KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8496 TL
  • 6.5184 TL
  • 7.5742 TL
Kocaeli Zirve
Kadının fendi, erkeği yendi!
Kadının fendi, erkeği yendi!
Yaşam
16 Kasım 2012 Cuma 13:03
  • 1524
  • 0

Kadının fendi, erkeği yendi!

Kurban Bayramı’nda Çanakkale’ye gitmiştik. Dini bayramlarımızı, özellikle geleneklerimiz açısından evde, aile yakınlarımızla geçirmek istediğimi herkes bilir.

Dolayısıyla seyahatimiz tatil amaçlı değildi. Gidişimizin sebebi, Biga`da doktorluk yapan yeğenimiz sevgili Volkan ile öğretmen gelinimiz sevgili Burcu`nun bayramın ikinci akşamı gerçekleşen düğün törenleriydi. İyi ki gitmişiz... Yıllardır görüşemediğimiz dost ve akrabalarla bir araya geldik. Bugün hepsi büyümüş, iş-güç sahibi olmuş kuzenlerin görüşüp, kaynaşmalarına vesile olan düğün sonrası, bir geceliğine eşimin köyü olan Biga-Tokatkırı`ya uğradık, çünkü özellikle yıllar sonra ilk kez oğlum, kızım ve eşimle birlikte hem köy havasını solumak istedik, hem de bayramda büyüklerimizin ellerini öpmeyi görev bildik. 

***
Kısa ama dolu dolu geçen iki günlük Biga seyahatinin bir gününü kapsayan köy programında iki kızıyla birlikte bizleri ziyaret eden çiftçi Hatun Hanım`ın çalışkanlığı ve yaşam öyküsüyle ilgili ilginç şeyler duyunca, hemen kendisini sizlere tanıtmak için kısa bir röportaj yaptım. Çünkü Hatun Hanım ‘kadının fendi, erkeği yendi` atasözüne tam da uyan bir kişiliğe sahipti. Doğuda yetişen ve ‘çocuk gelinler`den biri olan Hatun Hanım 5 yıl önce eşini kaybetmiş, buna rağmen üniversite mezunu çocuklarına  olduğu kadar hayata da sıkı sıkı sarılmış bir kadınımız. Tarla ekiyor, biçiyor, sürüyor… Hatta araba ve  traktör bile kullanıyor! Şaşırdınız değil mi? İşte tüm bu özellikleriyle birlikte çiftçi Hatun Hanım`ın tüm kadınlara, hatta erkeklere örnek olacak azmiyle ilgili anlattıklarını sizlerle paylaşmak istiyorum. 
 
 
Hatun Hanım, köyünüzde çalışkanlığınızla  tanınmış biri olarak kısaca sizi tanımak isteriz...
İsmim Hatun Yakınca, Muşlu`yum. İkiz kızlarım var. Büyük kızım Seda  Afyon Kocaetepe Üniversitesi  MYO-Tıbbi Aromatik ve Bitkiler bölümünden mezun oldu. Küçük kızım Selin ise Anadolu öğretmen lisesi öğrencisi. 
 
Eşiniz...
1988`de çok küçük yaşta evlendim. Ben aşiret kızıydım. Eşimin psikolojik sorunları vardı ama kimseye demedim. Rahatsızlığını 15 yıl ailemden sakladım. Sonra hastalığın seyri amansız hastalığa dönüştü ve 5 yıl önce de kendisini kaybettim.
 
Başınız sağ olsun... Eşinizin ölümünden sonra hayata nasıl tutundunuz?
Eşimin ölümünden kısa bir süre önce 2000 yılında kayınpederimi, 2007`de de kayınvalidemi kaybetmiştim. Bir sonraki yıl da zaten eşim vefat etti. Çok yalnızlık çektim ama hiçbir zaman umudumu kaybetmedim. Küçük bir köyde yaşıyordum. Çocuklarımı okutmam lazımdı. Yazın önce tarla işlerinde çalıştım, yapılan işleri öğrendim. Sonra ayaklarımın üstüne basmayı öğrenince, kendim çiftçi oldum.

SORULARI İNTERNETTEN ALDIM

Köy gibi bir yerde yalnızlık sizin için zor olmadı mı?
Yalnızlık elbette zor... Köyde akrabalarım var ama ben evimde ve çocuklarımla yalnızdım. Çalışmak zorundaydım. Kadın da olsa erkek de olsa hayatta pes etmemeli, çalışılmalı. Köyümüz sapa, yolumuz uzak, ulaşım zordu. Çocuklarım da dershaneye gidiyordu. Çocuklarımı okutmalıydım, çünkü ben okuyamadım, okutmadılar. Liseyi bile bitiremedim. Bu hep içimde yaraydı. Onun için çocuklarım okusun istedim. Öyle de yaptım. Zorlandım ama yaptım. Elden  düşme bir arabamız vardı. Onunla çocuklarımı taşıdım. 
 
Peki, ehliyeti nasıl aldınız?
Ehliyet için çok istediğim halde kurslara gidemedim. Biga`daki internet kafelere gittim. Sınav sorularını internetten çıktı alarak çalıştım ve sınavı kazandım. Türkiye`de yapılan genel sınavdan önce ben ehliyetimi almıştım bile… Çünkü ben tarlamda insan gücünü aşan işler yapıyordum. Ehliyet aldıktan sonra buradaki sürücü kursları, öğrencilerine hep benim azmimi örnek gösterdi. 
 
Ailenizin size bakış açısı nasıldı?
Benim babam çok cumhuriyetçi, çok cesur bir insandı. Biz 11 kardeştik. 9 kız 2 oğlan. Babam hepsini okuttu. Beni de liseye kadar okuttu, hatta doğunun yaşam zorluklarından dolayı, ‘Kızım burada baskı var, terör var. batıya git, rahat yaşa` derdi. 

ERKEK GİBİYİM

Peki, hiç kadın olarak korkmadın mı? Özellikle  hava karardığında araba sürerken önemli bir olay yaşadın mı?
Erkek gibiyimdir. Gece bile araba kullanarak, evime gelen misafirleri köyüne kadar götürüm. Hayır, hiç korkmam. Genellikle şapka takarım. Bir akşam şapkamı takmayı unutmuşum. Çocuklarımın arkadaşlarını Biga`ya götürüyordum. Bir araba sanırım kadın olduğumu anladı ve peşime takıldı. Sonra arabanın içini kalabalık görünce karanlıkta kayboldu gitti ama hiç korkmadım. Gerekse iner kavga bile ederdim! 
 
Bir çiftçi olarak neler yapıyorsunuz?
Tarla sürüyorum, çapa yapıyorum, traktör  kullanıyorum, tarlamdan elde ettiğin ürünleri pazara götürüp satıyorum. Erkeklerle muhatap olmamak için ürünlerimi kantara bile kendim götürüyorum. Hayvancılık da yapıyorum. 2 hayvanım var. Elde ettiğim sütleri satıyorum. Allah`a şükür kazanıyorum. Kimseye muhtaç değilim.  
 
Sizin bu yoğun çalışma ortamınıza çocuklarınız ne diyor?
Çocuklarım benim çiftçilik yaptığımı görünce önceleri ‘Anne, lütfen çiftçiliği bırak` dedi de ben pes etmedim. Büyük kızım YİBO`da okudu ve 4 yıl ben onun yanına gittim geldim. Onlar benim her şeyim. Şimdi kızlarım da alıştı, hatta artık bana ‘Anne, senin azmin keşke bizde de olsa... Ama biz de senin gibi böyle hayata tutunacak, güçlü olacağız` diyorlar. Yani ben bu hayatımla sanırım  onlara da örnek oluyorum. Onlar da hayatın zorluklarını ben de gördüler. Ayaklarının üstüne basmayı öğreniyorlar.

HER KİTABI OKURUM

Hatun Hanım, boş zamanlarınızda neler yaparsınız?
Ben çok kitap okurum. Kitap okumayı çok seviyorum. Hikaye, roman, maneviyat kitapları… Her türlü kitabı okurum. Onun da çok faydasını gördüm. Şimdi de en azından lise diplomamı almak için açık liseye devam ediyorum. 
 
Kadınlarımıza neler söylemek istersiniz? 
Hayattan hiç korkmasınlar. Dürüst olsunlar, cesaretli olsunlar,  kendilerine güvensinler. O güven ve cesaretleri mutlaka bir gün kendilerine kazanç olarak döner. 

 

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ