KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.7416 TL
  • 6.3247 TL
  • 7.1251 TL
Kocaeli Zirve
Amatör ruhla gelen başarı
Amatör ruhla gelen başarı
Yaşam
23 Nisan 2010 Cuma 23:52
  • 7077
  • 4

Amatör ruhla gelen başarı

Hiç atölyesi yokken bir Fransız firmasıyla üç tane makine anlaşması yapan ICM MAKİNA’nın sahibi Çınar Ulusoy, ‘Başlangıcımız çok amatörce oldu’ diyor

Yükselen Değerler`de geldik onüçüncü haftaya…
Bizim Yaşam ilavesinin,her geçen gün okuyucularla daha bir bütünleştiğini izliyoruz. Bu tüm ekip arkadaşlarımızı inanılmaz mutlu ediyor. Çünkü bütün ekip, hafta sonunuza renk katabilmek adına, inanılmaz bir çaba sarfediyor. YÜKSELEN DEĞERLER sayfamızla, kentimize duyarlı okurlarımız arasında bir köprü oluşturmaya çalışıyoruz. Kocaeli`deki firma sahiplerinin, merak edilen yönlerini ortaya koyuyoruz. Onlar hakkında bilinmeyen gerçeklere ulaşıyoruz.
Bu hafta konuğumuz olan Çınar Ulusoy da, yerel gündem takipçilerinin tanıdığı bir isim. Çınar Bey iki dönemdir Makine Mühendisleri Odası Başkanlığını başarıyla sürdürdü. Bu başarının devamında, siyasi partilerden kendisine teveccühler gelmesine rağmen, o bunları gündemine almadı. Çünkü emeğe saygısı vardı. Oda başkanlığını birçok kişinin yaptığı gibi, basamak olarak kullanmayı seçmedi. Bu görevi de tadında, yeni isimlere bırakmayı bildi. Buna en çok eşi ve çocukları sevindi. Kızı Pelin, babasının artık o uyumadan eve gelebildiğini, yüreği çarparak anlattı bize. Çınar Ulusoy, genç yaşına bir çok tecrübeyi sığdırmış, başarılı bir iş adamı olmasının yanı sıra, iyi bir aile reisi. Onun hakkında daha fazlasını öğrenmek için buyrun röportajımızı dikkatle okuyun.


Çınar Ulusoy`u tanıyabilir miyiz?
Yedi kuşaktır İzmit`te yaşayan bir ailenin ferdiyim. Liseye kadar İzmit`te okudum. Sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliğini kazandım ve oradan 1987 yılında mezun oldum. Mezun olunca İstanbul`da bir şirkette işe başladım. Aynı şirket İzmit Yeniköy`de tersane inşaatına başlayınca bende İzmit`e döndüm. Yani İzmit`le ayrılığım sadece bir yıl sürdü.

Kendi işinizi kurana kadar branşınızı geliştirecek aşamalardan geçtiniz mi?
90`lı yıllar, sektörel sıkıntıların olduğu bir dönemdi ve şirket sıkıntıya girmişti. Başka iş arayışlarına girdim ve Türk Pirelli lastiklerinde iki yıl proje mühendisliği yaptım. Daha sonra insan sağlığı açısından koşulların iyi olmaması nedeniyle ayrıldım. Ardından Suadiyede`ki, eski adıyla Metalbox fabrikasında üç yıl çalıştım. Daha sonra ağabeyimle birlikte kendi şirketimizi kurmaya karar verdik.

Mühendislikten, makine üretimine geçmek iyi cesaret doğrusu?
Sanırım babamdan gelen o ruh, bize de sirayet etti. Bir sanayicilik ruhu taşıyorduk. Dolayısıyla ağabeyimle beraber 1996 yılında ICM MAKİNE LTD.ŞİRKETİ`ni kurduk.

ATÖLYEMİZ YOKKEN İŞ ANLAŞMASI YAPTIK

Nasıl geçti ilk aşamalar, zorlandınız mı?
Eskiden bizim, peçete imalatı yapan küçük bir işletmemiz vardı. Orada hiç çalışmadım ancak öğrenciliğimden itibaren işletmemizin ihtiyacını karşılayacak makineler yapmaya başladık. 2005 yılına kadar 7, 8 tane makine yaptık. Onlara yurt dışından müşteri çıktı. Biz de şapkamızı önümüze koyduk ,”Böyle bir iş alanına girelim mi?” diye düşündük ve girdik. Hiç atölyemiz yokken bir Fransız firmasıyla üç tane makine anlaşması yaptık. Başlangıcımız çok amatörce oldu.

Tesadüfler ve şans ardı ardına gelmiş görünüyor…
Doğru, fakat bugünkü koşullarda cesaret edemezdim. Amatör ruhuyla bir şey bilmeden hareket etmek, bazen fayda sağlıyor.

Tam olarak nasıl makineler üretiyorsunuz?
Temizlik kağıdı dediğimiz ürünleri üreten makineleri imal ediyoruz.

Tamamen yerli üretim mi yapıyorsunuz?
Tamamı yerli. Projesi, tasarımı, her şeyi bize ait. Ülkemizde üretilmeyen kimi elektronik parçalarını mecburen ithal ediyoruz.

KRİZDEN ETKİLENMEDİK

Makine satışlarınızı nerelere yapıyorsunuz? Bu sektörün neresindesiniz?
Asya`dan tutun da, Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Rusya bizim küçük pazarlarımız. Yurt dışı fuarlara katılıp, tanıtım yapıyoruz. ICM MAKİNE`lerinin belirli bir marka değeri oluştu. Sektörde dünyaca tanınan 10, 12 firmadan biriyiz. Türkiye`de ise bizim gibi dünya ülkelerinin arasına giren firma yok.

Bunu nasıl sağladınız?
2001 krizinden sonra yurt dışı fuarlara katılarak bir alt yapı oluşturduk ve geri dönüşlerini aldık. Birçok Avrupa ülkesinde temsilcilerimiz var. Dünyada iki yılda bir tekrarlanan ve sadece üç yerde kurulan çok büyük fuarlarımız var, onlara katılıyoruz.

Bir makine fiyatı kaç liradan başlar ve nereye kadar çıkar?
İşlevine göre değişiyor. 15 bin euro ile 400 bin euro arasında seyrediyor.

Kriz sizde nasıl aşıldı, işçi çıkardınız mı?
İstihdam olarak büyüdük. 2008 yılında 40 kişiydik, şimdi 60 kişinin üzerindeyiz. Yurt dışına ihracat yaptığımız için krizden etkilenmedik. Farklı ülkelere iş yapmanın avantajını yaşadık. Bir ülkede pazar daraldıysa, diğer ülkeye gittik.

HEDEFİ DÜNYA LİDERLİĞİ

Çınar Bey, sizinle çalışmak için belli bir diploma gerekiyor mu?
Teknik iş olması nedeniyle tabiî ki gerekiyor. Mesela 11 kişi mühendistir bizde. Diğer çalışanlar meslek yüksekokulu ya da  sanat okulu mezunu . İş gereği nitelikli personelle çalışıyoruz.

Genç yaşınızda bu başarınızın bir sırrı olmalı?
İlk başlarda tesadüfen oldu her şey. Doğru iş yapmayı arzular ve o yönde çalışırsanız, başarı da ardından geliyor. Amacım daima iyi iş yapmak. Müşterimizi bilerek asla kandırmayız. Bizden aldıkları makinelerle büyüyen firmaları gördükçe mutlu oluyorum.

İleriye yönelik hedefleriniz var mı?
Temizlik kağıdı makineleri konusunda dünya lideri olmayı hedefliyorum. Tüm çalışmalarımız bu yönde ilerliyor.

Liderliği neyle bütünlüyorsunuz, kaliteyle mi yoksa fazla makine satışıyla mı?
Üretim hızında yüksek kapasiteli olmak, en önemli parametredir. Daha yenilikçi makineler üretmek istiyorum.

İZMİT HOYRATÇA KULLANILIYOR

İşinizi severek yapıyorsunuz değil mi? Olmak istediğiniz yerde misiniz?
Evet işimi çok seviyorum. Şirket sahibi olmama rağmen, burada tasarım mühendisliği yapıyorum. Hem kendimi geliştiriyorum, hem de zevk aldığım işi yapıyorum.

Çınar Bey, geçtiğimiz iki dönem Makine Mühendisleri Odası başkanıydınız.  Neden tekrar aday olmadınız?
10 yıldır oda yönetimindeyim. 4 yıl başkanlık yaptım. Bu kadar zamanın yeterli olduğunu ve kendi adıma vereceğim her şeyi verdiğimi düşündüğüm için bıraktım. Odamız imkanları itibariyle, Türkiye`nin en güçlü şubesidir. Kasasında parası olan tek şubedir. Halen faaliyetlerine katılıyorum.

Kocaeli`ye bakacak olursak, gidişatı nasıl buluyorsunuz?
Ben İzmit`in hoyratça kullanıldığını düşünenlerdenim. Kocaeli köyleriyle, Samanlı Dağları`yla, Körfeziyle, Karadeniz`iyle, doğasıyla, Türkiye`nin en güzel şehirlerinden biri. Fakat, bir sanayi hamlesi söylemidir gidiyor. Bu ülke Kocaeli`den hep almış. Çevresini almış, insanların sağlığını almış, çarpık sanayileşme ve kentleşme yapılmış. Zaten Türkiye`de yerel yönetimler faciası vardır. Bu facia da önlerine gelen yerleri imara açmalarıyla başlar. Bunu iktidarı ve muhalefeti el ele yaparlar. Kocaelide bundan nasibini aldı.

KÖRFEZ KATLEDİLİYOR

Kentimizin iyi yönetilmediği ortada yani…
Bu belediye, 2025 yılında Kocaeli nüfusunun üç buçuk milyon olmasını planlıyor. Kentimize yapılacak daha büyük kötülük olamaz. Havası derseniz, haddinden fazla kirli. Dünya standartlarının çok üstünde kanser vakalarının görüldüğü berbat bir kent. Sırf rant yaratmak için yeni imar alanları açılıyor. Nüfusu iki katına çıkarmayı öngören bir anlayış var başımızda. Şimdi bundan ne yarar görürüz?

Sizce de kentimiz çok fazla göç alıyor değil mi?
Ben bir araştırma yaptım; Kocaeli doğurganlık sıralamasında 60`ın altındaki sıralarda ama nüfus artış hızında birinci sırada görünüyor. Sürekli göç alıyor. Biz, Makine Mühendisleri Odası olarak Otosan fabrikasının gelişine karşı çıkmıştık. O zaman bizimle alay ettiler. 11 yıl oldu fabrika geleli ve bugün beşbin civarında işçi çalışıyor. Bugüne kadar 36 bin işçi sirküle etmiş, sürekli kadroyu yenilemiş. Bu 36 bin kişi Kocaeli`ye başka illerden gelmiş ve eminim hiç biri geri dönmemiştir. Kim ki bu kente göçü engeller ve bir metre yeri dahi imara açmazsa, elbirliğiyle onu iktidara taşımak lazım.

Tüm bu olumsuzlukları görmemizi engelleyecek başka yatırımlar yapılıyor mu?
Topluma dönen bir şey yok. Kent trafiğini rahatlatmak için bir yol yapıldı fakat tamamen düzmeceydi. Bence bu yönetimlerin hedefi, Kocaeli`yi İstanbul`un lojistik merkezi yapmak. Bunun hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi`nin, hemde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi`nin müşterek hedefleri olduğuna inanıyorum. Mesela, Körfezin üzerindeki katliam devam ediyor, durmadan limanlar kuruluyor. Ayrıca birçok yerde lojistik depoları yapıldı. O lojistik depolarının ulaşımını kolaylaştırmak için, İzmit`in içine otoban yol yapıldı. Yoksa o yolun şehir içi trafiğine ne faydası var ki? Tüm hamleler buna yönelik.

CHP İL YÖNETİMİNDE GÖREV ALMAK İSTERİM

Bu konularda siz söz sahibi olmayı düşünüyor musunuz? Sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa Çınar Bey? Sizin gibi insanların çok önemli tespitleri ve önerileri var fakat bunlar sadece sözde kalmıyor mu?
Tabii, bu mücadelenin içine girmek lazım. Çocuklarımın da geleceğini düşünerek söz sahibi olmaya çalışıyorum. Çünkü benim çocuklarımın yaşayacağı kent burası. Bir şeyler yapabilmek adına siyasete girmek gerek. Ben farklı bir mecrada deneyim kazandım. Edindiğim izlenime göre çok ciddi mücadele gerekiyor. Ama ona değecek bir ışık görmüyorum. Işık görmeyince de “Zaten benim bir hayatım var, onu da kendime zehir edemem.” diyorum.

Siyasi partilerden teklif alırsanız tavrınız ne olur?
Dışarıdan gelip, birilerinin üstüne basma taraftarı değilim. İzgaz`ın ve Sedaş`ın satılmasına karşı çıktığımız o dönemde, CHP`den İzmit belediye başkanlığına adım geçmişti. Fakat o partiye emek harcamış insanlar varken bunu isteyemezdim. Örneğin Hasan Çelik aday olsaydı, benim bu kent adına düşündüklerimi zaten yapardı. Bir dergaha üye olurken, önce odun taşımak gerekirmiş. Ben de o kültürden geliyorum. Ama imkanım olursa il yönetiminde görev yapmak isterim.

İKTİDAR UCUBE BİR ANAYASA PEŞİNDE

Çınar Bey, bizde buradan mini bir referandum yapalım diyorum. O nedenle sormak istiyorum. Anayasanın değişmesini onaylıyor musunuz?
Siyasetin değişmesi ve gelişmesi için yeni anayasa gerekli fakat hükümet o türden bir anayasa peşinde değil. Daha çok yürütme erkini bağımsızlaştıran, yargıdan muaf hale getiren, ucube ve despot bir anayasa peşinde. Yanına çocuklara yönelik, kadın haklarına yönelik bir takım insani koşullar ekliyorlar. Aslında onlar kendi düşündükleri için değil, AB`den gelen dayatmaları uygulamak için yapılmış şeyler. Ne siyasi partiler yasası, ne de seçim barajlarıyla ilgili bir değişim öngörmüyorlar. Bu kısır döngü liderler suntasında devam ediyor.

Ülkenin bu halini konuştuk, içimiz daraldı. Güzel şeylerde bahsedelim biraz. Mesela aileniz…
Eşim de benim gibi İzmitli. Bu sayede karşılaştık, iki yıl arkadaşlık yaptık ve 1998 yılında evlendik. Eşim Kocaeli Üniversitesi`nde öğretim görevlisi. 10 yaşında Pelin adında, 2 yaşında Deren adında iki kızımız var.

Nerede oturuyorsunuz peki?
Kullar`da Kardelen sitesinde oturuyoruz. Daha önce İzmit`in merkezinde, İmaret Yokuşu`nda oturuyorduk. Halen de evimiz var orada.

KOCAELİSPOR KULLANILIP ATILDI

Boş zamanınız olduğunda en çok ne yapmaktan hoşlanırsınız?
Maça gitmeyi severdim fakat epey zamandır gidemiyorum. Benim okulum İnönü Stadı`na cepheydi. Evden baka baka BJK`li oldum. Aslında Kocaelisporluyum. Hayalimde hep Kocaelispor yöneticiliği yapmak vardı. Öyle bir girişimim olmadı ama isterdim.

Kocaelispor deyince, herhalde bu konuda bir şeyler söylemek istersiniz?
Bu kentin başına gelen, Kocaelisporun da başına gelmiştir. Kocaelispor kullanıp atılmıştır. Siyaset çiğnedi attı. Birde bu, yılın spor adamı ödülüyle ödüllendirildi. Belki Sefa Başkan döneminde başarılar elde edildi fakat bu başarı Kocaelispor`un bugünkü durumunu hafifletmiyor. Daha dibe vurmadı. Dibe vurduğunda yönetimlerde görev almak isterim.

Çınar Bey, Yükselen Değerler`e söylemek istediğiniz bir şey olacak mı?
Farklı bir zeminde kendimi ifade etme fırsatı buldum, çok teşekkür ederim. Son birkaç yazınızı takip etme olanağım olmuştu. Gerçekten ilgi çekici. Kararlı bir şekilde yürütürseniz, bir hayli katkısı olacağını düşünüyorum. Kocaeli`nin yerel değerlerini tanıtma adına önemli bir katkı sağlıyorsunuz, başarılar dilerim.

ÇINAR ULUSOY KİMDİR ?

1966 İzmit doğumlu. Kökleri İzmit`te olan bir ailenin çocuğu. İlk ve orta öğreniminden sonra, İ.T.Ü Makine Mühendisliği bölümünde okudu. 1998 yılında eşi Nermin Hanım`la evlendi. iki kız çocuğu babası.

Nermin Ulusoy, Kocaeli Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışıyor. Çınar Bey`in ev işlerinde kendisine yardımcı olmadığını fakat ızgara konusunda kimsenin eline su dökemeyeceği kadar başarılı olduğunu söylüyor. Onun dışında Çınar Bey`in çok iyi bir eş ve ilgili bir baba olduğunu, ailesine vakit ayırmakta özverili davrandığını ifade ediyor. Özellikle küçük kızları Deren`in evi esir aldığına yakından tanık olduk. Onlar her yönüyle mükemmel bir aile görüntüsü veriyorlar.

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ