KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8898 TL
  • 6.6063 TL
  • 7.4152 TL
Kocaeli Zirve
Gençler ona bayılıyor
Gençler ona bayılıyor
Yaşam
08 Ekim 2010 Cuma 18:16
  • 4926
  • 1

Gençler ona bayılıyor

Ülkemizde, alanında uzman pek çok kişi var. Bu kişiler gerek yaptıkları çalışmalar gerekse yazdıkları kitaplarla tüm ülke insanını peşinden sürükler.

Onları hem yazılı hem de görsel basında sık sık izleriz. Ancak içlerinde biri var ki, o diğerleri kadar medyatik olmasa da; çok ciddi bir hayran kitlesine sahip. Her yaş grubundaki insan tarafından dikkatle takip ediliyor, çok seviliyor ve kitapları nerdeyse “yok” satıyor...
Kişisel ve Kurumsal İletişim Uzmanı Ahmet Şerif İzgören asker kökenli biri. Askerdeyken, koyduğu hedeflere ulaşabilmek için çok sevdiği mesleğinden istifa edecek kadar nadir insanlardan biri! İlk görüşte “Tam da mesleğinin adamı” diyebileceğiniz sıcaklıkta, sempatik, özgüveni tam. Ve en önemlisi de, bu özgüveni kendisini izleyenlere bir çırpıda aşılayabiliyor. İzgören Hoca, İzgören-Akın Uğur Böcekleri adını verdiği ekibiyle Türkiye`yi adım adım dolaşıyor.
İlimizde de Batı Karadeniz Bölge Müdürlüğü`nü açan İzgören`e ulaşmak artık çok daha kolay… Bizim YAŞAM, bir sohbet gerçekleştirebilmek için; ilimizde sadece üç kez, ancak ağzına kadar dolu salonlara konuşma yapan Ahmet Şerif İzgören`i uzun süredir takip ediyordu. Aşağıda okuyacağınız röportaj, yoğun çalışma temposu içerisinde gazetemize vakit ayıran Ahmet Şerif İzgören`in ulusal basın da dahil olmak üzere, bir gazeteye verdiği ilk röportaj. İnsan hayatına dair tüm konularla ilgili sorular yöneltip, verdiği cevapları keyifle dinlediğimiz Ahmet Şerif İzgören Hoca`yı daha yakından tanımaya ne dersiniz? 
Gülümser AYHAN ve Selvi ARI


Ahmet Bey ilk olarak kendinizden bahseder misiniz?

1965 doğumluyum. 14 yaşında askeri yatılı okula girdim. Üniversiteyi harp okulunda okudum. Subay çıktım ve 12 sene sonunda üsteğmenliğe kadar çıktım. Daha sonra ordudan ayrıldım. 4 yıl daha devlette çalışmanın ardından, özel sektöre geçtim. İki firmada genel müdürlük yaptım. 14 yıl önce kendi işimi kurdum. Şu anda altı şirketin yönetim kurulu başkanıyım. Kitap yazıyorum, konferanslar, eğitimler veriyorum.
Neden askerlikten vazgeçtiniz ve bu işe yöneldiniz?
Ben 12 yıl askerlik yaptım. Asker olarak kalsaydım bir süre sonra hayatımla ilgili tüm kararları başkaları alacaktı. Dünyayı tanıma fırsatım olmayacaktı. Bu nedenle askerliği bıraktım. Genellikle ordudan ayrılan kişilerin orduyla ilişkisi kopar ama benim oradaki meslektaşlarımla olan diyaloglarım çok iyi. İş hayatına atılınca Türkiye`de yapmam gereken işin, bilgiyle ilgili olmasına karar verdim. Bundan sonraki işlerimiz de, kar amacı gütmeyen bilgiyle ilgili işler olacak.

İŞLETME EĞİTİMİ ALMAYIŞIM BİR ARTI

Kişisel ve kurumsal gelişim uzmanısınız değil mi?
Uzman olduğumu söyleyemem. Farklı alan ve sektörlerde çalıştım. Yıllarca yönetim işinin içinde oldum. İşletme eğitimi almadım. Bunun benim için çok önemli bir artı olduğunu düşünüyorum. Şu anda şirketlerde yönetim üzerine eğitimler veriyorum.
Yöneticilere mi yoksa çalışanlara mı eğitim veriyorsunuz?
Hem çalışanlara hem yöneticilere eğitimler veriyoruz.
Nasıl bir eğitim uyguluyorsunuz?
Bir ekibimiz var. 15 hocayla beraber birçok eğitim veriyoruz. Bunlar daha çok yönetim temelli eğitimler. Bir firmayı alıyor ve 2 yıllık bir program uyguluyoruz. Çalışanlar belirli sürelerde çeşitli eğitimlerden geçiyor ve onlara analiz yapılıyor. Eğitimler, kurumdaki ihtiyaçlara bakılarak veriliyor. Gerçekten 2 yıl içinde kurumda bir farklılık oluyor.

ÜLKENİN VERİLERİ İYİ DEĞİL

Bu eğitim programına nasıl karar verdiniz? Program paketi nasıl oluştu?
Batıda yıllardır yapılan bir uygulamaydı. Son yıllarda ülkemizde de tanınmaya başladı. Geç farkına varılsa da zamanla ilgi arttı.
Daha önce sizi, beden diliyle ilgili gerçekleştirdiğiniz seminerlerle tanıdık. Çok ünlü bürokratlarımıza da bu konuda bilgiler vermiştiniz. Bununla ilgili bizlere de birkaç örnek verebilir misiniz?
Birçok yere eğitimlere gidiyorum. Hangi parti bizi çağırırsa çağırsın gitme kararı aldık. Liderlik eğitimi veriyorsak, Atatürk`ü anlatıyoruz. İlkeleriyle kurumu, ülkeyi nasıl yönetirler bunları anlatıyoruz. Yönetici insanlar gerçekten eğitimli insanlar mı, bunları tartıyoruz. Ülkenin verileri iyi değil. 1923-1945 arası dünyanın en hızlı gelişen ekonomisine sahip ülkelerden birisiyken, şu anda korkunç rakamlara sahibiz. Bu nedenle, şirketlerin ve kurumların daha iyi yönetilmesi lazım.

ATATÜRK`ÜN CİDDİ BİR ÖZGÜVENİ VAR

Yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk`ün beden dilini nasıl buluyorsunuz?
Çok ciddi bir özgüveni var. Bir görüşmeye gidecekse, müthiş bir hazırlıkla gidiyor. Örneğin, Japon imparatoru geleceği zaman, 3 gün Japon tarihine çalışıyor. Çok iyi hazırlanan, planlı bir yapısı var. Toplantılarında hep ileriyi ve geleceği anlatıyor. Atatürk`le ilgili bir örnek vermek isterim. 1931`de bir İngiliz gazeteciye Rusya`nın 60 yıl sonra dağılacağını söylüyor ve 1991`de Rusya dağılıyor. İleriye bakan insanlar her zaman önemlidir.
Başbakanımız Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu`nun beden dilini nasıl buluyorsunuz?
Geçmişe baktığımızda, bir araya geldiklerinde birçok işi gerçekleştiren bir toplum bugün bir arada mı? Ortak bir platformda toplanmak yerine, kavga eden insanlarla karşılaşıyoruz. Devamlı kavgalılar. Sizler ana haber bültenlerini izleyip tahammül edebiliyor musunuz? Birbirini öldüren insanların olduğu bir ülkeyi mi izlemek istiyorsunuz? Ülkenin gelecek planlaması yok.

DÜRÜSTLÜK, İŞ KALİTESİ VE GİRİŞİMCİLİK

Uğur Böcekleri Projesi neyi hedefliyor?
Üç değeri yaymayı hedefliyoruz: Dürüstlük, iş kalitesi ve girişimcilik. Ülke insanının genlerinde bunlar var. Bu değerler olmasa, gerçekten üç kıtaya gidemezdik. İki ilkemiz var. Biri vatan sevgisi, diğeri hoşgörü. Kocaeli`de gerçekleştirdiğimiz konferansta Diyarbakır`dan kalkıp gelenler vardı. Bu bilinci yaymamız lazım.
Eğitim paketinizde uğur böceklerinizle ilgili bir renk sisteminiz var, bu grupları belirtir misiniz?
Uğur böceklerimizde; bu ilkeleri ulaştırıp 100 kişiyi eğitenler turuncu, 500 kişiyi eğitenler kırmızı, 1000 kişiyi eğitenler ise bordo oluyor. Ben de maviyim.
Toplam kaç uğur böceği mevcut? Kişisel olarak sizin kaç uğur böceğiniz var?
Toplamda 103. 000 kişiye ulaştı. Benim ise kişisel olarak yaklaşık 2000`den fazla uğur böceğim var.
Sizin uzmanlık derecenizde, sizden başka mavi uğur böceği olan kaç kişi var?
Şu anda 14 mavi uğur böceği mevcut.

GERÇEK ADAMLAR SAHNEDEKİLER DEĞİL

Size özellikle üniversite öğrencilerinden büyük bir ilgi var. Öğrencilere yönelik çalışmalarınız nelerdir?
Üniversite öğrencileri bizler için çok önemli. Üniversite öğrencilerinden oluşan bir yönetim kurulumuz bulunuyor. Kocaeli Üniversitesi`nde de en kısa zamanda kurulacak. Vatan sevgisini hoşgörüyle beraber öğrencilerimize anlatıyoruz.
Okuyucularımıza iletişim anlamında neler söylemek istersiniz?
Bir örnekle açıklamada bulunmak isterim. Bir konferansa gitmiştim. İletişimi anlatan bir konferanstı. Dinlediğimde “Böyle olmak lazım” diye düşündüm. Daha sonra, beni konferansa getiren şoför, bana bir şeyler anlatmak istediğini söyledi,  ben de dinledim. Uzun bir sohbetin ardından konferansı veren tüm iletişimcileri kendisinin getirdiğini fakat selam vermenin dışında sohbet etmek istemediklerini söyledi. Aklıma iletişim hocaları geldi. “Sahnede anlatmak çok önemli bir durum değil” diye düşündüm. Bunu hem anlatıp hem de kişisel olarak da uygulamak önemli. Gerçek adamlar belki de onlar değildir.

HİÇBİR GAZETEDE RÖPORTAJIM YOK

Peki, siz uyguluyor musunuz?
Ben hep kendimi sorgularım. Çalıştığım şirket 15 yıllık. Uzun yıllar birlikte çalıştığım insanlar var. O çalışanlar benim nasıl bir insan olduğumu bilirler. ‘Üç kağıtçı` ya da ‘iyi adam` diyebilirler.
Bu kadar ilgiyi neye borçlusunuz?
Benim hala hiçbir yerde fotoğrafım ve hiçbir gazetede röportajım yoktur. Yaklaşık birkaç ay önce facebook`da videolarım yayınlandı. O videolar ile oldukça dikkat çektim.
İlk kitabınızı kaç yılında yazdınız?
İlk kitabımı 1998 yılında yazdım. Türkiye`de kitaplar çok yaşamıyor. Uzun yıllar önce kitap yazmış olmama rağmen facebook`da yayımlanan videolarımla tanındım.

OTORİTE KURMAK, SERTLİKLE OLMAZ

Özel yaşamınızdan biraz bahseder misiniz? İş hayatınızdan vakit kalıyor mu?
Üç ayda bir toplantılara gidiyorum, bol bol kitap okuyorum, konferanslara gitmeye çalışıyorum, dalıyorum, arkadaşlarımla vakit geçiriyorum. İş hayatımın dışında yaptıklarım bunlar.
Ne tür kitaplar okuyorsunuz?
Özellikle tarihe çok ilgim var. Tarih ve sanat üzerine kitaplar okuyorum. Roman okurken sıkıldığımı fark ediyorum.
Konunun uzmanı olarak, özellikle kurumlarımızdaki yöneticilere, patronlara ne gibi mesajlar vermek  istersiniz?
Bir üniversitede hocalık yaptım. Orada bir şey dikkatimi çekti. Birçok öğretim görevlisi sert, otoriter, taviz vermiyor. Otorite kurmaya çalıştığınızda insanlar sizinle beraber olmak istemiyor. Otorite sertlikle olmaz. Verdiğinin karşılığını her zaman alıyorsun. Patronların çalışanlarıyla ilgili bunları bilmeleri gerekir.
Bu hoş sohbet için çok teşekkür ederiz Ahmet Bey…
Ben teşekkür ederim. Bizim Kocaeli Gazetesi ve Bizim Yaşam`a sevgiler…

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ