KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.7821 TL
  • 6.5692 TL
  • 7.3319 TL
Kocaeli Zirve
Besinlerin Glisemik İndeks değerleri
Besinlerin Glisemik İndeks değerleri
Yaşam
05 Kasım 2010 Cuma 10:19
  • 2472
  • 0

Besinlerin Glisemik İndeks değerleri

Hayatın içinde koşuştururken, yaptığımız en büyük beslenme hatalarından birisi öğün atlamak.

Yaşadığımız en büyük sıkıntı da kan şekeri ve tansiyonda oluşan dalgalanmalara bağlı bir takım problemler. (Göz kararması, baş ağrısı, halsizlik, denge kaybı vb.)   Uzun süren açlığın ardından, en uygun olduğumuz anda aşırı yemek yiyerek, başka bir hataya daha sebep oluyoruz ve hazımsızlık, uyku hali, konstipasyon vb. kapımızı çalıyor. Özetleyerek bahsettiğim bu durumu, öğünlerimizde ‘glisemik indeks`i düşük besinlere yer vererek daha rahat kontrol edebiliriz. Besinlerin glisemik indeks değerleri sayesinde, diyet örüntümüzle metabolizmayı daha düzenli çalışmaya zorlayacak, kilo kontrolünden tutun, doğru enerji kullanımına, zindeliğe dek birçok faydayı beraberinde kazanmış olacağız.  
 

Glisemik indeks (GI)
Glisemik indeks, karbonhidrat içeren besinlerin kan şekerini etkileme seviyesi olarak tanımlanabilir. Besinlerin temel bileşenlerinden olan karbonhidratlar, sindirim işlemi ile birlikte kana karışır. En hızlı şekilde kana karışanlar, en yüksek glisemik indekse sahip olanlardır. Glisemik indeks değerleri, besinlerin yapısının yanında, pişirme ve saklama yöntemlerinden de etkilenmektedir. Karbonhidratlar besinlerin içerisinde bulunan, vücutta enerji oluşturmak için kullanılan maddelerdir. Sindirim aşamasına geldiğinde, glikoz şeklinde kana karışırlar. Dokularda, oksijen varlığında enzimlerin yardımı ile oluşan yanma sonucu enerji, su ve karbondioksite dönüşür. 
 

Glikojen neden gereklidir?
Kandaki glikoz`un fazlası, karaciğerde glikojen olarak depolanır.  Glikojen, ani gereksinimler için kullanılır. Kaslarda glikojenin bulunması, beden hareketleri için önemlidir. Bitkisel besinler (tahıllar, kuru baklagiller, sebze ve meyveler) ile süt ve ürünleri, karbonhidrat içeren gıdalardır. Ette bulunan karbonhidrat çeşidi olan glikojen, hayvan kesildikten kısa bir süre sonra parçalanmakta ve yenildiğinde vücuda karbonhidrat kazandırmamaktadır. Besinlerde bulunan karbonhidrat çeşitlerinden en çok tüketileni, çay şekeri olarak da bilinen şekerdir. Çay şekeri, reçel, bal, gazlı içecekler ile rafine edilmiş yiyeceklerin çoğunda (beyaz un, beyaz pirinç, paket patates vb.) ve süt-yoğurtta bulunan karbonhidrat türü, basit karbonhidratlar sınıfındadır.
 

Yüksek glisemik indeksli besin çeşitleri
Bu tür karbonhidratlar, vücutta kolay sindirilir ve hızlıca kana karışır.  Dolayısıyla kan şekeri hızlı yükselmiş olur. Glisemik indeksi yüksek olan gruptur. Yüksek GI değerine sahip besinler, aktivite sonrası vücuttaki karbonhidrat depolarının tekrar dolmasına yardımcı olur. Karbonhidratların diğer türü olan kompleks karbonhidratlar (nişasta ve lifler); tahıllar, sebze-meyve, makarna, patates gibi gıdalarda; kek, bisküvi gibi hazır gıdaların çoğunda ve kuru baklagillerde (barbunya, nohut, k. fasulye vb.) bulunur. Bu çeşit karbonhidrat, vücutta yavaş yavaş sindirilen çeşittir. Kana geçişi de basit karbonhidratlara göre daha geç olmaktadır. Dolayısıyla kan şekeri daha yavaş etkilenmektedir.
Düşük glisemik indeksli besin grupları
Ayrıca, bitkisel gıdalarda bulunan, vücutta sindirilemeyen bir kompleks karbonhidrat türü olan lifler; mide ve bağırsaklarda su emerek şişmekte, böylece açlık duygusunu önlemekte, şekerlerin sindirilmesini yavaşlatması sonucu kan şekerinin düzenli seyrini sağlamakta, bağırsaklarda bulunan atık ürünlere hacim kazandırarak, daha kolay vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olmaktadır. Bu nedenle gün içerisinde mutlaka vücuda alınması gerekli karbonhidratlardır. Sebze ve meyvelerde, kuru baklagillerde, tahıllarda bulunan lifler, özellikle kabuk kısımda yer almaktadır.  Bu nedenle, kabuğu ile yenebilen gıdaları, kabukları ile tüketmek, vücuda daha fazla lif alımını sağlamış olacaktır.
 

Şeker hastaları için önemli
Genetik olarak şeker hastalığı riski olan ve/veya şeker hastası olan bireyler, düşük glisemik indeksli besinlerle, pankreastan insülin hormonunun salınımını kontrol altında tutabilirler. Böylece kan şekeri seviyeleri dengede olacak ve hastalığın etkilerinin ortaya çıkması ötelenecektir. Kilo kontrolü sağlayan, zayıflama diyeti yapan kişiler de, diyet örüntülerindeki düşük glisemik indeksli besinlerle tokluk hissini elde edecek, vücut enerji kullanımı daha kontrollü olacak, metabolizma daha düzgün çalışacaktır. Böylece zindeliklerini kaybetmeden kilo kontrolü sağlayacaklardır.
Her zaman dediğim gibi, bilinç düzeyimizi arttırarak, yanlış oturttuğumuz küçük bir davranışımızı dahi düzeltebilirsek, hayatın koşuşturmacasında sağlığımızı koruyabiliriz…
 

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ