Kocaeli Zirve
Küçükaydın: Kendilerinden olanlar bile bıktı!
Küçükaydın: Kendilerinden olanlar bile bıktı!
Siyaset
27 Mayıs 2018 Pazar 18:22
  • 9762
  • 0

Küçükaydın: Kendilerinden olanlar bile bıktı!

CHP Kocaeli Milletvekili adayları içinde en çok konuşulan isimlerden biri olan emekli gazeteci Kocaeli Milletvekili Adayı Ebru Küçükaydın’la güzel bir röportaj gerçekleştirdik. Oldukça çarpıcı konulara değinen Küçükaydın “Bu ülkede antidepresan kullanımı insanların tutunacak bir umutlarının kalmadığını gösteriyor” dedi.

Röportaj: Bigman Çakman & Tülay Duran

 

İşte CHP Kocaeli Milletvekili adayı Ebru Küçükaydın’la yaptığımız o röportaj;

 

*Adaylığınızla ilgili parti üyeleri arasında bazı rahatsızlıklar oldu, bununla ilgili neler söylemek istersiniz?

- Benim siyasette tercih ettiğim yol çok daha zor bir yoldu. Hem gazetecilik yapacaksın hem bir duruş sergileyeceksin hem de insanların ideolojik düşünceleriyle ilgili bir savaş vereceksin. İnsanların emeğine büyük bir saygım var. İnsanlar benim parti için emek harcamadığımı düşünebilirler onlara da saygı duyarım fakat bazı gerçekleri de anlatmam gerekiyor. Buralı mısın, buraya bir hizmet verdin mi, bir şeyle mücadele ettin mi, bedel ödedin mi, bir şeyleri savunabildin mi gibi sorular kulağıma geliyor. Ben bunu gazetecilik kimliği altında yaptım. Belki CHP kimliği altında yapamayacağım şeyleri bile gazeteciliğin gücü sayesinde yaptım. Kim ne yapar Ebru Küçükaydın’ı ancak gazeteci Ebru Küçükaydın bir şeyler yaptı. Bizim milletvekillerine, bakanlara vb. diğer kişilere ulaşmamız gazeteci kimliği altında çok kolaydı. Derdi olan bize geldi. İnsanların bozuk olan yollarını yaptırdık, birçok mahalleye ışıklandırma yaptırdık, Kazakistan’da rehin kalan işçiler vardı, onları kurtardık.  Sadece gazetecilik bir duruş sergilemedim, son dönemlerimde hiçbir il başkanı toplantısını kaçırmadım. 81 ili kendi cebimden, partiden hiçbir destek almadan 81 il başkanlığı toplasına katıldım. Van’a da gittim, Trabzon’a da gittim, Mersin’e de gittim. Yani ben partinin her yerinde olmaya, projeler üretilmesi konusunda katkı sağlamaya çalıştım. Bunun adı Antalya olur yarın öbür gün Kayseri olur, bugün Kocaeli olur, hiç fark etmez. Kim partili, kim partisiz bunun karanı verecek kişi de benim halkımdır.

 

*Bedel ödediğinizden bahsetmiştiniz, nasıl bir bedel ödediniz?

-Bende savaşçı ruhlu bir insanım. Bu güne kadar neyle savaştım? Yanlışlara karşı savaşıyorum. Vatandaşın parasını çarçur edenlere karşı, yolsuzluk yapanlara karşı, belgelerle savaştım.  Belgeleriyle olduğu halde birçok bedel ödedim ve ödemeye devam ediyorum. Ama yargılandım ama ticaretim kesildi ama tehdit edildim. Rüşvet teklif edenler bile oldu. “Sayın Valim, kapıma polis gelmesin ben emniyete giderim, benim çocuğumu bırakacak kimsem yok” şeklinde yalvardığım oldu insanlara.  Mücadeleci bir karakter yapım var, kimseye eğilmeyi bilmiyorum. Bu duruşum da çocuğuma miras olarak kalacak.

 

 

*Neden milletvekili olmak istediniz?

-Mesleğime fazlasıyla doydum. Cumhuriyet’in genel yayın yönetmenliğini de teklif etseler beni heyecanlandırmaz. Artık daha farklı insanlara daha faydalı olabileceğim bir şey yapmam gerekiyordu. Onurlu ve köklü bir geçmişi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nde, siyaset yapmak istedim. Çocuğum 18 yaşına geldi, ona vereceğimi verdim artık. Şimdi başkalarının evlatları için bir şeyler yapmak istiyorum. Klasik siyasi çıkarlar, hesaplaşmalar, kişisel kavgalar, bunların hiçbirinde olmayacağım. Tüm partilerin listelerine bak tek gazeteci benim, tek engelli benim. Gazeteciliğin kaybedilmiş itibarını da meclise taşımak istiyorum. AKP iktidarında en çok yıprananlardan biri de gazeteciler oldu. Bu mesleğe 30 senemi verdim ve emekli oldum. Devlet bana gazetecilik yaptığım için emekli maaşı ödüyor.

 

*İnsanların size bakışı nasıl?

-16 yaşında ben bu sokaklardaydım. Yaşamım boyunca kimseye ağlamadım, çözüm odaklı bir insanım. Her darbeden sonra ayağa kalktım, kanayan yerlerimi sildim, dimdik yürüdüm. İnançlı, dürüst, lafta değil özde bir duruşu olan bir kadınım. Geçmişimden hiç pişman olmadım. 70 yaşında ki bir adam ağlayarak “Senin yüzünden CHP’ye oy vermek zorundayım” diyorsa demek ki bu kentte bu insanlarda karşılığım var diye düşünüyorum. Bu insanların sesi olmak istiyorum, onlara yardımcı olmak onlara gerçek anlamda vekillik yapmak istiyorum. Ziyaret ettiğim ve sohbet ettiğim insanların bizlere olan teveccühü çok fazla.

 

*Saha çalışmalarınız nasıl gidiyor?

-Özellikle iftara 5-10 dakika kala çat kapı bir eve gidiyorum “Tanrı misafiriyim” diyorum. Nasıl misafirliğe giderken ikramımı alıyorsam, çat kapı iftara da öyle gidiyorum. İftarımızı açıyoruz, çayımızı içip sohbet ediyoruz, dertlerini anlatıyorlar. Yapmış olduğum bu ev ziyaretlerinde şunu çok iyi anladım ki vatandaşlarda müthiş bir enerji sıkışması var. Bugüne kadar dertlerini anlatacak kimseyi bulamamışlar. Şu an ki seçimin sosyolojik olarak ta değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sıkışmış bir enerji var ve o enerjinin rahatlaması lazım. Bu sıkışma AKP’nin kendi içinde de var. Şöyle ki ekonomi bu durumdayken ve bunca sıkıntı dururken, yaşanılan lüks hayatlar, özellikle yerelde bütçenin çarçur kullanılması, sadece belli grupların ekmek kazanmasını sağlamak, diğer grupları yok saymak, ötekileştirmenin çok daha fazla olması AKP’lileri de bunaltmış durumda. Yarın öbür gün sağda solda onlar sayesinde iş bulurum düşüncesi de kesilmiş. Artık şunu biliyorlar AKP hükümetinin onlara aktarabilecek bir ödenekleri, paraları, desteği yok. Çünkü var olanlar bölüşüldüğü için kendilerine kalmadığının farkındalar.

 

 

*Daha önceki bir sohbetimizde farklı bir saha çalışması yapacağım demiştiniz. Kısaca bahsedebilir misiniz?

- Eskiden Halıdere ve Ulaşlı’da bizim köyümüzde kirazını, eriğini, bağını bahçesini yaz döneminde toparlayan, çocuğunu evlendirir, evini inşa eder, mobilyasını değiştirir ya da kışa para ayırırdı. Şimdi benim köylüm dışarıdan parayla ürün alıyor. Çünkü ürün yok, ağaçlar kurumaya başlamış, var olan üründe kalitesiz, üretim çok az. Herkes emekli maaşına endekslenmiş. Köy emekli maaşıyla yaşıyor. Tüm bunları göz önünde bulundurarak bu seçim kimsenin yapmadığı bir şey yapmak istiyorum, sanatla seçim propagandası yapacağım. Çünkü seçmen belli bir süreden sonra sıkılıyor. 5 dakika konuşmamı yapacağım, 15 dakika tiyatro gösterisi olacak. Tamamen ekonomi üzerine olacak. İnsanların duygularına dokunacağım. İnsanlar kendini nasıl kandırıldığını görecekler. Farkındalık yaratacak güzel bir oyun olacak. İnsanların kendini görmesini sağlayacağım.

 

*İlimizde 18 yaşında bir vekil adayı var. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?

-18 yaşında bir oğlum var,  bu durumu en güzel o açıklıyor, “Bu hakkı bana verdiler ve ben milletvekili oldum, hatta adayı oldum benim yaşında ki bir çocuğun aday dahi olması onun kendini farklı hissetmesine sebep olur. Bu farklılık akranlarından kopmasına neden olur, hele hele milletvekili olduktan sonra. Hadi ben milletvekili oldum, nasıl üniversite okuyacağım, o maaşı aldım, o statüye geldikten sonra, örneğin eski bir milletvekili olup ta ben kalkıp nasıl memur yapacağım, bu insan karakteri.” 18 yaşında ki çocuk bunun analizini yapabiliyor.  Tabi ki çok yaşlılar gelsin, gençler gitsin demiyorum ama gençlerin geleceğinden çalarak veriyoruz bu statüyü. Onların önünü kesmiş oluyoruz. 18 yaşında ki çocukların senden benden çok güzel görüşleri var. Fikir var ama hayat tecrübesi ve eğitim yetersizliği, 18 yaşında ki çocuk sadece lise mezunudur, dikkatinizi de çekerim. Bu yüzden ben kendi dilimden değil 18 yaşından bir çocuğun ağzından anlatmak istedim.

 

*Son olarak neler söylemek istersiniz?

-Bu seçim çok farlı bir seçim olacak. Çoğu kişi İYİ Parti’nin durumunu okuyamıyor. Milliyetçi Hareket Partisi’nin genel başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı cezaevi ziyareti, birtakım kaygıların ifadesidir. Ülkücü tabanı kaybetme korkusunu gösterir. %1’in bile hesabının yapıldığını düşünüyorum. CHP her zaman ayakta durabilecek güçte ve kökleri sağlam atılmış bir partidir. Bu seçimden CHP’nin büyük bir zaferle çıkacağına inanıyorum. Bu ülkede antidepresan kullanımı insanların tutunacak bir umutlarının kalmadığını gösteriyor. O umutları tekrar yaşatmamız lazım. İnsanların duygularını ifade özgürlüğü ile ortaya koyabilmesi gerekiyor. Önce hak ettikleri özgürlükleri geri alacağız. Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin umududur ve insanların ona sahip çıkacağına inancım tamdır. Hep birlikte başaracağız, bu güzel röportaj için sizlere de ayrıca teşekkür ediyorum, başarılarınızın devamını diliyorum.

DİĞER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

SON YORUMLAR

Yazan: Yasin

Yorum: Hergün Maşukiyede Yuvacıkta yürüyüş adı altında yalamalarına ve yandaşlarına en az 50 otobüsle verdiği ziyafetleri Kocaeli Bş Bld. sine kesilen faturaları unutmadık

Murat Çakmak’a tahliye!

Yazan: Sercan devrim

Yorum: Adalet yerini buldu.

Yazan: Uğur

Yorum: Çok güzel anlattın allah senden razı olsun bunlara hakkım zehir olsun

Yazan: Cem

Yorum: Normalde 100bin tl lik araca binemeyen insanlar rutbe alinca sifir jipten asagi inmiyor. Yazik hizmete sifir jip ile gitmeye gerek yok. Su yollar metro olsun artik.

Engin Koyun’dan ne demek istedi?

Yazan: körfezspor

Yorum: sanki kendisi tesadüfen ilçe başkanı olmadı.eğitim yok bir şey yok.

Yazan: Erhan

Yorum: Eline ağzına yüreğine sağlık. Derdimize tercüman olmuşum.

Yazan: Etem

Yorum: Ağzına sağlık kardeşim az bile yazmışsın. Kibrinden gözü kör külahı sağır olanlar bunu duymayacaktır.

Körfezli genç yoğun bakımda

Yazan: Ulaş Mintemur

Yorum: Merhaba bu haberde isim karışıklığı var bu Ömer o Ömer değil kusura bakmayın lütfen düzel tirmisiniz görünce şok olduk

Engin Koyun’dan ne demek istedi?

Yazan: Körfezli

Yorum: Bu mesajla ne demek istiyorsun sende tesadüfen bu makama gelirsen millet ne der düşündün mü Sakın yanlışlık yapıp Bld.Bşk Aday adayı olma AKP Körfez de biter

Karaosmanoğlu; Muhalefet adına üzülüyorum

Yazan: Emre Celik

Yorum: Ya bu adam zamanında bizim öğrtmenimizdi. Yüzüne bakınca içiniz ferahlardı.Cidden nur yüzlü bir adamdı. Şimdi şu resmine bakıyorum. İnsanın yaptıkları hakikaten yüzüne yansıyormuş. Alakası kalmamış.

KENT REHBERİ