KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8112 TL
  • 6.5348 TL
  • 7.5570 TL
Kocaeli Zirve
Baba ocağı henüz tüterken
Baba ocağı henüz tüterken
Yaşam
19 Kasım 2010 Cuma 11:03
  • 1655
  • 2

Baba ocağı henüz tüterken

Yeni evlendiğimiz dönemlerde her bayram, bizim için kaçırılmayacak birer tatil fırsatıydı.

Daha bir sene öncesinden, bir sonraki bayramın kaç gün olacağını,
Hafta sonuna denk gelip gelmeyeceğini,
İdari izin verilip verilmeyeceğini araştırmaya başlar;
Bayram tatili 3 gün bile olsa İzmit`te durmaz, çantamızı kaptığımız gibi güneye kaçardık.
***
Bana göre, o zamanlar bayramlarda yapılacak en mutlu şey buydu…
İşten, güçten, trafikten, kargaşadan uzak;
Deniz kenarında bir tatili kim sevmezdi?
Evet, ailelerimizin bayramını telefonla kutlarken vicdanım biraz rahatsız olurdu, kendimi kötü hissederdim ama
Bu, bir sonraki bayramda tekrar tatile gitmemizi engelleyecek kadar büyük bir rahatsızlık değildi.
Allah için, ne kendi ailemden ne de eşimin ailesinden, bu konuda en küçük bir sitem duymadm. 
***
Bayram tatillerimiz uzun yıllar hiç aksamadan sürdü.
O süre zarfında babamı kaybettim, kızım dünyaya geldi…
Ece doğduktan sonra seyahatlerimize bir süre ara verdik.
“Birazcık büyüsün, yine gideriz` dedik…
3-5 sene de öyle geçti.
***
Sonra, yine bir bayram öncesi eşim, “Bayramda 9 gün tatil var, nereye gitsek?” diye sorduğunda,
Birden, hiçbir yere gitmek istemediğimi fark ettim.
Bayramda olmak istediğim tek yer, kayınvalidemin ve kayınpederimin kalabalık bayram eviydi.
Babamı kaybettikten sonra, kalan tek baba ocağımız orasıydı,
Ve bayram sadece, onların etrafında toplanıldığında bayram oluyordu.
***
Biraz geç olmuştu ama anlamıştım:
Bütün aile bir çatının altında toplanmanın;
Asiye Annem`in her bayram pişirdiği, tencere dolusu kara lahana sarması ve ev baklavasının;
Geç kalanı merak etmenin;
Her odadan birilerinin çıkmasının;
Çocukların birinin uyuyup, birinin uyanmasının;
Sofrayı kim kurup, kaldıracak;
Bulaşıkları kim yıkayacak kavgasının;
Alaattin Babam`ın torunlarıyla boğuşup;
Asiye Annem`in “Bir dahaki bayram teker teker gelin. Başım kazan kadar oldu!” diye takılmasının keyfi,
Hiçbir tatilde yoktu. 
***
Artık biliyorum;

İnsanın bir ‘baba evi` olması kadar güven veren duygu yok.
Hayatta hiç kimsenin buzdolabını, baba evindeki kadar rahat karıştırıp,
Ocağın üzerindeki tencereden sarma aşıramıyor;
Hiçbir evde, oradaki kadar rahat şımaramıyorsunuz.
Bir gün, o evin kapısı kapandığında,
Kardeşlerinizle asla eskisi kadar çabuk toplanıp, bir araya gelemiyorsunuz.
Hani o ‘eski bayramlar` var ya,
Onlar, aslında bu bayramlar…
İleride çocuklarımıza anlatacağımız,
“Biz eskiden, 30 kişi babaannenlerde/anneannenlerde toplanırdık” diyeceğimiz bayramlar işte bunlar.
Sadece, henüz eskimediler.
***
İleride, torunlarıma ‘eski` bayramları anlatırken;
“Keşke o günlerin kıymetini bilseydim” demek yerine,
“Biz bayramları bayram gibi kutlar, bütün aile bir araya gelirdik.” diyebileceğim için, kendimi çok şanslı sayıyorum.
Canım babacığım artık hayatta olmasa da,
Hala elini öpecek bir annem, kayınvalidem ve kayınpederim olduğu için çok mutluyum.
Başımızda oldukları bu günlerin kıymetini biliyorum ve seneler önce onları yalnız bıraktığımız her bayram için kendilerinden özür diliyorum.

 

BAYRAM İYİ HOŞ DA…

‘Allah`a çok şükür, bu bayramı da kazasız-belasız sağlıkla atlattık` derken;
Bayramın ikinci günü, arkadaşımdan aldığım bir telefon tüm keyfimi kaçırdı.
Yahya Kaptan`da yaşayan ailenin, 10 yaşındaki oğlu ve aynı yaştaki yeğeni,
Bayram harçlıklarını ceplerine koyup, markete giderken;
13-14 yaşlarında iki çocuk, ellerinde çakıyla yollarını kesmiş ve paralarını istemiş.
Çok korkan çocuklar, bağırmaya başlayınca da, ellerindeki bozuk paraları alarak, hızla uzaklaşmışlar.
Hem de bu olay Yahya Kaptan gibi bir mahallede;
Ve mahallenin her zaman kalabalık olan ticaret merkezinin civarında yaşanmış.
Arkadaşım hemen polise haber vermiş ama bir sonuç alınamamış.
***
Bu tür kişiler, Yahya Kaptan`a kalabalık gruplar halinde geliyor;
Ve birer, ikişer apartmanlara ve sokaklara dağılıyorlar.
Kapı kapı gezip para isteyen hatta bu olaydaki gibi olayı gasp etmeye vardıran kişilerle,
Yahya Kaptan`da sürekli devriye gezen polis ekiplerinin baş edememesinin bir nedeni olmalı…
Arkadaşıma ve ailesine ‘geçmiş olsun` diyor;
Bu tür olayların bir daha yaşanmamasını diliyorum.
 

‘GARİP`İN KISMETİ AÇILDI

Bizim YAŞAM`ı takip edenler, yavru sokak köpeği Garip`in başına gelenleri hatırlayacaktır.
Bir arabanın çarpması sonucu kalçası ve bacağı kırılan Garip;
Ameliyatının ardından hızla iyileşiyor.
Geçen haftaki köşemde, Garip`e henüz bir yuva bulamadığımı ve bu duruma üzüldüğümü yazdıktan sonra, Garip`in kısmeti açıldı.
Hem de öyle açıldı ki; sevimli yavru bir değil, iki yuva buldu.
Önce sevgili kardeşim; Avrupa Tır Garajı`nın sahibi Emre Elitez`in sahip çıktığı Garip`e;
Daha sonra Deniz Yıldızı Restaurant çalışanlarından Şevki Aslan ve 5 yaşındaki yakışıklı oğlu Yunus Emre talip oldu.
Ona çok alışmasına rağmen, Yunus Emre`yi kıramayan Emre Elitez de,
Garip`i adaşına teslim etti.
Şimdi, hem Garip emin ellerde hem de herkes mutlu.
Bizi yalnız bırakmayarak, Garip`i merhamet ve iyi niyetle sahiplenen her iki aileye de, bir kez daha teşekkürü borç bilirim.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ