KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 6.0625 TL
  • 6.7591 TL
  • 7.6999 TL
Kocaeli Zirve
Erzurumlular Vakfı’na eleştiri
Erzurumlular Vakfı’na eleştiri
Güncel
17 Nisan 2010 Cumartesi 10:49
  • 32294
  • 35

Erzurumlular Vakfı’na eleştiri

Eski polis memurlarından olan ve halen Yahya Kaptan Mahallesi’nde 6. Bölge Denetim Kurulu Başkanlığı yapan Cevdet Bayındır, geçtiğimiz günlerde kongresini yapan ve üyesi olduğu Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Vakfı İzmit Şube yöneticilerine ciddi eleştir

Cevdet Bayındır`ın eleştirileri şöyle;


ERZURUMLULAR SİZİ HİÇ UNUTMAYACAK...

1993 yılında 56 Erzurumlu kurucunun öncülüğünde faaliyetlerine başlayan Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Vakfı İzmit Şubesi`nde 30.01.2010 tarihinde kongre yapıldı. 10 yıllık başkan Ahmet YAĞIZ tekrar aday olmazken, başkanlığa Azmi Cihat HATİPOĞLU seçildi.
Erzurumlular Vakfı İzmit Şubesi`nin kuruluşunda emeği geçen, vakfa üye kaydı yapan, ilk kuruluştaki zorluklarla mücadele eden biriyim. Biz kurucu üyeler, zorluklarla boğuşurken ne Ahmet YAĞIZ, ne Zekeriya TİRYAKİ ne de Azmi Cihat HATİPOĞLU vardı. Vakıflar, dernekler, lokaller; insanların sosyal faaliyetlerini gerçekleştirecekleri önemli adreslerdir, merkezlerdir. Tabii ki amacına
uygun hizmet verilirse... Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Vakfı İzmit Şubesi`nde yıllardır olup bitenleri düşününce çelişkiye düşüyorum. Ve başlıyorum kendimle hesaplaşmaya... Yazsam mı? Yazmasam mı?
Erzurum camiasının Kocaeli'de çok büyük olduğunu öne sürenlere bir çift sözüm var. Karşınızdaki dev aynasını acilen uygun bir yere kaldırın. Çünkü hiç de öyle bir durum yok. Tam tersine Erzurumlunun  Erzurumlu`yu ittiği, başarılı olmaması için önünü kestiği, şaibeler üreterek düşmandan daha da düşman bir tutum izlediği bir camianın büyüklüğünden söz etmek olsa olsa komikliktir. Lütfen komik duruma düşmeyin.
Yıllardır "küçük olsun, benim olsun" mantığı ile hareket ederek, Erzurumlular Vakfı İzmit Şubesi`ni yöneten Sayın Ahmet YAĞIZ ve Zekeriya TİRYAKİ, üzülerek ifade etmek isterim ki, camiaya en büyük zararı veren insanlardır.
Bunlardan Ahmet YAĞIZ ve Zekeriya TİRYAKİ 15 yıldır, Azmi Cihat HATİPOĞLU ise 8 yıldır Vakfın yönetiminde söz sahibidir.
Ne yazık ki aynı insanlar yine ortaya çıkıyor ve iyi bir şey yaptıklarını zannederek Vakfın imajına zarar veriyorlar.
Bu "Ben Merkezli" insanlar insanlarımızın birbirlerinden uzaklaşmasına neden oluyor. Unutulmamalıdır ki insanların isimlerinin üzerinde bir unvan bulunması onların adam olmasına yetmiyor.
Ortalık bir şey yapmaya değil, bir şey olmaya çalışan zavallılarla dolu...
Evet, birilerinin çıkıp bu adamlara "Durun Efendiler, ettiğiniz yeter, burası babanızın çiftliği değildir" demesi gerekiyor.
Vakar ve haya her kademedeki yöneticisinin başına taç gibi oturmalı.
Bu insanlar, eleştiri, uyarı ve istişare kabul etmeden Vakfı sözüm ona idare etmişlerdir. "Karşı ki dağları da biz yarattık, arkadakileri de, yandakileri de, oradakini de, buradakini de biz yarattık" diye yıllarca karşımızda salım salım sallandılar.
Kocaeli Erzurumlular Vakfı`nda hepimizin gördüğü; paylaşılamayan bir güç, saltanat ve elindekini kaybetmek istemeyen birden fazla tarafın var olduğudur. Peki, biz sade Erzurumlular bu savaşın neresindeyiz? Ayrıca kimin vatan, millet ve Allah rızası için, kimin kendi gücü  ve menfaatleri uğruna
savaştığını da çözemiyoruz artık. Çözebildiğimiz kendileri, arkadaşları ve yandaşlarına bu ilde menfaatler sağladıklarıdır.
Günümüzde; siyasette, bürokraside yükselmek tek bir noktadan geçiyor: Din!...Dindar olmak değil, dindarmış gibi görünmek...Müthiş prim
yapıyor dindarmış gibi görünmek bu ülkede... Çünkü onu terfi ettirirken bakmıyorlar bu adam gerçekten  talip olduğu bu işi yapabilir mi, yapamaz mı?
Ya da bu adam bu işe layık mıdır?...
Atıp tutmakta üstlerine yok, gözleri kimseyi görmez, varsa yoksa en iyi onlar, karşılarındaki mi, o da kim ün, para, mevkii en çok onlara yakışır, kimseyi beğenmezler, her şeyden yakınırlar, iyi bir şey yapmak için de parmaklarını bile kıpırdatmazlar, hatta hemşerileri için bile...
Varsa yoksa kendileri...
İsmi malum bu muhterem zatların keyfi hareket etmeye ve Erzurumluların imajını zedelemeye hakları yoktur. Hemşeriler arasında kin ve haset tohumları ekip zaman zaman  renk değiştirseler de hep birbirlerine benziyorlar. Koltuğa yapışıp kamuoyunu aldatıyorlar. "Küserse küssün", "giderse gitsin" gelmezlerse gelmesinler mantığını güderek Vakıf yöneticiliği yapılamaz.
Kağıt üzerindeki başkanlar, "Ben" merkezli insanların arttığı bir toplumda iktidara yanaşıp makam sahibi olarak varlıklarını sürdürmeye çalışmışlardır. Bu konuda başarılı oldukları inkar edilemez. Ya gerçekten başarılı olmaları gereken konularda...
Yıllardır Vakfı yöneten kişilerin, kalplerinin orta yerinde çirkinlik, yüzlerinde ise her duruma göre değişebilen  maskeleri var. Unutmayınız ki, bir topluma iliştirilmiş bir zümre değilsiniz. İnsanlar sizi  o onurlu görevlere  getirirken bir takım beklentileri vardı. Soruyorum kişisel menfaat dışında, size inanan ve güvenen insanlara ne verebildiniz?...
Biriniz (Ahmet YAĞIZ) İzmit'ten İl Genel Meclis Üyesi, diğeriniz (Zekeriya TİRKAKİ) Gölcük'ten Belediye Meclis Üyesi oldunuz. Kutluyorum... Size de bu yakışır...  Ayrıca sözüm ona, son vakıf seçiminde "Vakıf Onur Üyesi" olmuşsunuz. Hayırlı olsun, ne diyelim... Yakışıyorsunuz oralara... Hakkını veriyorsunuz.
Bizlerin, yöneticilerimizin ve siyasilerimizin en büyük eksiği istişaredir. "İstişare yapan asla kaybetmez."  Hadisini belleklerimize kazımamız gerekirken, istişare yapamayacak kadar kibirli, asla eleştiri kabul etmeyecek kadar mağrur beyinlerle birbirimizi dinlemek yerine, dışlayarak hem kendimizi, hem de hemşerilerimizi ateşe attığımızı göremiyoruz.
yapmak çok kolay ve nefse hoş gelendir, o da bizim işimiz değildir.
Bundan önceki yönetimlerde olduğu gibi, Azmi Cihat HATİPOĞLU ve ekibinin de farklı bir çalışma anlayışı ile görev yapacağı inancında bilinmektedir. Bekleyip göreceğiz...
Artık Erzurumlular toplumsal tavır geliştirerek Demokratik tepkilerini ortaya koymayı becerebilmelidir. Yazıklar olsun yerinde sus pus oturup sessiz kalanlara.
Nemelazımcılığın bu kadar ön plana çıktığı bir
toplum olma görüntüsünden bir an önce kurtulmalıyız. Hepimiz, bir gün sorumlu yurttaş olmanın gereğini yerine getirmeliyiz.
Bu yazıyı gönül yaralanmalarına dikkat çekmek için yazdım.
İyiler harekete geçmezse kötüler hep kazanır. Kötülükleri sindirmeye çalışmayalım, onlardan kurtulmaya bakalım.
Tüm Erzurum Vakfı yöneticilerine sesleniyorum!
Lütfen aramızdaki bu ayrık görüntüyü ortadan kaldıralım.
Kongrelerimizi 3-5 kişiyle değil, 300-500 kişi ile Kocaeli basınının gündemine oturacak
mesajlar vererek yapalım. Bunun için hepinize büyük görev düşüyor...
 Meydan sizin...
- Biz, bizi sevmeyiz, nedenini de bilmeyiz...
 - Tekrar söyleyelim, yazdıklarımız bizzat görüp yaşadıklarımızdan ibarettir.
   - Halimiz budur işte...
   - Ya bu kuralları öğreneceğiz, ya da birbirimizin ayağından çekmeye devam edip sonunda aynı çukurda debelenip duracağız... Tercih bizim!...

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ