KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8898 TL
  • 6.6063 TL
  • 7.4152 TL
Kocaeli Zirve
Babadan oğula ŞEN MATBAA
Babadan oğula ŞEN MATBAA
Yaşam
10 Temmuz 2010 Cumartesi 11:34
  • 8564
  • 8

Babadan oğula ŞEN MATBAA

Yükselen Değerler’in bu haftaki konuğu, YUSUF ŞEN MARMARA MATBAA’nın sahibi Mehmet ŞEN. Mehmet Bey’le söyleşimizi, başkanı olduğu İZGİAD’ın toplantı salonunda gerçekleştirdik.

İzmitli olup ŞEN MATBAA`yı bilmeyen yoktur. Onlar çok köklü bir aile. Alemdar Caddesi`nde bulunan Şen İş Merkezi bile, ailenin mülkiyeti. Kardeşi, kuzenleri ve kendisi işlerini bu binada yürütüyorlar. Doğrusu köklü İzmitli olan kişilerden öyle şeyler öğreniyorum ki, kentine hayran biri olarak, geçmişi dinlemek bana keyif veriyor. Mehmet Bey, baba mesleğini devam ettirdiği için firmasına babasının adını vermiş. Matbaada sohbet ederken saygıdeğer Yusuf Şen amca ile de tanışma fırsatı buldum ama daha ilk dakikada azarı işittim. Sebebi, ona ‘amca` demem. O asla amca olmayı kabul etmiyor, hala mağrur durmaya çalışıyor. Zamanımız olsaydı kim bilir bize ne İzmit hikayeleri anlatırdı! Mehmet Bey`in, kendisiyle konuştuğunuzda karşısındakine güven veren bir yapısı var. İyilik yaparak, kendini manevi olarak rahatlatan insanlar vardır ya; Mehmet Bey`de de aynen onu hissettim. Tabii, bunu açık açık anlatmaktan imtina etti fakat artık çok rahat insan analizi yapabiliyorum. Başkanı bulunduğu dernekte, dört yıllık başkanlık dönemi boyunca bulundukları faaliyetleri düzenli bir biçimde arşivlemiş. Hepsini tek tek gördük. İlimizden Cumhurbaşkanının köşke davet ettiği iki, üç iş adamından biri Mehmet Bey. Bu olay basında da yer almıştı. Fotoğraflarını gururla saklıyor. Dünya görüşü geniş kitleye yayılmış olan Mehmet Şen`de herkese yetecek kadar sevgi var. Anlatacağı çok meşakkatli yolları yok fakat vereceği çok mesaj var hepimize. Buyurun Mehmet Şen`in hikayesini hep birlikte okuyalım.


***Mehmet Bey, özgeçmişinizi dinleyerek söyleşimize başlayabiliriz?
1961 İzmit doğumluyum. Üniversite ve askerlik haricinde İzmit`ten hiç ayrılmadım. Yıldız Teknik Üniversitesine bağlı olarak, 2 yıllık elektrik teknisyenliği okudum. Daha sonra Uludağ Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdim. Yedek subay olarak, kısa dönem askerlik yaptım. Hemen sonrasında aile mesleği olan matbaacılığa başladım.

İKİ ÜNİVERSİTE BİTİRMİŞ
***İki üniversite bitirdiğiniz halde niçin matbaacılığı seçtiniz, bu iş zaten her koşulda ulaşabileceğiniz yerde durmuyor muydu?
En iyi bu işi bildiğime inandım. Bir de şuna inanın; bu işe bulaşan bir daha çıkamıyor. Bu alanı seçtiğim için pişman da değilim. Hatta hangi alanda gelişme yapacağım sorulduğunda, ben ‘`Kesinlikle matbaacılık`` diyorum.

***Bu işi babanızdan devraldınız. O günle bugün arasında neler değişti?
1989 yılında babamdan devraldığımda iki çalışanımız, üç tane de makinamız vardı. Şu anda ise 11 çalışanımız, 17 tane de ileri teknoloji makinamız var.

SEKTÖREL SIKINTILARIMIZ VAR
***Mehmet Bey; sektörel sıkıntılarınız olabilirmiş gibi geliyor bana, yani işiniz buna çok müsait. Sizden dinleyebilir miyiz?
Sıkıntılarımız büyük aslında. Mesela İzmit`teki büyük fabrikalar işlerini İstanbul`a gönderiyorlar. Örneğin Ford, Hyundai fabrikası bir tane işi dahi bize göndermemiştir.

***Bunda meslek odalarının eksik çalışmasının ve sizin sesinizi ya da adınızı yeterince duyuramamış olmanızın da bir etkisi olamaz mı?
Meslek odasında bunu elbette sık sık dile getiriyoruz fakat İstanbul bize çok yakın. Her fabrikanın bir satınalmacısı vardır ve sık sık İstanbul`a gider. Bunda kent olarak bizim matbaacılıkta yeterince gelişememiş olmamızın da etkisi büyük. Bakın mesela Adapazarı`nda bu iş daha gelişmiş halde.

***İşte tam da bunu diyorum. Acaba matbaa konusunda kent olarak gelişmişlik olmadığını bildikleri için İstanbul`u tercih ediyor olamazlar mı?
İstanbul`un yakın olmasının dezavantajlarını yaşıyoruz. Bu yalnız bizim sektörde böyle değil. Mesela ünlü giyim mağazalarının çoğu burada yok. Neden? Çünkü gidip rahatlıkla İstanbul`dan alabiliyor insanlar.

AİLEDE MATBAAYLA UĞRAŞAN VAR
***Mehmet Bey, YUSUF ŞEN MATBAA`nın adı, babanızın ismini taşıyor sanırım. Bir de Şen İletişim var yanınızda. Aynı şirket bünyesinde mi faaliyet gösteriyorsunuz?
Hayır tamamen ayrı şirketler. Biz beş kardeşiz, diğer kardeşlerimiz farklı meslekteler. Kardeşim Metim Şen de İzmit`te ilk cep telefonu bayisi açan ve hala devam eden, gittikçe büyüyen bir iletişim şirketinin sahibi. Aile mesleği dedim ya, o nedenle amca çocuklarım da var matbaa işiyle uğraşan.

***Peki makinelerin başına geçip baskı yapıyor musunuz?
Yaklaşık 15 senedir geçmiyorum ama her yeni makine geldiğinde mutlaka önlüğü giyer, işi öğretecek olan ustayla beraber başında bulunurum. Ben daha çok işin lokomotifi olarak, iş alma kısmıyla ilgiliyim. Buna ilaveten kurumsallaşmaya çalışıyoruz.

***İzmit`te çalıştığınız, iş yaptığınız yerler nereleridir?
Genellikle fabrika evraklarına yönelik iş yapıyoruz. Tüpraş, Petkim, Goodyear, Kartonsan`a işler yapıyoruz. Diğer büyük firmalara teklif veriyoruz ama İzmit`le iş yapmadıkları için cevap alamıyoruz.

GENÇ İŞADAMLARI DERNEK BAŞKANI
***Mehmet Bey, aynı zamanda İZGİAD`ın (İzmitli Genç İş Adamları Derneği) başkanısınız. Bu dernek ne zaman ve ne amaçla kuruldu?
2002 yılında benim de kurucu üye olduğum, İzmitli iş adamlarından kurulu bir dernek. İki dönemdir başkanlık yapıyorum ve altı ay sonra görev sürem doluyor. Yaş haddimizi 49 olarak belirledik. Kriterlerimizin ilk maddesi, hiçbir siyasi görüşün, cemiyetin, cemaatin arka penceresi olmamak. Günümüzde bu maalesef böyle.

***Peki genele yayılan bu yapıda, siz üye sayınızı çoğaltmakta sıkıntı çekiyor musunuz, mesela kaç üyeniz var?
Şu an her görüşten 84 üye arkadaşımız var. Bizim ille de üye sayımız artsın diye çabamız yok. Kaldı ki bu sayı çok iyi. Ama genelde savunduğu görüşe yakın olan derneklere üye olanlar çoğunlukta. Dolayısıyla bize kimler gelecek? Siyasi görüşüyle ticari görüşünü birbirinden ayrı tutanlar gelecek. Bunun ispatını çok da güzel yaşadık. Şu anda dernek çatısı altındaki üyelerimizden ikisi  ve diğer bir başka üç iş adamımız şirket kurdu. Yine dernek çatısı altında İstanbul`a, hatta Türkiye`ye açılan işler yapıyoruz.

DERNEĞİMİZ SOMUT İŞLER YAPIYOR
***Bildiğim kadarıyla İZGİAD`ın bir genel merkezi var değil mi, yani Türkiye`nin birçok kentinde bu dernek kurulmuş durumda?
Şu anda bağlı bulunduğumuz merkezimiz TÜGİK (Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu). Tüm yurtta 6600 üyesi var. Genel başkanımız, Kütahya Porselen`in sahibi Ertan Güral`dır. Hep beraber çok güzel etkinlikler yapıyoruz.

***İsimleri buraya sığmayacak kadar çok ünlü işadamı saydınız. Bunca işadamları bir araya gelince Türkiye adına ortaya bir şeyler çıkabiliyor mu, yoksa sadece bir protokol mü yaratılıyor?
Çok somut çalışmalar çıkıyor emin olun. Mesela 2010`un sonuna kadar 6600 üye, her biri vatandaşı işe alacak ve sigorta numarasını genel merkeze bildirecek. Bu ne demek? Yıl sonunda 6600 kişi iş sahibi olmuş demek. Bu sayı bununla sınırlı kalmayacak. Çünkü kimi iş adamları on, yirmi, yüz kişi alabileceğini düşünüyor. Bu anlamda istihdama yönelik çok somut bir adımdır bu.

KRİZ BANKALARA YANSIMADI
***Mehmet Bey, sizce ekonomik kriz atlatıldı mı, size yansıyan bir şey var mı?
2009 yılının Ağustos ayında en dip nokta görüldü, şimdi yukarıya çıkış başladı. Devlet kaynakları, kriz öncesi durumu 2012`de yakalayacağımızı söylüyor ama TÜGİK` in yaptığı araştırmaya göre 2013 ve 2014 yıllarında kriz aşılmış olacak. Yani Türk ekonomisinde 7 yıllık kayıp var. Bu herkese yansıyor. Yalnızca büyük şirketlere ve bankalara yansımıyor. Çünkü 2000 yılında bir milyar dolar serveti olan üç kişi varken, şimdi elli iki kişi var. Biz yeni yeni sektör olarak kriz öncesi duruma gelmeye başladık.

SİYASİ PARTİLERDEN TEKLİF ALDIM
***Mehmet Bey, siyasetle ilginiz var mı?
Ben hiç siyasete girmeyi düşünmedim. Özellikle babam Demokrat Parti ve Adalet Partisinde kurucu üyeydi. Meclis üyelikleri yapmıştı. Tabii, babamdan böyle bir gelenek vardı ama ‘Ben siyasete girmeyeceğim` diye kendimce söz vermiştim. Çünkü benim dünya görüşlerimin siyasete egemen olmasını istiyorum. Bir işi aldım mı, onu kendi işim gibi görürüm. Kendi menfaatime iş yapmam, biraz da duygusalım. Ama çeşitli siyasi partilerden teklif aldım.

*** Sizce ülkemizde istikrardan söz edilebilir mi?
Dünyanın hiçbir yerinde, genç nüfusun %25`inin, ülke nüfusunun %13`ünün işsiz olduğu bir ülkede başarıdan söz edilemez. ‘`Biz çok iyiyiz`` diyemezsiniz. Avrupa`da da işsizlik var ama bizim kadar etkilenmiyorlar çünkü bir evde üç dört kişi çalışıyor. Bizde ise bir kişi çalışıyor, o kişi işsiz kalınca ortada kalıyorlar. Yani çalışan nüfus oranımız çok düşük. Bizde sivil toplum kuruluşu olarak katkı koyuyoruz, kaçmıyoruz ve söylemlerde kalmıyoruz. Her bir üyemiz en az bir işçi alarak katkı koyuyor.

BİLİŞİM VADİSİ KOCAELİ`DE KURULMALI
***Sivil toplum kuruluşlarından başka yerlere üyelikleriniz var mı?
Evet var. KYÖD, Yelken Kulübü, İzmitliler Derneği, Türkiye Macar Dostluk Derneğinin kurucu üyesi ve yönetim kurulu üyesiyim, TÜGİK`in de yönetim kurulu üyesiyim.

***Kocaeli sanayi hamlesi bakımından sizce yeter noktasına geldi mi?
Geldi de geçti bile. Bundan sonra hantal fabrikaları Kocaeli`de istemiyoruz. Bizim artık bilişim vadisi gibi katma değeri yüksek, teknolojik yatırımlara ihtiyacımız var.

***Mesela nedir bilişim vadisinde yapılabilecekler?
Örneğin, cep telefonunun içindeki küçük bir cihazın yazılımı yapılacak, siz onu 5 milyon dolara pazarlayabileceksiniz gibi. Ağır sanayi, fabrika bu karı elde etmek için bir yıl çalışırken, siz ufacık parçadan bu parayı kazanacaksınız. Genç ve yetenekli insanlara da iş imkanı sağlayacak.

***Bilişim Vadisinin ilimize kurulması sanırım bakan tarafından gündeme gelmişti?
Bakanımız söz verdi fakat İstanbul, Ankara, Bursa milletvekilleri kendi şehirlerine çekmek için bastırıyorlar. İnşallah söz verildiği gibi ilimizde kurulur da, bizler ve çocuklarımız bundan faydalanır.

EŞİMİ GÖRMEK İÇİN BURSA`YI SEÇTİM
***Biraz da özel hayatınızdan bahsedelim. Eşinizle tanışmanız nasıl oldu?
Eşimle Uludağ Üniversitesinde tanıştık. O benden daha küçük olduğu için geç bitirdi okulunu. Çalışkan bir öğrenciydim. Yedek subaylığımı Kağıthane`de yaptım ve dönem birincisi oldum. İstediğim yere gitme hakkım doğdu ama ben şimdiki eşim, o zamanki kız arkadaşım Bursa`da okuduğu için orayı tercih ettim.

***Çocuklarınız var mı Mehmet Bey?
İki tane erkek evladımız var. Büyük oğlum Yusuf Anıl İstanbul`da hukuk okuyor, ikinci sınıfta. Küçük oğlum Çağlar Asil dördüncü sınıfa geçti. İlk önce ailemize, sonra vatanımıza hayırlı evlat yetiştirmek için çabalıyoruz.

***Eşiniz nerede görev yapıyor?
Melahat hanım, 20 yıldır SGK`da şef olarak görev yapıyor.

HAFTA SONLARI MUTLAKA AİLEMLEYİM
***Nerede oturuyorsunuz, ailenizle neler yapıyorsunuz?
Kışın Yahya Kaptan`da, yazın Maşukiye`de oturuyoruz. Kışın Maşukiye`de olmak zor oluyor. Eşim devlet memuru olduğu için sabah çok erken kalkıp gitmesi gerekiyor. O nedenle merkeze geliyoruz kışın. İşimizde birkaç yıldır kurumsallaşmaya doğru gittiğimiz için ben de sosyal işlere ve aileme daha çok vakit ayırabiliyorum. Çok önemli bir şey yoksa hafta sonumu mutlaka ailemle geçiririm.

***Mehmet Bey, Yükselen Değerler ailesine hoş geldiniz diyorum. Bizler de sizin derneğiniz gibi olmasa da bir araya gelerek kaynaşma çabasındayız.
Ben sizi takip ediyorum. Geçmişte de bu tarz röportajlar yapıldı ama iş adamlarına yönelik olmamıştı. Hepsini tek tek tekrar okudum. Çoğu arkadaşımız. Her ne kadar tanısak da fikirlerini bilmiyoruz, sizin aracılığınız ile öğreniyoruz. Örneğin Çınar Ulusoy siyaset için hep yuvarlak konuşurdu ama sizin röportajınızda “Evet, CHP`de il yönetimlerinde görev almak isterim” dediğini öğrendim. Biraz da şu oluyor: Hani ben bunu düşünüyorum ama nerede söyleyeceğim bunu? Fırsat olacak ki söyleyeceğiz. Bu anlamda çok güzel bir proje olduğuna inanıyorum ve sizi kutluyorum.

 

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ