KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8610 TL
  • 6.4617 TL
  • 7.3392 TL
Kocaeli Zirve
Büyükşehir’in araçları neden 41 plaka olmasın?
Büyükşehir’in araçları neden 41 plaka olmasın?
Yaşam
30 Aralık 2011 Cuma 15:58
  • 5636
  • 13

Büyükşehir’in araçları neden 41 plaka olmasın?

Değerli okurlar, 2011 yılının son röportajını sizlerle paylaşıyoruz. Yeni yılda da bu buluşmalar devam edecek.

Bizler artık tam 100 kişilik bir aileyiz. Başladığımız günden beri hemen hemen hiç birisiyle bağımız kopmadı. Bu sayfa aracılığıyla Kocaeli`nin tüm Yükselen Değerlerine sağlıklı, huzurlu, bol kazançlı, stresten uzak, başarı dolu yeni bir yıl diliyorum. Gelelim yılın son Yükselen Değerine… Bu haftaki konuğumuz GÜVEN SEYAHAT`in genç patronu SEDAT KÖSE oldu. İşinde gayet başarılı bir iş adamı olan Sedat Bey`in İzmit adına da güzel fikirleri var.
***
İzmit`in kendine ait bir özelliği kalmadığını, bu işin sadece pişmaniyeyle olmayacağını dile getiriyor ve ekliyor: “Dibimizdeki Kandıra`nın yoğurduna bile sahip çıkılmadı, yabancılardan çocuklarımıza meyveli yoğurt alır hale geldik. Biz bunu düşünemeyecek kapasitede miydik?” diyor. Söylediklerine sonuna kadar katıldığımı belirtmek istiyorum. Sedat Köse`nin, yönetiminde bulunduğu Genç Kocaelililer Derneği için iddialı sözlerini de bulacağınız bu röportajı, umarım zevkle okursunuz.


Sedat Bey içeri girerken babanızla tanıştık. İşleri beraber mi yürütüyorsunuz?
Biz üç erkek kardeşiz, hepimizin ayrı ayrı kendi işleri var. Babamla ben ayrılmayan ikili gibiyiz. Her şeyimizi paylaşırız. Ben yola babamla devam ediyorum.
 

Güven Seyahat`i babanız mı kurdu?
Kocaeli Güven Seyahat 1995 yılında kurulmuş bir şirket. 2002 yılında başka bir ortakla birlikte Güven Seyahat`i biz devraldık. Sonra da tamamını aldık. Babam uzun yıllar Şoförler Odası Başkanlığı yaptı. Şimdi yanımdadır ama işlere müdahil olmaz. Gölgesi var ve o gölge bize çok şey katıyor. Tarifi mümkün değil. Örneğin İzmit`te servis araçlarındaki ‘P` plakasının günahı babamındır.

BELEDİYE RANT ELDE ETTİ

Nasıl yani?
O plakanın çıkması için büyük mücadele verdi. Fakat bu şekilde olması için değildi.
 

Bu şekilde derken…
Yani belediye bunu kendine rant olarak çevirdi. Babam da bu konuda muzdariptir.
 

Aslında iyi bir şey yapmak istemiş, değil mi?
Tabii… Bu mesleği yapanların bir gelecek güvencesi gibi olacaktı bu plaka fakat şu an çok yanlış şekilde gidiyor. Piyasadaki plaka bolluğu, bu plakaların satışı için toplanan paralar derken, yanlış üstüne yanlış yapılıyor. Belediye bu amaçla topladığı paraları nereye kullandı? Bunlar soru işareti. Hiçbir şekilde bu mesleği yapmamış insanlar ‘P` plakanın çıkacağını duyarak almış ve kenara koymuşlardır. Bu da bu işi yapanların işine, emeğine saygısızlıktır. Yatırım amaçlı plaka alıp, satıyorlar.

KENARA PLAKA KOYMADIK

O zaman onlara bakarak, en fazla ‘P` plakanın sizde olması gerekir?
İnanın Aysun Hanım, bu işin içindeyiz kaç tane aracımız varsa o kadar plakamız var. Alıp da rant için kenara plaka koymadık. Ama dışarıdan birçok insan yaptı bunu. Dolayısıyla bu da sektörümüzü olumsuz etkiliyor.
 

Ne gibi olumsuz etkisi var?
Mesela Ankara`da, Bursa`da bu plakanın değeri 100 bin lirayla ölçülüyor; burada 30 bin, 20 bin, 10 bin liraya düşüyor. Baştan bir denge sağlanamadı. Belediye bu konuda suistimal yaptı. Bu bilgisizlikten kaynaklı da olabilir, acelecilikten de olabilir ama sonuç itibariyle bu işi yapanların emeğine saygısızlık oluyor.
 

Peki, bu işin içinde olan sizler, herhangi bir yaptırımda bulunma yoluna gitmediniz mi?
Bunun için çok mücadele ettik. Bölge idare mahkemelerine başvurduk. Özellikle babam çok uğraş verdi. Daha sonra çıkmış bir kararın üzerine belediye geldi ve bundan nasıl nemalanırım deyip, paraları topladı. Hala da toplamaya devam ediyor.

ARABACILIKTAN AYRILMADIK

Kaç yaşındasınız Sedat Bey? Eğitim durumunuz nedir?
1978`liyim. Endüstri meslek lisesinde gemicilikle alakalı eğitim aldım ama hiç ilgim yok gemilerle. Sadece gemilere servis çekiyoruz.
 

Aslen İzmitli misiniz?
Aslen Rizeliyiz, dedelerimiz Adapazarı Karasu`ya yerleşmiş. Ben İzmit`te doğdum, Gölcük`te büyüdüm. İlk olarak Adapazarı`nda arabacılığa başlamış büyüklerimiz. O sevda babamda hiç bitmemiş. İlk olarak Değirmendere`de şehir içi hatlarla başladık. Uzun yıllardır arabacı olduğumuz için, arabacılıktan ayrılmadık.

SÜRÜCÜLER KENDİNİ GELİŞTİRMELİ

Bir aile geleneğini sürdürdüğünüze göre yaptığınız işten memnunsunuz, o halde?
Tabii ki memnunum. İnsan yaptığı işten memnun değilse, gelecekten kaygı duyar ama derseniz ki bu meslekteki insanların yeri burası mı? Tabii ki, hayır… Şartları daha iyi olmalı. Çok zor bir iş yapıyoruz neticede.
 

Sürücülerle uğraşmak zor bir iş, değil mi?
Zor olmaz mı, zor tabii. Bir sürücüyü ne kadar tanıyabiliriz ki? Bugün çok iyi olan sürücü arkadaşımız, yarın agresifleşebiliyor veya yolda başına bir olay geliyor. Bir anda o arkadaşımızı biz de tanıyamıyoruz.

Sürücüler de kendini geliştirmeli değil mi?
Kesinlikle… Eskiden yolda araba bozulsa, şoför açar onarırdı. Şimdi lastik patlıyor, ‘Hangi lastikçiye gideyim?` diye bizi arıyorlar. Kendini geliştirenler de var. Onlar hakkında çok olumlu dönüşler alıyoruz. O gibi arkadaşların çoğalması lazım.

UCUZ MALİYET KALİTEYİ DÜŞÜRÜYOR

Peki, çoğalması için sizce ne yapmalı?
Bizim o arkadaşların imkanlarını çoğaltmamız lazım. Bunun için de önce bizim imkanlarımızın çoğalması lazım. ‘Çok ucuza çalışıyoruz` diyorlar, haklı olarak. Biz de maliyetin ucuz olmasına bakıyoruz, ucuz maliyetler kaliteyi düşürüyor. Biz kaliteli hizmet vermek istesek bile piyasada bu işi ucuza yapanların fiyat listesini önümüze koyuyorlar. ‘Onun hizmetiyle bizimki bir mi?` desek de hiç bir şey fark etmiyor. İnşallah düzelecek.
 

Kaç araçla hizmet veriyorsunuz?
Kendi aracımız 18, çalışan aracımız 56 adet çünkü bölgesel olarak çalışıyoruz. Hangi bölgede kim yakınsa, ona uyan arkadaşlara veriyoruz o işi. Çok araba sayısı demek, çok büyük dert demek. Kontrolü zaten yeterince zor.

İMKAN VERİLMESİNİ BEKLİYORUZ

Güven Seyahat olarak nerelere hizmet veriyorsunuz?
Doğa Koleji, Petrol Ofisi, eski adı Yay Tersanesi olan yer var, kamu kuruluşları, yurtlar var aklıma gelen. İzmit`te epey yere servis ağımız mevcut.
 

Yaşınız daha çok genç. Bu işe uzun yıllar devam etmek istiyor musunuz?
Bu işin içine girdikten sonra çıkmak çok zor. Çok güzel şeyler yapılabileceğime inanıyorum. O imkanların bize verilmesini bekliyoruz.
 

Mesela nasıl imkanlar olsun isterseniz?
Bu işi düzgün yapan Kocaeli`de en fazla 25 firma vardır. Sadece belediyenin araçlarını biz kiralasak yeter. Onu da geçiyorum, belediyenin yalnızca ambulans hizmetini kendi aramızda birleşerek yapsak, böyle bir birim kursak olmaz mı? Neden İstanbullular gelip de Kocaeli Büyükşehir Belediyesi`nin işlerini yapsınlar? Neden Büyükşehir`in belediye zabıta araçları 34 plaka, 35 plaka veya 06 plaka olsun? Neden 41 olmasın?

KENDİ ARAMIZDA BOĞUŞUYORUZ

Hakikaten belediyenin hizmet araçları hep başka şehirlerden geliyor nedense?
Hepsi bizim şehrimiz ama Kocaeli`nin yükünü, havasını biz çekiyoruz. En çok vergiyi biz veriyoruz. Biz bu şehirde deprem gördük, yine terk etmedik. Biz hak etmediysek, kim hak etti? Sonuç itibariyle birlik olunur da şans verilirse çok güzel işler yapılabilir.
 

Bunun için sektörünüzde birlik olmak gibi bir girişim yok mu?
Aslında birliktelik adına bir kuruluş oluyordu ama olamadı. İrili ufaklı 25 şirketiz aynı işi yapan ve biz Gebze`ye hiç açılmamış şirketleriz. Orayı komple İstanbul almış. Biz burada kendi aramızda boğuşurken atı alan Üsküdar`ı geçiyor.

KIZ EVLAT İSTEDİK

Sedat Bey, evli misiniz?
Evliyim ve üç tane çocuğum var. Büyük oğlum Orçun, 10 yaşında; ortanca oğlum Efe, 7 yaşında; küçük oğlum Kerem, henüz 14 aylık.
 

Bu gencecik yaşta üç çocuk sahibi olmak iyi cesaret doğrusu. Siz de başbakanın önerisine mi uydunuz yoksa?
Başbakan`dan ziyade, bizim hiç kız çocuğumuz yok. Babamın üç çocuğu erkek. Yedi torunu var, hepsi erkek. En sonuncuyu kız diye umutlandık o da erkek çıktı. Yani bir kız evladın sevgisini istedik. Allah böyle uygun gördü.
 

Nerede ikamet ediyorsunuz?
Depremden önce de, sonra da Değirmendere`den ayrılmadık. Hala oradayız.

DEĞİRMENDERE ELİT KALACAK

Değirmendere depremden sonra toparlandı mı?
Depremden sonra Değirmendere sahili yıllarca atıl bırakıldı. Kocaeli`de haklı bir üne sahip olan Değirmendere, köşeye atılmış gibi oldu. Ancak bu yaz başında bir şeyler yapıldı. Geç oldu ama yapanlara yine de teşekkür ediyorum. Değirmendere yıllardır elitti, elit kalmaya devam edecek inşallah.
 

Peki, depremden sonra Gölcük ve çevresi çabuk ayağa kalktı mı sizce?
Çabuk ayağa kalktı ve bunda Ford fabrikasının, Bingo`nun çok büyük etkisi oldu. Aynı şekilde tersaneler de bir yere gitmeyip burada kaldı. Bir sürü yeni insan göç etti, işe girdi. O depremi burada yaşamayanlar bizim gibi ürkmedikleri için Gölcük ve çevresine yerleştiler. Dolayısıyla toparlanma sürecine çabuk geçildi.

OFROAD HARİKA BİR UĞRAŞ

Sedat Bey, boş zamanlarınızı nasıl geçiriyorsunuz?
Pazar günlerimi genellikle ailemle geçiriyorum. Off-road yapıyorum, haftada bir halı sahada maç yapıyoruz.
 

Off-road sizce bir spor mu?
Çok spor yapıyormuş gibi değiliz aslında. Araba çamura batıyor, biz o arabayı kurtarmak için enerji sarf ediyoruz. Arabaları vinçliyoruz, ağaçları çekiyoruz, spor bu. Çok güzel bir uğraş.
 

İlimizde yerel basını nasıl görüyorsunuz? Kente yeterince hakimler mi sizce?
Bazen çok hakimler, damarına girip çok iyi yazıyorlar, bazen de çok uzak kalıyorlar veya öyle kalmak zorunda hissediyorlar. Biz onu hissediyoruz. Zaten İzmit çok küçük bir yer. Kim kimin ne yaptığını biliyor.
 

Sedat Bey, Yükselen Değerler ailesine hoş geldiniz. Gitgide büyüyen bir aileye dahil olmaktan umarım siz de keyif alırsınız?
Yükselen Değerler projesi gerçekten çok güzel. Örnek teşkil eder inşallah. Bunun benzerleri çıkacaktır muhakkak, kıskanılıyorsunuz. Kıskanılan şeyler eleştirilir de biliyorsunuz. En önemlisi bağ kurmak. Oldu, bitti yok. Siz de bunu yapıyorsunuz. Çok teşekkür ederim buraya kadar geldiniz, bana söz hakkı tanıdınız. Başarılarınızın devamını dilerim.
 

Demek ki halk böyle istiyor

Sedat Bey, bakış açısı olan biri olarak AKP`nin icraatlarına ne diyorsunuz?
AKP`nin yapmış olduğu birçok güzel şey var ama her insan güzel şey yaparken mutlaka hata da yapacaktır. Kocaeli`nin çehresi gerçekten değişti, bunu kabul ediyoruz. Halk yapılanı ve yapılmayanı zaten takdir ediyor.
 

Yüzde 50 her şeyi ifade etmeye yetiyor mu diyorsunuz?
Birilerinin eleştirmesiyle olmuyor. Halk böyle istiyor demek ki. Halkın istediği ne? Ekmeğe zam gelmesin, dolar olduğu yerde dursun, bizim Başbakanımız dışarıda dik dursun. Halkın istediği de oldu işte. Bundan on yıl sonra daha mı farklı eleştiririz bilmiyorum.
 

Neden farklı olsun ki?
Biliyorsunuz biz bir Özal dönemi yaşadık. İçinde yaşarken çok iyiydi, ondan sonra artıları eksileri diye tartışmaya başladık. Bu dönemi tartışır mıyız? Bunu da zaman gösterecek.
 

GKD`nın hedefi, şehir festivali

Sedat Bey, siyasetle ilgileniyorsunuz anladığım kadarıyla?
Babam 1998 seçimlerinde DYP`den Değirmendere belediye başkan adayıydı. Çok aktif bir insandı. Tabii babamızı örnek aldık. O dönemlerde Çağrı Alparslan ile beraber il gençlik kolunda görev yaptım. Sonra GKD`ye girdim, iki dönemdir yönetim kurulu üyesiyim.
 

Ben bu ara GKD`ye mi çalışıyorum ne? Kiminle sohbet etsem bu dernek çıkıyor karşıma. Yıldızı parlayacak artık galiba?
Güzel şeyler yapmaya çabalıyoruz, Aysun Hanım. Heveslerimizin kırıldığı bir tabloyla karşılaşmıştık ama bunu epeyce düzelttik. Bundan sonra hedefler çok büyük, Ayhan Başkan çok istekli, çok arzulu, çok iyi hedefleri var.
 

Şimdi size çok büyük bir projeyle sahaya çıkmak yakışır, değil mi?
Ben tam tersini söylüyorum. Çok büyük projedense, sağlam adımlarla en büyük hedefe doğru koşalım diyorum.

SAĞLAM ADIMLARLA KOŞALIM

Dediğiniz en büyük hedef neresi?
Mesela, başarabilirsek bir şehir festivali İzmit için çok güzel bir proje olur ama bunlar için çok çalışmamız lazım. Dediğim proje çok büyük; pişmesi bir seneyi alır. Ancak GKD bu süreçte çalıştığını göstermezse kimse yapılacaklara inanmaz. Sağlam adımlarla, doğru işler yapmaya çalışmalıyız. Yoksa çok büyük hedef demek kolay. Önemli olan başarmak.
 

GKD olarak başarıya odaklandık diyorsunuz yani?
Herkes ‘Eski GKD`nin imajını yakalamalısınız` diyor. Biz eski imajı geçmeyi hedefliyoruz. Onları geçmek için de sağlam adımlarla bir şeyler yapmamız lazım. Proje üretmek çok basit. İki dakikada üretelim, mesela ‘Okul yapalım` diyelim. Yapmadıktan sonra bir anlamı yok. Bu konuda çok iyi bir yönetimimiz var.

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ