KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8712 TL
  • 6.5766 TL
  • 7.3814 TL
Kocaeli Zirve
Ben daha bu hayfin sesini bile çıkayamıyoyum !
Ben daha bu hayfin sesini bile çıkayamıyoyum !
Yaşam
17 Eylül 2010 Cuma 13:11
  • 2470
  • 1

Ben daha bu hayfin sesini bile çıkayamıyoyum !

Okul hayatına çok da bayılmayan biri olarak, çocukluğumdan beri her eylül içimi bir sıkıntı kaplar.

Birçok insana göre yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte, yeni başlangıçların da habercisi sayılan bu ay;
Bana özellikle öğrencilik günlerimde; tatilin bittiğini,
Güneşi özleyeceğimiz günlerin yakın olduğunu,
Rutin ve karanlık kış günlerinin yaklaştığını,
Sokağa çıkarken yine kat kat giyinip, atkı-bere takacağım günlerin kapıda olduğunu,
Sabahları uyandığımda, sokakların henüz karanlık olacağını,
Ve havanın artık 17.00`de kararmaya başlayacağını hatırlatırdı.
***
Okul hayatım bittikten sonra eylülle barışıp,
Doğanın sonbaharda büründüğü renklerin güzelliğini farketmeye, ılık yağmurların tadını çıkarmaya başlamıştım ki,
Bu sefer de kızımın okul hayatı başladı.
Ama Ece pek bana çekmemiş olacak ki;
Kışın gelmesini, okulların açılmasını, öğretmenine, arkadaşlarına, önlüğüne hatta derslerine kavuşmayı dört gözle bekliyor.
O; kış mevsimini, kışla birlikte gelen daha düzenli ev hayatını,
Battaniyelerin arasında kanepe keyfi yapmayı,
Dışarısı soğuk olsa bile evin sıcak atmosferinde kendini güvende hissetmeyi;
Yaz aylarının amaçsız hercailiğine tercih ediyor…
***
Bu sene beşinci sınıfa geçen Ece`nin ilkokula başladığı gün hafızamda o kadar taze ki,
Artık bir genç kız gibi görünen kızımın;
Birinci sınıfa başlamadan bir gün önce çantasını 10 kere boşaltıp, yeniden düzenlemesi,
Önlüğünü defalarca giyip çıkarması,
Okula giderken saçını topuz mu yoksa iki kuyruk mu yapsın, bir türlü karar verememesi,
Ve okul günü erkenden uyanıp giyinerek, komşu teyzelerinin elini öperek fotoğraflar çektirdikten sonra heyecanla okula gittiği daha dün gibi…
***
Bu yıl da birçok minik birinci sınıfa başlıyor. Bir haftalık uyum eğitimi bitti bile.
Hazırlıklar tamamlandı, çantalar hazırlandı. Çocuklarda da ailelerde de bir heves, bir heyecan…
Bu hafta, çocuğu beşinci sınıfa geçmiş, artık tecrübeli sayılabilecek bir anne olarak,
İlkokul birinci sınıf hakkındaki izlenimlerimi paylaşmak istiyorum sizinle.
***
İlk günler harikadır.
Sınıflarda eğlenceli oyunlar oynanır, resimler yapılır, şarkılar söylenir.
Lay lay lom geçen bu ısınma turlarının ardından,
Dersler ve eve verilen ödevler başlayınca; pabucun zannedildiği kadar ucuz olmadığı yavaş yavaş anlaşılır ve o ilk mutluluk da yerini, biraz ‘Benim başıma neler geldi` duygusuna bırakır.
Daha üç gün önce tek sorumluluğu oyuncaklarını toplamak olan ve muhtemelen bu işi bile zorla yapan ufaklığın,
Artık çok daha ciddi sorumlulukları vardır ve bunları yerine getirmekte zorlandığı her an, onun için ızdıraptır.
Canı oyun oynamak ister ama ödevi vardır;
Televizyon izlemektedir ama uyku saati gelmiştir.
Ya da artık uykusu gelmiştir ama dersleri henüz bitmemiştir.
***
Her çocuk için farklı boyutlarda zorlukları vardır birinci sınıfın…
Mesela, uzun süre yarım konuşan ve özellikle ‘r` harfini söyleyemeyen Ece`nin “Ben daha bu hayfin sesini bile çıkayamıyoyum; nasıl okuyabiliyim!” diye ağlaması hala kulaklarımda…
Bir de toplasanız, hayatım boyunca birinci sınıfın o ilk döneminde yaptığım kadar masaj yapmamışımdır.
O parmaklar, yazı yazmak için o kadar sıkılır ki, eklemler bembeyaz olur, kollar kasılır, boyun ağrır.
Sızlanmaların yarısının yalancıktan olduğunu bilseniz bile, o minicik elleri alır, yavaş yavaş ovar,  her seferinde incecik parmakları tek tek öpersiniz.
Şevki kırılmasın, hevesi kaçmasın diye; o yamuk yumuk, kargacık burgacık harfleri, bir sanat eseri gibi översiniz.
Sizin çocuğunuz en güzel yazmalı, en hızlı okumalıdır. 
Herkesin el yazısının inci gibi olmak zorunda olmadığını, çocuk üçüncü sınıfa başlayana kadar idrak edemezsiniz.
***
Daha birkaç gün önce, birazcık daha uyusun diye fısıldayarak konuştuğunuz bebeğiniz,
Artık sabahın kör karanlığında kalkıp yollara düşmek zorundadır.
O sessizce hiç şikayet etmeden kalkıp, gözleri henüz kapalıyken yüzünü yıkamaya gitse bile, sizin içiniz parçalanır.
Her sabah “Hadi boşver, bugün de yat uyu” demek ister; sonra vazgeçersiniz.
O kadar uykuluyken yiyemeyeceğini bilseniz bile, sabah kahvaltısında her lokma için ayrı hokkabazlık yaparsınız.
O, sabahın ayazında okul yollarındayken, sıcak yatağınıza girip yeniden uyumaya vizdanınız mani olur.
***
Mümkün olsa ya da izin verseler; her şeyi bırakıp bütün gününüzü okulda geçirmeyi, onu uzaktan izlemeyi tercih istersiniz.
Öğretmeni, arkadaşları onu sevsin; o da herkese iyi davransın istersiniz.
Öğretmeninden alacağı bir küçücük ‘aferin`; onun için olduğundan daha çok, sizin için önemlidir.
Her okul dönüşü, o günkü havadisleri almak için heyecanla beklersiniz.
Derse kalkmış mı? Soruyu bilmiş mi? Arkadaşlarıyla kavga etmiş mi? Öğretmeni ne demiş merak eder,
Çocuğu sorguya çekmeden önce, biraz havadan sudan konuşmak için kendinizi zorlarsınız.
Her gün bütün defterlerini sayfa sayfa kontrol eder, öğretmenin düştüğü küçücük olumlu bir notla, sanki size iltifat edilmiş gibi mutlu olursunuz.
Ve bütün bu heyecan ve yürek çarpıntıları, koca bir sene boyunca devam eder.
***
Yani birinci sınıf annesi olmak da, birinci sınıf çocuğu olmak kadar zordur aslında.
Bir kere en büyük handikap şurada baş gösterir:
Biz anne-baba olarak, okula başlayan çocuğumuzun başarılı olması ve öğretmeninin onun hakkında iyi şeyler söylemesi için öyle istekli oluruz ki,
Çocuğumuzun ders çalışması, okuma-yazmayı herkesten önce sökmesi, matematiği anında anlaması, her faaliyette varlık göstermesi birinci önceliğimiz haline gelir.
Halbuki, üzerine bu kadar düşüp, okulla ilgili her konuda mükemmel olmasını beklediğimiz çocuk,
Daha okula başlamadan bir gün önce, evin bebeği değil midir?
Atladığımız ayrıntı şudur ki: Biz artık bir veli olabiliriz ama o hala küçücük bir çocuktur.
***
Aslına bakarsanız; çocuklar derslerini, ödevlerini, ilişkilerini bir şekilde yoluna koyuyor da;
Ben asıl, yeni eğitim-öğretim yılında çocuklarıyla birlikte birinci sınıfa başlayan velilere başarılar diliyorum.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ