KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 6.0857 TL
  • 6.8088 TL
  • 7.7202 TL
Kocaeli Zirve
KÖRFEZ FK alternatif olamaz!
KÖRFEZ FK alternatif olamaz!
Yaşam
23 Aralık 2011 Cuma 14:35
  • 6406
  • 19

KÖRFEZ FK alternatif olamaz!

Değerli okuyucular, yılsonuna yaklaştığımız şu günlerde Yükselen Değerlerin de ikinci yılı tamamlanmış oluyor.

Okuyucularımızdan gelen güçle birlikte, inşallah daha nice uzun yıllar sizlerle birlikte bu kenti yaşamaya ve yaşatmaya devam ederiz. Yükselen Değerler`in bu haftaki konuğu, GÜLTAŞ HAFRİYAT ŞİRKETİ`nin sahiplerinden, ÖMER GÜL oldu. Babaları Reşit Gül`ün Gül Hafriyat olarak kurduğu küçük işletmeyi iki oğlu GÜLTAŞ HAFRİYAT olarak şirketleştirmiş, büyütmüş. Yani bu röportajımızda da, birçoğunda olduğu gibi babanın çizdiği yoldan yürüyen başarılı evlatların hikayesini okuyacaksınız.
***
Ömer Bey, haylaz bir çocuk olduğu için okuyamadığını anlatırken, içinde kalan okuma arzusu ve ‘keşke`leri su gibi gün yüzüne çıkıyor. Hatta bunu pekiştiren bir cümlesi de var: “Ben bu çalışma temposunu üniversite eğitimi alarak yapsaydım, çok daha farklı yerlerde olurdum. Babam, ‘Ben kuyuya düştüm, siz sakın peşimden gelmeyin dedim ama ısrarla peşimden geldiniz` der” şeklinde konuşuyor.
***
İşlerine hakim olan Ömer ve Yücel Gül kardeşleri son derece sempatik ve güler yüzlü buldum. Anlatacak çok şeyleri olmasına rağmen biraz da çekingen bir yapıya sahipler. Ömer Bey, başarılarındaki en büyük payı iyi bir ekiple çalışmaya bağlıyor, tek başına hiçbir işte yol alınamayacağını ifade ediyor. Kendisinin en beğendiğim yönü ise yaptıkları işle ilintili olmasına rağmen, inşaat işinde haddini bilmesi oldu. “Herkes bildiği işi yapmalı ve her iş ehli insanlarca yapılmalı” diyerek önüne gelenin müteahhit olmasını eleştiriyor ki bu eleştirisinde son derece haklı olduğu yadsınamaz.


Ömer Bey, kaç yaşındasınız?
Ben 1973 doğumluyum, kardeşim de 1980`li. İkimizin de tek işi Gültaş Hafriyat.
 

Aslen nerelisiniz?
Kökenimiz Artvin.
 

Gürcülük var mı?
Mohti lazız.
 

Ne zamandan beri İzmit`tesiniz?
Babamlar 1964 senesinde gelmişler buraya. Biz İzmit`te doğduk, İzmit`te yaşadık, yaşıyoruz. 38 yaşındayım. Şu yaşıma kadar Artvin`e 5 veya 6 defa gitmişimdir. Ama şimdi babam orada ev yapıyor, yazın 10 gün de olsa memleketimizi ziyaret edeceğiz

BAYRAĞI KARDEŞİMLE TAŞIYORUZ

GÜLTAŞ HAFRİYAT ne zaman kuruldu?
GÜLTAŞ, 1991 yılında kuruldu. Ondan önce Gül Hafriyat olarak şahıs adına kurulu bir firmaydı. Hemen hemen 20 yıllık bir firmayız. İki kardeş olarak babadan oğula, bayrağı taşımaya devam ediyoruz.
 

Ne işler yapıyorsunuz, biraz anlatır mısınız?
İş makinelerimiz, kamyonlarımız var. Yüzde 80 ağırlığımız hafriyat üzerine, yüzde 20 de inşaat üzerine çalışıyoruz.
 

İnşaat derken…
Konut anlamında değil. Genellikle taş duvarlar, perde duvarlar, saha betonları, otopark alanları yapıyoruz.
DIŞA BAĞIMLI OLMAMAYA ÇALIŞIYORUZ
 

Eskiden şahıs firmasıydı, şimdi şirketleştik dediniz. Ne gibi yenilikler oldu firmanızda?
Son zamanlarda biraz atak yaparak ekibimizi çoğalttık, yeni iş makineleri aldık. Sektörümüzle alakalı bütün iş makinelerini bünyemizde barındırmaya çalışıyoruz. Dışa bağımlı olmadan, tamamen kendi işimizi kendimiz yapmaya, çözmeye gayret ediyoruz.
 

Kaç adet iş makineniz var?
8 iş makinemiz, 9 adet de kamyonumuz var. İş makinelerinde eskavatör diye tabir ettiğimiz dozer, silindir gibi makinelerin hepsi mevcut. Kamyonda da nakliye üzerine TIR`larımız var.
 

Genellikle nerelere iş yapıyorsunuz?
Bir ara fiber optik işi yaptık ve tüm Türkiye`yi gezdik ama asıl ağırlığımız Kocaeli, İzmit`tir.

ÇOK ÇALIŞTIK

Bu işe başlamanız babanızın bir arzusu muydu? Yoksa şartlar kendiliğinden sizi buraya mı getirdi?
Tamamen kendiliğinden oldu aslında. Bu işin içinde büyümüş olmanın getirmiş olduğu netice de diyebiliriz.
 

Erken zamanda başladınız o zaman…
Çok genç yaşta başladım. Lise ikideydim ve okulu bitiremedim. Bitiremeyince de babam ceza olarak 15-16 yaşında beni burada işe başlattı. Otomatik olarak olayın içinde buldum kendimi.
 

Bu işte başarılı olduk diyebilir misiniz?
İnanın çok çalıştık Aysun Hanım. Babam 1999 senesinde boğaz kanseri olunca, ister istemez işlerden kendini çekti. Gayriihtiyari kardeşim Yücel ile ben girdik devreye. O zamandan bu zamana hep ileri gittik. Babamızı da emekli ettik ama yarım emekli tabii. Yine de onun gölgesi olmadan olmuyor.

DEĞERLİ FİRMALARLA ÇALIŞIYORUZ

Hafriyat işi zor mu? Yani ayrıntısı çok olan bir iş mi?
Kolay bir iş değil, detaylı bir iş. Bizim en büyük problemimiz büyükşehir belediyelerinde hafriyatı istediğimiz gibi sağa sola dökemememiz. Belediyeler o konuda yardımcı olmaya gayret ediyor, belli döküm yerleri gösteriyor ama kendi ekibiniz olmayınca zor oluyor. Ama bir şekilde çözüyorlar yine de.
 

Belediyelere hafriyat işi yapıyor musunuz?
İhalelere hiç girmiyoruz. Tamamen özerk çalışıyoruz.
 

Hangi firmalarla çalışıyorsunuz?
Devamlı işlerini yaptığımız inşaat firmaları var. Yani iş işi getiriyor. Mesela dönemin en prestijli işlerinden biri Mobesko`nun komple alt yapı işiydi. Bunun yanında çok değerli firmalarla çalışıyoruz. Örneğin Girişim Yapı var, Pekdemir İnşaat var. Yaklaşık 30 senedir de Pak Holding`in işlerini yapıyoruz.

İNŞAAT, MÜHENDİSLERİN İŞİ OLMALI

Kaç kişilik bir ekiple çalışıyorsunuz, Ömer Bey?
Ofis görevlileri de dahil olmak üzere, 25 çalışanımız var.
 

Ömer Bey, kardeşinizle ortak iş yürütmek nasıl bir şey?
Çok iyi. Kardeşimle hiç problemimiz olmadı. Her şeyi oturup konuşuyoruz, gayet net şekilde fikrimizi söyleyip, doğruyu buluyoruz.
 

İki kardeş; şöyle artık başka işler de yapalım artık dediğiniz oldu mu? Mesela inşaat işi bu işin menşeinde olan bir iş…
Aslında girmek istedik. Özellikle yap-sat tarzını denedik ama anladım ki, inşaatı mühendislerin yapması lazım, çünkü biz bu işi bilmiyoruz. İşi bilmediğimiz için bir kalfaya verdik ama ortaya nasıl bir proje çıkacak, nasıl bir şey olacak diye tedirgin olduk. O yüzden her işi ehli insanın yapması lazım diyorum.
 

Çok haklısınız aslında. Eline az bir miktar para geçen veya bir arsası olan herkes müteahhitliğe soyunuyor. Siz bu anlamda işin kenarında olmanıza rağmen haddinizi biliyorsunuz. Bu da çok önemli…
Muhakkak önemli. Mesela önceden bizim iş makinelerinin ödemesi çok basitti. O dönem simitçisine kadar herkes iş makinesi aldı. Ama çalıştıramayınca olmuyor tabii. Sonradan hepsi o makineleri satmak zorunda kaldı. Şimdi aynı şey inşaatta var. Hiç aklımızın ucuna dahi gelmeyecek sektörlerden insanlar, bir bakıyorsunuz inşaat yapıyor.

ASİAD`IN YÖNETİM KURULUNDAYIM

Hele de depremden sonra her yer inşaat, herkes müteahhit oldu. Gerçi inşaatın bol olması sizin işinize olumlu yansıyordur, değil mi?
Mutlaka öyle ama bir deprem yaşadık. Hepimiz İzmit`teydik ve neler yaşandı gördük, değil mi? Ona rağmen bir bina yapıldığı zaman bizim insanımız da sorup araştırmıyor; Nedir, ne değildir?
 

Albenisi varsa tamamdır, diyorlar…
Aynen öyle. Yeni bina güzel, estetik görünüyor; hadi alalım oturalım. Buna karşıyım. İyice araştırılıp kontrol edilmesi gerekiyor ki piyasada müteahhidim diye kimse gezemesin. Bilinçli olmak lazım.
 

Sosyal faaliyetlere katılıyor musunuz, peki?
Avrasya Sanayici İş Adamları Derneği`nin yönetim kurulundayım. Başkanımız Arif Akifoğlu.

KOCAELİSPOR`DA YÖNETİCİLİK YAPTIM

Bilmez miyim Arif Bey`i? O da Kocaeli`nin Yükselen Değerleri`ne konuk ettiğimiz ve ailemize dahil olan çok değerli bir iş adamı. Öyle ki, evinin kapılarını bize açtı…
Arif Bey gerçekten çok iyi bir insan. Kültürlü, kaliteli, dopdolu. Tabii iş yoğunluğundan dolayı çok fazla bir şey veremiyoruz derneğimize ama Arif Bey sağ olsun, yanında görmek istedi bizi. Biz de onunla beraber yürümekten son derece keyif alıyoruz.
 

Duvarınızda Kocaelispor takımının yer aldığı kocaman bir tablo görüyorum. Sıkı bir taraftardan ötesi var galiba?
Şampiyon olduğu dönemde Kocaelispor`da yöneticilik yaptım. Hem şampiyon yapan, hem küme düşüren ekipteydim.
 

O zaman hemen sorayım; ne olacak bu Kocaelispor`un hali?
Kocaelispor`un ihtiyacı olan tek şey, kendisine sahip çıkılmasıdır. Paradan öte manevi desteğe ihtiyacı var. Büyükşehir belediye başkanının, valinin bizzat katılacağı, ön ayak olacağı bir şeyler yapılması lazım. Halkı teşvik edici olması şart. Önceden Kocaeli`de 300 bin insan yaşıyordu, 100 bini Kocaelisporlu`ydu. Ama bugün bakıyorsunuz, yaklaşık 2 milyon insan yaşıyor, taraftar sayısı 50 binlere düştü. Öyle olunca yeni nesil çocuklarımız ya Beşiktaş, ya Fenerbahçe ya Galatasaray diyor. Bu da büyük handikap oluyor.

SİYASETE HİÇ BULAŞMADIM

Peki, Ömer Bey, son dönemde yıldızı parlayan veya Kocaelililer`e empoze edilmeye çalışılan mı diyeyim, bilemiyorum; Körfez FK var. Sizce bu Kocaelispor`un boşluğunu doldurur mu?
Ben alternatif olacağını düşünmüyorum açıkçası. Kocaelisporlu olmak ayrı bir şey. Kurtuluş bu falan deniyor ama o havayı vereceğini zannetmiyorum.
 

Ömer Bey, siyasete bakışınız nasıl?
Siyasete hiç bulaşmadım, bulaşmak da istemiyorum. Bana göre değil diyeyim. Onu beceremiyorum işte.
 

Sizin gibi genç ve işinde başarılı iş adamlarını siyasi çevreler rahat bırakmaz, teklifler yaparlar. Size de böyle bir teklif geldi mi?
Oldu tabii, olmaz mı? Çeşitli siyasi partilerden teklif aldım ama ben hiç düşünmedim çünkü beceremem. Babam Fikret Toker zamanında CHP meclis üyesiydi. Ben o zaman da babama “girme” demiştim.

İŞİME ÇOCUKLARIM DEVAM ETSİN

Neden girmesin? Bunu birileri yapmalı, değil mi?
Öyle ama siyaset öyle bir şey ki, dostlarınızı da kaybediyorsunuz. Yine de her ne kadar siyasetin içinde değilsek de, bizden bir yardım istendiği zaman dostlarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz.
 

Evli misiniz, çoluk çocuk var mı?
Evliyim, on ve on iki yaşlarında iki oğlum var.
 

Bu işi çocuklarım sürdürsün isterim, diyor musunuz?
Biz bu firmayla beraber büyüdük. Onlar da şimdi aynısını yaşıyorlar. Tabii ki onların bu bayrağı daha ileriye taşımasını isterim. İnşallah öyle olur.
 

Nerede ikamet ediyorsunuz?
Bağçeşme tarafında, Turgut Mahallesi`nde oturuyorum. Stres atabileceğim, manzarası güzel bir evim var.

GAZETENİZİ BAŞARILI BULUYORUM

Yerel basın hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bizim Kocaeli Gazetesi`ni, özellikle Güngör Arslan`ı çok başarılı buluyorum. Hele internet sitenizi her daim izliyorum. Bu başarının da iyi bir ekiple olduğunu biliyorum.
 

Ömer Bey, Yükselen Değerler`e konuk olduğunuz için çok teşekkür ediyorum….
Asıl ben teşekkür ederim. Zaman zaman takip ediyorum. Çok başarılı bir proje bence. Bu sayfada yer almak benim için büyük onur. Tekrar teşekkür ediyorum.
 

Ömer Gül`ün kardeşi Yücel Gül:

GKD ESKİ HAVASINA KAVUŞACAK

Yücel Gül de ağabeyi ile aynı kaderi paylaşıyor. O da aynı Ömer Bey gibi liseden sonra eğitim hayatını noktalayarak genç yaşta girişimci olmuş. Onlar, yaptıkları işin hakkını vermeyi başarmış, birbirine sımsıkı bağlı iki iş ortağı. Yücel Bey`le yaptığımız mini söyleşide Genç Kocaelililer Derneği`nin geçmişi ve bugünü hakkında konuştuk…
 

Yücel Bey, Genç Kocaelililer Derneği eski havasını yakalar mı dersiniz?
Gene öyle olacak. Ben bir önceki yönetimde de vardım, şimdiki yönetimde de varım. Bir önceki dönem çok borcumuz vardı, onu ödedik, başkanımızı da yeniledik. Şimdiki başkanımız sosyal işlere yöneldi, artık parayla da bir işimiz kalmadı.
 

Peki, GKD`nin bu kentteki amacı nedir? Bir araya geldiğinizde neyi tartışıyorsunuz?
Önceki dönemde bir anda seçim oldu, parasal borçları kovalamaktan başka hiçbir şey yapmadık. Ne olduğunu anlayamadık. Önceki GKD`yi anlatıyorlar bize… Hiçbir siyasi göbek bağı yokmuş, her düşünceden gençler varmış. Dolayısıyla her kesimden insan fikir alış-verişi için GKD`ye gelirmiş.
 

Çok doğru. Ben hatırlıyorum da, GKD Kocaeli`de ne etkinlik yapsa kayıtsız şartsız destek verilir, basında da yer bulurdu…
Evet ama halkın da çok büyük desteği vardı işte. Bunu tekrar sağlamaya yönelik çalışmalara başladık. Ziyaretçi sayımız günbegün artıyor. İnşallah eski havasına kavuşacak. Kavuşmak zorunda, başka şansı kalmadı.

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ