KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.7077 TL
  • 6.3054 TL
  • 7.1537 TL
Kocaeli Zirve
Mex’in mutlu hikayesi
Mex’in mutlu hikayesi
Yaşam
30 Kasım 2011 Çarşamba 17:39
  • 985
  • 0

Mex’in mutlu hikayesi

Bu hafta size şirin mi şirin, dünyalar tatlısı bir çifti tanıtacağım:

Cosby`nin patisinden Bizim YAŞAM editörümüz Zeynep Akar da dahil olmak üzere  tanıdığım bir çok insana matematik dersi vermiş,
Şehrin en tanınan matematik öğretmenlerinden birisi olan Semra Ürgüp ve sevimli dostu Mex Ürgüp.
Mex 20.08.2001 doğumlu… Yani 10 yaşında koca bir çocuk.
Ama biz aramızdaki yaş farkına rağmen gayet iyi anlaşıyoruz.
Yani yaşıt olmasak da, oturduğumuzda konuşabilecek birçok konu bulabiliyoruz.
Geçen gün Semra Hoca`mın evine gittim.
Tabii ki matematik öğrenmek için değil; bir köpeğin matematikle hiçbir zaman işi olmaz çünkü her zaman karşısına konulan kemikleri saymadan mideye indirmek ister.
Ziyaretimin sebebi, biraz Semra Hoca`ya göbeğimi sevdirmek, biraz da Mex ile oyun oynamaktı.
Bir süre oynadıktan sonra bu tatlı ikilinin güzel hayatları hakkında konuşmaya başladık.
Sevgili dostum Mex, ikimize de birer parça kemik hazırladı ve karşılıklı kemiklerimizi kemirirken uzun uzun konuştuk.
Semra Hoca, emekli olduktan sonra hemen kendisine bir köpek almak istemiş.
Aslında daha önceden de hep istermiş ancak çok yoğun çalıştığından bir türlü cesaret edememiş.
Emekli olduktan kendisine uygun köpeği bulmaya karar vermiş… Yani sevgili dostum Mex`i.
 

GELE GELE MEX GELMİŞ!
O zamanlar Yahyakaptan`daki evinde tek başına yaşayan Semra Hoca araştırmalara başlamış.
Kitaplardan araştırdığında karşısına hep aynı ırka mensup köpekler çıkmış.
Çocuklarla arası iyi olacak, evde ona arkadaşlık yapacak, iyi huylu, sakin, sevimli bir köpek… Yani Golden Retriever.
Araştırmayı birlikte yaptığı arkadaşıyla beraber İstanbul Beykoz`dan bir köpek siparişi vermişler.
Çok komik bir durum ama sevgili dostum Mex`i ‘sipariş` etmişler.
Semra Hoca, karamel – tarçın rengi bir Golden gelecek diye beklerken, bir de ne görsün!
İstanbul`dan 45 günlük, bembeyaz, tüy yumağı gibi bir köpek yavrusu gelmiş.
Çiftlik görevlisinin elindeki bebek, şu anda 10 yaşında olan, Semra hocanın bir numaralı hayat arkadaşı Mex`miş. 
Görevli “Evet, biliyorum karamel rengi bir yavru konuşmuştuk ancak bu bebeği görmenizi istedim. İsterseniz geri götürebilirim” demiş.
Zeytin gibi kapkara gözleriyle Semra Hoca`ya sevimli sevimli bakan arkadaşım Mex, o anda Semra hocanın kalbini fethetmiş.
 

BENİM DÜNYAM ANNEMDİR…
Mex yeni evine yerleştikten sonra sıra eğitime gelmiş…
O zamanlar evinde internet olmadığı için, Semra Hoca bir sürü köpek eğitim kitabı almış ve aslında o ana kadar kendisine yabancı sayılabilecek bu işi başarıyla halletmiş.
Önce tuvalet eğitimi, sonra ev içerisindeki genel yaşam kuralları…
Mex tüm bunları anlatırken ben önümdeki kemiği afiyetle kemirmeye devam ediyordum…
Sözlerine şöyle devam etti:
“Sevgili Cosby`ciğim, aslında bir de şöyle bir durum var… Semra annem bir süredir kalp hastası. Düzenli olarak spor yapması, yürümesi gerekiyor.
Kendisine daha iyi bakması için ona destek oluyorum.
Neyse ki benimle her gün düzenli yürüyüşlerini yapabiliyor.
Çoğu zaman kendisinden çok beni düşündüğüne eminim ama ben de onu çok seviyorum. Benim bütün dünyam annemdir.
Evden gittiğinde kapının önüne yatar, o gelene kadar hayaller kurarım.
Beni aldığı günden bu güne kadar yaşadıklarımızı hatırlamaya çalışırım.
O yokken hiç mutlu olamıyorum Cosby!
Onun ayaklarının dibine yatttığımda patimi tutarak beni sevmesini bu dünyada hiç bir şeye değişmem…”
Bu arada kemikler gerçekten de çok lezzetliydi.
Mex bana bunları anlatırken “Kemikleri nereden aldın? Ben de alayım çok lezzetliymiş“ diye soracaktım ama ayıp olur diye vazgeçtim.
 

YOKSA ANNEM BOĞULUYOR MU!?
Semra Hoca ve Mex, senenin 4-5 ayını Datça`daki yazlık evlerinde geçiriyorlar.
Mex`in en sevdiği şey yüzmek ve top oynamak.
Ancak Semra Hoca`nın yüzmesine bir türlü alışamamış; Semra Hoca her denize girdiğinde onun boğulduğunu sanıyor, tedirgün olarka etrafında daireler çiziyor, denizde annesini korumaya çalışıyormuş.
Semra Hoca yemek yerken ona eşlik etmekten çok büyük keyif duyan arkadaşım, aynı benim gibi mutlaka masadan bir şeyler otlanırmış.
Mex`in annesinin yüzmesinden başka, alışamadığı bir şey daha varmış; o da gök gürültüsü.
Gök gürlediğinde çok huzursuz olan Mex`i Semra Hoca mutlaka gelip sakinleştiriyormuş.
Bir de geceleyin elinde fenerle dolaşan birilerini gördüğünde, siniri bozulan Mex, bir şey taşıyan çöpçü ya da nakliyeci tarzı insanlara karşı da biraz mesafeliymiş.
Sevgili dostum anlatmaya devam ediyordu ancak benim kemiğim bitti.
Konuşmaktan kemiğini yiyemeyen Mex, ağzını açıp 2 laf etmeden tıkınan bana, kendi kemiğini de verdi ve annesiyle olan mutlu yaşantısını anlatmaya kaldığı yerden devam etti…

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ