KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.7216 TL
  • 6.4298 TL
  • 7.1277 TL
Kocaeli Zirve
İş hırsım yok, ülkeme borcum var
İş hırsım yok, ülkeme borcum var
Yaşam
03 Aralık 2010 Cuma 18:27
  • 4687
  • 1

İş hırsım yok, ülkeme borcum var

Yükselen Değerler’in bu haftaki konuğu, İzmit Metropol Alışveriş Merkezinin işletmelerini yapan, YARDIMCI PAZARLAMA’nın sahibi MİNE YARDIMCI EKDAL…

Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun ilk yıllarında gerçekleşen Atatürk Devrimlerinin bir kısmında, kadınların sosyal ve kültürel alanlarda, eğitimde, hukukta, aile içinde, çalışma hayatında, toplumsal yaşamda ve siyasette, erkeklerle eşit haklara sahip olmasını hedeflemiştir. Hedefinden sapmayarak, Fransa ve İtalya gibi bir çok Avrupa ülkesinden daha önce kadınlarına bu hakları vermiştir Türkiye Cumhuriyeti.

İşte, 5 Aralık`ta bu hakların biz kadınlara tanınmasının 76. yılını idrak edeceğiz. Böylesi önemli ve anlamlı bir haftada, yine bir kadın değerimizle sizlerin karşısına çıkmak istedim. Mine Hanım, tam da bu Cumhuriyetin yetiştirdiği, toplumsal duyarlılığı olan, işinde başarılı bir iş kadını, sorumlu bir eş ve anne. Şu anda Türkiye çapında faaliyet gösteren, “Üniversiteli Kadınlar Derneği”nin Kocaeli`deki başkanlığını sürdürüyor. Amaçları ve misyonları son derece güzel olan bu derneğin faaliyetleri, ileriki günlerde sıkça basında yer alacaktır.

Kendi hayatını garanti altına alıp, dışarısının derdiyle ilgilenmeyen, toplum sevdası gelişmemiş, ufku dar insanlara bakışım hep tepkili olmuştur. Ama projeye başladığımdan bu yana, bizlere Atatürk Devrimleriyle 5 Aralık günü verilen bir takım hakların, hakkının verildiğini görmek, beni son derece mutlu ediyor, ilerisi için umutlandırıyor. Her şey bir yana, Mine Hanım bütün bu sosyal sorumluluklarının dışında, erkek egemen olan bir işte, babasından devraldığı bayrağı, başarıyla taşıyor.

Kim demiş bir akaryakıt istasyonunu kadın idare edemez, kim demiş o kadar dükkanın idaresiyle bir kadın baş edemez. Mine Hanım`ın Rahmetli babası Nazif Yardımcı`nın, henüz vefat etmeden bu bayrağı kızına teslim etmiş olması da, onun başarılı olacağının bir kanıtı değil mi? Yükselen Değerler`de yine bir bayan, yine başarılı bir iş kadını. Onun iş anlamında çok hırsları olmasa da, bu işi iyi idare etmek başlı başına bir başarıdır diyerek, sizleri zevkle okuyacağınız söyleşimizle baş başa bırakıyorum.


Mine Hanım, kısaca öz geçmişinizi dinleyebilir miyiz?

Konya doğumluyum. Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunuyum. Amerika`da bir buçuk yıl işletme master`i yaptım. Ondan sonra da Yardımcı Pazarlama`da aktif olarak iş hayatına başladım. O gün bugündür buradayım.

Mine Hanım, emlak sektöründe de bulunduğum için, Yardımcı İnşaat`ı ben Yahya Kaptan`a yaptığı evlerinden anımsıyorum, yanılıyor muyum?

Evet, Yahya Kaptan Emlak Bankasıyla başladılar, sonra toplu konut idaresi oldu. İkinci etap evlerin ihalesini aldılar. Orada “Yardımcı İnşaat Evleri” olarak anıldı. Yahya Kaptan`ın son yapım aşamasına doğru, belediye şu an bulunduğumuz yeri kat karşılığı ihale etti.

Bulunduğunuz yer, bizlerin Saraybahçe nikah salonu olarak bildiği, ilk Migros alışveriş merkezinin geldiği binaydı değil mi?

Doğru, içinde benzin istasyonu, katlı otoparkı, şimdi KYÖD ve MÜSİAD`ın olduğu, Belmar market ve düğün salonunun bulunduğu binadan söz ediyoruz.

İNŞAATTAN, İŞLETMECİLİĞE

Yardımcı İnşaat`ın yerine, Yardımcı Pazarlama tabelasını görüyorum. Bunun açılımını yapar mısınız?

Dediğim gibi, belediye o zamanlar burayı kat karşılığında ihale ediyordu. Sonuçta konut değil, alışveriş merkezi ve işletmelerin olacağı bir yapıydı. Biz de o döneme kadar işletmecilik yapmamıştık. Her şey bir kader kısmet işi. Dolayısıyla aldığımız işyerlerinin pazarlaması, işletmesi bize ait oldu.

Peki, buranın idaresini almak sizin tercihiniz miydi, yoksa babanızın mı?

İşletme işine girdiğimiz o süreçte, benim de üniversite eğitimim bitmişti. Profesyonel, kariyerli aile şirketinde olmayı tercih ettim. Çünkü inşaat işinden bağımsız ve ilk kez pazarlama işine girmiştik. Ben de Yardımcı Pazarlama`yla birlikte aile şirketimizde çalışmaya başladım. Babam tercihlerimiz konusunda beni de kardeşimi de çok serbest bıraktı. Böyle bir arzusu varsa da, hiçbir zaman dile getirmedi.

Yardımcı Pazarlama neler yapıyor?

Geçmişte Migros`un ve Çarşı mağazasının işletmesini üstlenmişken, ‘Akaryakıt istasyonunun da aynı kalitede olması lazım` diyerek, oranın da işletmesini aldık ve pazarlamayla işletme üzerine kurulmuş bir firma olduk.

İZMİT`İN CAZİBE MERKEZİYDİ

Peki, bu alanda nereleri size, nereleri belediyeye ait?

Alt kattaki dükkanlar, otopark, KYÖD, MÜSİAD binaları belediyenin, onun haricindeki benzin istasyonu, üst kattaki kafeterya, dükkanlar, marketin olduğu yer, ailemizin mülkiyetinde bulunuyor.

Hatırlıyorum da, burası ilk yapıldığında tam anlamıyla İzmit`in cazibe merkezi olmuştu, değil mi Mine Hanım?

Evet, öyleydi gerçekten. İlk hipermarket olarak Migros`un bu binaya gelmesi ve çok havalı olması, buranın ilk parlayan yıldızı olmuştu. Ondan sonra şehrin çeşitli yerlerine büyük alışveriş merkezlerinin açılmasıyla burası cazibesini yitirdi.

BİNALARIN DIŞ GÖRÜNTÜSÜ ÇOK ÇİRKİN

Yardımcı Pazarlama olarak, buranın tekrar canlanması için yeni atılımlar yapmayı düşünüyor musunuz?

Düşünüyoruz tabii. Öncelikle, binaların dışı çok çirkin bir görüntü oluşturuyor. Bize ait kısmın cephelerini giydirmemiz mümkün değil. Belediyeyle bu konuda görüştük fakat henüz netice alamadık. Çok güzel projeler hazırlattım. Umudumu yitirmiş değilim. Mutlaka asgari müşterekte buluşup, binaların çehresini yenilememiz gerek.

Büyük binanın yıkılması gündeme geldi son zamanlarda. Bununla ilgili duyumlar doğru mu Mine Hanım?

İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, saat kulesinin oraya yapılacak olan şelaleyle birlikte, hem saat kulesinin hem de şelalenin önünü kapatacağını düşünerek ‘Yıkım olabilir` demişti fakat daha sonra vazgeçildi. Çünkü bu bina zamanında ödüllü bir mimar tarafından, saat kulesinin görüntüsünü engellemeyecek biçimde yapıldı. Dikkat ederseniz, binanın ön kısmı kare değil, kesiktir. Saat kulesinin ufuk çizgisini korumak için, o hesaplama çok önceden yapılmış.

Yardımcı Pazarlama burayla mı sınırlı, bu arada Yardımcı İnşaat faaliyetlerini bitirdi mi?

Yardımcı Pazarlama benzin istasyonu, Metropol Alışveriş Merkezi ve dükkanların işletmesi olarak burayla sınırlı fakat Yardımcı İnşaat Konya`da faaliyetlerini sürdürüyor. Bir erkek kardeşim var. Babam ölünce inşaat şirketinin idaresini o yürütmeye başladı. Ben de yönetim kurulunda olduğum için, her 15 günde bir Konya`ya gidiyorum. Prefabrik ve hazır beton üzerine iş yapıyoruz. Kardeşim de inşaat mühendisi.

BEN ‘LIGHT` BİR İŞ KADINIYIM

Akaryakıt istasyonu işletmeciliği, özellikle bayan için zor bir iş alanı değil midir?

Zorluğu, hiç bayan olmamasından kaynaklı olabilir. Mesela, BP`nin bayi toplantısında 600 kişi arasında tek bayan bayi bendim. 20 sene sonra geldiğimiz noktada ise, BP`nin temsilcisi olan saha müdürü bayan. Yani akaryakıt istasyonlarının BP adına muhatap olduğu bir bayan var. Hiç zorluk yaşamadım.

Bu iş, getirisi iyi fakat kariyer anlamında eksik kalan bir alan. Keşke kariyer yapmayı seçseydim dediğiniz oldu mu hiç?

Zaman zaman oldu tabii. Kariyer yapsam, daha kurumsal bir alana girsem diye düşündüm. Ama ne zaman ki, evlenip çoluk çocuk sahibi oldum, bundan vazgeçtim. Çocuğumun ateşi var, bugün işe gelmeyeceğim lüksünü kullanınca, işim ve bulunduğum konuma şükretmeye başladım. Ben light bir iş kadınıyım. Bir devlet kurumunda ya da bankada çalışmak, belirli saatlerde belli yerde bulunmak zorunda olmak, Türk toplumunda çok yıpratıcı. Benim işimin keyfiyeti var. Çocukların okuldan geliş saatlerine göre çalışmak, onlara göre düzen kurmak gibi.

Üniversite biter bitmez babanızın yanında işe başladınız. Peki, babanız rahmetli olana kadar kaç yıl birlikte çalıştınız?

Tam 15 yıl birlikte çalıştık. O zaman Türkiye`nin her yerinde şantiyelerimiz vardı. İstanbul Halkalı, Ankara Eryaman… Sürekli hareket halindeydi babam. Pazarlama, en az ilgilendiği alandı. Ben daha müsait, daha düzenli olduğum için pazarlama kısmına ben geçtim.

HAYATIMDA İKİ MİLAT VAR

Babanızın vefatından sonra ‘Onsuz bocalar mıyım?` diye hiç endişe ettiniz mi?

Hiç endişe etmedim. Babam karar alma yetkisini çok genç yaşımda bana devrettiği için iş hayatı nasıl olur diye hiç bocalamadım.
Benim hayatımda iki milat vardır. Birinci milat, ilk oğlum doğduğunda oldu. Hiç bir şey ondan evvelki gibi olmadı. Hayata bakışım, hayatı kavrayışım değişti. İkinci milat ise babamı kaybedişimle oldu, onda da ölümle tanıştım.

Ne zaman evlendiniz Mine Hanım, eşinizle nasıl tanıştınız?

1997 yılında evlendim. Geç sayılabilecek yaşta evlilik yaptım. Ama hep ‘Bir gün evleneceksem, ne kadar geç olursa o kadar iyidir` derdim. Eşimle zaten üniversitedeyken aynı arkadaş grubundaydık ama birbirimizle evliliğe dönüşecek arkadaşlığımız çok sonraları oldu. Eşim yurt dışında çalışıyordu, tatil için geldiğinde tesadüfen karşılaştık, bir dahaki geldiğinde de nişanlandık ve evlendik. Eşim İstanbul`da yedek parça ithalat-ihracat işleriyle uğraşıyor.

İstanbul`da oturuyorsunuz değil mi? Nedeni eşinizin işinin orada olması mı?

İstanbul`da oturuyoruz fakat ben bekarken de İstanbul`a gidip geliyordum. Bir türlü sosyal hayatımı İzmit`te kuramadım. Üniversiteyi de orada okuyunca, İzmit`e gelemedim. Biraz da İstanbul`un İzmit`e yakın olmasının dezavantajı var. Yakın olduğu için gidip gelebiliyoruz. Deseler ki, ‘Karşıda Levent`te mi iş yeri istersiniz yoksa İzmit`te mi?` kesinlikle İzmit derim. Çünkü İzmit`e araçsız gitmenin alternatifi var. Çok düzgün çalışan şehir içi araçlar var. İstanbul`a ise ya kendi aracınızla trafikte çile çekerek gideceksiniz ya da otobüste balık istifi gideceksiniz. Yani medeni bir şekli yok.

ÜLKEME BORÇLUYUM

Mine Hanım bundan sonra hedefiniz olacak mı?

‘Ben de ülkem için şunu yaptım, aldığımın karşılığında ülkeme borçluyum, ülkeme şöyle bir hizmet götürdüm` demeyi çok istedim. En azından çocuklarıma karşı böyle bir sorumluluk hissettim. Böyle arayışlar içindeyken bir vesileyle İzmit`te, Üniversiteli Kadınlar Derneği`nin Kocaeli şubesini kurduk. Dernekle birlikte hayırlı bir proje çalışması yaparsak, vatandaşlık misyonumu tamamlamış olacağım.

Yani bundan sonrası sosyal sorumluluk hedefleri öyle mi? İş ile ilgili hırsınız yok mu?

İş kariyer hırsım çok yok. Burayı ayakta tutmak zaten yapmam gereken bir şey. Onun dışında iki katın belediyenin olması, hedeflerimizde çok bağlayıcı oluyor. Bürokratik engelleri aşmak kolay değil.

Peki, siz belediyeye ait yerleri satın alsaydınız olmaz mıydı?

Teklif ettik aslında ama belediye satmadı. O zaman İzmit`te ilk olacak projeler de elimizde hazırdı fakat satmıyorlar. Dış cephe yenilemesine de sıcak bakmıyorlar. Otoparka gelince, çok atıl ve bakımsız. Bunun İzmit`e çok zararı var. Orası çürüyen bir milli servet. 

DERNEĞİMİZ YENİ PROJE HAZIRLIYOR

Çocuklarınızdan bahsedelim biraz da Mine Hanım, okula gidiyorlar mı?

İki oğlum var, Ali ve Kerem adında. 11 ve 6 yaşındalar, okula gidiyorlar. Büyük oğlum Ali, aynı zamanda Fenerbahçe yüzme takımında. Yarışmalarda çok iyi dereceler alıyor ama beni en çok duygulandıran, her sene 17 Ağustos`ta İzmit`te melekler yüzme yarışı oluyor. Depremde kaybedilen çocuklar için yapılıyor. Bu yarış çok anlamlı oluyor.

Mine Hanım, biraz önce söz ettiğiniz Üniversiteli Kadınlar Derneği`ne geri dönelim. Bu derneğin ne gibi misyonu var?

Derneğin bu dönemki başkanı benim. Tamamen üniversite mezunu olup, kendini topluma karşı borçlu hisseden, Türkiye çapında 1945 yılında kurulan bir dernek. Bunun Kocaeli şubesi de iki yıl evvel kuruldu. Amaç, üniversite mezunu kızlarımızın iş hayatına daha aktif katılması, kadınların siyasette daha fazla yer almasıdır. Bu yıl ise ulusal çapta bütün şubelerimiz, kadına yönelik şiddet konusunda çalışma yapacağız. Kadınların farkındalıklarını anlatmak için iyi bir proje hazırlıyoruz.

EĞİTİMLİ KADINLAR DA ŞİDDET GÖRÜYOR

Şiddet görmüş kadınlar derken; eğitim görmüş kadınlarımız arasında şiddet görenlerden mi bahsediyorsunuz?

Evet, maalesef eğitim görmüş kadınlar da şiddete maruz kalıyor. Eğitim görmemiş ve şiddetle karşılaşan kadınlarımıza kucak açan bir çok yer var. Hukuksal yardım alacakları yer var, baronun kadın kollarının çok ciddi çalışmaları var. Dayak yedikten sonra hukuksal olarak sonuca ulaşmakta çok önemli, hepsine eyvallah ama biz dedik ki, bir adım öne geçelim. Eğitimli kızlarımız, kadınlarımız da şiddet görebiliyor ve onlar kendilerini bu kadar rahat ifade edemiyorlar. Kız-erkek ilişkilerinde, kızlarımız kendi deneyimleriyle bir ilişki kuruyorlar ve birbirilerine faydalı olamıyorlar. Biz üniversitede okuyan kızların bu konudaki farkındalıklarını arttırmayı amaçlıyoruz. Bir ilişkide erkek arkadaşın davranışları ne kadar sağlıklı, onu kıskanması hastalıklı bir hal mi, bunun araştırmasını yapacağız. Bu konuda seminerler hazırlayacağız, üç kız üç kızdır, beş kız beş kızdır.

Mine Hanım bu güzel söyleşi için çok teşekkür ediyorum. Yükselen Değerler Ailesine hoş geldiniz.

Ben teşekkür ediyorum. Yükselen Değerler Projesinin mimarı olmuşsunuz, ben projenin olgunluk aşamasına denk geldim, bu yüzden şanslıyım. Çok başarılı bir proje hakikaten, başarılarınızın devamını diliyorum.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ