Yarın seçim olsa seçime hazırsınız yani…
-Kesinlikle. Bunun yanı sıra güçlendiğimizi gördükçe tedirgin olan bir iktidar var. Biz seçimlere girince bazıları barajı geçemeyecek. Bundan tedirginlik duyanlar var. Partileşme sürecinin uzamasını aleyhimizde kullananlar oldu. Bu durum partimiz içindeki kimi kişilerin heyecanını etkiledi. Ama biz tüm gücümüzle bu süreci lehimize çeviriyoruz. Partimiz, genel seçimlere tartışmalardan uzak bir şekilde girecek. Kadrolarımızı daha güçlü hale getiriyoruz.

İLÇE BAŞKANLARIMIN ARKASINDAYIM

Kamuoyuna yansıyan bazı istifalar var. Sorun mu var hareketin içinde?
-Yönetimlerin içinde sorunlar oluyor. Nedeni çok açık. İktidara yönelen bir partiyiz. Bunun yanında çok yoğun bir süreç yaşıyoruz. Çünkü akşam yatıyorsunuz sabah yönetici olarak kalkıyorsunuz. Henüz partileşmedik. Hareket olduğumuz için her an her şey değişebiliyor. İl başkanı olarak bana şikayetler geliyor. İlçe başkanından şikayetçi oluyorlar. Çünkü görev almak istiyorlar. Şunu söyleyeyim; gelip benden görev isteyenlere görev vermiyorum. İl yönetimimizde nasıl her kesimden her meslek grubundan kişiler varsa ilçelerde de aynı şeyi yaptık. Ama öyle şeyler oldu ki ilçe başkanlarının yetki verdiği kişiler, ilçe başkanlarına destek olacaklarına onları geriye çekmeye başladı. Çalışmalara katılmadılar. Zaman ayırmadılar. Çünkü ilçe başkanı başarılı olsun istemiyorlar. Buna rağmen bir şeyler yapamaya çalışan kişileri de görüyoruz. Biz doğru bildiğimizin arkasındayız. Nasıl genel merkezimiz bizim arkamızdaysa biz de ilçe başkanlarımızın arkasındayız. Biz bir ekibiz. Tembelliği, hantal bir yapıyı asla sevmem. Bu hareket önemli bir hareket.

Parti içinde yaşanan istifaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
-Aslında bakıldığında bu kişiler istifa etmiyor. İstifa ettiğini söyleyen 9 arkadaş daha önce görev almış ama görevlerini yerine getirmemişler. Maddi manevi destek olmaları gerekirken, etkinliklere katılmaları gerekirken katılmamışlar. Bu konudaki tüm raporlar elimizde. Daha önce görevlendirilmiş ancak görevden düşürülmüş bir kaç arkadaş kişisel bakıyor olaylara. Bir süre partide görev yapmış ancak görevden düşürülmüş kişileri bulup sanki yeni istifa ediyormuşçasına bir kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. Çok büyük tepki var imajı yaratıyorlar. İl yönetiminde de aynı şey yaşandı. Saddetin Acar arkadaşımızdan kaynaklı bir sorun partinin genelinde varmış gibi yansıdı.

Neden sorun çıktı?
-Kadromuzu oluştururken kişisel çıkarını düşünenleri almamaya çalıştık. Ancak tam doğru tercih yapamadık. Anlayışı bize uymayan arkadaşlar oldu. Kendilerini sürekli uyardık. Katkı sunmuyor, faydalı olmuyor, çalışmalara gelmiyorlardı. Sürekli çalışan arkadaşlarımızın karşısında kendi anlayışlarını pazarlıyorlardı. Ama biz samimi olduğumuz için 30 kişilik kadro içerisinde arkadaşımız bir iki kişiyi etkiledi. Daha hareket parti olmamış ‘Ben ne olurum?` diye düşünen arkadaşımızı uyarmamıza rağmen kendini düzeltmeyince görevden düşürdük. O da geçmişte görevden düşürülenleri bulup istifa etmiş imajı verdi. Oysa işinden dolayı zaman ayıramayıp istifa eden ve görevden düşürülen arkadaşlar bunlar. İşin özü istifalar doğru değil.

HEM ÇALIŞMIYORLAR HEM DE ENGELLİYORLAR

Peki bu istifalarla ilgili ‘Kayıp değil` dediniz. Yeni kurulan bir partinin il başkanı olarak neden bu kelimeyi kullandınız?
-Kayıp değil derken bile bize katkıları olmadığını ima ediyordum. Bu kelimeyi kullandığım kişilerin mesailerini çalışmalarımızda gerekli şekilde sunmadığını söyledim. Sürekli tartışma yarattıkları ve çalışan arkadaşları da hantallaştırdıkları için bu kelimeyi kullandım. İlçelerde çalışmazsak ilin bir anlamı olmaz ki. Bazen arkadaşlar sorunları bizden saklıyorlar. Ancak il yönetimi olarak verimliliğin azaldığını görünce nedenlerine iniyor, sebeplerini öğreniyoruz. Bizim kişileri dışlamak gibi bir anlayışımız olamaz. Biz sadece anlayışları dışlarız. Partimize katkı yapmayanlar yapanları da engelliyor. Biz de buna müsade edemeyiz. Toplumu temsil edebilen insanlarla siyaset yapmak istiyoruz.  

Şuan Kartepe dışında başka ilçelerde sorun var mı? Varsa nedir?
-Ufak tefek sorunlar var. Bunlar yönetim içinde partinin geleceği noktasındaki kaygılar. Mesela ben istiyorum ki gerek il gerekse ilçedeki arkadaşlar aşağıdan yukarıya doğru destek olsun. Aşağıdan yukarıya yetkilensinler. En doğru yapılanma şekli. Ama bazı arkadaşlar yukarı itmek yerine aşağı çekiyorlar. İşte buna izin vermiyoruz. Kimse panik ve telaş yapmasın. Herkese görev verilecek.

10 Haziran'da partiniz kurulacak. Kocaeli örgütü hazır mı?
-Elbette. Genel başkanımız partinin kuruluş tarihini açıklamadan önce il başkanlarıyla bir araya geldi. Bizlere en başta Kocaeli örgütünün partileşme sürecinde hazır olduğunu yüksek bir sesle dillendirdi. Genel başkanımız ‘Ben de hazırım diyerek` elindeki kalemi kırdı ve duygusal bir şekilde kuruluş tarihini açıkladı. İlçe başkanlarımın çalışmalarından çok memnunum. Çok ciddi çalışıyorlar. Genel başkanımız Kocaeli`ye çok önem veriyor. Çünkü Kocaeli Türkiye'nin bir ölçeği. Burada kendinizi ifade edebilirseniz diğerler illere de sirayet eder bu.

Partinizin haziran ayında kuruluşu tamamlandıktan sonra yönetimde bir değişikliğe gidecek misiniz?
-Çok sayı yerine nitelikli sayıda kişiyle yolumuza devam edeceğiz. Tüzüğümüz henüz netleşmedi. 19 ile 51 kişilik yönetim söz konusu. Ama yönetimde değişikliğe gitmeyi düşünmüyorum. Arkadaşlarımızı artarak devam eden bir heyecan ve özveriyle çalışmasını arzu ederim sadece. Böyle olduğu sürece yolumuza devam ederiz.

6 MİLLETVEKİLİ ÇIKARACAĞIZ

Genel seçimlere nasıl hazırlanıyorsunuz? Farklı bir çalışma tekniği uygulayacak mısınız?
-Biz birer bir insanlara temas etmek istiyoruz. Köy köy, mahalle mahalle geziyoruz. İkili ilişkilerin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Genel başkanımızdan, il yönetimine kadar insanlarla birer bir buluşmayı düşünüyoruz. Gençlik kollarımız, kadın kollarımız sokaklarda, mahallelerde halkımızla iç içeler. Sadece seçimlerde değil, sürekli halkımızla birlikteyiz. Genel başkanımız yıllardır Doğu Güneydoğu halkıyla buluşuyor. Ayrım yapmadan halka hizmet etmiş. Şişli, Türkiye'nin bir ölçeği. Seçimlerde başkan yardımcılılarımız komisyonlarını kuracak. Şuan sandık çalışmalarımız başladı. Sandık müşahitlerinin oluşturulması ve eğitimiyle ilgili çalışmalar yapacağız.

Seçimlerdeki hedefiniz nedir?
-İktidar olmak tabi ki. Genel başkanımızın ‘Ben başbakan olacağım` iddiasını çok önemli buluyorum. İktidar olmazsak hepimiz çok üzülürüz. Bu ülkenin iktidar değişikliğine ihtiyacı var. Yeni bir partinin meclise girmesine ihtiyacı yok. Birkaç kişinin milletvekili olması bizi mutlu etmez. Kocaeli'den en az 6 milletvekili çıkaracağız. Genelde yüzde 51 oy bekliyoruz. AKP bu anlayış, bu yapı, bu başarısızlığı ile yüzde 47 alıyorsa Mustafa Sarıgül başarılı çizgisiyle yüzde 51 oy almayı hak ediyor. Partimiz iktidar olmazsa ülkemiz çok zaman kaybedecek. Henüz bir hareket olduğumuz için anketlerde çok yer almıyoruz. Ancak önceki günlerde yapılan bir ankette Mustafa Sarıgül Başbakan Erdoğan'a fark attı.

AKP ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
-Ülkeyi ötekileştirdiler. Ayrıştırıldık. Bunu yapan Tayyip Erdoğan, Mustafa Sarıgül'ü başbakan yapacak. Çünkü sadece kendi yandaşlarını ekonomik anlamda yükseltti. Onun dışındakileri mutsuz etti. Hoşgörü ve uzlaşı kültürünü yok etti. AKP kadar inançları, kültürleri, Atatürk'ü siyasete malzeme yapan bir parti olmamıştır. Bu anlayışı reddediyoruz. İnançlarımız, kültürümüz ve Atatürkümüz bizim zenginliğimizidir.

10 BİN ÜYEMİZ VAR

Sizde biliyorsunuz ki Başbakan Erdoğan'ın rüzgarı Kocaeli'de AKP'nin iktidar olmasını sağaldı. Sarıgül'ün rüzgarı size ne kazandıracak?
-Sarıgül rüzgarı öyle bir esecek ki herkes görecek. Tayyip Erdoğan, başbakan olduğunda herkes ‘karizması var` dedi. Bence son yaptıklarıyla karizmasını çizdirdi. Bu ülke üslubuyla bir devlet adamlığı bekliyor. Ama Erdoğan üslubu ile insanları kıran, inciten biri. Şuan liderler içinde Mustafa Sarıgül çok önde. Bu da bizi etkileyecek. Mustafa Sarıgül'ün ismi o kadar yayılmış ki insanlar çok güveniyor. Genel başkanımızın desteği, ilgisiyle yaptığımız her işte başarılı oluyoruz.

CHP'yi böleceğiniz söyleniyor. Buna inanıyor musunuz?
-Biz bölmeye değil bütünleştirmeye geliyoruz. Oyu yüzde 20 olan bir partinin her tarafını bölseniz ne olur. Bölmek gibi bir derdimiz yok. İktidar olmak için bütünleştirmeye ihtiyacımız var. Yüzde 51 oy ciddi bir rakam. Bütünleştirirseniz bu oyu alabilirsiniz. Biz CHP, AKP, MHP ayrımı yapmadan herkesin oyuna talibiz. Ötekileştirdiğimiz, ayrıştırdığımız yok. Buluşturduğumuz kesimler var. Kavgasız, birlik beraberlik içinde yaşamak istiyoruz.

Şuan hareketinizin kaç üyesi var?
-Şuan Kocaeli genelinde 10 bin üyemiz var. Ön kayıt şeklinde üye kaydı yapıyoruz. Şimdi üye yapma çalışmamız yok. Çok arzu duyan heyecan duyan kişiler gelip üye oluyor. Partileştikten sonra yoğun bir talep olacağını görüyoruz. İsteseydik bir ayda 30 bin üye yapardık. Bir ön seçim beklentimiz var. Bunu çok arzuluyoruz. Bunu yapabilmek içinde seçmen sayısının yüzde 2 buçuğu kadar üyemiz olması gerekiyor. Dolayısıyla 30 bin üyemiz olmalı. Bunu da zorlanmadan yapacağız. Ancak gelecek kaygısı duyanların blok geçişlerine sıcak bakmıyoruz. Bir yerlere gelmek için arayış içinde olanlar değil gerçekten sorunlara çözüm arayanlara ağırlık vereceğiz.

BAKAN OLMA HAYALİM VAR

İktidar olursanız nasıl bir görev istersiniz?
Benim en büyük arzum bakan olmak. Bayındırlık, kültür ya da spor bakanlığı olabilir. Milletvekili olmak istemiyorum. İcranın başında olmak isterim. Belediye başkan adaylığım sürecinde de hep hizmet etme hayalim vardı. Milletvekili olursanız kendinizi kurtarırsınız. Ama bizim derdimiz ülkenin özlediği hizmeti vermek.

Amerika`nın eski başkanı Bill Clinton'a benziyorsunuz. Bizim dışımızda benzetenler var mı? Rahatsızlık duydunuz mu bu benzerlikten.
Tabi ki. Herkes çok benzetiyor. Hatta milletvekili aday adayı olduğumda benzerliğim ulusal basına konu olmuştu. Benim taklitçi bir yapım yok. Amerikan başbakanına benzetilmek hem iyi hem kötü. Clinton'un Türkiye bakışı barışçıl. Bundan dolayı sorun yaşamadım. Ama bir Bush'a benzetilseydim farklı olurdu.

Nasıl biridir Coşkun Ağaryılmaz?
-Benim için güven, özü sözü bir insan olmak çok önemli. Bu konuda çevremde sorumluluk paylaştığım insanlarında böyle olmasını arzularım. Dakik biriyim. Mazereti olmadan randevusuna gelmeyen ya da geç gelenle çalışmam. Tembel insanlarla çalışmam. Başarısızlığa asla tahammülüm yok. Çabuk ve pratik çalışırım. Başarı risk almaktır. Risk almaktan kaçınmam.

Kocaeli halkına mesajınız var mı?
-Kocaeli'nin sorunlarını biliyoruz. Kocaeli`nin ilgisini desteğini bekliyoruz. Kocaeli bu ülkenin ihtiyacı olan kadrolara kavuşmasını istiyorsa destek olsun bize.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ