KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 6.0600 TL
  • 6.7614 TL
  • 7.7239 TL
Kocaeli Zirve
Hayatı yaşayarak öğrenme: OYUN
Hayatı yaşayarak öğrenme: OYUN
Yaşam
07 Aralık 2011 Çarşamba 13:29
  • 916
  • 0

Hayatı yaşayarak öğrenme: OYUN

Oyununa davet edilmek bir çocuğun büyük bir onurdur

Çocuklar duygularını ve ihtiyaçlarını yaşarken bilişsel değil, deneyimseldir. Hayatı yaşayarak öğrenirler. Yetişkinler gibi duygu ve düşüncelerini konuşarak anlatamazlar. Özellikle stres altında veya anlamadıkları bir şeyler olduğunda, yaşadıkları gerilimi oyun oynayarak çözmeye çalışırlar. Oyun onlar için hayatın bir provasıdır. Çocuklar güvenli bir ortamda, iç dünyalarında yaşadığı çatışmaları tamamen kendi yönlendirdiği oyununa aktarabilir. Hayatında eksik kalan, çözümleyemediği yanlarını tamamlama şansı bulur.
 

GÜÇ ÇOCUĞUN ELİNDE
Çocuğa göre güç sadece büyüklerin elindedir. Bu yüzden güçsüzlük duygusu yaşar. Oyunda bu durun değişir ve güç çocuğa geçer. Bu da çocuğun kaybettiği güveni kazanması anlamına gelir. Burada terapistin rolü, çocukla kurduğu güven ilişkiyle onun ihtiyaçları, motivasyonu ve dışa vurumlarıyla çalışmasıdır. Çocuklar için iki tip oyun vardır. Birinci tip oyunda, beceri sahibi olmaları gerekir. Yani, ebeveynlerinden ve diğer yetişkinlerden gördüklerini kopyalayarak oyunlarına yansıtırlar. İkinci tip oyunda ise, anlamadıkları bir durumu çözümlemek için oyun oynarlar. Bu durumda çocuk yaratacağı oyuna uygun duygusal sorunlarını yansıtan oyuncakları seçer.
 

BİR FİLMİN SONUNU YENİDEN YAZMAK
Örneğin; anne-baba kavga ediyorsa bebeklerini kavga ettirir ya da arabaları birbirine vurur. Oyunla birlikte kızgınlıklarını, korkularını, üzüntülerini ve hayal kırıklıklarını yeniden yaratırlar. Böylelikle oyun sırasında olumsuz yaşantılarını değiştirme fırsatı bulurlar. Bu, bir filmin sonunu tekrar yazmak gibidir. Kendileri rahatlayıncaya kadar oyuna devam ederler. Durum çocuk için ne kadar zorsa oyun o kadar soyuttur. Çocuk durumu netleştirip iyileşme sağladığında oyun artık somut bir oyuna dönüşür. Çocukların hayal dünyalarını oyuna yansıtabilmesi ancak iki yaşından sonra gerçekleştiğinden oyun terapisi, 2 ila yaklaşık 12 yaş arasındaki çocuklara uygulanır.
 

OYUN TERAPİSİ
Oyun terapisinin süresi çocuğun yaşantısı ve bu yaşantının ne kadardan beri sürdüğü ile ilgilidir. Bu süreçte ailelere de görev düşmektedir. Bazen çok zor gibi görülen problemler ailelerin doğru tutum ve davranış kazanmaları ile kısa sürede çözümlenebilir. Bu nedenle aileler, oyun terapistiyle düzenli görüşmeler yaparak sürece katkı sağlar. Gerektiğinde terapist, aileyi de oyuna davet edebilir. Terapilerin genellikle 45 dakikası çocukla, 15 dakikası ise aileyle geçmektedir. Çocukların oyun terapisinden yararlanabilecekleri durumlar şunlardır:
• Uyum sorunları
• Saldırganlık
• Travma sonrası stres bozukluğu
• Sosyal içe kapanıklık
• Güven eksikliği
• Aile yaşantısındaki değişimlere uyum sağlamadaki zorluklar
• Yas
• Anne-babadan ayrılmada aşırı zorluk
• Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
• Aşırı derecede kaygı, korku, üzüntü ve kızgınlık gibi duygular
• Nedensiz baş ve karın ağrıları


Çocuklar hayatlarının belli dönemlerinde çeşitli zorluklarla karşılaşabilirler. Bu duygularını ifade edemediklerinde yukarıda belirtilen sorunlu davranışlar sergilerler. Oyun terapisi süreci, çocukların iyi olana yönelme ve kendilerini iyileştirebilme becerilerine güvenen etkili bilimsel bir yöntemdir.
 

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ