KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 6.0963 TL
  • 6.8043 TL
  • 7.7242 TL
Kocaeli Zirve
“Dürüst başkan, dürüst yönetim”
“Dürüst başkan, dürüst yönetim”
Sektör
Nabi Yazıcı
09 Şubat 2019 Cumartesi 16:20
  • 1388
  • 0

“Dürüst başkan, dürüst yönetim”

Saadet Partisi 31 Mart 2019 yerel seçimlerine uzun süre bekledikten sonra diğer siyasi partilerin çalışmalarını ve adaylarını gözlemleyerek, en sonunda tecrübeli siyasetçi MKYK Üyesi, İl Başkan yardımcısı ve Körfez eski İlçe Başkanı Recep Sarıdoğan’la gireceğini açıkladı. Coşkulu ve STK destekli olarak gerçekleşen adaylık açıklama ve tanıtım programına, şiirle giriş yapan Sarıdoğan, oldukça iddialı olduklarını gösterdi.

Recep Sarıdoğan, geçen süreç içinde bir kez Milletvekili adaylığı, onun öncesinde de Ünal Aktaş’ın belediye başkan adaylığı döneminde sergilediği performansla hazır olduğunu göstermişti. Bu kez kendisi Körfez Belediye Başkan adayı olan Recep Sarıdoğan, gerek önceki seçimlerden edindiği tecrübe, gerekse uyumlu çalışma kadrosu ile yine sahada olacağını ve üstelik arayış içinde olan kararsızların çokluğu nedeniyle de alternatif olacaklarını belirtti.

Recep Sarıdoğan kimdir?

1965’te Bolu- Göynük’te doğdum. İlkokulu Göynük’te, ortaokulu Yarımca’da, liseyi Gebze Teknik Meslek Lisesinde tamamladım. Öğrencilik yıllarımda çaycılık yaptım, bahçe çapaladım, Kiraz topladım ve pazarlarda kiraz sattım. Bu memleketin birçok evladı gibi emeğin, alın terinin değerini genç yaşlarda kavradım. Vatani görevimi bitirdikten sonra Feniş Alüminyum’da işe başladım. Daha sonra da Nasaş Alüminyum’da çalıştım. Bazı alüminyum şirketlerinde de pazarlama müdürlüğü yaptım. 1997 yılında iki kişi ile kurduğum Ensar Alüminyumu, tırnaklarım ile kazıyarak sahasında bir numara yapmayı başardım. Şu an takriben 70-75 kişinin ekonomik olarak istifade ettiği alüminyum şirketinin yönetim kurulu başkanlığını yürütmekteyim.

41  yıldır Körfez’de ikamet ediyorum ve bu ilçeyi çok seviyorum. En büyük arzum bu ilçeye hizmet edebilmek. Yöneticiliğe dair tecrübi bilgilerim ve bu sahadaki performansım ile Körfez’i yaşanabilecek güzel bir ilçe haline getirebilme inancımı hiçbir zaman kaybetmedim.

Aysel Hanım ile evliyim. Muhammet Fatih, Mehmet Akif, Yunus Emre ve Halil İbrahim isimli 4 erkek evladımız var. Bir de Ali Kerem ve Ahmet Yasir isimli ikiz torunumuz var. Yaşamım boyunca istikrarın önemine inandım ve inandığım davada sağa-sola yalpalanmadan daima koşturdum. Siyasi hayatım 1989 yılında Refah Partisi ile başladı. Refah, Fazilet ve Saadet Partisinde yönetici olarak çalıştım. Halen Saadet Partisinde Genel İdare Kurulu (GİK) üyesiyim. Milli Gençlik Vakfı, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON), Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneğinde (MÜSİAD) üst düzey görevlerde bulundum.

En son teşkilatım tarafından şahsıma tevdi edilen “Saadet Partisi Körfez Belediye Başkan adaylığı” görevini, hayalini kurduğum Körfez’e hizmet idealimi gerçekleştirebilme adına büyük bir şerefle kabul ettim. Hizmetkarınız olabilmem temennisiyle.

 

Nasıl bir seçim sonucu bekliyorsunuz?

17 yıl boyunca iktidar partisi hem genelde, hem de yerelde karşısında ciddi bir rakip bulamadığı için rahattı. Bugün siyasetin yıldızı ve iktidarın ciddi rakibi Saadet Partisi olmuştur. Her şey yerel yönetimlerle başlar, siz insanları mutlu edip, şehirciliği iyi yaparsanız bunların olumlu sonuçları genel politikaya da yansır. AK Parti yerelde sınıfta kalmıştır. Yapıyı iyi kontrol edemedi, Körfez’in özelliklerini iyi değerlendiremedi. İşçisi, sanayicisi, çiftçisi, kanaat önderleriyle birlikte, 2 otoyolu, limanları, sanayi kuruluşları olan, kaynakları bol ve kullanılabilir bir şehirde yaşıyoruz. En çok şikayet edilen konuların başında trafik, otopark, israf geliyor. İsrafın önüne bir türlü geçilemedi, kaynaklar doğru yatırımlar için kullanılamadı, ehil insanlara danışılamadı, görev verilemedi. Arkasında genel yönetim gücü olmasına, istenilen kaynaklar rahatlıkla sağlanmasına rağmen AKP başarılı olamadı. Hem iktidar kaynağı var, kadro sorunu yok, etkin ve yetkili insanlar var ama bunlar çalıştırılamadığı için başarı sağlanamadı, şehir yönetilemedi. 1989’ da Milli Görüş’le başlayan yerel başarıyla 1994’ te birçok belediye alındı ve o günkü Refah Partisi 1995 yılında parlementoya bu başarıyla girildi. Saadet Partisi’ne yerelde fırsat verilirse aynı başarılı yönetime halkımız tekrar kavuşacaktır. Toplumu bu girdaptan kurtaracak tek oluşum Saadet Partisi’dir ve vatandaş artık bunu yüksek sesle söylemektedir. Saadet Partisi’nin bunu başaracağını ve daha önce de örneklerinin gerçekleştiğini söyleyen insanımız çoğaldı. İşte bu nedenlerle çok yüksek oy alacağımız ve sürprizler yapacağımız bir seçim sonucu bekliyorum.

Nasıl bir belediye başkanı olacaksınız?

Allah’ın izniyle belediyeyi aldıktan sonra personele hiç bir şekilde dokunulmayacak, hatta yeni istihdam alanları oluşturarak daha çok işçi alacağız. Şehri iyi bilen insan ve yöneticilerle, zaten bildiğimiz sorunları çözmek için planlar yapacağız. İnsanımız, biz belediyeyi kazanınca dürüst bir idareci ve yönetim uygulamasını görecek. Acil ihtiyaçları hemen masaya yatıracağız ve yapmaya başlayacağız. 6 ay belediyede yatıp kalkacağız, 24 saat çalışarak sıkıntıları giderecek, sorunları çözeceğiz. Planları önümüze koyup, gece gündüz çalışarak önümüzdeki 5 yılın çalışmalarını gerçekleştireceğiz. Bu şehrin dinamikleriyle bir araya gelmemiz gerekiyor. Muhtarlarla, STK’larla bir araya gelerek sorunları, sıkıntıları belirleyip birlikte çözüm yollarını arayacağız. Öncelikle trafik ve otopark sorunlarına çözüm bulacağız. Esnafın ciddi sorunları var, trafik problemi çözülemediği için ciroları düşüyor. Pazarcı esnafının yer ve kapalı pazarların kullanımı, sosyal donatılarının yetersizliği nedeniyle sıkıntıları var. Bu ilçede köylü pazarları kurulmalı, bu uygulama bizim için çok önemli. Köylü vatandaşlarımızın daha çok üretim yapması ve bunları uygun fiyatla satışının sağlanması gerekiyor. İstihdam için mahallelerde özellikle evinden uzak kalmamaları için hanımlara yönelik atölyeler kuracağız. Burada üretilen malzemelerin satılabilmesi için de öncülük yapacağız. Belediye burada resmi olarak yer almayacak, üretim, eğitim ve satışta öncülük yapacaktır. Pazarlarda, dükkanlarda Çin malları satılıyor. Bunlardan atölyelerde üretilebilecek olan malzemelerin yapımı için atölyeler, satışı için de pazarlar oluşturacağız, ilçede ve hatta bölgede satışı için öncülük görevi yapacağız. Bunu da katkı ve güvence vererek sağlayacağız.

En büyük sıkıntımız bu kentte yoğun bir sanayi var ve hepimiz kirli hava soluyoruz. Kavgayla değil, sanayiciyle konuşarak, yeterli filitre sistemlerini kurmalarını sağlayacağız. Köylerde tarım ve hayvancılığın artması için teşvik ve destek vereceğiz. Pazarcılar Odası ile oturup konuşarak, bir hal oluşmasını köylünün ürettiği gıdaları buradan halka ulaşım ve satışının sağlanmasını temin edeceğiz. Bugün uygulanan Halk ekmek gibi, Halk süt adıyla, köylünün getirdiği doğal sütlerin uygun fiyat ve kaliteyle vatandaşa ulaşmasını sağlayacağız. Körfez’in eti Körfez’de satılacak. Bunun için köylerde hayvancılığı teşvik edecek ve yetiştirilen hayvanların ilçede ki kasaplarda satılmasını temin edeceğiz. İnsanımız ne yediğini bilecek ve sağlıklı, doğal gıda ile beslenecek. Köylerde geçmişte 100 aile hayvancılıkla uğraşırken, bugün bu sayı 10’lara hatta daha da aşağılara düştü. Bugüne kadar uygulamanın yapılması gerekirdi. Köylerde üretilen et, süt, süt ürünleri, sebze ve meyveler halka birinci elden alınarak, çok daha ucuz ve kaliteli olarak ulaştırılmalı. O takdirde köylü toprağını ve çiftliğini terk etmez, bugün yaşananın aksine kentten köye dönüş başlar, köyünde para kazanır, kentte de harcamaya iner. Türkiye’nin üretim yapmaya, yerli üretime ve aracılardan temizlenerek direk halka ulaşılmasına ihtiyacı var. Bugün gündemimizi soğan, patates, patlıcan, biber oluşturuyor. Oysa bu fahiş fiyatlarla mücadele etmenin yolu sıkışınca ithal etmek değil, köylüyü üretime teşvik etmek, desteklemek ve ürettiğini satmasını sağlamaktır. Planlı ve programlı olarak çalışacak, kaynakları ve enerjimizi topluma faydalı alanlarda, projelerde kullanacak, işi ehline teslim edecek, yolsuzluk ve israfa asla izin vermeyeceğiz.

Yapılan hizmetleri ve projeleri nasıl buluyorsunuz?

Sarnıçhan projesi bana göre yanlış bir projeydi ama yapıldı. Yapılanı kullanışlı hale getirip, Körfez’in kullanabileceği şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Üniversite binası için harcanan paranın belediyeden çıkması yanlıştı. Bu bina DP World’a yaptırılabilirdi. Altyapısı ve çevre sosyal donatıları tamamlanmadan üniversite hayata geçirildi. Okuyan çocukların büyük bölüm İzmit’te ve çevresinde oturup, okul için ilçeye geliyorlar. Bu nedenle de öğrencilerin ilçe esnafına beklenen katkısı olmuyor. Bir özel şirket düşünün, 5 yılda Körfez’e daha çok yatırım yapmıştır. 450 milyon liralık yatırımdan söz ediliyor ama bunları Körfez’de gözle göremiyoruz. Biz yapıldığı söylenen bu yatırımlardan Körfez’in tamamının yaralanmasını isterdik. İlçe halkının beklentisi dikkate alınmalı ve atılan her adımın hesabı verilmeli. Bilbordlara çiçek, böcek resimleri değil, belediyenin yıl sonunda gelir ve giderleri şeffaf olarak asılıp, halka ilan edilecek. Vatandaş hangi miktarda paranın nereye harcandığını görecek ve gerekirse hesabını sorabilecek. Yapılan bütün hizmetler halkın gözleri önünde açık ve şeffaf bir biçimde gerçekleştirilecek,  şehrin yönetimine o şehirde yaşayanlar da dahil olmalıdır. Belediyeler attıkları her adımın hesabını halka verebilmelidir. Daha önce de söylemiştim, komisyonlarda muhalefetten de meclis üyeleri olacak ve inceleme yapabilecekler. Şu anda bu yapılmıyor, mevcut belediye başkanının yanlışları olduğu söyleniyor ama 3 dönemdir belediyede meclis üyeliği ve gurup sözcülüğü yapan kardeşimizin, alınan yanlış kararların altına imza atmışken başarılı olabileceğine inanmıyorum.

Meclis üyelerini nasıl seçeceksiniz?

Genç ve tecrübeli bir kadromuz var, yakında kamuoyu ile paylaşacağız. İnsanlarımızla tanışmış, işinin ehli, akçeli işlere bulaşmamış, Körfez’i çok iyi bilen, ne yaptığını bilen bri ekiple yola çıkacağız. Milletimiz bu sorumluluğu bize yüklediğinde, genç ve tecrübeli insanlarla hizmet yarışı içinde olacağız. Siyasette güvenin mutlaka bu toplumla buluşması lazım. Siyaset kimine göre çözüm, kimine göre zulüm aracıdır. Dürüst idareciyle siyaseti çözüm aracı olarak kullanacağız. Siyaset öyle bir araçtır ki, iyi kullanamayan siyasetçi 5 yıl sonra nefret edilir hale gelebilir. Zihniyetler değişmedikçe hiçbir şey yapamazsınız. Şehirlerin bir ruhu var, kentte okullar olacak, camiler olacak, hamamlar, oteller olacak. Ama hepsi planlı ve programlı şekilde gerçekleştirilecek. Oysa daha bir kent merkezimiz yok. İçinde her türlü sosyal alanların da yer aldığı bir kent merkezimiz olacak. En modern şekilde kapalı pazarlarımız, kurban kesim alanlarımız, hayvan satış alanlarımız olacak. Bu pazarlarda, insanlar hem mallarını satacak, hem duşunu alacak, ihtiyaçlarını giderecek, bunlar yapılmalı ve yapılacak.

Yerleşim ile ilgili düşünceleriniz var mı?

Körfez’de yerleşim mutlaka yavaş yavaş yukarılara, İlimtepe ve çevresinde ki alanlara taşınmalıdır. Buna göre önlem alınmalı ve altyapı çalışmaları hızla tamamlanmalıdır. Burası bir şekilde sanayi ve liman kenti olmaya aday, bu nedenle 30-40 yıl sonrası hesaplanarak, planlar yapılmalıdır. İlerde bir çok konut istimlak edilecek ve yerleşim yukarıya doğru kayacaktır. Körfez için yapılacak olan en iyi çalışma bunun altyapısını şimdiden hazırlamaktır. Kabakoz halkı mağdur edilmiştir. Bu bölgede mağdur edilen çok sayıda insanımız var. Biz göreve gelirsek, hem yatırımcıyı düşüneceğiz, hem de burada ev ve arsası olan vatandaşların geleceğini kurtaracağız. Bu vatandaşlara ev ve arsalarının hakkını ödeyerek, ya da bire bir arsa ve ev vererek yerlerini alacağız. Bu bir kul hakkıdır ve kimsenin hakkını yemeyeceğiz. İnsanlar burada ev ve arşlarına hiçbir şey yapamıyorlar ve fazla fazla vergi ödemek zorunda kalıyorlar. Bun konuda da düzenleme yapılacak, haksızlık giderilerek, tahsil edilmek istenen vergi konusunda da çalışmalar yapılacaktır. Samsun Mahallesi halkı da bu mağdur edilenler arsına katılmıştır, aynı çalışmalarla bu insanlarımızın da mutlu olması sağlanacaktır.

Son olarak eklemek istediğiniz mesajlarınız var mı?

Körfez’e olan sevgimizi dile getiren şu şiirle seslenmek istiyorum.

Ben Anadoluyum;

Bir yanımdan şafak sökerken, bir baştan bir başa,

Her gün selam veriyor, güneş kurda kuşa.

Dört mevsim bir yaşarım, yok cihanda böyle bir eş,

Akşam sefasında ufuklardan batıyor Güneş.

İşte ben Anadolu’yum, yiğidim çatıktır kaşım,

Bir babanın öz oğluyum, yedi kardaşım.

Yarımca,Çiftlik,Hereke 

KÖRFEZ AŞKIYLA SARHOŞUM….

Bu güzel ilçeye, pek çoğumuz gibi ekonomik sebeplerden ötürü göç ederek gelenlerdeniz. Yıllardır bu topraklarda ikamet ederek bu ilçenin bir parçası olduk. Aynı zamanda buraya bizim gibi göç ederek gelen bazı aileler ile akraba olduk. Biz buranın havasını soluyor, buranın ekmeğini yiyor, buranın suyunu içiyoruz. Çocuklarım burada doğdu, burada büyüdü... Onlar da tıpkı babaları gibi buranın havasını soludu ve buranın ekmeğini yedi. Biz bugün Körfez’imizle etle-tırnak gibi olduk ve ilçemizin bütünü ile kaynaştık. Bu güzel ilçeye hizmet için kutlu bir yola çıktım. Teşkilatımızın teveccühü ile Körfez Belediye Başkan adaylığı görevi şahsıma tevdi edildi. Büyük bir onur duydum. Ben bu ilçeyi çok seviyorum. Küçük yaşlardan beri Körfez’e hizmet edebilme, bu ilçenin sorunlarına el atarak onları çözüme kavuşturma gibi bir idealim var. Bu sebepten Körfez Belediye Başkan adaylığı teklifini hizmetkarınız olabilme adına büyük bir fırsat addettim. Sizlere net olarak bir hususu ifade etmek istiyorum: Şehrin planlaması esnasında ranttan sağlanan haksız zenginleşmenin önü kesilmelidir. Kapalı kapılar ardında vatandaştan uzak ama sözde vatandaş için çalışan anlayış ortadan kaldırılmalı ve kapılar tüm halkımız için daima açık tutulmalıdır. “Bugün git, yarın gel” diyenler örnek alınmadan vatandaşın ihtiyaçları ivedilikle halledilmelidir. Ulaşımdan altyapıya, temizlikten kaldırım yenilemeye kadar bütün hizmetler tekrar gözden geçirilip halkın önem atfettiği ihtiyaca göre planlama yapılmalıdır. Şehrin ruhuna aykırı hizmetlere ve yapılaşmaya karşı önlemler alıp estetiğin yaygınlaştırıldığı bir hizmet ağı kurularak halka sunulan hizmetler güzel, çabuk ve düşük maliyetlerle gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

İnanın bu söylediklerimi gerçekleştirebilecek azim ve inancı sinemizde taşıyoruz. 31 Mart’ta patron olmaya değil, hizmetkarınız olmaya namzet ve kardeşçe yaşamayı gaye edinmiş nezih anlayışı iş başına getirerek Körfez için temiz bir sayfa açmaya ne dersiniz? İnşallah sizlerin teveccühü ile yepyeni bir başlangıç yapacağımıza inanıyor, hepinizi kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum.

Şu anda gördüğümüz Körfez manzarası, eldeki imkanlar nispetinde değerlendirilirse beklenilenin çok altındadır. Maalesef halkımız belediye yetkililerine olan güvenini yitirmiş; adil, üretken ve şeffaf bir yönetim anlayışını arar olmuştur. Elimizde yaptırmış olduğumuz anketler var. Körfez halkına “Belediyede gördüğünüz en önemli problem nedir?” diye soru yönelttiğimizde, % 76 oranında “Yolsuzluk ve İsraf” cevabını alıyoruz. Bu orandaki bir kitlenin yaklaşımı tüylerimizi diken diken etmekte ve bizleri dehşete düşürmektedir.

Ben Körfezli kardeşlerime ilk olarak şunu taahhüt ediyorum: Şayet bu hizmet vazifesi bizim omuzlarımıza yüklenirse, şartlar ne olursa olsun, zemin neyi gerektirirse gerektirsin; hiçbir zaman dürüstlükten taviz vermeyecek ve bu ilkenin alternatifini aramayacağız. Reel politik diyerek Körfez halkının bize verdiği emanete hainlik yapmayacağız.

Son yıllardaki yönetimler, Körfez halkında dürüst yönetim beklentisini öncelikli hale getirmiştir. Niyetimiz kimseyi kırmak, incitmek yahut çeşitli ithamlarla töhmet altında bırakmak değildir. Ancak hakikati ifade etmekten de geri duramayız. Pek çok kardeşimiz bize görev verildiği takdirde uygulayacağımız politikaları merakla sormakta ve derdine çare olup olamayacağımız konusunda fikir edinmek istemektedir.

Emeğin, alınterinin kıymetini genç yaşlarda kavramış,  birçok kurumda yöneticilik yapmış tecrübeli bir kardeşiniz olarak şunu söylemek istiyorum: Allah’ın izni ile Körfez’de üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir problem görmüyorum. Planlı ve programlı, ehil bir kadro ile çalışarak bu ilçenin işsizlik problemini de, yolsuzluk problemini de, kentleşme problemini de çözeceğimize inanıyorum. Biz, vatandaşımızın saadet ve huzuru için kadim şehir anlayışını yeniden inşa etmek için bu göreve talibiz. Bugün yaşayanların hakkını korumanın yanı sıra dün yaşayanların bize emanet ettikleri değerlere sahip çıkan ve koruyan, yarın yaşayacak olanların hakkını da baş tacı eden bir şehircilik anlayışı için bu göreve talibiz. Bizler meseleleri bu bakış açısı ile ele alacak ve Allah’ın izni ile başaracağız.

 

 

DİĞER HABERLER

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ