KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 6.0857 TL
  • 6.8088 TL
  • 7.7202 TL
Kocaeli Zirve
Kocaeli'nin duman savaşçısı
Kocaeli'nin duman savaşçısı
Yaşam
09 Aralık 2011 Cuma 15:28
  • 4174
  • 6

Kocaeli'nin duman savaşçısı

Prof. Dr. Füsun Yıldız Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı...

 Sadece Kocaeli`de değil, tüm Türkiye`de sigaranın baş savaşçısı. Asla sigara içilen yerde durmuyor, evinde sigara içilmesine izin vermiyor.  Alışveriş için gittiği yerde eğer esnaf eğer içiyorsa oradan bir şey almıyor. Elinde sigara olan birisini gördüğünde durup uyarıyor, kendi yakınıymış gibi onunla konuşuyor. İşini çok ama çok severek yapıyor… Füsun Hanım ile yaptığım röportaj hem inanılmaz keyifli ve akıcı hem de benim için yararlı oldu. Etkilerini hala üzerimde taşıdığım bu söyleşi sonrası, zaten tek tük içtiğim sigarayı tamamen hayatımdan çıkarmaya karar verdim. Umuyorum ki, siz de okuduktan sonra “Sigaraya elveda, hayata merhaba!” diyebilirsiniz.


 

Füsun Hanım, göğüs hastalıkları uzmanı. Astım ve sigara kaynaklı bir akciğer hastalığ olan KOAH üzerine çalışıyor. Kendi alanında zaten çok tanınmış bir isim. İstanbul`dan Artvin`e bir çok farklı şehirde eğitimler vermiş, yüzlerce makalesi ve kitapları yayınlanmış. Emniyet birimlerinden Eczacıbaşı Holding`e kadar birçok farklı kurum çalışanlarına ‘sigaraya elveda` dedirtmiş. Tüm Türkiye`de birçok kişiye ‘hayata merhaba` dedirtmiş. İşini inanılmaz bir istek, arzu ve enerjiyle yapıyor. Sigarasız hayat sesine, bakışlarına ve ifadesine yansımış olan Füsun Hoca`mızı ve çalışmalarını biraz daha yakından tanıyalım… Füsun Hoca, kendisini anlatmaya şöyle başlıyor:
 

SENİNLE EVLENİRİM AMA…
“1965 Antalya doğumluyum. İlk, orta ve liseyi Ted Ankara`da okudum. 1988 yılında 450 kişilik Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi`ne 4`ncü olarak girdim. Okulum bittiği gün evlendim. O gün hayatımda üç farklı özel anıyı barındırıyor. Okul bitmişti, aynı gün evleniyordum ve eşim sigarayı bırakıyordu. Eşim Ercüment bana evlenme teklif ettiğinde, ona şöyle demiştim: ‘Zamanla birbirimizi tanıyacağız. Belki çok daha fazla seveceğiz, belki zaman içerisinde duygularımız farklı bir yöne kayacak. Ancak şu an için beni rahatsız eden bir şey var, o da Sigara. Evlenmek istiyorsan, şartım çok net: Sigarayı bırakacaksın!!!?`”

(Ve Ercüment Bey, Füsun Hoca`nın mezun olduğu gün, evlilik cüzdanına imzayı atmadan 5 dakika önce son sigarasını içerek Füsun Hanım`la yeni hayatına merhaba demiş.)

UZMANLIĞIMI ESKİŞEHİR`DE ALDIM
“Mezun olduğum sene TUS sınavına girdim. Eşim Ercüment o zamanlar Eskişehir TEİ`de F16 uçak motoru fabrikasında kalite kontrol mühendisi olarak çalışıyordu. Bu sebeple benim Eskişehir`de çalışmam daha mantıklı geldi ve bir tek orayı yazdım. Sonrasında Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları`nda ihtisas yapmaya başladım. 1989 yılı Temmuz ayında oğlum Baran dünyaya geldi. Eskişehir`e tamamen yabancıydım. İlk yıllar gerçekten de çok zorlandım ancak, 1993 yılında göğüs hastalıkları dalında uzmanlığımı aldım.
 

AKADEMİSYEN OLMAK İSTİYORDUM
Hayalimde akademisyen olmak vardı. Hocalarımdan bu doğrultuda teklif gelince direk kabul ettim. 1993 – 1996 yılları arasında Eskişehir Devlet Hastanesi`nde mecburi hizmetimi yaptım; 1995 senesinde de kızım Deniz doğdu. Aynı yıl Kocaeli Üniversitesi`ne Göğüs Hastalıkları Yardımcı Doçent kadrosu için başvurdum ama 9 ay hiçbir cevap alamadım. 9 ay sonra gelen telefonla, atanmamın gerçekleştiğini öğrendim. İlk başta çok şaşırdım çünkü bu uzun bir süreydi. Atamaların bittiğini düşünmüş, hatta Kocaeli`yi unutmuştum. Ben sekiz aylık kızım ve 1. sınıfa giden oğlumla beraber Kocaeli`ye taşındım.”

(İzmit`e yabancıydı, kimseyi tanımıyordu. Plaj Yolu`ndaki evinde Deniz ve Baran`la yeni bir hayata merhaba diyordu. Bu şehirde çok güzel çalışmalar yapacak, Kocaeli`nin bir parçası olacaktı… Bir çok insanı sigara illetinden kurtaracak, kurum kokulu hayatları çiçeklendirecek, bu şehri, insanları bilinçlendirecekti. Bunu çok iyi biliyordu.)

İL YÜZME TEMSİLCİSİ OLDUM
“İki çocukla, tek başıma zar zor idare ediyordum. Neyse ki, 1 yıl sonra Ercüment İstanbul`a, General Electric Enerji Sistemleri`ne transfer oldu. Kocaeli`ye geldiğimde Baran`ı Gölcük`teki donanmanın havuzuna kaydettirmiştim ve oğlumun antremanlarını yakından takip ediyordum. Hatta artık işin içine o kadar girmiştim ki, İl Yüzme Temsilciği görevini üstlendim. İlk Türkiye şampiyonasını organize ettik. Galatasaray – Fenerbahçe hepsini buraya getirdik. Her şey harika gidiyordu.
 

ZOR GÜNLER GEÇİRDİK
1 sene sonra Ağustos`un başlarında İzmir`de Türkiye Şampiyonası yapılıyordu. Şampiyona sona erdiğinde takımın bir kısmı aileleriyle birlikte tatile devam etti, diğerleri Kocaeli`ye döndü. O şampiyonaya katılan İzmitli çocuklardan 18`i birkaç gün sonra meydana gelen Marmara depreminde hayatını kaybetti. Çok zor günler bizi bekliyordu…”


(Evleri hasarlı olduğu için İstanbul`a taşındılar. Füsun Hoca`m her gün İstanbul`dan İzmit`e geliyor, KOÜ`de çalışmalarına son sürat devam ediyor, hiçbir şey onu durduramıyordu. Baran`ı Galatarasaray`ın yüzme takımına yazdırmıştı. 1999 yılında doçent, 2001 yılında ana bilim dalı başkanı oldu. Bunun sorumluluğuyla, ‘Çalıştığım şehirde yaşamalıyım` diyerek evini tekrar Kocaeli`ye taşıdı. Çocuklarının eğitimine hep çok önem vedi. Baran, fen lisesini 2`ncilikle bitirdi. Sonrasında Türkiye derecesiyle Boğaziçi Üniversitesi Makina Mühendisliğini kazandı. Deniz ise şu an lise 3`e devam ediyor.)


SİGARA SAVAŞÇISI OLDUM
“Ana bilim dalı başkanı olduktan sonra tam bir sigara savaşçısı oldum. O dönemler çok sistematik şekilde çalışamıyorduk. 
2005 yılında Profesör oldum ve 2006 yılından sonra bu konuda çok daha sistemli olarak çalışmaya başladım. Yerel yönetimlerle beraber kampanyalar hazırladım. Gitmediğim okul kalmadı diyebilirim. Tabii sadece okul değil, birçok fabrika ve kurumda da eğitimler verdim, konuşmalar yaptım. Hemen hemen her hafta bir yerde konuşma yapıyor eğitime gidiyordum. Çalışmalarımız hızla devam ederken, dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler`den bir talep geldi.
 

EĞİTİM BİRİMLERİNE SEMİNER VERDİK
Prof. Dr. Elif Dağlı`nın başkanlığını yaptığı SSUK  (Sigara Sağlık Ulusal Komitesi) ile birlikte İstanbul`daki tüm denetim ekipleri, emniyet personeli ve sağlık birimlerine eğitimler verdik. 2009 yılından beri Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Sağlık Bakanlığı, Türk Toraks Derneği ve 46 paydaşın birlikte yürüttüğü GARD (Kronik Solunum Hastalıklarına Karşı Küresel Birleşim) projesindeki 5 çalışma programından 2. çalışma grubunun başkanlığını yürütüyorum. Bu programda KOAH ve astım hastalığının kamuoyuna tanıtılıp benimsetilmesiyle ilgili çalışmalar yapıyoruz. “


(Füsun Hoca`m Türk Toraks Derneği`nde astım ve alerji çalışma grubu başkanı olarak seçildi. Tüm Türkiye`deki 7 üyesi ile çalışmalarına devam eden grubun 2 yıldır başında. Bu, Türkiye`de bu konunu zirvesinde olmak anlamına geliyor. 2001`den beri KOÜ`de Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı, 2006`dan beri Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı.
Bunun açılımı şu… Dahili tıp bilimlerinde 17 ana bilim dalı var ve Füsun Hoca, bunların hepsinin başkanlığını sürdürüyor. Füsun Hoca, 2011 yılının eylül ayında, Avrupa Solunum Derneği Türkiye Delegesi seçildi. Amsterdam`da görevi teslim aldı ve 3 yıl boyunca da devam edecek.)


 

Başımızdaki illet: SİGARA

Sigara benzeri olmayan bir sağlık problemidir. Çünkü sadece kişinin kendisine değil, çevresine de benzer şekilde zarar veren bir maddedir. Yüksek derecede bağımlılık yapar. Türkiyede 17 milyon civarında insan sigara kullanıyor. Bunların büyük bir çoğunluğu erkek. Ancak ne yazık ki son yıllarda kadınlar arasında ciddi bir artış görüyoruz. Ülkemizde özellikle eğitimli kadınlarda, Avrupa ve Amerika`ya göre sigara içme oranı ciddi biçimde yüksekte kalıyor.
 

ÇOCUKLARA DİKKAT!
Şunu özellikler belirtmek istiyorum ki, kadınlarda sigaraya bağlı hastalıklar geliştiğinde hem daha ağır seyrediyor hem de tedavisi çok daha zor oluyor. Bir de pasif içicilik var tabii. Örneğin, çocuklarımızı düşünelim. Akşam evde anne ve baba çocukla aynı ortamda sigara içiyorsa, bu çocuk maruz kaldığı dumandan, ortalama 5 tane sigara içmiş kadar zarar görüyor. Aileler mutlaka çocuklarını çok seviyor ancak böyle bir ortamda en büyük zararı yine kendileri veriyor.
 

Sigara yasasının etkisi oldu mu?

Ülkemiz, bu yasanın İngiltere ve İrlanda`dan sonra Avrupa`da en kapsamlı uygulandığı 3. ülke. Bu aslında sigara yasağı değildir. Sigara içmeyenlere özgürlük iadesi yapılmıştır. Sigara içme oranlarında yasadan sonra çok ciddi anlamda düşüş olmuştur. Kocaeli`de yaptığımız ‘Sen de Bırakabilirsin Kocaeli‘ kampanyasında 2009 yılı aralık ayında tesbit edilen sigara içme oranı % 32.3`den, 1 yılın sonunda % 24`e kadar gerilemiştir ki bu ciddi bir orandır.
 

ORANLARDA DÜŞÜŞ VAR
Bu sonuçların gerçekliğini tesbit etmek adına Kocaeli`nin 12 ilçesini kapsayan ikinci bir çalışma daha yaptık. 2009 yılının ilk 6 ayı ile 2010 yılının ilk 6 ayı sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle acil başvurularını çıkarttık. İki sene arasında % 22.5`lik bir azalma olduğunu gördük. O halde bu yasa sahiplenilmesi gereken bir yasa. Sigara içenleri içmemeye yönelten, pasif içicileri de koruyan bir yasa.

 

Alternatif çözümleri önermiyoruz

Şunu çok iyi biliyorum ki sigara içen herkes sigarayı bırakmak ister. Sigarayı bırakmak için hasta olmayı beklememek lazım. Akciğerinizde tümor olduğunu öğrendikten sonra bıraksanız ne size faydası var, ne bir başkasına. Bugün Türkiye`de birçok kurumda sigarayı bırakma tedavisi verilebilmekte, hastalar bu olanaklara ücretsiz ulaşabilmektedir. Önemli olan karar verip, ‘Ben bu işi yapmak  istiyorum` demektir. Sigaradan kurtulma yöntemleri arasına alternatif tıbbı katmıyoruz. Her zaman önerimiz kanıta dayalı, yani modern tıpta doğru hekimlere ulaşarak tedavi almalarıdır.


Önce hasta ediyor, sonra ilaç satıyor!

Sigara markalarının bir çoğu Amerika`da üretilmesine rağmen bu ülkede sigara içme oranı % 4, hatta daha da az. Asya da % 50 Türkiye ve Ortadoğu`da %30 – 40`larda. Böylece ne yapıyorlar? Önce üretip satıyor, para kazanıyorlar; sonra biz hasta olunca ilaç satıp bir kez daha para kazanıyorlar.


Polikliniğimize başvurun

KOÜ`de tüm ekibim inanılmaz bir istek ve arzuyla çalışmaya devam ediyor.  Başvuran birçok hastamız sigaradan kurtuldu.  Bölümümüzde görev yapan Doç. Dr. İlknur Başyiğit 1996 yılında benim yanıma asistan olarak geldi, çok yol kat etti ve  yakın zamanda da profesör olacak. Doçent Dr. Haşim Boyacı ise 1997 yılından beri bölümümüzde çalışıyor ve o da yakın zamanda profesör olacak. Bu görevleri yerine getirirken benim en büyük yardımcım ve desteğim onlar. Hali hazırda 6 araştırma görevlisi arkadaşımız, hemşirelerimiz, solunum fonksiyon testi teknisyenlerimiz, uyku laboratuvarı teknisyelerimiz ve sekreterlerimizle uyumlu bir ekip olarak, Kocaeli halkına sevgiyle ve özveriyle hizmet veriyoruz.


t
olgatamer@bizimkocaeli.com

 

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ