Sibel Gönül
KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.4823 TL
  • 6.2239 TL
  • 7.2797 TL
Kocaeli Zirve
Karaosmanoğlu’nu siyasetçi görmüyorum!
Karaosmanoğlu’nu siyasetçi görmüyorum!
Güncel
30 Ağustos 2010 Pazartesi 11:48
  • 5247
  • 8

Karaosmanoğlu’nu siyasetçi görmüyorum!

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ile uyumlu bir şekilde çalıştıklarını söyleyen vali Ercan Topaca, “Benim nazarımda Karaosmanoğlu, siyasetçi değildir. Onu siyasetçi olarak görürsem iş yapamam” dedi.

7 Haziran`da göreve başlayan Kocaeli Valisi Ercan Topaca ile keyifli bir Pazartesi Sohbeti gerçekleştirdik.
Yazı işleri müdürümüz Cemalettin Öztürk ve bendenizi makam odasında ağırlayan vali Topaca ile hem Kocaeli`nin sorunlarını hem de çalışanlarına yönelik yapılan “Referandumda hükümet lehine çalışıyorlar” iddialarını konuştuk. Referandum sürecinin hassas bir süreç olduğunun bilincinde olan vali Topaca, bürokratlarına referandum sürecinin dışında kalmaları için uyarılarda bulunduğunu söylerken, “Aksi halde gereğini yaparım” demekten de geri durmadı.
 İlimizde göreve başladığından bu yana Büyükşehir Belediye Başkanı ile uyumlu çalıştığı için haksız eleştirilere maruz kaldığını belirten Topaca,
 “Benim nazarımda Karaosmanoğlu siyasetçi değildir. Onu siyasetçi olarak görürsem iş yapamam. Büyükşehir Belediye Başkanımız da siyasi yönünü hiçbir zaman hissettirmedi” diyerek uyumlu çalışmanın Kocaeli`ye kazandıracağı çok şey olduğunu söyledi.
Vali Topaca, siyasete girmeyi düşünmediğini de sözlerine ekledi.  Başarılı bir bürokrat olmasının ardındaki püf noktaları ve kentimize dair tespit ettiği sorunları bizimle paylaşan vali Topaca ile keyifli sohbetimizle baş başa bırakıyoruz sizi.


Çok genç yaşta devletin üst kurumlarında görev almışsınız. Bu yetenekli olmanızdan mı kaynaklanıyor yoksa birilerinin desteği ile mi oldu?
--Benden daha genç yaşlarda vali olan insanlar var. Mesela Erdal Ata buraya vali olarak atandığında benden daha gençti. Yaşım 46, çok genç sayılmam. Tam hizmet edecek yaştayım. Tabi kaymakamlık görevine geldiğimde 24 yaşında bir ilçenin sorumluluğunu almıştım. Bu çok önemli bir şeydi. 22 yaşında Sayıştay Denetçisi olmuştum. Ve sınavlara girerek kazandım bu görevleri. Ki bu sınavların hepsi yarışma sınavıdır. Yazılılarda torpil falan olmaz. Bileğinizin hakkı ile kazanırsınız. Mülakatta belki siyasi bir takım durumlar olabilir ama bilmeyeni de almazlar. Referansları iyi olanların içerisinde bilgisi olan tercih edilir. Kariyerim Allah`ın bir lütfu. Hep iyi niyetle çalıştım. Ön yargılı olmadım hiç. İyi niyetle çalışmanın karşılığı diye düşünüyorum.
Kocaeli`ye vali olarak atanacağınız aklınızın ucundan geçmiş miydi?
--Kocaeli Valiliği`ni düşünmüş değildim. Valilik bekliyordum ama bakan bey Kocaeli`yi uygun gördü. İyi bir yer olacağını tahmin ediyordum zaten. Kocaeli`ye gelip hizmet etmekten Kocaeli`yi ve insanlarını tanımaktan çok mutluyum. Severek çalışıyorum ve şu ana kadar yaptığım her işi severek yaptım. Başarılı olmamın bir nedeni de işimi severek yapmamdır. Ben işimi sevmesem burada kalmam. Valilik görevine göbekten bağlı değilim. Sorun olsa çekip gidebilecek biriyim.  Her yerden ekmeğimi çıkarırım.

KOCAELİ`NİN PAYINI KISMAYA ÇALIŞMIŞTIM

Kentimize dair incelemelerde bulundunuz. Sizce Kocaeli`nin çözülmesi gereken sorunları neler?
--Kocaeli sorunları olan bir şehir. Ama çözülemeyecek sorunları yok. Zor olan kısımları aşmışlar bence. Son dönemdeki belediye hizmetleri ile aşılmış. Kocaeli şanslı bir şehir. TÜPRAŞ gibi büyük kurumlar burada. Diğer büyükşehirlere göre Kocaeli Büyükşehir Belediyesi`nin Genel Bütçe Vergi Gelirleri`nden aldığı pay ciddi oranda farklılık gösteriyor. Buraya gelirken bir hesap yapmıştık. Kocaeli`de kişi başına belediyenin aldığı pay yaklaşık 350 TL. Diğer büyükşehirlerin Türkiye ortalaması 210 TL civarında. Hatta ben Mahalli İdareler Genel Müdürü iken Kocaeli`nin payını biraz kısmaya çalıştık. Çünkü Ankara kişi başına 160 TL, İstanbul 240 TL civarında pay alıyordu. Eşitlemek istedik. O zaman Sanayi ve Ticaret Bakanımız Nihat Ergün AKP Gurup Başkan Vekili`ydi.  O dönem bize çok gelip gitti, kısılmaması için çok çabaladı. Doğruda yapmışız kısmamakla. Kaynaklar hizmete yansımış. Fazla pay alan sanayi tesislerinin oluşturduğu çevre kirliğini, alt yapı ihtiyaçlarını gidermede önemli bir rol oynamış. Hatta merkezi hükümetin yapması gereken birçok yatırımı Büyükşehir Belediyesi yapmış. Her alanda merkezi hükümetle müşterek çalışıyor. Mesela şu anda Dilovası`nda 1994 yılında başlamış hala bitmemiş bir kavşak var. Onunla ilgili bir çalışma içindeyiz ve yakında inşaatına başlayacağız. Büyükşehir Belediyesi`nin sorunların çözümüne maddi anlamda çok büyük katkısı var. Merkezi hükümetle yerel yönetimlerin uyumlu olması hizmetlerin süratli yapılması açısından bence çok önemli.
Bu uyumun siyasi boyuta çekilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
--Tabi zaman zaman siyasi yöne çekmek isteyenler olabilir. Ama benim nazarımda Büyükşehir Belediye Başkanı  İbrahim Karaosmanoğlu siyasetçi değildir. O şekilde bakıyorum. Başka bir partili de olabilir, ayrım yapmam. Onu siyasetçi olarak görürsem iş yapamam bu sefer. Büyükşehir Belediye Başkanımız da siyasi yönünü hiçbir zaman hissettirmedi. Uyumlu çalışıyoruz. Eleştiri konusu oluyor bu. Eleştirilecek bir şey yok ki. Sevinmeliyiz. Biz uyumlu çalışmazsak Kocaeli mi kazanacak? Karşımdaki kişide iş yapma azmini gördüğüm takdirde partisine ya da siyasi düşüncesine göre tavır almam. Yeter ki ilin sorunlarını çözme konusunda gayretli olsun. Bu anlamda Büyükşehir Belediye Başkanımız ile sorunumuz yok. Sorunlara birlikte çözüm arıyoruz.


Geçtiğimiz dönem eski valimiz sayın Gökhan Sözer ve Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu arasında Kent Meydanı ve 41 katlı otel ile ilgili sorunlar yaşanmıştı. Kent meydanı sizin gelişinizle birlikte yeniden gündeme geldi. 41 katlı otelin 25 katlı olacağını ve proje çalışmalarının başlayacağını söylediniz. Bu çalışma sizden önce mi başlamıştı?
--Giden sayın valimiz arkadaşımdı. Herkesin farklı bir bakış açısı olabilir. Bence hükümet konağı konusu önemli. Yetersiz geliyor. Dışarıdan gelenler bile “Nereden bulmuşlar burayı” diyebiliyor. Bakanımız geliyor aracını yola park ediyoruz. İçişleri Bakanımız geldiğinde sözünü aldık. Projesi bitmek üzere. 2011 yılının ikinci yarısında başlayacak. Önemli sorunlarımızdan birisi bu. Kent Meydanı`nın da hükümet konağı projesi ile birleştirilmesini istedik. Büyükşehir Belediye Başkanımız ile konuştum ve iki projenin birbiriyle bütünleşmesini istedim. Teknik adamları bir araya getirdik. Her iki tarafta projelerin son rötuşlarını yapıyor. Önümüzdeki günlerde nihayete erecek.

Kent meydanı projesi aynı süreçte mi başlayacak?
--Onu bilemiyorum. Büyükşehir Belediyesi`nin yatırım programına bağlı. Ama netice de birbirini tamamlayan bir proje olacak. Bir tarafta kent meydanı bir tarafta hükümet konağı. Hükümet konağı sorununu çözmemizin vatandaşımıza da faydaları olacak. Birimler çok dağınık. Bu birimler bir araya gelecek ve vatandaş işini bir yerde halledecek. Kamu hizmetlerine ulaşımı kolaylaştıracağız. Çok yüksek katlı bir vilayet binası olmayacak. Maksimum 3 katlı olacak. Yalnız valilik makamının  bulunduğu blok 4 katlı olacak. Yaklaşık 7-8 bloktan meydana gelecek. Mimarisi tam kesinleşmese de Osmanlı, Selçuklu ve modern mimarinin karışımı bir tarz üzerinde çalışılıyor.

ESKİ BAKANIN ÇOCUĞU DA İHALE ALABİLİR

Başka önemli bir sorun var mı?
--Tabi. Mesela MOBESE konusu da önemli. İzmit, Körfez ve Derince`nin ihalesi yapıldı. Mayıs ayı gibi planlama bitecek. Tabi sarkmalar da olabilir. Diğer ilçelerin de ihalesini yakında yapacağız. Ödenek konusunu Sanayi ve Ticaret Bakanımız Nihat Ergün, Maliye Bakanlığı ile görüşerek halletti. 9,5 milyon TL ödenek aldık. Süratle ihalesini yapacağız. 2011 sonunda MOBESE tüm ilimizde çalışır vaziyette olacak. İhalelerin sonuçlanmasında ihaleye katılanlardan dolayı sorunlar olabiliyor. Bu sebeple aksamlar meydana geliyor. Ayrıca son olarak ihaleyi alan firma konusunda kamuoyunda bazı söylentiler çıktı. Birine ısmarlama ihale verme şansınız yok. İhaleye girebilmenin kuralları belli. Neticede arkadaşlar ihaleyi aldı. Ancak ben bu işi yapabilecekleri konusunda tereddütler yaşadım ve Balıkesir Valisi`ni aradım memnun odluğunu söyleyince rahatladım. Ben valiyim ve Kemal Unakıtan`ı da tanırım. Beni bir defa arayıp bir şey demedi. Eski bakanın ya da vekilin çocuğu ihale almayacak diye bir şey de yok. Namusu, şerefi ile bir iş yapıyorsa, ihaleye fesat karıştırmıyorsa onun da hakkı. Böyle bir şey de olmamıştır, ben zaten izin vermem.

MOBESE binası ne olacak?
--42 Evler`de bulunan bina kriz merkezi, afet lojistik deposu olacak. MOBESE`nin de binası orada olacak. MOBESE`nin parasını sayın bakanımızın desteği ile Ankara`dan alınca Özel İdare`de MOBESE`ye ayırdığımız paranın aşağı yukarı tamamını o binaya aktardık.

YOĞURDU ÜFLEYEREK YİYORUZ

Depremden sonra kalan orta hasarlı binaların onarımıyla ilgili ciddi bir çalışmanız var?
--Evet, bu ciddi bir sorun olarak önümüzde duruyor. Yaklaşık 700 civarında binamız var. Bunlardan 180 civarında binanın riskinin daha yüksek olduğunu düşünüyorum. Bütün çalışmamız bununla ilgili. Konutların onarılmasıyla ilgili kredilendirme olmuş ancak başvuru yapılmamış. Ancak binaya dışarıdan bakınca ben riskliyim diyor. Vatandaş bunu görmesine rağmen borçlanmak istememiş. Bu kolay çözülecek bir sorun değil. Çok acil olanlarla ilgili önümüzdeki günlerde konut sahiplerine bildirim yapacağız. Hemen yıkılmasıyla ilgili hukuki süreç başlatacağız. Tabi şu gerçekte var; artık her karar için mahkemeye gidiliyor ve mahkemelerin ne karar vereceğini tahmin edemiyoruz. Bu da bürokratların bu konuda ki hareket alanını daraltıyor. Bu yüzden yoğurdu üfleyerek yiyoruz. Sorunu çözmek için bir arayış içerisindeyiz.


Arızlı Irak Konutları`nda yaşayan vatandaşların sorunları konusunda gelinen son nokta nedir?
--Sorun aslında hukuken çözülüyor. Oradaki vatandaşın kira ödememek için açtığı davayı Danıştay reddetti. Kira ödeyecekler. Hukuki süreç işliyor. Mahkeme kararlarına göre hareket edeceğiz. Bu eylemleri yapanlar oradaki vatandaşların hepsi değil, 20 kişi yapıyor. Orada 237 konut var bunun yaklaşık 157`si vatandaşlarımıza tahsis edilmiştir. O eylemde hiç 150 kişi oldu mu? Hep 20-25 kişilik grup ve bu grubun bir kısmı da marjinal gruplar. Tabi bu gibi şeyler insanlarda gereksiz bir beklenti oluşturuyor. O evlerin, o vatandaşlara verilmesi çok teknik bir konu. Daha önce evlerin kendilerine hibe edilmesi için dava açmışlar ama buradaki İdare Mahkemesi reddetmiş. Danıştay da aynı şekilde. Yani vatandaşa orayı verme şansımız yok. İkinci aşama olarak kirayı vermemek için dava açmışlar. Oda kesinleşti. Kira vermek zorundalar. Ki normalde Danıştay`ın bu olaya bakışı vatandaşın lehinedir.  Ancak o kadar netki Danıştay bile vatandaş lehine karar veremiyor.

İŞGALCİ DURUMUNA DÜŞERLER

Peki eylem yapan kişilerle birebir görüşmeyi düşünüyor musunuz?
--Hukuki süreç henüz tamamlanmadı. Arızlı`da TOKİ Konutları yaptık. Başvuranlar var. Sona doğru hızlanacağını düşünüyorum. Son Danıştay kararı da tuzu biberi olacak. Bir tarafta da tahliye talepli icra davaları var. Vatandaşlarımız bu işin teknik kısmını bilmeyenler tarafından yanlış yönlendiriliyor. Birileri kullanmak istiyor ve kullanıyor bunları. Bu işleri iyi bilen olarak hukuken gerçekten bu evleri verme şansımız yok. Olsaydı bu seçeneği zorlardım. Vatandaşlarımızın zaman zaman görüşme talepleri oluyor. Ben de bireysel olarak görüşeceksek görüşelim dedim. Toplu görüşme yapmayacağımı belirttim. Çünkü toplu görüşme faydalı olmuyor. Hakarete varan durumlar oluyor. Ve kimseye hakaret ettirmeyeceğim için tepki gösterme durumu olabilir. Bu sebeple amacına ulaşmayacak bir görüşme olur. Hatta diyalog kapIsı tamamen kapanabilir. Zaten biz önerimizi sunduk, kasımda konutlar bitecek. Oradan çıkmıyorum diyemezler. Sonuçta yarın bir gün elektrikleri suyu kesilir, işgalci durumuna düşerler. Elimize sopa alıp çıkmıyoruz deme şansımız yok. Hukuk nasıl çıkarılmasını ön görüyorsa o sistem çalışacaktır.

Sanayi kenti Kocaeli`ye bir Turizm kenti imajı kazandırılmaya çalışılıyor. Bu anlamda bazı çalışmalar yapıldı ancak şu an durma noktasında. Turizmin gelişmesi açısından siz ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
--Kocaeli sadece bir sanayi şehri değil. İki denize kıyısı olan bir şehrimiz. Ciddi turizm potansiyeli var. Aynı zamanda bünyesinde pek çok tarihi değeri olan bir ilimiz. Tabi bir kısmı yapılaşma ile birlikte kaybolmuş. Geçmiş dönemlerde bir şekilde vatandaşlarca tapulanan ve devletin sattığı bir takım tarihi değerler olmuş. Şimdi bunları ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Vatandaşın kullanımında dahi olsa korunması konusunda girişimlerimiz var. Bunların hepsi bütçe meselesi. Tarihi nitelikte binalar olduğu için alınması gereken izinler var. Şimdi mesela Tavşancıl`da tarihi evlerin olduğu bir sokakta çalışma yapıyoruz. Şehir merkezinde bazı yerler var. Özel İdare`nin 2011 bütçesinden ciddi bir kaynak ayırdık. Bir de emlak vergisi payı olarak belediyelerden almamız gereken 19 milyon TL var.  Belediyelerimize kendi ilçelerinde tarihi eserleri bulup bunları projelendirip, onarmalarını ve yaptıkları işi de borçlarına mahsup etmeyi önerdik. İyi bir teklif, belediyeler açısından. Özel idareden de bu iş için 10 milyon TL ayırdık. Belediyeleri bu işe katıyoruz ki maliyeti paylaşalım. Önümüzdeki yıl ciddi oranda hissedilecektir.

REFERANDUM BENİ SINIRLADI

Önümüzde bir referandum var. Ve bu süreçte devlet çalışanlarının referanduma yönelik çalışma yaptıklarına dair gazetemize ciddi şikayetler geliyor. Sizin devlet adına çalışanlara herhangi bir uyarınız oluyor mu?
--Ben basından da vatandaşlarımızdan da bu konuda anlayışlı olmalarını istiyorum. Ben ve bürokratlarımız bu işin tarafı değiliz. Biz devlet görevi yapıyoruz. Ne referandumun lehindeyiz ne aleyhindeyiz. Ben de referandumda gidip oyumu atacağım. Bu bana mahsus bir şey açıklamak zorunda da değilim. Arkadaşlarımı her ortamda bu işe karışmamaları konusunda uyarıyorum. Aksi taktirde hemen gereğini yaparım. Farkındaysanız referandum süreci başladıktan sonra ben de demeç vermemeye, gezilerimizi azaltmaya özen gösterdim. Referanduma katkı yapmak maksadı ile gezi yaptığım düşünülmesin diye böyle bir tercih yaptım. Mümkün olduğunda masa başı işlerimi toparlıyorum. Yaptığım çalışmaların referandum ile ilgili olmamasına rağmen bir nevi beni sınırladı. Tabi zaman zaman yanlış anlaşılmalar olabiliyor. Mesela Başbakan`ın gelişiyle ilgili asılan afişler nedeniyle bir şikayet söz konusu olmuş. Kanuna aykırı bir şey yoktu. Başbakan gelip miting yapacak, şehrin üç beş yerine afiş asılacak buna izin vermeyecek miyim? Yakıda ana muhalefet partisi genel başkanımız gelecek, onun için de afiş asacaklar. Ben ona asamazsınız mı diyeceğim? Demeyeceğim tabi. Sayın Başbakan geldiğinde nasıl afiş asıldıysa Sayın Kılıçdaroğlu geldiğinde de belirli yerlere afiş asılacaktır.

Başarılı bir bürokratsınız, devlet makamında göreviniz sona erdikten sonra  siyasete atılmayı hiç düşündünüz mü?
Hayır, siyaseti hiç düşünmedim. Tabi Allah ne gösterir onu bilemem. Ailem de çok sıcak bakmıyor zaten. 2004 yılında Manavgat`ta belediye başkanlığı için çok ısrar etiler. Ama kabul etmedim. Benim gündemimde siyaset yok.

HER CUMA FARKLI BİR CAMİYE GİDİYORUM

Boş zamanlarınızda neler yaparsınız? Eşinizle kenti gezdiniz mi? Eski valimiz Sayın Gökhan Sözer akşamın bir vakti eşi ile birlikte çıkar İzmit sokaklarında kokoreç yerdi…
--Bir kere benim boş vaktim yok. Ama kenti geziyorum. Mesela her cuma farklı bir camiye gidiyorum. Orhan Camii`ne gitmek gelenekmiş. Ama o gelenekten ziyade vali gidince, bürokratlar da siyasetçiler de aynı camiye gidiyor ve şova dönüşüyor. Gidip bir pastanede oturup bir çay içebilirim. Ama geldiğim günden beridir vaktim olmadı. Zaten güvenlik açısından doğru değil. Sonuçta önemli işler yapıyorsunuz, bazılarının kuyruğuna basarsınız, bazılarının hoşuna gitmez. Onun ötesinde Kocaeli hareketli bir yer. O yüzden dikkatli olmak gerek. Ben şehri bazen gece geziyorum, bazen sabah erkenden. Eksiklikleri tespit edip anında talimat veriyorum.

Eve iş götürüyor musunuz?
--Eve dosya götürmesem de bazı işlerimi evde yapıyorum. Konuları enine boyuna incelerim. Yazılması gereken bazı şeyleri evde yazarım. Kitap okurum. Hafta sonları da boş kalmam. Kocaeli Valisi`nin boş vakti olmaz. Çıkıp gezmek istiyorsam onu da iş anlamında yaparım. Araya Ramazan girmeseydi bir iki esnaf ziyareti yapmayı düşünüyordum. Şuaralar fakir ailelere gidiyorum. Sorunlarını çözmeye çalışıyorum. 
 
Vilayette çalışanları çok çalıştırdığınız yönünde duyumlar alıyoruz, doğru mu?
--Vali çalışıyorsa memur arkadaşlarda çalışacak. Hepimizin bu devlete borcu var ve bu borcu ödeyeceğiz. Ama öyle çokta çalıştırmıyorum.

İlimizde diğer şehirlere oranla oldukça fazla vali yardımcısı var. Bunun sebebi nedir?
Çok değil aslında.  9 vali yardımcımız vardı. Gölcük Kaymakamımız Mustafa Pekdemir vali oldu. Gölcük`e vali yardımcımız Adem Yazıcı`yı atamayı düşünüyoruz. Vali yardımcılarının bir norm kadrosu var ve bizim de norm kadromuz o sınırlar içerisinde.

HUZURLU BİR ŞEHİR

Kentimizin güvelik sorunu var mı?
 --Kentimizin bir güvenlik sorunu yok. Tabi transit yollar üzerinde bir şehir. O yönü ile sürekli uyanık olmamız gerekiyor. Dışarıdan gelen giden oluyor, terör olaylarının zamanı yok. Nerede boşluk bulursa orada patlak verir. O boşluğu bırakmamaya çalışıyoruz. Kocaeli huzurlu ve iyi niyetli insanların olduğu bir şehir.



Ercan Topaca kimdir?

1965 Antalya Manavgat doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi`nden 1987`de mezun olduktan 3 ay sonra Sayıştay Denetçisi olarak göreve başladım. Daha sonra kaymakamlık sınavına girdim ve 1989 yılında kaymakamlık stajım başladı. Yaklaşık 3 yıl staj dönemim sürdü. Bu dönem içerisinde 1 yıl İngiltere`de bulundum. Asaleten ilk kaymakamlık görev yerim Kastamonu oldu. 3 yıl kaldım ve Diyarbakır Çermik ilçesinde de 4 yıl görev yaptım. 1999 yılında Konya - Kulu Kaymakamlığı`na atandım. Burada 6 ay kaldıktan sonra o dönem 12 Kasım Bolu Depremi oldu ve 3 ayımı burada geçirdim. O sıkıntılı dönemde görev yapanları ödüllendirmek üzere İçişleri Bakanlığı`nda göreve aldılar. Ben de Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü`ne şube müdürü olarak atandım. 2 yıl sonra daire başkanı oldum. 2004 yılında Başbakanlık İdari Geliştirme Müdürü olarak atandım. 2006 yılına Mahalli İdareler Genel Müdürü oldum. 11 ay çalıştım ve Düzce`ye vali vekili olarak gittim. Daha sonra asaleten karar çıktı. 9 ay vali olarak görev yaptıktan sonra İçişleri Bakanımız`ın isteği üzerine tekrar Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü`ne döndüm. Son kararname ile de Kocaeli`ye geldim. 1999 yılında Ayşe Sevim Hanım ile evlendim. Üç çocuğumuz var. Kızım Merve Kocaeli Anadolu Lisesi`nde son sınıf öğrencisi. Oğlum Mustafa İzmit Anadolu Lisesi`ne yeni başladı. Mehmet Emin ise henüz 5 yaşında.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ