KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8107 TL
  • 6.5687 TL
  • 7.3668 TL
Kocaeli Zirve
GÜLAÇTI kuyumculuktaysanız, önemlisiniz…
GÜLAÇTI kuyumculuktaysanız, önemlisiniz…
Yaşam
15 Ekim 2010 Cuma 17:53
  • 9591
  • 8

GÜLAÇTI kuyumculuktaysanız, önemlisiniz…

Yükselen Değerler bu kez, şimdiye kadar hiç değinmediği bir sektör olan kuyumculukta alıyor soluğu…

İzmitli olmam nedeniyle, altın ve döviz alışverişi için ayağımın gittiği tek adresti GÜLAÇTI KUYUMCULUK. Sahiplerini ne tanırım, ne bilirim. Ama alışveriş ettiğim yerlere karşı inanılmaz bir sadakat duygusu beslerim. İsterim ki, o dükkanın ya da mağazanın içindeki her şeyden haberim olsun. Mesela, yeni gelen ürünlere yalnız bakmaktan hoşlanırım. Peşime bir satış görevlisi takılsın istemem. O zaman bir şey almaya zorunlu hissederim kendimi. Sırf işini yapmak için uğraşan kişi memnun olsun diye, bir parça alıp çıkarım mutlaka. Bu da bana baskıymış gibi gelir. Bir de benimle ilgilenen görevlinin benim tarzımı bilmesinden, tanımasından hoşnut olurum. Örneğin 20 yıldır aynı kuaföre giderim. Bazen bunalım içinde gittiğim anlarda, ani renk değişimi istediğimde beni azarlayıp, bir fönle geri gönderse de ondan asla vazgeçmeyişim de sadakatimin bir sonucu olsa gerek. Gelelim altın olayına…
Altın takı takmaktan utanan bir yapım vardır. Vitrindeki o can alıcı şık modeller asla dikkatimi çekmez. Kuyumcuya sadece hediyelik altın almaya ya da döviz için girerim. Buna rağmen kendimi rahat hissedeceğim yeri tercih ederim. Mesafe olarak uzağımda kalsa da, mutlaka bana huzur veren yeri seçerim. İşte esnaflıkta o nedenle insana yatırım diye bir olay vardır. GÜLAÇTI KUYUMCULUK bunu en iyi başaran yerlerden biridir. Orada bir liranın, üç liranın çok önemi yoktur. Güler yüzle karşılanır, kapıda uğurlanırsınız. Bir küçük altın alıp çıksanız bile, sanki dükkanı satın almış gibi memnuniyetle yolcu edilirsiniz. Bunun en önemli nedeni ise, dükkan sahibi Hüseyin Gülaçtı`nın bir çalışan gibi, sabahtan akşama kadar orta yerde müşteriyle bire bir iç içe olmasından kaynaklıdır. O mağazada patron, çalışanlar için iyi bir rol model. Hüseyin Bey, işini çok titizlikle ve severek yapıyor. Öyle yukarı katta şık döşenmiş, konforlu ofisine kendisini kapatmıyor. Eşi Yasemin Hanım da bir süredir yanında çalışmaya başlayınca, GÜLAÇTI Kuyumculuğun yüzünde gerçekten güller açmış. Birbirilerine sevgi sözcüklerini hiç esirgemediklerine tanık olduğum bu hoş çiftle tanışmaktan şeref duydum. Başarıları ve mutlulukları daim olsun diyorum.

 

Hüseyin Gülaçtı kimdir, tanıyabilir miyiz?
1962 Sivas Divriği doğumluyum. 1977 yılında İzmit`e geldik. Eğitimime Endüstri Meslek Lisesinde devam ettim. Sanat okulu mezunuyum. Sonra çevresel meslek, ailesel meslek veya akraba mesleği diyebileceğim cam sektörüne girdim. 1990 yılına kadar Kadıköy Mahallesi Kanlıbağ`da camcılık yaptım. Daha sonra camcılığı bırakıp, kuyumculuğa adım attık.
Birden bire camcılığı bırakma nedeniniz neydi Hüseyin Bey?
Cam sektöründe Türkiye`de en iyi konumda olanlar bizim teyze çocuklarımız. O dönem onlar da biz de cam işi yapıyorduk. Aynı büyüme hızını yakalamıştık. Ya onlarla rekabet edip aynı sektörde büyüyecektik ya da başka kulvar seçecektik. Biz kulvar değiştirdik ve kuyumcu olduk.

GÜLAÇTI KUYUMCU ÜÇ KARDEŞİN

Peki, sonraki süreç nasıl ilerledi?
İzmit`te kuyumcu dükkanımızın yanı sıra, 1991 yılında Marmaris İçmeler`de turizme yönelik bir kuyumcu dükkanı açtık. Orası 5 yıl kadar sürdü sonra kapattık, tamamen İzmit`e yöneldik. 1998 yılında İstanbul ayağımız başladı.
Gülaçtı Kuyumculukta ortaklarınız var mı?
Biz üç kardeşiz. Benim bir büyüğüm, bir de küçüğüm var; beraber yürütüyoruz. Ben buradayım, diğer kardeşlerim İstanbul`da.
Gülaçtı Kuyumculuk aynı zamanda imalata yönelik ürünler yapıyor mu, yani toptan satışlarınız var mı?
1998 yılında İstanbul`da toptana başladık, bu arada imalathaneyi kurduk. İmalatla birlikte, 2001 yılında Cağaloğlu`nda kendi fabrikamızı hayata geçirdik. Üretim ağımız hala Cağaloğlu`nda devam ediyor.

YAKLAŞIK 150 KİŞİ ÇALIŞIYOR

İmalat yapan bir kuruluş olduğunuza göre, ihracat yapıyor musunuz?
2008 yılına kadar bu meslekte büyümüş, ilk yirmi sekiz içinde yer alan ve ihracat yapan bir firmaydık. Ancak yaşanan global kriz ve ondan sonra yurt dışındaki altın fiyatlarında ons`un yükselmesiyle ister istemez ihracatımız azaldı. Ama şu anda devam ediyoruz.
Gülaçtı Kuyumculuk, toplam kaç kişiye ekmek yediriyor?
Bir dükkan da Sultanbeyli`de açtık, orada 18 kişi çalışıyor. İzmit`teki mağazada 52 kişi, İstanbul`daki mağazada 70 kişi çalışıyor.
Gülaçtı Kuyumculuğun yayıldığı alanı öğrendik, hepsi güzel de; cam sektöründen sonra kuyumculuk yapmak nasıl aklınıza geldi, bu sizin fikriniz miydi?
Tamamen tesadüf eseri oldu aslında. Bir asker arkadaşım bu işi yapıyordu, o vesile oldu. Kuyumculuk sektöründe eskiden insanlar adam yetişmesin, bu işi öğrenmesin diye ellerinden geleni yaparlardı. Çünkü bu iş çok ulaşılacak bir şey değil, dolayısıyla çok yetişen insan olmaz. Hasbelkader, belki bizim zamanlamamız iyiydi ve bugünlere geldik. Asker arkadaşımın teşviki de önemli rol oynadı çünkü meslek olarak bizim ulaşacağımız sermaye elimizde yoktu.

HERŞEY PARA KAZANMAK DEĞİL

Hüseyin Bey, altın piyasasında şu aralar bir tırmanış söz konusu. Bu sizin kazancınıza olumlu etki ediyor mu?
Altında şu an dünyadaki ons`un piyasa artışından dolayı bir yükselme var. Bu piyasa artışlarından dolayı olması gereken satışlar yok. Altına yatırım yapanlar hala bir beklenti içerisinde ama böyle giderse düşecek diye tahmin etmiyorum. Biz altının yüksek olmasından para kazanmıyoruz, aradaki işçilikten kazanıyoruz. Altın ucuz olsun ki, daha çok satınalma olsun. Ne kadar çok satarsak, aradaki işçilikten o kadar çok para kazanacağım.
İzmit`te kuyumculuk alanında tercih edilen bir marka olduğunuz bir gerçek. Gülaçtı Kuyumculukta müşteriye her zaman opsiyonlu fiyatlar verilir diye bir kanı var. Bu size zarar ettirmiyor mu?
Gerçekten para kazanmak istiyorsanız, insanlara güler yüzlü bakmak, iyi ilgilenmek gerekir. Her şey para kazanmak değildir. İnsan kazanmak, müşteriye yatırım yapmak lazım. Bazen zarar da edebilirsiniz. Bugün kazanmazsanız yarın kazanırsınız. Ne olursa olsun bizden alacaklar mantığıyla bakarsanız olmaz. İlle bu üründen beş lira kazanacağız diye kaidemiz yok. Yeri gelir bir lira kazanmayı biliriz. Her zaman çalışanlarımıza şunu söylerim: Müşterinin yanında kafanızı yere eğmeyeceksiniz. Müşteriye söyleyeceksiniz “Ben bundan bu kadar kazandım, bilginiz olsun” diye. Her şeyi açık açık söylemek, bizi bugün bu durumlara getirmiştir.

İNŞAATI RÖLANTİYE BIRAKTIK

Sivaslı olup da İzmit`e gelmenizin sebebi neydi peki?
Yine tesadüfen geldik. Babam rahmetli olmuştu. Ağabeyim öğretmendi ve İzmit`e tayin oldu. Teyzemler de burada yaşıyordu. Anadolu kültüründe vardır ya; “Sen de gel buradan bir arsa al, ev al” Bizimki de öyle oldu.
Bildiğim kadarıyla inşaat işleri de yaptınız. Şu an inşaat ne durumda?
Evet, altı şirketli grup olarak inşaat işleri de yaptık. Şu an krizden dolayı durdurduk. Daha evvel, Bağçeşme, Yuvam Akarca, Kuruçeşme ve Karabaş Mahallelerinde yaptık fakat şu an yapmıyoruz. Çünkü belediyeler bu işi hızlandırdı. Aynı yerde sana üç kat yapı izni veriyor, kendisi on kat yapıyor. Yani Bağçeşme`nin zemininde üç kat verince, nasıl mücadele edersiniz? Bir de şu var tabii; altında ons`un sürekli yükselmesi ile kendimizi garanti altına almamız gerekti. Ondan dolayı şu dönemde inşaatı rölantiye bıraktık, kuyumculuğa ağırlık verdik.

ALTIN FİYATLARI İNSANLARI ZORLUYOR

Maden sahalarınız var mı Hüseyin Bey?
Evet, maden sahalarımız var. Maden işletme ruhsatı almak için beklediğimiz Kaz Dağları var. Yurt dışında bir madenimiz üretim aşamasına girmek üzere. Orası ortaklıkla devam ediyor, tamamen farklı bir olay. Madencilikte harcarsınız harcarsınız, hedefi yakalarsanız, kazanırsınız. Yakalayamazsanız harcadığınızla kalırsınız.
Cemiyetlerde çeyrek altın takma işi artık herkesi zorlar hale geldi. Siz de bunu hissettiniz ki, gramlık altınlar üretiyorsunuz…
Altın fiyatlarının artmasıyla insanlar zorlanır hale geldi. Özellikle yazın her hafta birkaç düğün birden oluyor. İnsanlar da haklı, bir maaşla çalışıyor, nasıl alsın? Güzel de bir gelenek, ne ekersen onu biçersin misali. Zamanında o ona almış, şimdi diğerinin almaması olmaz.
Hatta insanlar öyle zorlanıyor ki, içlerinden çok sayıda sahte altın bile çıkıyor diyorlar, siz böyle bir olayla karşılaştınız mı?
Geçenlerde böyle bir şey oldu. Müşterinin getirdiği kesenin içindeki altınlarda ve nazarlık tarzı olan şeylerde sahte olanlar vardı. Onu da geçiyorsunuz, geline takılan bileziklerde bile sahte altın oluyor. Yokluk mertliği bozuyor. Artık kız verirken o olsun, bu olsun dememek lazım. Yok işte, olsa yapacaklar. Ben hala burada nişan bozulduğunu bilirim, çok da yadırgamıştım.

KUYUMCU TEZGAHTARLIĞINDA DOLGUN ÜCRET

Mağaza içindeki güvenliği nasıl sağlıyorsunuz?
Mağaza içinde sivil güvenlik olarak polislerimiz var. Aynı zamanda kameralarla denetleniyor. Bir de çalışan eleman dikkatli olup, görevini bilmek zorunda. Herkese suçlu gözüyle bakamayız. O nedenle, eleman görevini düzgün yapmak zorunda.
Kuyumcu tezgahtarlığı başlı başına bir meslek midir, herkes yapabilir mi? Sıradan tezgahtardan daha dolgun ücret alıyor mu?
Sıradan bir tezgahtarı giyim mağazasına götürüsünüz ve çok bocalamadan işi yapar ama bizde öyle değil. Bizde yetişmiş eleman olması lazım. Yanımızda 14 yıldır çalışanlar var. İlk yanımıza aldığımız elemanı önce kendimiz yetiştiriyoruz. Bir formül var, onu öğretiyoruz. Daha sonra malı tanımak ve müşteriye göre hitap etmek kısmına geçiyoruz. Başta zordur ama sonrasında zevkli bir meslektir. Bizde çalışanlar bir devlet memurundan çok daha iyi kazanır. Sekiz saat sürekli ayakta duruyorlar. Emeğinin karşılığını almasa kimse burada çalışmaz.

EŞİYLE BERABER ÇALIŞIYOR

Hüseyin Bey, aile yaşamınızdan söz edelim istiyorum. Nerede oturuyorsunuz, çocuklarınız var mı?
Kendi yaptığımız Gülaçtı villalarında oturuyoruz. Evliyim, iki çocuğumuz var. Oğlum Anıl, Sabancı Üniversitesinde okuyor; kızım Gizem Seymen Kolejinde, bu sene üniversite sınavlarına hazırlanıyor. Eşim Yasemin Hanım dükkanda benimle beraber çalışıyor, yardımcı oluyor.
Çocuklarınızın bu mesleği devam ettirmesini arzu ediyor musunuz?
Şimdi burası bir aile şirketi olarak süre gelmiş, yani yürüyecek. Eğitimlerini alır, ondan sonra işin başına geçerler. Veya derler ki, “ben senin gibi sekiz on saat çalışıp, hafta sonu da burada durmak istemiyorum, bu kadar sıkıcı ve stresli iş yapmayacağım”, ona da saygı duyarız.
Siz artık İzmitlisiniz. Sizce İzmit yaşanılası bir kent midir?
Kesinlikle artık İzmitliyim. İzmit büyük ama küçük bir şehir. Bir yerden bir yere tek araçla gidiyorsunuz. Her tarafa çok yakın, yaşamı rahat. Çok fazla tanınmanın avantajları da var dezavantajları da. Bazen tanınmak güzel, bazen de sıkıyor.

PARA VARSA HİZMET DE VAR DEMEKTİR

Kocaeli`yi genel anlamda gelişiyor olarak değerlendiriyor musunuz, yeterli yatırım yapılıyor mu?
Yatırım derken hissi mi konuşmak lazım, tarafsız mı konuşmak lazım bilemiyorum. Ancak diyorum ki, para olduğu müddetçe hizmet vardır.
Artık paramız var çok şükür…
O zaman para varsa hizmet de var. O da bir gerçek ama birinin bakış açısıyla ‘Şöyle yapılsa daha iyi olur`, diğerinin bakış açısıyla ‘Böyle yapılsa daha iyi olur`. Öyle de bakmak lazım. Dünyanın her tarafında bu böyledir. Para varsa hizmet de vardır, para yoksa ne yapsın? İzmit`e muazzam para girdisi var ve güzel şeyler de yapılıyor. Tabii, ne istediğinle de alakalı, bu göreceli bir şeydir.
Sizce Türkiye`nin en büyük sorunu nedir?
En büyük sorunumuz ekonomidir. Ona eş değer olarak yer alan ise açılım sorunu, öyle bakmak lazım. Her iki sorun da temel problemimizdir.
İş stresinizi eve götürür müsünüz, sosyal bir aile misinizdir?
Prensibimiz gereği akşam saat yediden sonra iş konusunda asla konuşmayız. O ayrımı yapamadığınız zaman yaşamı kendinize zehir edersiniz. Çünkü sorunlar bitmiyor. Ertesi gün yine var, sonraki gün yine var. O nedenle kendimize vakit ayırmamız lazım. Genelde evimizde vakit geçiririz, eşimiz dostumuzla bir yerlere gideriz, türkü dinlemeyi severim.

YEREL YÖNETİM DESTEĞİ ŞART

Kocaelispor`un geldiği durumla ilgili bir yorumunuz var mı?
Futbol çok ilgilendiğim bir alan değil ama Kocaeliliyiz tabii. Kocaelispor`un geldiği duruma üzülüyorum. Art niyetli insanların eline geçti ve ondan sonra çok kötü şeyler oldu. Şimdiki başkan çok çırpınıyor belki ama olan olduktan sonra düzeltmek zor. Yerel yönetimlerin desteği şart. Aslında yapacağını da yaptı fakat düzgün kullanılmayınca, onun da yapacağı bir şey yok.

Hüseyin Bey bizi kırmayıp, Yükselen Değerlere konuk olduğunuz için çok teşekkür ediyorum.
Asıl ben sizlere çok teşekkür ediyorum. Bu platformda sizlerle birlikte olmak benim için de onur verici olacak, çok sağolun.
 

EŞİM DÖRT DÖRTLÜK BİZE İNSANDIR

Eşimle iki buçuk yıldan beri birlikte çalışıyorum. Hüseyin Bey`in aktif yaşamına ayak uydurmaya çalışıyorum. Gecelerimiz çok yoğun geçiyor bizim. Davetler, arkadaş grubu toplantılarımız sıkça oluyor. Onun dışında Rotary Kulüp`e üyeyim, onun aktivitelerine katılıyorum. Biz evde de misafir ağırlamayı çok seviyoruz. Hüseyin Bey, iş ve ev hayatında çok titizdir. Bazı değerleri vardır. Titizliğini evde de sürdüren bir eş. Başak burcu olmanın tüm özelliklerini taşıyor diyebilirim. Haksızlığa ve saygısızlığa asla tahammülü yoktur. Onun için önce dürüst olacaksınız. Eşim diye söylemiyorum ama gerçekten dört dörtlük bir insandır.
 

HAFTA SONU MUTFAKTA SUCUKLU YUMURTA
Bilhassa hafta sonları kahvaltıda çocuklarına sucuklu yumurta yapmaktan çok büyük keyif alır. Tek yaptığı şey odur ve çocuklar başkasınınkini beğenmiyorlar. Öyle çok fazla mutfak seven biri değil fakat yemeği çok sever, eğlenmeyi çok sever. Bilhassa yöresel kültürleri araştırmayı çok seviyor. Mesela sıra geceleri çok meşhurdur.
 

DOĞMA BÜYÜME İZMİTLİYİM
Ben doğma büyüme İzmitliyim. Tahir`in Kahvesi denilen mevkide büyüdüm. İzmit`i çok seviyorum. Eşimle tanışmam bir tesadüf eseriydi. Benim öğretmenim ve eşimin öğretmen olan ablası vasıtasıyla tanıştık ve evlendik. Huzurlu bir aile yaşamımız var.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ