KOCAELİ 17° Kocaeli Hava Durumu
  • 5.3407 TL
  • 6.0975 TL
  • 6.8642 TL
Kocaeli Zirve
Bizde sağ elin verdiğini sol el bilmedi, bilmeyecek
Bizde sağ elin verdiğini sol el bilmedi, bilmeyecek
Sektör
Aktan Uslu
27 Ekim 2018 Cumartesi 13:52

Bizde sağ elin verdiğini sol el bilmedi, bilmeyecek

Yaşantılarını tamamen Kur’an-ı Kerim hükümleriyle sürdüren Caferiler’in alimlerinden, Türkiye Caferileri Vakfı Sekreteri Hasan Apaydın ile Kur-an’ın güncelleştirilmesini konuştuk: Sağ elin verdiğini sol el bilmemeli… Güncelleşemez. Güncelleştirmedik. Güncelleştirmeyeceğiz

“Kur’an-ı Kerim bizi tamamen şerhi manada bağlayacak bir kitaptır. Yani biz Kur’an-ı Kerim’in hükümlerinin dışına asla çıkmayız. Kur’an neyi hükmediyorsa, Allah neyi hükmediyor ve yasaklıyorsa, Peygamberimiz neyi sünnet ediyor veya Peygamberimiz neyi buyuruyorsa biz onun dışına çıkmayız. Kur’an bizim dinimizde anayasamızdır. Biz Kur’an-ı Kerim’e amel ederekten, emirlerini yaparaktan, yasaklarından kaçaraktan amel ederiz.”

Yahya Kemal Utar – Türkiye Caferileri Vakfı Başkanı

https://www.kocaelizirve.com/haber/guncel/kars-igdir-ve-istanbul-kucuk-cekmecede-subelesecegiz/168276.html

Yukarıdaki alıntı yazı dizimizin iki gün önceki ilk bölümünden, Türkiye Caferileri Vakfı Başkanı Yahya Kemal Utar’ın bir sorumuza verdiği yanıttan. Dizimizin ikinci bölümüne bugün vakıf yönetiminde sekreter olarak görev yapan Hasan Apaydın ile devam ediyoruz. Apaydın ile hem Caferiler’in yaşam biçimlerine dair Kur’an-ı Kerim ve İslam üzerinden detaylara girdik. Hem de vakfı konuştuk. Dizimizin ikinci bölümünde, o detaylara yer verdik.

 Hiçbir gerekçe, kabul edilemez!

Apaydın ile çok tartışılan Kur’an-ı Kerim’in güncelleşmesine de değindik. Verdiği bir yanıt çok çarpıcıydı. Sağ elin verdiğini sol elin bilmemesi gerektiği, yardımın reklam malzemesi yapılmadığı sürece dinimizce makbul görüleceğini, yardım alanının asla ve asla rencide edilmemesi gerektiğini belirtti. Yani kimi kişilerce, ‘Yardımlarını teşhir etsinler ki başkalarına da teşvik olsun’ denir ya! Apaydın kelime kelimesine değil ama özetle aslında, ‘Hiç ama hiçbir gerekçe ile güncelleştirilemez’ de dedi. Caferiler olarak bu ayetin gereğini güncelleştirmeden sürdürdüklerini, sürdüreceklerini söyledi:

(Apaydın ile röportajımızda yanıtlardan da kendisini belli etmesinden ötürü, sorularımıza yer vermiyoruz)  

“Kur’an-ı Kerim’de muhkem ayetler muteşabih ayetler var. Muhkem ayetler dediğimiz, manasını herkesin anlayabildiği aletlerdir. Örneğin..

Ey iman edenler namaz kılın’ gibi.

Ey iman edenler; domuz etine, içkiye yaklaşmayın’ gibi.

Herkesin duyduğu zaman anlayabileceği ayetler.

Muteşabih ayetler ise diğer ayetlerle benzerlik gösterebilir. Farklı manalara yorumlanabilir.

Mesela Allahu Teala, Kuranı Kerim’de buyuruyor ki: ‘Yemin olsun ki incire ve zeytine.’

Mesela burada incir ve zeytinden maksat şu. Yediğimiz incir ve zeytin midir burada bahsedilen?

Mesela, ‘Ve hazel Beledul Emin’.. Yemin olsun o emin ve güvenilir olan yere

Bu güvenilir olan yer neresidir. Burada Allah’ın maksat ve muradı Kuran’da net olarak belli değildir. Burada bizim bir beyan ediciye ihtiyacımız var ki o bize açıklasın, Allah’ın maksat ve muradını.

Muhkem olan ayetleri herkes anlar.

Der ki…  ‘Allah birdir ve tektir.’ Bunun için ayriyeten bir yoruma ihtiyacımız yok.

Ama emin olan, güvenilir olan yerin neresi olduğuna dair bir beyana ihtiyacımız var.

Kuran’ın güncellenmesi aslında şöyledir. Allahu Teala, Kuranı Kerim’de bazı şeyleri genel tabirle duyurur. Ama bunların günümüze uyarlanması farklıdır.

Allahu Teala, Kur’an-ı Kerim’de ‘içki içmeyin’ buyurur ama Kuran’da içki yerine şarap geçer. Bazıları şarap deyince bildiğimiz şarabı algılar. Ayetin maksat ve muradında ise sizi sarhoş eden tüm içecekler rakı, bira, votka… ismi ne olursa olsun

Kur-an’dan 1000 sene sonra bile yeni bir içki üretilse dahi bu genel kurala bakarak haramlığına bizim fetva verebileceğimiz konudur. Kur-an’ın güncellenmesinden maksadınız buysa evet. Kur-an güncelleşebilir.

Allahu Teala ‘ribayı’ yani faizi haram kılmıştır. Öncelikle bu faiz nedir, bir anlamamız lazım. Daha sonra, günümüzde banka hükümleri var. Peygamberimizin zamanında banka yoktu. Örnek veriyorum; para havalesi, borsası, EFT’si, vesair döviz işlemleri, yoktu. Şimdi biz Kuran’ı Kerim’in genel hükümlerinden cüzi hükümleri çıkartabilir miyiz genelden özele. Evet. Biz işte buna Kuran’ın güncellenmesi diyoruz. Ama bunun dışındaki meseleleri biz Kuran’ın güncellenmesi olarak ele almıyoruz.

Bazıları örneğin şey çıkartıyorlar: ‘Ben Kuran’daki ayet sayısına baktım. Harfleri saydım. Kelimeyi saydım. Oradan şu filan şeyin tarihini buldum. Falan savaş şu tarihte olmuştu. Ben onu Kuran’da şöyle buldum.’

 Bu Kuran’ı güncelleştirmek değildir. Herkesin bazı şeyleri kişisel olarak benzetmesidir. Örnek veriyorum, gökyüzünde bir bulut vardır ve siz onu bir ata benzetirsiniz. Öteki kuşa, öteki başka bir şeye benzetir. Ama o sonuçta buluttur.

Kuran’ın güncellenmesi bu değildir. Bazı bizim buradaki meselelerimiz vardır. Bunlar özele girer. Genel hükümler değildir. Biz bu özel hükümleri Allah’ın buyurduğu genel hükümlerden çıkartırız.

Örnek olarak Allahu Teala buyurmuştur ki; ‘Yalan konuşmayın, hırsızlık etmeyin, müminleri kandırmayın, hile yapmayın.’

Siz bu genel hükümleri pazarcılara, inşaatçılara, çiftçilere atfedebilirsiniz. Yalan konuşmak, hile yapmak hepsinde haramdır.

Sağ elin verdiğini sol el bilmemeli…

Peygamber efendimizin hadisinde buyurulan ve Kuran’da da işaret edilen, ‘Yaptığınız iyilikleri gizli olarak yapın.’ Evet.

İhtiyaçlının kamuoyuna teşhir edilmesi doğru değil. İslam’da iyilik etmek vardır, bunun reklama dönüştürülmemesi şartıyla.”

**

Hazreti Ali Aleyhis selam (Allah’ın selamı onun üzerine olsun) şehit olduktan sonra oğulları İmam Hasan ve İmam Hüseyin Aleyhimas selam (Allah onlara selam etsin), onları defnettiler. Geriye dönüşte harabe bir yerden bir ağlama sesi duydular. Gittiler, baktılar. İçeride yaşlı bir adam var.

  • Selamın Aleyküm..

 

  • Aleyküm selam.

 

 

  • Hayırdır amca niye ağlıyorsun.

 

  • Her gece bir adam bana yemek getirirdi ve benimle oturup sohbet ederdi. İki gündür, iki gecedir gelmedi. Onun için üzülüyorum. Merak ediyorum ki onun başına bir iş mi geldi.

 

 

  • İsmi neydi

 

  • İsmini bana hiçbir zaman söylemedi ki.

 

 

  • Nasıl biriydi.

Tarif ettirdiler. İmam Hasan ile İmam Hüseyin ağladı ki…

  • O bizim babamız Hazreti Ali idi.

 

  • Nerede şimdi.

 

 

  • Şimdi defnettik, geliyoruz.

İsteği üzerine adamı Hazreti Ali’nin kabrine götürdüler. Sarıldı. O kadar ağladı ki orada baygın düştü.

**

“Şimdi Hazreti Ali her gece gidiyor, yardım götürüyor. Ve bir kez olsun ismini dahi söylemiyor. Niye, yardım yapan da halk içinde ‘şu yardımı yaptım’ olmasın. Yardımı alanı da deşifre etmek hiç doğru değil çünkü onun gururu rencide olmasın diye. Ama bazen şu yapılıyor. Sadece belediyeler değil birçok kesim, ‘Biz yardım veriyoruz. Verirken resim de çektiriyoruz.’

Doğrusu, yardım verdiğin eşyanın resmini çek: ‘Biz bunları dağıttık.’ Ama yardımı alan deşifre edilmemeli.”

**

Bir fakir şahıs geldi Hazreti Hüseyin Aleyhis selam’ın kapısını çaldı. İmam buyurdu ki..

  • Kim o.

 

  • Bir ihtiyaçlıyım, bana yardımcı olur musun ?

İmam Hüseyin Aleyhis selam kapının ardından topladı maddi olarak yardımları. Kapıyı araladı. Şahsa uzattı. Şahıs dedi ki..

  • Ey peygamberin torunu. Neden kapıyı açıp önüme çıkmıyorsun?

İmam buyurdu ki..

  • Her ihtiyaçlı, ihtiyacını karşılayan ile yüz yüze geldiğinde bir mahcubiyet duyar. Senin yüzünde o mahcubiyeti görmek istemiyorum. O yüzden kapının ardından verdim.

Ağladı adam. İmam’ın elini tuttu kapının arasından. İmam niye ağladığını sordu:

  • Buna ağlıyorum ki bu kadar kerem ehli olan bu yüce eller bile toprak altında kalacak.

**

 

“Bakın, doğru olan bu. Bizim de burada, vakfımızda bir yardım eli kuruluşumuz var. Sağolsun, bayanlarımız bu işi idare ediyorlar.

Bizim de onlara söylediğimiz; halkın böyle istirahat saatlerinde gidin. Aileyle oturun, sohbet edin. Kaç kişiler, ihtiyaçları ne? Çünkü bayan bayanla daha rahat konuşur. Sonuçta biz gittiğimizde o ortamı, diyaloğu yakalayamayız. Kimse görmeden yardımda bulunun gelin. Bizim bu konuyla ilgili tek bir fotoğrafımız, reklamımız yok.

Halka diyoruz ki, yardım yapmak isteyenler kuruluşumuza başvursunlar. Burada toparlayıp ihtiyaç sahiplerine verelim. Bu kişilerin deşifre edilmesini biz doğru bulmuyoruz.”

Yazı dizimizin üçüncü bölümü 31 Ekim Çarşamba günü yayınlanacaktır.

YORUMLAR

  • Toplam 1 Yorum
default photo
Yazan: seyit yahya kayaş

allah hepinizden razı olsun

0 Beğendim
0 Beğenmedim

DİĞER HABERLER

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

ANKET

Twitter

KENT REHBERİ


Halı Yıkama
Yağız Kebap
Okşin Beçet
Almila
Davetiyem
Fidan Spor
KKG
Volka Proje
Yelkent
Evdiz
Körfez Center AVM
Körfezin Sütçüsü
Kumpir
Bekiroğlu