KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8898 TL
  • 6.6063 TL
  • 7.4152 TL
Kocaeli Zirve
Körfez’de tercihler ikiye bölünmüş
Körfez’de tercihler ikiye bölünmüş
Siyaset
07 Eylül 2010 Salı 13:32
  • 2867
  • 2

Körfez’de tercihler ikiye bölünmüş

Körfez’in merkezinde ‘hayır’ çoğunluktayken varoşlarda ‘evet’ oyları ağır basıyor

Bugün referandum yolculuğumuzun 11. durağı olan Körfez ilçemizdeyiz. İlçede 29 Mart yerel seçimlerinde 100 bine yakın seçmenden yüzde 40.1`i AKP`ye, yüzde 21.2`si ise CHP`ye oy vermiş. Ancak referandum çalışmamızda gördük ki bu ilçemizde de ‘evet`ler ve ‘hayır`lar kafa kafaya gidiyor. Yukarlarda ‘evet`ler, sahillerde ise ‘hayır`lar fazla. Bu arada ‘kararsızları` da unutmamak lazım. Körfez yolculuğumuzda ilk durağımız Hereke oldu. Sahilde balıkçılara rastladık.
 

OLTAMIZA HER TÜRLÜ OY TAKILDI
Av yasağının sona ermesiyle birlikte coşan balıkçılar, çıktıkları seferden çok mutlular. Ama onlar için balık kadar referandum da önemli. Tatlı bir çekişme içindeler. Biz de hemen atlıyoruz bir balıkçı teknesine ve referandum sorularımızı teknede yöneltiyoruz. 63 yaşındaki Ahmet  Varnalı “Ben Tayyip`in yaptığı işleri sevmiyorum, ‘hayır` diyeceğim” derken, 65 yaşındaki İsmet Ayçiçek ise bunun tam tersini söylüyor ve “Ben ise Tayyip Erdoğan`ı çok seviyorum, ‘evet` diyeceğim” diyor. 40 yaşındaki Cumhur Gürel “kararsızım” derken, 58 yaşındaki balıkçı Mehmet Kayıkçı ise “Açılım olayı herkesi mahvetti kesinlikle hayır” diye görüş belirtiyor.


AŞAĞI HEREKE ‘HAYIR` DİYOR

Balıkçılarımıza ‘rastgele` diyor ve sahilde bulunan Hereke Spor Kulübü`ne uğruyoruz. Ağaçların gölgesinde oturan vatandaşlarımızın yanına gidiyoruz. Ramazan dolayısıyla masalar bomboş. Vatandaşlar ya ellerindeki gazeteleri okuyor ya da bulmacalarını çözüyor. Tamamen emeklilerden oluşan grupta 50 yaşındaki Naim Sert, anayasa konusunda bilinçli bir toplum olmamız gerektiğinin altını çizerek ‘hayır` diyor. 58 yaşındaki Mehmet Tepeli ise “Referandumun 12 Eylül`de yapılması onlara göre anlamlı, ancak ben hükümeti de şımarık ve baskılı buluyorum. ‘Hayır` diyeceğim” derken, 65 yaşındaki Cengiz Meraklı da  “Bu hükümetin ‘evet` diyecek bir hali yok ki. Onun için ‘hayır` diyeceğim” diye konuşuyor. 66 yaşındaki Bekir Yurtevenler kararsız olduğunu belirtirken, 75 yaşındaki Talat Yumruk ise, “Hayır diyeceğim. Ben bu yaşıma geldim, böyle hükümet göremedim” diyerek, yaşının da verdiği tecrübeyle yaşanan karmaşayı çok güzel anlatıyor.


KADINLARDAN ‘HAYIR`

Uzun sahil şeridinde vatandaşlarla görüşmeye devam ediyoruz. Yine bir kafeteryada üç bayanın sohbetine rastlıyor ve hemen yanlarına gidiyoruz. Torunları minik Defne de büyüklerinin bu sohbetinin dışında, kendi hayalindeki oyunları oynuyor. Gruptaki Nevin Helvacı, diğer masada olan eşi Aydın Helvacı`ya da sesleniyor ve referandum sohbetine başlıyoruz. Emekli bankacı olan 48 yaşındaki Ayşe Tülin Sağıroğlu; “Anayasayı incelemedim, ancak şuna da  inanıyorum ki ülkemizdeki insanların yüzde 99`u bu maddeleri bilmiyor. AKP bu olayı seçim provası gibi görüyor” diyerek oyunun ‘hayır` olduğunu belirtirken, emekli Nevin Helvacı ve 68 yaşındaki eşi Aydın Helvacı ise “Hükümetin icraatları ortada. Eski bir CHP`liyiz, 8 yıldır AKP iktidarını beğenmiyoruz, ‘hayır` diyeceğiz”diyor. 55 yaşında ve Defne Derin`in de anneannesi olan Şengül Köseeren ise yargının ve Anayasa Mahkemesi`nin siyasallaşmasını istemeği için ‘hayır` diyeceğini vurguluyor.


YUKARI HEREKE`DE YAŞAM BAMBAŞKA

Hereke`den ayrılıp, bambaşka bir yaşamın olduğu Yukarı Hereke`ye doğru yol alıyoruz. Oldukça dağınık bir yerleşim alanı. Bulunduğumuz mahalleler belki çok bakımsız ve düzensiz ama muhteşem bir Körfez manzarasına sahip. Buralar sahil kesiminden çok farklı. Doğu kökenli ailelerin derme-çatma evlerde yaşadığı varoşların mekanında yol alıyoruz. Sık sık önümüze merkepler (eşekler) çıkıyor. Nedenini az- çok anlasak da yine de orda yaşayanlara sorduk ve yanılmadığımızı anladık. Taşımacılık yapıyor bu merkepler. Araba gibi hemen hemen her evin bir merkebi var. Hatta bazıları ciddi ciddi “Bizim bir merkebimiz bile yok” diye yakınıyor. Ancak çocuklar elbette burada da çocuk. Merkeplere binerek, oyunların en güzelini oynuyor.
 

‘EVET` OYLARI
Çocuklara bizi ailelerine götürmelerini istiyoruz ve Cumhuriyet Mahallesi`nde hiç de adına yakışmayan mekanlarda kalan temiz yürekli insanlarla karşılaşıyoruz. Vadi Sokak`ta gerçekten de vadiye benzeyen kurumuş dere yataklarında yaşayan vatandaşlarımıza önce gazetemize konuk olmalarının ne anlama geldiği konusunda sıkı bir ikna turu yapıyoruz. Sonra birlikte fotoğraf veriyoruz. Evin oğlu  37 yaşındaki inşaatçı Vezir Uçar zaman zaman Kürtçe konuşmaları Türkçe`ye çevirse de çabucak ısınıyoruz vatandaşlarımıza. Vezir Uçar, askerin devlete verdiği sıkıntıların kalkması gerektiğine inanıyor ve ‘evet` diyeceğini söylüyor, mahallede herkesin ‘evet` oyu vereceğinin de altını çiziyor. 46 yaşındaki ev hanımı Bedriye Kılıç ise yarı Türkçesiyle iyi olacağı için ‘evet` diyeceğini söylüyor. Çocuklardan Savaş, Ümit, Mustafa, Adem, Özcan, Okan, Sümeyye, Yakup ve Sevgi`nin dikkatini ise bizler değil, daha çok fotoğraf makinelerimiz çekiyor.

PİKNİKÇİLER DE ‘ HAYIR` DİYOR

Tütünçiftlik sahiline geldiğimizde iftar saati oldukça yaklaşmıştı. Yeliz arkadaşımız iftar hazırlığı yapan piknikçi ailenin yanına giderken bizler de birebir çalmaşarımıza devam ediyoruz. Emekli Türkeş Güzel, eşi Nazlı Güzel, ikiz çocukları Berk-Cenk Güzel, Tuğba ve Umutcan Güzel ile yeğenleri Leyla Yılmaz sahilde iftar için hazırlık yapıyordu. İşçi emeklisi olan Türkeş Bey anayasa maddelerinde işçi ve emeklilerle ilgili bir şey olmadığı için ‘hayır` diyor. 22 yıl sendikalı çalıştığını söyleyen Türkeş Güzel son 10 yılda çoğu haklarının alındığını da belirtiyor. Asla eşinin baskısı altında olmadan özgür iradesiyle ‘hayır` diyecek olan Nazlı Hanım ise ‘`Haklarımız bir bir elimizden alındı. İnsanlar işsiz, aç. Umarım doğru yolu bulacağız. Seçim vakti gelince PKK durdu. ‘Evet` oyu verince yeniden meydana çıkacaklar” diyerek farklı bir kaygıyı dile getiriyor.

RESMEN ‘EVET, KISMEN ‘HAYIR`
Çalışmamızın sonuna gelmişken, Tütünçiftlik sahilinden ayrılırken parkta ailece sallanan bir grubun yanına yaklaşıyoruz. 31 yaşındaki ev hanımı Ayfer Uzun`a referandumu soruyoruz. Sibel Çeğen ve Ali İmdat Şimşek bizi izlerken, Ayfer Hanım`ın verdiği yanıt günümüz siyasetçilerini aratmıyor: “Valla ben resmen ‘evet` kısmen ‘hayır` diyorum.” Biz de “Ayfer Hanım o da ne demek” diyince, Ayfer Hanım 40 yıllık politikacılar gibi başlıyor anlatmaya… “Kenan Evren`in yasağının kalkmasını istiyorum. Eskiden bu anayasa vardı. Ama şimdi düzeliyor. ‘Evet` ama uygulamada eksiklikler var. Uygulamalarda istediğim muhalefeti görmüyorum. Denetim istiyorum. Atatürk Türkiyesi`nde kadın-erkek özgürlüğü olmalı” diyor.


                           

Cemalettin Öztürk`ün yorumu

Körfez`in merkezinde ‘hayır` varoşlarında ‘evet` ağırlıkta

Referandum turumuzun bugünkü durağı Körfez ilçe. Körfez ilçe bir dönem kirazlarıyla tanınıyor, biliniyordu…
Körfez`de 20 yıl boyunca belediye başkanlığı yapan Hüseyin Avni Şirin`in yarattığı değeri ilçede hissetmek hala mümkün. Eski belediye başkanı Şirin`in döneminde Körfez ilçe değer bulmuş, anlam kazanmıştı. Körfez ilçe bir sanat merkezi, festivaller kenti olmuştu. Düzenlenen “Kiraz Festivalleri” ile namı il dışına taşan Körfez ilçedeki üreticilerin yetiştirdiği kirazların rakibi yoktu…
Şirin`den sonraki dönemlerde ilçedeki sosyal demokrat anlayış giderek zayıfladı ve son yıllarda yerel yönetimlerde söz sahipliklerini tamamen yitirdiler…
Sanayinin ilçe merkezine kadar girdiği, sanayi ile yaşamın artık iç içe geçtiği Körfez ilçede 17 Ağustos 1999 depreminde Tüpraş`ın dev silolarının yanması, 2001 yılında Akçagaz`ın patlaması ilçede yaşamı her geçen gün korkutmaya yetti…
Depremden sonra Körfez ilçede gelişim çok fazla olmadı…
Tüpraş`ın çevresinde bulunan Barbaros Mahallesi`nin kaldırılması ve bu bölgelere yatırımın yapılmaması ilçede ayrı bir sıkıntı doğurdu…
Sosyal demokrat mantığın eridiği körfez ilçedeki referandum çalışmamızda karşılaştığımız manzara, ilçede yaşayanların umutsuzluklarını su yüzüne çıkarttı.
Doğu, Güneydoğu, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinden göç alan Körfez aynı zamanda kozmopolit bir ilçe… Farklı siyasi görüşe sahip insanların değişkenlik gösterdiği ilçede siyasi hareketlenme bir hayli fazla…
Siyasetin hareketli olduğu ilçede 12 Eylül`de yapılacak referandumda dengeleri değiştirebilecek bir tablo ortaya çıkabilir…
Körfez`deki turumuza Hereke`den başladık…
Önce sahildeki aşağı Hereke`ye gittik. Eski belediye başkanı Ahmet Arıt`ın döneminde hayat bulan, vizyonu genişleyen aşağı Hereke`deki çay bahçeleri, balıkçılar, sahilde dinlenen vatandaşlarla görüştük…
Burada yaşayan vatandaşların önemli bölümü anayasa değişikliğini onaylamıyor ve AKP`nin bu değişikliğine karşı çıkıp ‘hayır` diyorlar…
İkinci durağımız Yukarı Hereke oldu…
Yukarı Hereke ikinci bir Ağrı ili gibi…
Yukarı Hereke`de Türkçe konuşulmuyor, tamamen Kürtçe… İnsanlar çok zor ve kötü koşullarda yaşıyor… Konutlar yıkık dökük… Anayasa değişikliğini soruyoruz.
Bilmiyorlar, haberleri yok… Sadece 12 Eylül`de bir seçim olacağını biliyorlar, bu seçimde ‘evet` demeleri için tembih aldıklarını söylüyorlar.
Doğu`nun en ücra köşesindeki bir köyden daha kötü görünen Yukarı Hereke`ye belediye hizmetleri de gelmiyor… 17 Ağustos 1999 tarihinden kısa bir süre sonra bu bölgede yapılan kalıcı konutlar bile dökülüyor…
Körfez ilçedeki referandum turumuzda ortaya çıkan tablo şu ki; ilçenin merkez kısmında ‘hayır`, civar bölgeleri ve varoşlarında ise ‘evet` oyları ağırlıkta…



Yeliz Koray`ın yorumu

 

 Varoş, partiler ve referanduma etkileri

Referandumda ‘Evet`, ‘Hayır` söylemlerinin hız kazanmaya başladığı günlerde siyasi partiler de kendilerince hesap kitap yapmaya başladı.
‘Hayır` diyen partiler şöyle düşündü;
‘`CHP, MHP, DP, İP, yüzdeliği az olsa da TKP, Türkiye Değişim Hareketi ‘hayır` diyecek.
AKP ve SP`nin son seçimlerde aldığı oyları topla.
Ohooo kesin ‘Hayır` çıkar!``
Böyle bir hesabın kendilerini yanıltacağını söylesem de inandığı doğrudan pek sapan olmadı!
Çünkü ‘Hayır` kararı alan partilerin içinde ‘Evet` diyecek olanlar olduğu gibi ‘Evet` diyecek partilerin içinde de ‘Hayır` diyenler var.
Bunu tabiî ki siyasiler pek dile getirmiyor. Ama sandıkta oy kullanan partili seçmenler genel merkezin aldıkları kararları pek umursamıyor.
Bunu gezdiğimiz ilçelerde nadiren de olsa gördüm. Tabi Körfez ilçe de dahil!
Olayı genel seçim gibi görüp partisinin kararına uyanların yanında konuyu siyasi görmeyip araştırıp partisi ne derse desin tersi oy kullanacak olanlar da yok değil.
Mesela sırf CHP`li olduğu için ‘Hayır` diyecek bir kişi ‘`Partim ne derse o`` derken;
Yıllardır MHP`ye oy vermiş hatta koyu MHP`li bir genç ‘Evet` diyeceğini dile getirdi.
Üstelik kızgın aslında. AKP`ye de, yeni Anayasayı baskıyla kabul ettirmeye çalışmasına da!
İşçiler içinde hiçbir şey olmadığını düşündüğü Anayasa`ya ‘Evet` diyecek ama.
Çünkü MHP`nin gerektiği kadar çalışmadığını düşünüyor. Genel seçimlerde oylarının yarı yarıya düşeceğini bile söyledi.
AKP`li olan bir bayan ise sırf araştırmadan asla ‘Evet` oyu vermeyeceğini dile getirdi.
Şimdi gelelim Körfez`deki ekonomik ve sosyal düzeylerin ayrıldığı bölgelerin görüşlerine!
Biraz mürekkep yalamış kişiler ‘Hayır` dedi diyeceğim ama yanlış anlaşılacak!
Aşağı Hereke dediğimiz sahil kısmında ‘Hayır`lar daha fazla.
Eline gazetesini almış sahilde, kahvede oturanlar, emekliler, işçiler, ev hanımları ‘Hayır` diyor.
Üstelik Anayasa maddelerini inceleyen de pek yok.
Sadece AKP`ye güvenmiyorlar.
Tıpkı AKP`ye güvendiği için ‘Evet` diyen ve ‘`Başbakan ‘Hayır` deseydi ben de ‘Hayır` derdim``diyenler gibi.
Bu durum Tütünçiftlik sahilinde de pek değişmedi.
Nadiren ‘Evet` diyenlerin yanında ailesiyle birlikte iftar yapmak için mangallarını yakmaya çalışan aileler ‘Hayır` dedi.
Birçoğunun ‘Hayır` deme nedeni Anayasa`da kendilerinden bir şey bulamamak!
İşçisi de, emeklisi de, memuru da ekonomik yönden güçlü olabilecek şeyler görmek istiyor.
Sabit ücret artışı, sendika ve grev hakkı gibi…
Sanki aynı ilçeye ait değilmiş gibi, daha az okumuş, ekonomik durumu daha kötü, eşeklerle yük taşıyan, kalabalık nüfuslu insanların olduğu Yukarı Hereke denilen varoş kesimde ‘Evet` ağırlıkta!
Bir nedeni yok ama.
Her şeyin daha iyi olacağını düşünüyorlar sadece!
Belki kalabalık nüfusuna daha iyi bakacağını, okutamadığı çocuklarını okutacağını, iki eşek yerine dört eşek almayı, kerpiçten bozma evine tuğlalardan yapmayı…
Birileri tabiî ki onlara Anayasa`nın ne olduğunu değil, hayallerini tahmin ederek gerçekleşmesini istedikleri şeylere ulaşacaklarını anlatmış.
Kısaca Körfez`de daha kırsal kesim dediğimiz varoşlarda ‘Büyüklerin bir bildiği vardır`` diyerek hükümete güven tam!
Başbakan ‘Hayır` derse hayır diyecekler mesela!
Okuyan, sorgulayan, sosyal ve ekonomik düzeyi daha üst düzeyde olanlar ise kesinlikle ‘Hayır`.
Açıkçası ‘Evet` oylarının çok fazla olmasını beklediğim Körfez ilçe beni biraz yanılttı.
Tabi ki bunda her ne kadar partisini dinlemeyenler olsa da MHP ve DP`nin çoğunluğunun olması ve Alevi vatandaşlarımızın çoğunlukta Körfez`de yaşamasının da etkisi var.
Kafa kafaya gitmesini ya da ‘Hayır` oylarının fazla çıkmasını beklediğim Körfez`de çıkacak sonuç bizim analizimizle doğru orantılı olur mu bilmem.
Ama Körfez`de görünen tablo insanların sosyal ve ekonomik durumlarının düşüncelerine etki etmesi.
Neyse referanduma çok kısa zaman kaldı. Bakalım Körfez`de şehirlilerin mi varoşların mı oyu fazla çıkacak!
Doğrusu ben de çok merak ediyorum…  

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ