Sibel Gönül
KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.4823 TL
  • 6.2239 TL
  • 7.2797 TL
Kocaeli Zirve
25 yıldır İzmit’i giydiriyorlar
25 yıldır İzmit’i giydiriyorlar
Yaşam
28 Kasım 2009 Cumartesi 11:21
  • 3749
  • 0

25 yıldır İzmit’i giydiriyorlar

“Yaşam” ekimizin “Yaşamın İçinden” köşesinde bu hafta yine çok seçkin bir konuğumuz var.

Geçen iki hafta içinde Kocaeli Barosu`nun sempatik iki avukat çiftini konuk etmiştim burada.
Bu hafta değişiklik yapıp kent esnafının çok seçkin ismi olan Stom Mağazaları`nın sahibi Hüseyin-Süreyya Erol çiftini konuk ettik.
Çeyrek asırdır bu kentte esnaflık yapan Erol ailesiyle Kemalpaşa Mahallesi`ndeki evlerinde söyleşi yaptık.
Akşam iş çıkışında Hüseyin Erol`un Soydan İş Merkezi`ndeki mağazasında buluşup birlikte yürüyerek evlerine gittik.
Evde bizi Hüseyin Bey`in sevgili eşi Süreyya Hanım ve kızı Burcu karşıladı.
Erol ailesini uzun yıllardır tanıyorum ama evlerine ilk kez konuk oldum. Kolordu mevkiindeki evleri son derece özenli ve konforlu. Geniş olan salonda iki ayrı oturma grubu, yemek masası ve çok şık bir şömine ve duvarlarda şık tablolar…
Salonda otururken Süreyya Hanım`ın ilk ikramı fırında sütlaç oldu.
Kendisi pişirmiş, çok nefis olmuştu…
Bir kent beyefendisi olan Hüseyin Erol ve sevgili eşi Süreyya Hanım günlük kıyafetlerini değiştirip söyleşi için çok özel giyindiler…
Her ne kadar kıyafet değiştirmeye gerek olmadığını söylesem de, Hüseyin Bey`in söylediği söz ne kadar saygın bir aile olduklarını bir kez daha gösterdi:
“Sizlere ve bu kentin okuyucularına saygımızdan dolayı üstlerimizi değiştiriyoruz.”
Neyse, şık kıyafetler giyinildi ve salonda iki saat süren söyleşimize başladık ama 4 kişilik çekirdek aile içinde evin büyük oğlu, İstanbul Ticaret Üniversitesi Ekonomi Bölümü`nde okuyan Burç yoktu.
Gösterdikleri misafirperverliklerinden dolayı Erol çiftine bir kez daha teşekkür ediyorum…
 

KUAFÖRDE GÖRDÜ, AŞIK OLDU
İzmit kent esnafının yüzakı Stom Mağazası`nın sahibi Hüseyin Erol, liseyi bitirdikten ve askerliğini de yaptıktan sonra 1983 yılında “Folk” isimli ilk giyim mağazasını Fethiye Caddesi Tokoğlu Sokak`ta açtı. İşyerinin hemen karşı tarafında bayan kuaför salonuna akşam saatlerinde sürekli gelen bir bayanın dikkatini çektiğini ve bayanı takibe aldığını söyleyen Hüseyin Erol, Süreyya Hanım`a ilk görüşte aşık olduğunu şöyle anlatıyor; “Kuaför dükkanına gelip giden bu bayanın dükkan sahibinin kızkardeşi olduğunu öğrendim. İlk görüşte çok etkilenmiştim. Komşumun kızı çıkması işimi kolaylaştırır diye düşündüm. Öyle de oldu. O heyecan ve içimdeki kıvılcım çeyrek asırdır çok iyi bir evliliğin ve dostluğun da temelini attı. İlk tanışmamızdan sonra İnanılmaz güzel bir arkadaşlığımız oldu. 1,5 yıl nişanlı kaldık. 1985 yılında evlendik. 1988 yılında Burç, 1994 yılında ise Burcu adında iki çocuğumuz oldu.”   
 

HÜSEYİN KUSURSUZ BİR EŞ
Evlilik sürecini anlatan Hüseyin Bey`den sonra sözü Süreyya Hanım`a veriyoruz. Süreyya Hanım İzmit Belediyesi`nde çalıştığı dönemlerde akşam mesai bitiminde ablasının dükkanına gelip giderken Hüseyin Bey`in kendisini gördüğünü daha sonra bir şekilde karşılaştıklarını ve aşık olduklarını söyledi. Süreyya Hanım, “Hüseyin Bey`in bana duyduğu aşkı ben de duyuyordum. Karşılıklı çok güzel bir arkadaşlık devresi geçirdik. Tanıdıkça inanılmaz güzel kişiliğini ortaya çıkartıyordum. ‘Birlikte ömür boyu beraber olacağım erkek` diye içimden geçirdiğim sıralarda evlilik teklifini aldım. Kabul ettim. 25 yıldır beraberiz, iki güzel çocuğumuz oldu. Çeyrek asırdır Hüseyin Bey`in hala bana ses tonunu yükselttiğini hiç işitmedim, çok sevecen, bizlere çok düşkündür. Onu kusursuz bir eş olarak görüyorum” dedi.
 

AYRI DÜKKANLARDA ÇALIŞIYORLAR
Erol çifti evlendikten sonra Folk isimli mağazasını Stom ismiyle değiştirdi. Sadece bayan giyimine hitap eden Stom ismini bu kentte markalaştıran Hüseyin Erol, “Tokoğlu Sokak`tan Fethiye Caddesi`nde yer kiraladık. Bir birkaç yıl sonra da Soydan İş Merkezi`nde ikinci mağazayı açtık. Eşim Süreyya Hanım Fethiye Caddesi`ndeki dükkanda ben ise Soydan İş Merkezi`ndeki dükkanda duruyorum” dedi.
 

GKD`DE BAŞKANLIK YAPTI
Hüseyin Erol, yoğun çalışma yaşamında kentle o kadar aşina olan bir isim ki, yaşının genç, fiziğinin düzgün oluşu ve şık duruşuyla kısa süre içinde kentin en çok tanınan ismi oldu. Bütün bu özellikler Hüseyin Erol`u o dönem çok popüler olan Genç Kocaelililer Derneği Başkanlığı`na kadar yükseltti. GKD, Hüseyin Erol döneminde en parlak dönemini yaşadı. Kentte gündem belirleyen, olumsuzluklara karşı gösterilen tepkiler hep dikkate alındı. Erol, iki dönem GKD Başkanı seçildi.
 

DSP İLÇE BAŞKANI OLDU
Kentte popüler bir isim olan Hüseyin Erol`un, sergilediği kişilik herkes tarafından takdir ediliyordu. Her siyasi düşüncedeki ismin saygı duyduğu Hüseyin Erol`a o dönem iktidarı hedefleyen merhum Bülent Ecevit`in liderliğini yaptığı Demokratik Sol Parti`nin genel başkan yardımcısı olan Rahşan Ecevit, merkez ilçe başkanlığı teklifini yaptı. Siyasetle ilk kez tanışan Erol, 1995 yılında DSP`nin ilimizde üç milletvekili çıkardığı dönemde çok başarılı bir grafik çizdi. Üç milletvekili çıkaran Hüseyin Erol, kendisini göreve getiren Rahşan Ecevit tarafından seçimlerden hemen sonra görevden alındı.
 

İKM KURUCU BAŞKANI OLDU
DSP`den hiç de hoş olmayacak bir şekilde gönderilen bir faks mesajıyla görevden alınan Hüseyin Erol, siyasete nokta koyup, uzun süredir ihmal ettiği işinin başına yeniden döndü. Bu kentte artık ismi en çok telefuz edilen, en gözde isim olan, güvenilir kişiliği onu yine çok önemli bir kurumun başına getirdi. O dönem İzmit`e büyük mağazalar açılmaya başlanınca kent merkezindeki esnaf da örgütlenme kararı aldı ve İzmit Kent Merkezi Ticari Dayanışma Derneği kuruldu ve kurucu başkanlığına Hüseyin Erol seçildi. 
 

SİYASETE GERİ DÖNDÜ
Uzun süredir görüşemediğimiz Hüseyin Erol`la yaptığımız sohbete zaman zaman eşi Süreyya Hanım da eşlik etti. DSP ilçe başkanlığından alındıktan sonra bir daha siyasete geri dönmeme kararı alan Erol`u 2004 yılında genel başkanlığını Murat Karyalçın`ın yaptığı SHP`nin il başkanı Yalçın Kuşkan ikna etti ve Erol`u başkanlığındaki il yönetimine aldı. Partileşme sürecinde en popüler dönemini yaşayan SHP, Erol`u belediye başkan adayı gösterdi.
 

SARAYBAHÇE`YE BAŞKAN ADAYI
Dolu dolu bir hayat yaşayan Erol, bu süreçte kendisine en büyük desteği eşinin sunduğunu da söylemeden edemiyor. SHP İl Yönetimi`nde iken 2004 yılında yapılan yerel seçimde SHP il yönetimi Hüseyin Erol`u Saraybahçe Belediye başkan adaylığını ilan etti. Görevi kabul eden Erol, çok iyi bir performans göstermesine rağmen ama AKP karşısında seçimi kaybetti.
 

SİYASETİ BIRAKTI 
1995 yılında DSP`de görevden alınan Erol, siyasete bir daha geri dönmemek için tövbe ettiği bir sırada yakın dostu Yalçın Kuşkan`ın ısrarlarını geri çeviremeyerek önce SHP il yönetimine girdi sonra 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde SHP`den Saraybahçe Beldiye Başkan adayı yapıldı. Seçimi Halil Vehbi Yenice karşısında kaybeden Erol, seçim sonrasında il başkanı Yalçın Kuşkan, il sekreteri Yavuz Ulugün ile birlikte il yönetim ile birlikte SHP`den istifa eti. Siyasetten temelli ayrılan Erol`un şimdilik her hangi bir partiye üyeliği bulunmuyor.
 

AİLECE KAHVALTI KEYFİ 
Ticaretle uğraşan Erol çiftinin günlük iş yoğunluğu bir hayli fazla. Günde 15 saat süren çalışma yaşamına alışan çift sabahları 07.00`de kalkıyor. Aynı saatte okula giden çocuklar da kalkınca evde pür telaş bir heyecan başlıyor. Süreyya Hanım mutfağa giriyor, eşi ve çocukları da güne hazırlıklarını yapıyor. Sonra hep beraber kahvaltı masasına oturuluyor. Hüseyin Erol, aile mutluluklarını şöyle tarif ediyor; “Ailece en büyük zevkimiz ve keyfimiz bütün aile sofrada birlikte oturmaktır. Sabah kahvaltılarımız meşhurdur. Güne keyifli bir başlangıç yapıyoruz. Hep beraber evden saat 07.30`da çıkıyoruz. Akşamları da 20.00`da evde oluyoruz.”
 

EVDE ÇOK HAMARAT
Hüseyin Erol`la ciddi siyasi sohbetimize biraz ara verdikten sonra Erol çiftine hiç kimsenin bilmediği özel yaşamlarını soruyoruz. Önce Süreyya Hanım eşini anlatıyor. Sosyal yaşamda ciddi ve dürüst bir duruş sergileyen Hüseyin Bey`in evde çok hamarat, mutfak içinde çok başarılı olduğunu öğreniyoruz. Süreyya Hanım, “Hüseyin Bey çok düzenlidir, evde sağa sola atılmış hiç çamaşırını bulamazsınız, derli toplu biridir ve bana hiç iş çıkarmıyor. Yemek konusunda çok beceriklidir, pişirmediği yemek yoktur. Yemek konusunda hiç seçici değildir. Özellikle pazar kahvaltılarımızı Hüseyin bey hazırlar. Menemeni çok lezzetli pişirir” dedi.
 

HAYATTAKİ EN İYİ TERCİHİM
Eşi Süreyya Hanım`ın kendisi hakkında bu kadar iltifatkar konuşmasına fazla dayanamayan Hüseyin Bey, 25 yılık evlilik yaşamı içinde yaptığı en doğru tercihin Süreyya Hanım`la evlenmek olduğunu söylüyor. Hüseyin Bey, “En doğru yaptığım şey bu evliliktir. İlk görüşümde vücudum da hissettiğim o değişimin ne kadar doğru bir tercih olduğunu şimdi anlıyorum. Hayattaki en iyi dostumdur, çok iyi bir eş, iyi bir annedir. Evimizi ve hayatımızı çeviren, anlam, renk takan insandır eşim.”
 

İŞİMİZ, ÜÇÜNCÜ ÇOCUĞUMUZ
“Stom” ismini bu kentte markalaştıran, bayan giyim üzerine faliyet gösteren Erol çifti, işyerlerini üçüncü çocukları gibi görüyor. Süreyya Hanım, “Kusursuz yetiştirmeye çalıştığımız, üzerlerine titrediğimiz bir oğlumuz, bir de kızımız var ama üçüncü çocuğumuz işyerlerimiz. Tam günümüz işyerinde geçiyor. İşyerimiz ekmek kapımızdır, yaşamımızı buradan kazandıklarımızla kuruyoruz. Bu nedenle işimize çok bağlıyız. Tam 25 yıldır bu kentin bayanlarını giydiriyoruz” diyor.
 

25 YILDA BİR KEZ TATİL
25 yıldır evli olan Hüseyin-Süreyya Erol çiftinin işlerinden dolayı sadece bir kez yaz tatiline çıktıklarını öğreniyoruz. Neden tatil yapmadıklarını Hüseyin Erol, şöyle anlatıyor: “İşlerimiz çok yoğun, eşim ve ben bütün gün ayrı mağazada çalışıyoruz. İşyerini evirip çevirecek, güvenebildiğimiz kimse olmadığı için terk edip gidemiyoruz. 25 yıllık iş yaşantımızda sadece 1999 depreminden sonra moral olsun diye 10 günlüğüne Antalya taraflarına gittik. Başka da tatil yapmadık. Ama  Bahçecik`te Aypark Sitesi`nde evimiz var. Doğayla baş başa bir mekan, çok seviyoruz. Tatil sıkıntımızı burası gideriyor zaten.”
 

BU KENTTE İYİ BİR FOTOĞRAF BIRAKTIK
Bu kente yaşadığı süre içinde iyi bir fotoğraf bıraktığını, yaşantılarıyla, davranışlarıyla, sosyal ve siyasal alanda her zaman iyi olmaya çalıştıklarını söyleyen Hüseyin Bey, “Bu kentin sokaklarında başı dik dolaşıyorum. Her gün yanıma her siyasi görüşten insan gelir sohbet ederiz. Dostlarım çok fazladır. Bu kentte artık rahatlıkla söyleyebiliyorum ki iyi bir fotoğraf bıraktık. Çocuklarımıza verebileceğimiz en iyi mirastır bu” diyor.
 

AKŞAM YEMEKLERİ EVDE YERİZ
Erol çiftinin boş zamanlarında dışarıda yemeğe çıkıp çıkmadıklarını soruyoruz. Hüseyin Bey yanıtlıyor; “Gün içinde işyerindeyiz. Öğle yemeklerimizi dışarıda yeriz, ama akşam yemeklerimizi mutlaka evde ve ailece yeriz. Öğle zamanları genelde gittiğimiz belli yerler vardır. Tercihimiz esnaf lokantası olan Çınar, Sahan Yemek, Köfteci Selman ve Köfteci Osman`dır. Buranın yemekleri çok lezizdir ve yıllardır arkadaş ve dostuz bu lokantaların sahipleriyle. Yemek konusunda seçici değilim ama sofram çorbasız olmaz benim. Sebze yemekleri tercihimdir. Eşim ve kızım benim bu huyum bildikleri için çok iyi sebze yemeklerini yapar.”
 

SANATA AŞIK BİR ÇİFT  
Erol çiftinin bu kadar yoğun işlerinin arasında sanata zaman ayıracak kadar, kentin sosyal yaşamından geri kalmayan modern bir çift olduğunu da öğreniyoruz. Tiyatro ve vizyona giren sinema filmleri onlar için vazgeçilmez bir tutku. Akşamları iş çıkışı el ele tutuşarak liseli aşıklar gibi tiyatro veya sinemaya gittiklerini öğreniyoruz. Söyleşimiz sırasında koltukların üzerinde bir ud gözüme ilişiyor. Kimin çaldığını soruyorum. Hüseyin Bey, “Ben çalıyorum. Ruhumu dinlendiriyor çalarken” diyor ve bize mini bir konser verdikten sonra hemen deklanşöre basıp bu anı ölümsüzleştiriyorum. Süreyya Hanım ise okul çağında fitnes salonlarına gittiğini söylüyor ve şimdi spor yapacak vakit bulamadığından yakınıyor.
 

ŞABAN SARIGÜLLE`DEN GİYİNİYOR
Tekstil sektöründe faliyet gösteren Erol çiftine giyim zevklerini ve nerelerde giyindiklerini soruyoruz. Bayan giyim üzerinde faliyet gösterdikleri için Süreyya Hanım kendi mağazalarından giyindiğini  söylüyor. Bir takım elbise  ve spor kıyafet tutkunu olan Hüseyin Bey`in ise tek tercihi Şaban Sarıgülle`nin sahibi olduğu UKİ Mağazası.
 

DEDESİ ATATÜRK`ÜN YAKIN SİLAH ARKADAŞI     
1960`lı yıllarda DP`nin İzmit milletvekili olan ve Süleyman Demirel ile birlikte Yassıada`da yargılanan Dursun Erol`un torunu, İzmit Belediyesi Fen İşleri`nden emekli olan İsmet Erol`un oğlu olan Hüseyin Bey, annesinin babası yani dedesi olan Saddullah Özdemir ise Atatürk`ün en yakın silah arkadaşı çıktı. Çanakkale`de çekilen fotoğrafta Atatürk`ün solunda bulunan Özdemir, daha sonra Atatürk`ün emriyle Kırklareli`de belediye başkanı seçilmiş.

 

HÜSEYİN EROL KİMDİR?

1960`da İzmit`te doğdu. Derince Lisesi`ni 1977-78 yılında bitirdi. Liseden sonra askere giti. Askerlik dönüşü 1983 yılında ilk işyerini açtı. 1985 yılında Süreyya Hanım`la evlendi. Bu evlilikten 1988 yılında Burç, 1994 yılında ise Burcu isminde iki çocuğu dünyaya geldi.

 

SÜREYYA EROL KİM ?

 1961 yılında Şanlıurfa`da doğdu. 6 aylıkken İzmit`e yerleşti. İzmit Lisesi`nden mezun oldu. Darbe sonrası kısa bir süreliğine İzmit Belediye Başkanı olan eski vali Ertuğrul Ünlüer, Necati Gençoğlu ve Sefa Sirmen ile 13 yıl İzmit Belediyesi`nde çalıştı. Evlendikten sonra belediyedeki çalışmasına ara verip kendi işyerlerinde çalışmaya başladı.
Süreyya Erol EMO eski Başkanı Sait Bülbül`ün yeğeni, Sahan Yemek Lokantası`nın sahibi Necmi Gidici`nin kuzeni, İzmit Belediyesi`nde deprem uzmanı olan Faruk Küçük`ün ablası.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ