KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8286 TL
  • 6.5661 TL
  • 7.5910 TL
Kocaeli Zirve
Erkekler tarafından desteklenmiş bir iş kadınıyım
Erkekler tarafından desteklenmiş bir iş kadınıyım
Yaşam
10 Aralık 2010 Cuma 18:50
  • 4691
  • 2

Erkekler tarafından desteklenmiş bir iş kadınıyım

Yükselen Değerler’in bu haftaki sayfasına UÇAR METAL MAKİNE OTOMOTİV SANAYİ’nin başarılı ortaklarından ELİF ERZİNCANLI’yı konuk ettik.

Biz onu sayfamıza konuk etmeden önce, kendisi bizi Gebze`deki şirketlerinde son derece zarif biçimde ağırladı. Kocaeli`nin en büyük ilçesi olan Gebze, nedense mesafeyle birlikte, yapısı itibariyle de bana hep uzak gelirdi. Gebze`de yaşayanlar için de benzer duygular olduğunu biliyorum. Oranın ağır sanayisi, yol boyunca fabrikalar olması sanki beni boğuyor gibiydi.

***

Ancak Yükselen Değerler yazı dizisi başlayınca, madem adına KOCAELİ`NİN YÜKSELEN DEĞERLERİ dedik, Gebze`ye de bu konuda hakkını teslim etmemiz gerekir diye düşündüm. Çünkü o kadar değişik iş sahaları bulunuyor ki, hiç düşünemeyeceğiniz kadar büyümüşler, isimlerini yurt dışına duyurmuşlar ama biz kendilerini hala tanımıyoruz. Onları tanımak ve size tanıtmak benim görevim diyerek, düştüm yollara. Kocaeli Sanayi Odasına bağlı İl Kadın Girişimciler Kurulu`nda çok sayıda başarılı iş kadını Gebze`den bu kurula dahil olmuş. Ben kendilerine bu kanalla ulaştım. Kurul birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde. Kadınlarımızın sosyal projeleri zaten olağanüstü. Ama istiyorum ki, her birinin kendi alanında nasıl iş kadını olduğunu da sizlere anlatalım.

***
Elif Hanım, babasının kurduğu sanayi şirketinde varlığını kabul ettirmiş genç bir iş kadını. Bir kere çok neşeli ve sevecen yapısıyla sizi avucuna alıyor. Az kalsın soruları ben cevaplayacaktım. Onunla her konuda rahatlıkla konuşabilirsiniz. Her konuda fikri olan, duyarlı bir Türk kadını Elif Erzincanlı. İleriki zamanlarda bulunduğu konumdan çok daha ilerilere sıçrama yapması yüksek ihtimal dahilinde olan bu genç girişimci kadınımızı neşeli sohbetiyle, keyifli zaman geçirdiğim anlarıyla size de yansıtmaya çalışacağım. Dilerim zevkle okuyacağınız bir söyleşi olur.


Elif Hanım, Erzincanlı soyadını nereden aldınız? Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Asıl soyadım Uçar`dı ama evlendim ve Erzincanlı oldu. Eşimin kökeni o taraftan geliyor. 1976 yılında İstanbul`da doğdum. Aslen Sinopluyuz. Annem ve babam çok eskiden okumak ve çalışmak için İstanbul`a gelmiş. Ortaokul ve liseyi Yakacık`taki özel Ortadoğu Lisesi, Almanca bölümünde okudum. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini, aynı zamanda Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdim. Yani hem yöneticilik vasfı, hem de hukukçuluk vasfı var.

Bu şirketi yönettiğinize göre, işletmeciliği seçmiş olmalısınız? Avukatlık da yapıyor musunuz?

Tam anlamıyla avukatlık yapmıyorum şu anda. Uçar Makine, 30 yıl önce babamın kurduğu bir şirket. Ben vefa borcum olduğunu düşündüğüm için geldim. Tamamen kendi tercihim. Benden kısa bir süre sonra kardeşim elektrik mühendisliğini bitirdi. Kardeşimle beraber hem Uçar Metal`de devam ediyoruz hem de endüstriyel makine sistemleri üzerine bir şirket kurduk, onu devam ettiriyoruz.

ERKEK EGEMEN BİR İŞ

Yapınız itibariyle, sanki avukatlığa daha bir yatkınmışsınız gibi görünüyorsunuz. ‘Burada olmak kendi tercihim` demiştiniz; neden diye sormak istiyorum?

Bir kere girişimcilik ruhu bize genlerden geçmiş olmalı. Hani derler ya; ‘Delilikle dahilik nasıl bir şeyse, girişimcilik de ikisi arasında bir şeydir` diye... Tam olarak ne olduğu da belli değildir. Aslında erkek egemen bir iş. Benim için tamamen babadan süre gelen bir şey. Yani onun sıkıntısında da, rahat döneminde de hep olayın içindesiniz. Üniversitedeyken babamla beraber derneklere gidiyordum. Sosyal işlerin içine girmiştim. Avukatlık yapsaydım bile kamuda ya da herhangi bir yerde bağlı kalamaz, kendi büromu açardım. Çoğu arkadaşım da bunu doğruluyor. ‘Sen kimseye bağlı çalışamazsın` diyor.

Avukatlığı sevmediniz mi acaba?

Hukukun Türkiye`de çok iyi işlemediğine inanıyorum. Üniversite yıllarında da çok soru işaretlerim vardı. Ben çok da sorgulayan biriyim. Haklıyla haksızı ayıran, tamamen doğrudan, dürüstlükten yana biri olunca, hukuk bana yakın gelmiyor. Çünkü bu senin mesleğinse, savunduğun kişi katil de olsa ondan taraf olup savunmak zorundasın. Bu da benim yapım için çok uygun değil. Ama hukuk okumanın hem iş hayatımda hem sosyal ortamlarda hem de özel yaşantımda çok faydasını görüyorum. Bilinçli olmanın verdiği rahatlıkla hareket ediyorum. Yani hukuk fakültesinde okuyan bir insan, her işi yapabilir. Her yerde lazım oluyor, aldım cebime koydum. Hiç mi avukatlık yapmam? Orası belli olmaz ama olursa, ticaret ya da iş hukuku alanlarında olur.

KALİTE SİSTEMLERİ BENİM İŞİM

Kaç yıldan beri Uçar Metal`de etkilisiniz, buradaki görev alanınız nedir Elif Hanım?

2006 yılından bu yana Uçar Metal`deyim. Şirkette kalite sistemi, KOSGEB, TÜBİTAK destekleri, yani ağırlıklı olarak sistemle ilgileniyorum. İki tane kalite belgemiz var. Hem ISO 9001 hem de otomotivde olması gereken ISO/TS 16949 belgesi. Onları yürütmek, güncellemek, piyasayla paylaşmak ve anlatmak epey vaktimizi alıyor. Doğumdan sonra kısa bir süre ara verdim, sonra tekrar başladım.

Çocuktan sonra hayatınızın akışı biraz daha farklılaşmıştır değil mi Elif Hanım?

Bir kere en büyük meziyetin, çocuk büyütmek olduğuna karar verdim. En azından şu an için öyle düşünüyorum. Kızım 20 aylık, her adımında gözlerimiz onun üzerinde. Yediğine içtiğine dikkat edeceksin, her an düşebilir, başını çarpabilir derken, epey efor sarf ettiğimizi görüyorum. Tüm bunların sonucunda daha sabırlı olmayı öğrendim. Heyecanlı, sabırsız biriydim. Bir işi ‘yapın` diye verdiğimde hemen olsun istiyordum.

Tabii, şimdi daha geniş bakıyorsunuz değil mi? O kişinin ailevi bir sorunu olabilir diyorsunuzdur?

En azından o işin neden zamanında gelmediğini soruşturabiliyorum . Özel sorunları, maddi sıkıntıları olabileceğini düşünüyorum, kafasının karışık olabileceğini, dalgın olacağını düşünebiliyorum yani. Öbür türlü o iş hemen gelecekti.

UÇAR METAL 30 YILLIK ŞİRKET

Tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki Elif Hanım; ikinci çocuğunuzda bu kadar panik yaşamayacaksınız. Daha rahat davranacaksınız.

Evet, çok ara vermeden ikinci çocuğu düşünmek gerekebilir. Peki, Aysun Hanım, iki çocuğun iş hayatında nasıl bir etkisi oluyor?

Bir dakika Elif Hanım, burada soruları ben sorarım. Ben mi sizinle röportaj yapıyorum, siz mi benimle…?

Çok haklısınız Aysun Hanım. Demek ki, avukatlık bir şekilde ruhuma işlemiş. Sorgulamak ruhuma sirayet etmiş. Ama Yükselen Değerler olarak hep beraber toplanıp, sizinle röportaj yapmamız iyi olabilir.

Röportaj bitiminde ben size gerekenleri anlatacağım merak etmeyin Elif Hanım. Tekrar Uçar Metal`e geri dönecek olursak; bu şirketin kuruluşu ve yaptığı işleri anlatır mısınız?

Uçar Metal 30 yıl önce babamız tarafından kurulmuş, otomotiv yan sanayi şirketidir. Babam şirketin ilk kurucusudur. Babadan gelen herhangi bir şey yok. Biz şirketin olgunlaşmış aşamasında işe dahil olduk. Otomotiv yapımında kullanılan amortisör parçaları, şase parçaları üretiyoruz. Büyük otomobil ana sanayi firmalarına parça üretiyoruz. Mercedes, Mercedes otobüs, kamyon, Fiat`ın bazı parçaları gibi.

MERCEDESE PARÇA ÜRETİYOR

Bir dakika tam anlayamadım Elif Hanım. Mercedes gibi dünya devi bir marka kendi fabrikalarında kullanılmak üzere sizden parça mı alıyor?

Onlar daha çok montaj yapıyorlar. Biz sac parça üretiyoruz. Mesela amortisörün bir takım parçaları var. Kauçuğu, kauçuk üreten yan sanayiden alıyor, sacı sac parçaları üreten yan sanayiden alıyor. Sac kalıp tasarımlarını biz yapıyoruz. Bu parçalar fabrikalarında üretilmiyor. Mutlaka yan sanayilere başvurmak zorundalar. Almanya`ya Thyssen krupp`a ticaret yapıyoruz. Mercedes`e çalışıyoruz. Türkiye ve Almanya`da amortisör grubunun tamamını yapan büyük bir firma var, Hyundai`ye aracı olarak yaptığımız işler var. Ama Mercedes tabiî ki en önemlilerinden biri ve çok prestijli bir iş.

Dünya markası olan Mercedes, size nasıl ulaşıyor?

Çok eskiden bu yana çalıştığımız firmalar bunlar. Sizin yapacağınız işleri bildikleri için, teklif gönderiyorlar. Verdiğiniz teklif sonucu uyum sağlanırsa, size işi veriyorlar. Otomotiv yan sanayinin belli başlı ana firmaları var. Bunlar ya fuar aracılığıyla, ya yazışmalarla olabiliyor. Kalite sisteminizi denetliyorlar. Esas ön plana çıktığım yer orası. Çalışanları, belgeleri, dokümantasyonları… Firmayı genel olarak epey bir denetleme yapıp, puan verebiliyorlar. Yani A kategorisi, B kategorisi, AB kategorisi gibi. Yeni bir firmayla anlaşma sağlamanız otomotiv yan sanayisinde çok kolay değildir, bir buçuk yıl bile sürebiliyor. Ama sonrasında sürekliliği uzun oluyor. Mesela Uçar Metal kurulduğu günden bu yana Mercedes ile çalışır.

SEKTÖRDE REKABET ÇOK FAZLA

Otomotiv yan sanayi, iyi kar bırakan bir iş midir Elif Hanım?

Çok iyi kar bıraktığı söylenemez çünkü rekabet çok fazla. Çin, İspanya, Romanya rekabette hızlılar. Hele Çin, inanılmaz. Hiç kar koymasak bile, Çin`in fiyatına ulaşamıyoruz. İyi de mal üretir hale geldi.

Peki, ne olacak bu işin sonu?

Yani biz Avrupa`ya yakın olmanın avantajını yaşıyoruz. Nakliye olayı daha az. Sadece bizim için söylemiyorum; Türkiye`de otomotiv yan sanayi kaliteli parçalar üretiyor. En fazla ihracatı da bu sektör yapıyor.

Etrafıma baktığımda, şirketinizin tam bir sanayi işi yaptığı ve dolayısıyla bayanların çok yatkın olmadığı bir iş olduğu ortada. Burada bayan olmanın avantajı var mı?

Dezavantajı ben avantaja döndürdüm. Bir kere bayanın olduğu yerde neşe oluyor, seviye oluyor. İstenilen şeyler daha çabuk yerine getiriliyor. Bunu birçok yerde görüyorum. Ben belki diğer Yükselen Değerler kadar zorluklarla buralara gelmedim. Ama ben erkekler tarafından desteklenmiş bir bayanım. Babam, eşim, kardeşim tarafından desteklendim fakat tabiî ki gene de kolay değil. Kendimi kabul ettirmem de hiç kolay olmadı. Bir kere, işgücü bakımından bayanların bu işi yapması zor. Onun için üretimde hiç bayan çalışmıyor. Bu da benim işimi zorlaştırıyor. Ama artık kendimi kabul ettirdim. Gayet uyumlu biçimde çalışıyoruz.

EŞİ DE SANAYİCİ

Gün içerisinde çalışma saatlerinizde babanızla nasıl bir ilişki içerisindesiniz. Bakıldığında baba-kız olduğunuz anlaşılır mı?

Gayet neşeli bir ilişki içerisindeyiz. Birebirde iş konuşsak da, baba kız gibiyiz ama bir toplantı sırasında öyle olamıyorsunuz. Oldukça ciddi duruyoruz. Beğenmediğimizde itiraz ediyoruz. Babam bana belki ‘Sen sus` diyemiyor fakat öyle bir yerden giriş yapıp cevap veriyor ki, onu sadece biz anlıyoruz.

Elif Hanım, Uçar Metal`de kaç kişiye iş olanağı sağlıyorsunuz?

Şu anda 25 kişi çalışıyor fakat işin yoğunluğuna göre bu sayı zaman zaman artabiliyor.

Biraz magazin soruları soralım size. Eşinizle nasıl tanışıp evlendiniz?

Eşim de burada Gebze`de çalışıyor. Bizi tanıştırdılar diyelim. Frekanslarımız da tutunca, kısa süre içinde evlendik. Yani çok değişik veya ilginç tanışma şekilleri vardır ama bizimki öyle olmadı. Ama benim istediğim şekle uydu aslında. Hem aklın hem duyguların birleştiği bir evlilik oldu. Eşim de girişimci. Kendi firması var, hassas döküm işiyle uğraşıyor.

Akşamları eve gittiğinizde konuşacak çok şeyiniz olmalı. Ne de olsa ikiniz de sanayicisiniz?

Evet, konuşup, paylaşacağımız çok şey oluyor. İkimiz de girişimci olunca sektörel konularda konuşabiliyoruz.

Sektörel sıkıntıları paylaşıyorsunuz. Peki, ev işlerinde aynı paylaşımı gösteriyor musunuz?

Ev işlerinde ara ara desteği oluyor. Bir kere iyi bir baba. Kızımız Nisa ile ilgilenmeye çalışıyor. Kızımıza anneanne ve babaannesi bakıyor.

HERGÜN AZ DA OLSA KİTAP OKURUM

Boş vakitlerinizde en çok neyle uğraşmaktan hoşlanırsınız Elif Hanım?

Her gün ne olursa olsun mutlaka, on sayfa da olsa kitap okuyorum. Psikoloji, sosyoloji, kişisel gelişim, klasik edebiyat, felsefe, hepsi elimden geçti. Liseden bu yana ciddi sayıda kitap okudum. Sentezledim, uyguladıklarım oldu, uygulayamadıklarım oldu. Sonuç olarak, kitap okumanın kişilik gelişimine katkısı oluyor.

Nerede oturuyorsunuz Elif Hanım?

Gebze`de oturuyoruz. İş yerimize yakın olduğu için tercih ettik. İzmit`e Maşukiye`ye gideriz. Gebze yaşanacak yer değil gibi. Daha çok Tuzla, Bayramoğlu tercih ediliyor ama Gebze`de oturan çok sayıda arkadaşım var. Bir İzmit gibi değil.

Gebze`nin çehresini değiştirme çalışmaları yapılıyor bildiğim kadarıyla. Siz nasıl görüyorsunuz?

Gebze`de Eskihisar çok güzel oldu. Gebze meydanına yine bir meydan yapılıyor, yollarda değişiklikler oldu, sosyal anlamda bir kültür merkezi açıldı. Hemen belediyenin yanında Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi var, orası son dönemde faal oldu. Ama Gebze`nin en güzel yeri bana sorarsanız, Eskihisar`dır.

SİYASET BELKİ ON YIL SONRA OLABİLİR


Sosyal anlamda bir şeyler yapıyor musunuz Elif Hanım?

İl Kadın Girişimciler Kurulu`ndaki faaliyetlerimiz devam ediyor, Taysad adlı derginin denetleme kurulu üyesiyim, Gebze Kent Konseyi Kadın Meclisi Yürütme Kurulu`ndayım. Bunların ayda bir toplantısı oluyor, onlara katılıyorum.

Siyasete ilgi duyuyor musunuz?

Siyasete ilgim üniversite yıllarında vardı ama artık yok. O yıllarda sağ-
sol olayları vardı. Zaten hukuk fakültesisiniz, herkes düşünüyor, herkesin bir fikri var. İyi kötü, siyasi, felsefi herkes bir şeyler düşünüyor. Siyaseti yakın gelecekte düşünmüyorum. Belki bir on yıl sonra olabilir.

Ülkemizdeki sekiz yıllık iktidarda istikrar görüyor musunuz?

Türkiye ne zaman iyimiş ki şimdi kötü olmuş? Bu kişiye göre değişir. Benim maddi durumum iyi ise iyi derim, kötüyse iktidarı eleştiririm. Ya da iktidardaysak iyi, muhalefetsek kötü deriz. Ben ancak basında bana sunulanlardan değerlendirme yapabilirim. Maalesef aydın yetiştiren bir toplum değiliz. Aydın olacak ki olayları iyi etüt edebilsin. Yani yaşam koşulları iyi olan için sorun yok. Benim için sekiz yıl içinde çok büyük sıkıntı olmadı. İş adamları da bu hükümeti destekliyor. Sonuçta onların önünü açmaya yönelik adımlar atılıyor. Bir kere siyasette, kadın ve genç milletvekilleri yeterince bulunmuyor.

KADIN VEKİLLER NEDEN AZ SAYIDA?

Bunu araştıran veya düşünen kaç kişi var dersiniz?

Yeterli sayıda olmadığı kesin. Şimdi yeni yapılacak olan seçimler için kadın ve genç sayısı arttırılacak deniliyor. Mesela bir arkadaşımın çocuğuna öğretmeni sormuş: ‘Kadın milletvekilleri ilk seçimden bu yana kaç tane olmuştur` diye. Bakıyoruz, ilk yıllarda sayıca çok kadın vekil var. Sonra azalmış azalmış, sonra yine çoğalmaya başlamış. Ortalarda neden yoktu? Bunu bir araştırsın herkes. Net bilgi sunan yok. Okusak araştırsak bulacağız ama en az okuyan milletiz.

Elif Hanım çok neşe veren bir söyleşi oldu benim açımdan. Yükselen Değerler ailesine hoş geldiniz.

Projenizi çok değişik ve güzel buldum. Burada yer almak istedim, bir röportaj vermek istedim açıkçası. Kadın girişimciler de çok güzel bir kurul oldu, iyi projeler, dostluklar oluştu. Sizin bunu destekliyor olmanız çok güzel bir olay. Her bir iş kadınıyla tek tek konuşuyorsunuz. Bence çok önemli bir proje. Ayrıca güzel bir hatıra olacak. Büyüdüğünde kızım okuyacak. Bu bile heyecan verici. Tekrar teşekkür ederim Aysun Hanım.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ