KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.3139 TL
  • 6.0270 TL
  • 6.9286 TL
Kocaeli Zirve
Çocuğum… Benim de haklarım var!
Çocuğum… Benim de haklarım var!
Yaşam
26 Kasım 2010 Cuma 17:30
  • 4625
  • 0

Çocuğum… Benim de haklarım var!

20 Kasım'ın Dünya Çocuk Hakları günü olduğunu içinizden kaç kişi biliyor? Daha da önemlisi, çocukların da hakları olduğunun farkında mıyız?

20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu`nca kabul edilen, ülkemizde ise 2 Ekim 1995'de uygulanmaya başlanan Çocuk Hakları Bildirisi bugüne kadar 193 ülke tarafından onaylandı. Sosyolog kimliğimle "Kayseri'de Yaşayan İranlı Sığınmacı Çocuklar"la ilgili hazırladığım yüksek lisans tezi araştırmalarım çerçevesinde, ülkemizde çocuklar ve çocuk haklarıyla ilgili olarak oldukça az sayıda çalışmanın olduğunu biliyorum. Dolayısıyla kamuoyunda ve basında da çok dillendirilen bir konu değil çocuk hakları. Bu yüzden de “20 Kasım Çocuk Hakları Günü dolayısıyla, toplumun her kesiminde bir farkındalık yaratmak için ne yapabilirim?” diye düşünürken, yaptığım araştırma sonucunda İzmit Belediyesi bünyesinde bir Çocuk Hakları Masası olduğunu öğrendim faaliyetleri hakkında bilgi almak için belediyeyi aradım.
Bu sayede gerçek bir çocuk hakları savunucusu olan Zeynep Akı ile tanışma fırsatı buldum ve hemen röportaj için randevu aldım. Zeynep Hanım, kendisini çocuklara adamış, güler yüzlü ve enerji dolu bir bayan. Öyle ki, röportaj boyunca uyguladıkları projelerden ve gelecekteki planlarından bahsederken gözlerinin içi parlıyor. Malum, bahsettiğimiz konu bir ülkenin geleceği olan çocuklar, bizim çocuklarımız... Kurulduğu tarihten itibaren Çocuk Hakları Masası'nın sorumlusu olarak görev yapan Zeynep Akı'nın bugüne kadar yaptığı çalışmalar ve gelecekteki projeleri üzerine samimi bir söyleşi gerçekleştirdik. 
 

Öncelikle sizi daha detaylı tanıtalım okuyucularımıza. Biraz kendinizden bahseder misiniz?
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Seramik Bölümü'nden mezun oldum. Kocaeli'de pedagojik formasyon aldıktan sonra kreş, anaokulu ve etüt merkezinden oluşan bir eğitim merkezinde el sanatları öğretmenliği ve idari yöneticilik yaptım. Bir süre Bekirpaşa Belediye'sinde özel kalem olarak görev aldıktan sonra, İzmit Belediyesi`nin Halkla İlişkiler Bölümü'ne geçtim. 23 Nisan 2010 yani kurulduğu tarihten itibaren de burada çalışıyorum. 

Çocuk Hakları Masası kurulurken hazırlık aşamasında ne tarz çalışmalar yaptınız?

Hangi çocuklarla nasıl ilgilenilir? Ne tarz projeler üretilebilir? Bunları tartıştık hep. Prof. Dr. Ayşen Coşkun'un çok büyük faydası oldu. Çok özverili çalıştık hep birlikte. Söylediği bir söz var ki hala aklımda: "Bundan daha kötüsü olamaz dediğin bir vakanın bir sonrasında daha kötü bir vakayla karşılaşacaksın. Buna hazır olmalısın ve her açıdan kendini geliştirmelisin". Bu yüzden çok okudum, çok araştırma yaptım.

RİSK GRUPLARI ÖNCELİKLİ

Bu projede size destek veren başka kurumlar da var mı?
Tabii ki, var. İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Emniyet Müdürlüğü,  Kaymakamlık, İl ve İlçe Milli Eğitim ve 80. Yıl Çocuk ve Gençlik Merkezi bizimle birlikte. Özellikle de Çocuk Şube ve Toplum Destekli Polis Şube Müdürlüğü`nde çalışan arkadaşlar projeyi çok benimsediler. Bir takım problemlerin altından kalkabilmek için farklı kurumlarla iş birliği şart.
Çocuk denilince 0-18 yaş grubunu kapsayan bir kitle var ve bu kitlenin de toplumsal yaşam içinde bir takım hakları var. Aslında sadece çocuk değil, korunmaya muhtaç çocuklar, özürlü çocuklar, madde bağımlısı çocuklar, tutuklu ve hükümlü çocuklar, istismara uğrayanlar, mülteci çocuklar. BM Çocuk Hakları Sözleşmesi`nde bu çocuklarla ilgili maddeler mevcut. Siz İzmit Belediyesi Çocuk Hakları Masası olarak Çocuk Hakları Sözleşmesi`nin hangi maddelerinin uygulanmasını ve tanıtılmasını sağlayan çalışmalarda bulunuyorsunuz? Hedef kitleniz nedir?
0-18 yaş arası tüm çocuklar hedef kitlemiz ama risk grupları öncelikli planda. Madde bağımlısı, cinsel istismara maruz kalan, şiddet gören, maddi olanaksızlardan dolayı eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanamayan çocuklar bizim için öncelikli.

İSTİSMARIN YÜZDE 90`I YAKIN ÇEVREDEN

Çalışma sisteminiz nasıl? Mesela babasından şiddet gören bir çocuk size başvurursa onu nasıl yönlendirebilirsiniz?
Aslında biz aracı bir kurum olarak görev yapıyoruz. Sizin de söylediğiniz gibi kocasından şiddet gören ve çocuğunun da şiddet gördüğünden yakınan anneler danışmak için kapımızı çalıyorlar. Benden bir çözüm üretmemi bekliyorlar. Ben de onları Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Aile Danışma Merkezi`nde çalışan psikologlara yönlendiriyorum. Maddi yardıma ihtiyacı olan çocuklar konusunda Sosyal Yardımlaşma Müdürlüğü'nden destek alıyoruz. Mesela okul dönemi başında 350 çocuğa forma yardımı yaptık. Bu tarz yardımlar olmasa, çok seri bir şekilde ilerleyemezsiniz.
Bugüne kadar ne tarz çalışmalar yaptınız?
İlköğretim okullarında, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kaymakamlıkla ortak toplantılar düzenledik. Dönem bitene kadar tüm ilköğretim okullarını bitirmiş olacağız. Bu toplantılarda çocuk hakları, madde bağımlılığı, cinsel istismar nedir ve istismara maruz kalan çocuklar nereye başvurabilirler? Bunları konuşup tartışıyoruz. Öyle ki cinsel istismarların yüzde 90'ı ya aile fertlerinden ya da yakın çevreden geliyor ama çocuk neye maruz kaldığının farkında değil. Tanıdığı, güvendiği insanlar sonuçta. Yaş ilerleyince çocuk fark ediyor kendisine yapılanı.

PANEL DÜZENLEDİK

Çok ciddi bir travma gerçekten. Ne gibi tavsiyelerde bulunuyorsunuz çocuklara?
Çocuklara birer olduklarını ve değerli olduklarını hatırlatıyoruz. “Bizden, anne - babanızdan ya da rehber öğretmeninizden bu konuyu saklamayın” diyoruz. Çocuklar çoğunlukla yaşadığı istismarı kimseyle paylaşmıyor.
İlköğretim okullarındaki faaliyetlerinizden başka, çocukların maruz kaldığı olaylarla ilgili toplumsal farkındalık yaratma yönünde çalışmalarınız var mı?
15 Eylül'de Yunus Emre Kültür Merkezi'nde, Çocuk ve Şiddet Paneli düzenledik. Kocaeli Üniversitesi öğretim görevlisi Çocuk ve Yetişkin Psikologu Prof Dr. Ayşen Çoşkun, Kocaeli Barosu avukatlarından Salih Fırat ve sosyal hizmetler uzmanı Aynur Serbes konuşmacı olarak katıldı. 4 saat süren panelde, Biz ne işe yarayacağız, bize yapılan ihbarlar nasıl değerlendirilecek, çocukları psikolojik ve fiziksel şiddetten nasıl koruyabiliriz… Bunları tartıştık.
Geri dönüşler oluyor mu? Çocuklar size nasıl ulaşabilirler?
Yaptığımız toplantılar ve düzenlediğimiz paneller sonunda çocuklara haklarının yazılı olduğu broşürlerden dağıtıyoruz. İrtibat numaralarımız ve mail adresimiz de bu broşürlerde yazılı.

ÇOCUKLARI TİYATROYA GÖTÜRÜYORUZ

Basından takip ettiğim kadarıyla, İzmit'te bir GSM şirketine ait baz istasyonu bir erkek çocuğunun şikayeti üzerine kaldırıldı. Bu nasıl gerçekleşti?
11 yaşındaki bir erkek çocuğunun maili üzerine yıkıldı. Şöyle yazıyordu mailde: "Madem Çocuk Hakları Masası var, o zaman siz de benim sağlıklı yaşama hakkıma sahip çıkın". Bu 11 yaşındaki bir çocuk için inanılmaz bir özgüven. Oldukça cesur bir şekilde ifade etmiş kendisini. Bunun üzerine baz istasyonlarıyla ilgili, çocuklardan birçok ihbar aldık ama her şikayet edileni kaldıramayız tabii. Yıkılan baz istasyonu ruhsatsızdı. Tüm kanuni yolları zorluyoruz. Baz istasyonları izni yerel yönetimlerden almıyor. Bakanlık bazında ruhsatları var.
İlçeye bağlı köylerde düzenlediğiniz etkinlikler var mı?
7 tane köy okulumuz var. Zaman zaman onları tiyatroya götürüyoruz. Köy ortamında hiç tiyatro görmeyen çocuklar kırmızı koltuklarda oturuyor ve başlama anonsunu duyuyorlar. Kocaeli Bölge Tiyatrosu`nun yöneticileri bize çok sahip çıktı ve kontejyan verdi. Tiyatrodan bir saat önce araç gönderiyoruz. Bazı veliler de geliyor, hep birlikte Süleyman Demirel Kültür merkesi`ne gidiyoruz. Bazen oyuncular çocukları sahneye çağırıyor; bu çok hoşlarına gidiyor. Üç okulumuzu götürdük, dört okumuz kaldı. Geri kalan okulları aralık ayı içinde götüreceğiz.

ÇÖLYAKLA YAŞAMAK

Gelecekteki projeleriniz neler?
Farklı beslenmeleri gereken çölyak hastaları var mesela. Çok zor bir hastalık ve sürekli diyet uygulanması gerekiyor. Çocuklar için daha da zor. İstedikleri şeyleri yiyemiyorlar. Aileler tüketilmesi gereken besinler konusunda çok bilgi sahibi değil ve besinler de İzmit'ten temin edilemiyor. Aralık ayında Çölyakla Yaşam Derneği ve Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin desteğiyle bir seminer düzenlemeyi düşünüyoruz. Bunun dışında, basınla ilgili bir projemiz var. Basında çocukların haber malzemesi olarak kullanılmasıyla ilgili bir eğitim düzenlemeyi düşünüyoruz.
Vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Şiddete ve istismara maruz kalan çocukların rehabilite edilmesi çok önemli. Bunun için aileler ve öğretmenlerle yapılacak olan iş birliği çok önemli. Bu yüzden de ileride toplumu oluşturacak bireylerin her açıdan sağlıklı bir ortamda büyümeleri için kurumlar, insanlar bize güvendikleri sürece, elimizden gelenin en iyisini yapacağız.
 

ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ`NİN ÇOCUKLARIN DİLİYLE İFADE EDİLEN ÖZETİ

Madde 1: Ben çocuğum. On sekiz yaşına kadar bir çocuk olarak vazgeçilmez haklara sahibim.
Madde 2: Bu sözleşmedeki haklar bütün çocuklar içindir; beyaz çocuk, kara çocuk, kız çocuk, erkek çocuk fark etmez. Doğduğumuz yer, konuştuğumuz dil de fark etmez. Büyüklerimizin inançlarının, görüşlerinin farklı olması yüzünden çocuklara ayrım yapılmaz. Bu haklara sahip olmak için çocuk olmak yeterlidir.
Madde 3: Büyükler, çocuklarla ilgili bütün yasalarda, bütün girişimlerde önce çocukların yararlarını düşünürler. Büyüklerimiz bu ödevlerini yapamıyorsa devlet çocuklara bakar ve korur.
Madde 4: Haklarımızın uygulanması için gereken her türlü çaba gösterilir. Haklarımdan yararlanmam bütün devletlerin güvencesi altındadır.
Madde 5: Bizi büyüten, yol gösteren büyüklere bizi daha iyi yetiştirsinler diye yardım edilir.
Madde 6: Çocukların yaşamını korumak herkesin ilk görevidir.Yaşamak her çocuğun en temel hakkıdır.
Madde 7: Her çocuğa doğduğunda bir isim konur. Devlet bu ismi kaydeder. Çocuğa kimlik verir. Artık çocuk o devletin vatandaşı olur.
Madde 8: Konan ismim, kazandığım vatandaşlık hakkım ve aile bağlarım korunur. Bunları değiştirmek için baskı uygulanmaz. Bunlar benden alınırsa bütün devletler ona karşı çıkar.
Madde 9: Çocuğu ailesinden kimse koparıp alamaz. Ama bazen de anne baba çocuğa bakamaz durumda olabilir. Çocuk bu durumdan zarar görebilir. Çocuk zarar görmesin diye çocuğa başka bir bakım sağlanır.Bu bakım sırasında çocuk anne babasıyla düzenli görüşebilir.
Madde 10: Ayrı ülkelerde yaşayan anne baba ve çocukların birlikte yaşamaları için her türlü kolaylık gösterilir.
Madde 11: Çocuklar anne babalarının birlikte izni ve haberi olmadan başka ülkelere götürülmezler, oralarda bırakılmazlar. Bunu yapanlara karşı mücadele edilir.
Madde 12: Beni ilgilendiren konularda benim de görüşlerim alınır. Büyükler beni dinlerler. Düşüncemi öğrenmeye özen gösterirler. Çok küçüksem bir büyük de benim adıma konuşabilir.
Madde 13: İsteklerimi ve düşüncelerimi seçtiğim bir yolla açıklayabilirim, resmini çizebilirim ya da yazabilirim. Ama bazı konularda başka kişiler ve toplum zarar görecekse o konudaki kurallara da uymam gerekir.
Madde 14: Biz çocukların düşüncelerini geliştirmeleri ve istedikleri dini seçmeleri hakkına saygı gösterilir. Bu konuda bizi yetiştirmekle yükümlü olan büyüklerimizin de bize yol gösterme hakları ve görevleri vardır. Onlara da saygı gösterilir.
Madde 15: Arkadaşlarımla barış içinde toplanabilirim. Dernekler kurabilirim. Kurulu derneklere üye olabilirim.
Madde 16: Çocuklar onurlu ve saygın birer insandır. Hiç kimse onların onurlarını kıramaz, onları küçük düşüremez, yaşadığı konut ve kurumdaki özel yaşantısına karışamaz. Bu haklarımız yasalarla korunur.
Madde 17: Kitle iletişim araçları önemlidir, her türlü iletişim aracını kullanarak kendim için bilgi alabilirim.
Madde 18: Yetiştirilmemizden en başta anne babamız ya da onların görevini üstlenmiş büyüklerimiz sorumludur. Onların bu görevlerini en iyi biçimde yapabilmeleri için her türlü kolaylık sağlanır, gerekiyorsa yardım edilir.
Madde 19: Yetişmemizden sorumlu olanlar bu haklarını çocuklara zarar verecek şekilde kullanmazlar. Çocukların bu tür zararlara uğramaması için her türlü önlemi almak devletin görevidir.
Madde 20: Çocuklar ailelerinden yoksun kalabilirler. Bazı aile ortamları ise çocuklar için yararlı olmayabilir. İşte o zaman çocukların devletten özel koruma ve yardım alma hakları vardır. Devlet bu görevini çocuk için uygun aile bularak ya da onlara bakacak kuruluşlara yerleştirerek yapar.
Madde 21: Anne babasıyla olamayacak çocukların aile yoksunluğu çekmemesi için onlara iyi aileler bulunur. Bunun için çok dikkatli bir araştırma yapılır.
Madde 22: Çocuklar başka ülkeye gitmek zorunda kalırlarsa o ülke de çocukları korur. Birbirinden ayrı kalan anne ve baba birleştirilmeye çalışılır.
Madde 23: Özürlü çocuklar özel olarak korunurlar. Kendilerine yeten saygın birer insan olmaları sağlanır. Devlet onların bakımları, eğitimleri ve iş sahibi olmaları için gerekli kurumları oluşturur. Ailelerine her türlü yardımı yapar.
Madde 24: Sağlığım ve hastalıklardan korunmam, devletin ve toplumun güvencesi altındadır. Bunun için beslenmeme, aşılarımın yapılmasına, çevrenin temizliğine dikkat edilir. Hastalanırsam tedavi edilirim.
Madde 25: Kreşler, çocuk yuvaları, yurtlar, okullar, çocuk hastaneleri çocukların haklarına uygun olarak, çocuklara daha iyi bakmak için yeniden düzenlenirler.
Madde 26: Bütün çocukların sağlıkları, eğitim hakları, beslenme ve bakımları güvence altına alınır.
Madde 27: Bana bakmakla yükümlü olanlara bana daha iyi bir yaşam sağlamaları için gerekirse giyim, barınma ve beslenme konularında yardım edilir, destek olunur.
Madde 28: Eğitimimi eksiksiz yapabilmem için desteklenir ve korunurum. İlköğretim herkes için parasızdır, kız olsun erkek olsun her çocuk için zorunludur.
Madde 29: Devlet, benim tüm insanlar arasında dostluk ruhuyla, özgür bir toplumda, sorumluluk üstlenecek şekilde yaşamamı sağlar.
Madde 30: Azınlık grubun çocuklarına da herhangi bir ayrım yapılmaz, devlet azınlık gruplardan gelen çocukların haklarını da korur.
Madde 31: Boş zamanlarımı değerlendirmem, oynamam, eğlenmem için çocuk bahçeleri, çocuk kulüpleri, kitaplıklar, spor okulları açılır. Her çocuk böyle faaliyetlere özendirilir. Bunlardan yararlanmak hepimizin hakkıdır.
Madde 32: Ben çocuğum. Büyükler gibi bir işte çalışamam. Ben okula gider ve oynarım. Eğer çalışmak zorunda kalırsam yapacağım iş eğitimime engel olmamalı, sağlığımı bozmamalı, bende zararlı alışkanlıklar yaratmamalıdır.
Madde 33: Çocuklar zararlı maddelere karşı korunurlar. Bunları üretenler ve çocuklara verenlere cezalandırılırlar.
Madde 34: Bedenim bana aittir. Beni bedensel ve ruhsal yönden örseleyecek hiçbir yaklaşıma izin verilmez.
Madde 35: Çocukları kaçırıp kötü kişilere satan, onları uygunsuz şekilde çalıştırmak isteyenlerle tüm devletler mücadele ederler. Çocukları korurlar.
Madde 36: Büyükler kendi çıkarları için çocukları kullanamazlar.
Madde 37: Hiçbir çocuk insanlık dışı yöntemlerle ya da aşağılanarak cezalandırılamaz. Çocuklar suç işlemişse uygulanacak cezalar yaşına uygun gelişmelerini engellemeyecek şekilde ve eğitsel olmalıdır.
Madde 38: İnsanların birbirlerini öldürmesi kötüdür. Savaş insanların birbirlerini öldürmesidir. Çocuklar savaştan korunmalıdır. On beş yaşından küçük hiçbir çocuk askere alınmaz.
Madde 39: Eğer çocuklar çeşitli nedenlerle zarar görmüşlerse bedensel ve ruhsal sağlıklarına yeniden kavuşmaları için tüm önlemler alınır. Yeniden topluma kazandırılırlar.
Madde 40: Çocuklar suçun ne olduğunu bilmezler. Bilerek ve isteyerek kimseye zarar vermezler. Suç işleyen çocukların yeniden topluma kazandırılması için özel yasalar çıkarılır, özel kuruluşlar oluşturulur.
Madde 41: Eğer bir ülkenin yasaları bu çocuk hakları sözleşmesine uygunsa değiştirilmez. Değilse değiştirilir.
Madde 42: Çocukların haklarına ilişkin tüm bu ilkeleri hem çocuklar hem de büyükler öğrenmeli ve öğretmelidir.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ