KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 6.1454 TL
  • 6.8452 TL
  • 7.7628 TL
Kocaeli Zirve
Serena Williams beni paspas yapar !
 Serena Williams beni paspas yapar !
Yaşam
02 Kasım 2012 Cuma 11:46
  • 1712
  • 0

Serena Williams beni paspas yapar !

Benim için her şey geçen sene başladı.
Tülay DURAN
Olayın içine nasıl dahil edildim anlamadım, tek bildiğim ağabeyimin kırkından sonra edindiği bir hobisi vardı ve mutluydu. 
Kardeş olarak bana ne yapmak düşerdi? Elbette ki onu desteklemek.
Her ne kadar “Tülay, bu hobi tam senlik” dese de hafiften kulak ardı edip, iş güç bahanelerini önüne sererek kaçmanın yollarını buldum. 
Hem bana göre zahmetli bir hobiydi bu. 
Aslında bir duruşu vardı; diyorlardı ki asilzadelere aitmiş. 
Bu spor ne mi? Tabii ki, Tenis.
İşte dedim ya, ne olduysa geçen sene ağabeyimin “Tülay bilet aldım tenis maçına gidiyoruz” demesiyle başladı. 
Bilinçsizce gittiğim ama büyüsüne kapıldığım İstanbul TEB BNP Paribas WTA Şampiyonası Kadınlar Tenis Turnuvası. 
Bu sene ikincisi düzenlenen turnuva artık önceden planlarımın içine dahil edilmişti. 
Organizasyonda ağabeyim, finansmanda ağabeyim ve ulaşım giderlerinde de ağabeyim olunca bana yeğenim İlgi ile birlikte olayın tadını çıkarmak düştü. 
Bu arada kadromuzda elbette olmazsa olmazımız, ağabeyimin eşi Özlem de vardı. 
O aslında tenis konusunda benden daha iyi, ağabeyimin bir iki zorlamasıyla aldığı tenis dersleri onu benden farklı kılan en önemli nokta. 
***
Seyredeceğimiz maç, final maçıydı; yani öyle böyle bir maç değildi…
Sinan Erdem Spor Salonu`na varana kadar yaşadığımız köprü çilesini es geçiyorum. 
Hiçbir şey final maçını seyretmenin tadını bana zehir edemezdi. 
Her ne kadar iyi bir tenis seyircisi olmasam da Rus tenisçi Maria Sharapova'yı tanıyordum, en azından bir kulak aşinalığım vardı.
Bu yüzden ona kendimi daha yakın hissettim. Ama İlgi`nin favorisi Amerikalı tenisçi Serena Williams`tı.
Evet, İlgi benden daha iyi bir tenis seyircisiydi, kuralları da biliyordu ama neden Serena Williams`ı tutuyordu anlayamadım. 
Ta ki korta çıkana kadar.
Öyle bir heybetliydi ki, fotoğraf makinesini zoom`layıp yanımda olduğunu düşünerek resmen tırstım. 
Herhalde bana parmağının ucuyla dokunsa asfalta paspas eder diye düşündüm. 
Bacak ve kol kaslarını anlatmaya benim hem kelime haznem yetmez hem de yüreğim dayanmaz. 
Anlayacağınız sevgili yeğenim İlgi, gücü tercih etmişti.
Ama yine de Sharapova benim favorimdi. 
Hani bu eğer asilzadelerin oyunuysa bence Sharapova`ya daha uygundu. 
Sharapova bu turnuvada atmış olduğu çığlıkta 110 desibeli bulmuş. 
Final maçı başlamadan önce gelen seyircilerle bir test yapıldı. 
Salonda yaklaşık 16 bin kişi vardı. Amaç Sharapova`nın atmış olduğu çığlık rekorunu geçmekti. 
Salondaki 16 bin kişi tarafından öyle bir ses çıktı ki, 10 saniyesi bile dayanılacak gibi değildi. 
Kırdık mı rekoru? Maalesef hayır, 104 desibelde kaldık.
Sharapova`nın o çığlığına şahit olmadım ama 16 bin kişinin çıkaramadığı o sesi bir bayan nasıl çıkarıyor onu da hala anlayamadım.
***
Final maçı tamamen güç göstergesiydi. 
Gerçi Sharapova ezilmedi ama bence güç olarak o da dahil diğer tenisçilere haksızlık yapılıyor. 
Çünkü Serena Williams olduğu sürece hiçbir tenisçi şampiyon olamaz. 
Bence Williams erkekler kategorisinde maç yapmalı.
Güç dengesizliği olsa da heyecan ve tansiyon hiç düşmedi, çok zevkli bir final maçı seyretti seyirci. 
Ben de pek anlamasam da keyif aldığımı söyleyebilirim. 
Her ne kadar “Ee n`oldu şimdi?” sorularımla bizimkileri boğsam da fotoğraf çekmenin tadını böyle bir ambiyansta doya doya çıkardım.
Kupa Williams`ındı. O kadar sade ve sakin mutlu oldu ki kendimi onun yerine koydum. 
Ben olsam diye düşündüm, aman söylemeye bile utanıyorum... 
Evet bu zaten asilzadelerin oyunuydu ama ilginç olan şuydu ki kupa töreninde Türk seyirciler bürokratları fena halde yuhaladı.
Eminim burada Sharapova`nın 110 desibel rekoru kırılmıştır. 
Sanırım bu da 29 Ekim arifesinde Türk seyircilerinin bürokratlara bir tokadıydı.
O kadar güzel bir atmosferdi ki 16 bin kişinin park alanındaki araçlarını unutmuştuk. 
Daha boğaz köprüsüne gitmeden park alanında sıkışıp kaldık. 
Çıkış kapısına ters duran aracımızı çevirme gibi bir şansımız da yoktu. 
Burada laz zekamızı devreye sokarak tüm alanı geri geri geçerek şaşkın bakışlar içinde çıktık.
Gelecek sene Türkiye`deki son şampiyona olacak, muhakkak gitmenizi tavsiye ederim. 
O atmosferin her ne olursa olsun, tenisle bağınız olmasa bile size tat vereceğine eminim. 
Ben yine sağ olsun ağabeyim sayesinde hazıra konacağım. 
Ama bu sefer yüzsüzlük yapmak istiyorum:
“Ağabeycim, mümkünse ve mümkün olsun lütfen, gelecek seneki biletlerimiz locadan olsun” 
 
Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ