KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.9021 TL
  • 6.6535 TL
  • 7.4709 TL
Kocaeli Zirve
Nar Anne’nin bir çiftliği var
Nar Anne’nin bir çiftliği var
Yaşam
19 Kasım 2010 Cuma 14:27
  • 8104
  • 5

Nar Anne’nin bir çiftliği var

Önce ismi dikkatimizi çekti… ‘Nar Eğitim ve Organik Tarım Çiftliği’. Organik tarım çiftliklerinden haberimiz vardı da, ‘nar eğitimi’nin ne demek olduğunu çok merak ettik.

‘Herhalde, nar yetiştiriyor, onları aşılıyor, işliyorlar.` diye düşündük. Ne kadar yanıldığımızı anladığımızda; hem şaşırdık, hem de gülmekten kendimizi alamadık. Meğer ‘Nar`, sahibi Nardane Kuşcu`nun adını taşıyan bir eğitim şirketi ve organik tarım çiftliğinin adıymış. Bunu öğrenince merakımız daha da arttı; gidip hem çiftliği görmeye hem de Nardane Hanım`la tanışmaya karar verdik. Nar Eğitim ve Organik Tarım Çiftliği`nde nar yetiştirilmediğini ama ülkesini seven herkesi gururlandıracak işler yapıldığını, ancak çiftliği ziyaret ettiğimizde anladık…
 

GÜLEN GÖZLER
Nar Eğitim ve Organik Tarım Çiftliği`nin kapısında bizi, kucağında henüz topladığı tazecik pazılarla maydanozları taşıyan, içinin güzelliği yüzüne yansımış bir genç hanım, Organik Tarım Teknikeri Ülkü Yüzüak karşıladı. Hemen ardından da gülen yemyeşil gözlerinde sevgi okunan, tabiat ana kadar sade ve doğal haliyle Nardane Kuşcu`yla tanıştık. Ve tabii, kapıdan girerken başını okşadığımız, bize sevgiyle sokulan ve Nardane Hanım`ın gülümseyerek “O, bizim insan kaynakları uzmanımız; kapıdan girenin iyi insan mı, kötü insan mı olduğunu onun havlamasından anlıyoruz” dediği, bekçi köpeği Yaprak`ı da unutmamak lazım…
 

 

İSMİ MASALDAN GELİYOR
Nardane Kuşcu`nun sahibi olduğu Nar Eğitim ve Organik Tarım Çiftliği, 100 dönüm arazi ve küçük bir çiftlik evinden oluşuyor. Adından da anlaşılacağı gibi organik tarım yapılan çiftlikte, Nardane Hanım ve eşiyle birlikte toplam 6 kişi görev yapıyor. Çiftlik olur da, içinde hayvan olmaz mı? Var tabii… Nar eğitim ve Organik tarım Çiftliği, sevimli bekçi köpeği Yaprak ve yavrularından başka; üç at, bir sürü keçi, tavuk, horoz, güvercinler, iki siyam kedisi ve onların sokak kedisi arkadaşlarına ev sahipliği yapıyor. Çiftlik adını sahibinden almış.  Nardane Hanım, ismini babaannesinin bir masaldan esinlenerek koyduğunu ve adının ‘Nardan nura geçerek olgunlaşırsın inşallah` şeklinde bir temenni içerdiğini anlatıyor. Ancak, bu isim sadece resmiyette kullanılıyor; Nardane Kuşcu`nun öyle pozitif ve doğal bir enerjisi var ki, kendisini tanıyan herkes ona ya ‘Nar Hoca` ya da ‘Nar Anne` diye hitap ediyor. Çiftlikle ilgili bilgileri almaya başlamadan önce, Nar Hoca`yı biraz daha yakından tanımak istiyor ve soruyoruz: ”Kimsiniz siz?”
 

YEŞİL İZLER BIRAKTIK
Nardane Hanım, kendisini “Ben sancılı bir öğretmenim” şeklinde tanımlıyor. “Toprak seven, tohumun peşine düşen, meraklı ve doğadan kopuk yaşayamayan biriyim”.  Çukurova`lı ama aslının Yörük, Türkmen olduğunu söyleyen Nar Hoca, “Bizler her yaz mutlaka yaylaya çıktık, ormanlara gittik. Doğayı, hayvanları sevdik ve her gittiğimiz yerde yeşil izler bıraktık. Böyle bir kültürde büyüdüğünüz zaman, bir daha doğadan kopamazsınız” diyor. Emekli ilkokul öğretmeni olan Nardane Kuşcu`nun doğayla ilgili bilgisinin temeli, ‘liderim` dediği babaannesinden öğrendikleriyle atılmış; öğretmen okulunda da çok iyi bir tarım eğitimi almış. O, yetiştirmeyi hep sevmiş. Nerede küçücük bir toprak parçası görse, ekip dikmiş. “Gıdanın, insan onuruyla çok yakın ilgisi olduğunu biliyorum. İnsan onurunu kırmanın en etkili yolu, onu gıdadan mahrum bırakmaktır. Bu yüzden ekip, yetiştirmeyi çok önemsiyorum” diyor. 
 

BEN ATATÜRK ÖĞRETMENİYİM!
“Ben bir Atatürk öğretmeniyim. Bu hiçbir şekilde değişmez” diyen Nar Hoca, yetişkin eğitimi, engelli eğitimi gibi birçok dalda eğitim vermiş olsa da en önemsediği branş ilkokul öğretmenliği. Emekli olduktan sonra, eğitim sistemimizde gördüğü eksiklikleri tamamlayabileceği, Nar Eğitim ve Danışmanlık adlı bir eğitim şirketi kurmuş. “Cebime iki kuruş para düşse; ya bir şey ekerim, ya eğitime giderim, ya da kitap ve resim alırım,” diyen Nar Hoca, bilgisi ve tecrübeleri ışığında kişisel gelişim eğitimleri vermeye başlamış. Daha sonra aralarına birçok gencin de katılmasıyla, kurumsal eğitimler vermeye de başladıklarını söyleyen Nar Hoca, zaman içinde bir ‘eğitim çiftliği` kurmak istemiş.
 

ORGANİK GIDA, EKOLOJİK BİNA
Ekibi de kendisini destekleyince kolları sıvayan Nardane Hanım, elindekini avucundakini Kerpe yolu üzerindeki 100 dönümlük araziye yatırmış. Çiftliğin amacı; Nar Eğitim ve Danışmanlık`tan eğitim alan kişilerinin tamamen organik gıdalarla beslenebileceği; ekolojik, doğayla uyumlu binalarda konaklayabileceği bir merkez yaratmak. Kandıra`nın bir turizm bölgesi olduğunu fakat denizle ilgili kısmın senenin belli bir bölümünde hizmet verdiğini hatırlatan Nardane Hanım, “Oysa, buraya 12 ay insan gelmeli. Bu tür yatırımlar bölge insanı için iş imkanları da oluşturur. Hem biz, hem Kandıra halkı hem de çevre kazansın istiyoruz.” diyor. Nar Hoca, burada organik tarımla ilgili eğitimler de verilebileceğini söylüyor. “Kandıra bölgesi kadar temiz kalmış, otantik unsurlarını, tarihini ve kültürünü koruyan yerler çok az. Bu değerlerin korunması ve tanıtılması lazım.
 

ORGANİK TARIM YAPABİLMEK İÇİN
Ekoloji konusunda burada bir model oluşmasını arzu ettim. Bu bölgedeki insanlar hızla kimyasal ilaç kullanmaya geçiyor ve topraklar kaybedilmek üzere“ diyen Nar Hoca, köylülerle fikir alışverişi yapıyor, onlara organik tarımın önemini anlatıyor. Projenin organik tarım ayağı tamamlamış bile. Şu anda çiftlikte yetişen her ürün sertifikalı. Nar Hoca, bir arazinin organik tarım yapılabilir olması için Çiftçi Kayıt Sistemi`ne (ÇKS) kayıtlı olması gerektiğini belirtiyor. “Organik tarım yapabilmeniz için önce toprak tahlillerinizi yapmalısınız. Toprağınızın, suyunuzun temiz olması ve organik tohum kullanmanız lazım. Örneğin araziniz otoban kenarındaysa ya da çevrenizde kimyasal kullanarak tarım yapan kişiler varsa organik tarım yapamazsınız. Bundan başka, bir organik tarım sertifikasyon kuruluşuyla sözleşme imzalamanız gerekiyor.” diyen Nar Hoca,  organik tarım yaparken kesinlikle GDO`lu tohum kullanılamayacağını da sözlerine ekliyor.
 

PROSEDÜRÜ AĞIR
“Biz GDO`lu tohum kullanmadığımız gibi, hibrit (bir kere ürün veren, kısır tohum) tohum da kullanmıyoruz çünkü bu da doğaya aykırı. Sertifikalı organik tohum bulmaya çalışıyoruz. Bu tohumları bulmak kolay değildir, bulduğunuzda da almak için ayrı bir prosedür işler. Örneğin biz ektiğimiz buğdayı Dalaman`da bulduk ve Ankara`dan izin alarak ektik” diyen Nar Hoca, tohum konusunda da çalışmalar yapmış. Türkiye`den ve yurtdışından tohumlar bulmuş. Bu tohumları organik tarım yapan yerlerden, dağ köylerinden, doğadan toplamış. “3 tohumun peşinden 300 kilometre gittiğim oldu”  diyor. Köylerdeki kadınların, artık erkeklere tohum vermek istemediğini ve “Bu tohumu da alır, para uğruna heba ederler” dediğini anlatan Nar Hoca, gülerek ekliyor: “Allahtan bize veriyorlar”
 

TOHUMLARIMI KIZ VERİR GİBİ VERİYORUM
Nar Hoca ve ekibi geçtiğimiz sene çiftliklerinde tam 22 ayrı çeşit organik sofra domatesi yetiştirmiş. Nar Hoca, tohumlarını köylülerle de paylaşıyor. Bu sayede, artık Kandıra pazarında pembe domates bulmak mümkün. “Tohumları veriyorum ama kız verir gibi titizlikle veriyorum. ‘Buna ilaç verirseniz, hakkım haram olsun` diyorum”  diyor. Nar Hoca`nın organik tarım çiftliğinde tek tip tarım yapılmıyor. Doğadaki sistem kurallarından bir tanesinin de çeşitlilik olduğunu söyleyen Nardane Hanım, “Çeşitlilik kaybolduğunda, doğanın dengesi de kaybolur” diyor. Çiftlikte yulaf, arpa, pek çok çeşit biber, 5-6 tür taze fasulye, 22 çeşit domates, salatalık, maydanoz, altın çilek gibi birçok ürün yetiştiriliyor. Nar Hoca ve ekibi kendi yetiştirdiği ürünlerin yanı sıra, doğadan topladığı meyve ve otlardan da faydalanıyor.
 

YEDİĞİN NEYSE, SEN DE OSUN
Nar Hoca, “Yediğin neyse, sen de osun diye bir laf var” diyor, “Bugün yediğimiz katkı maddeli gıdaların ve doğaya verdiğimiz zararın etkilerini bir gün mutlaka göreceğiz. Doğadaki sisteme uymak, kimin patron olduğunu hatırlamak lazım. Para ve güç bizi patron yapmaz.  Bizi patron yapan, içimizdeki sevgi ve şefkattir. Bu toprağı sevmeyen ne annesini ne vatanını ne de başka birini sevebilir”. Organik olarak yetiştirdiği ve doğadan topladığı ürünlerin bir kısmını çiftlikte tüketen ekip, kalan kısmını da turşu, reçel ya da konserve yaparak saklıyor. Unlarını bile yetiştirdikleri buğdaydan yapıyor ve hazır maya kullanmıyorlar. Ekmeklerini kendi unları ve yine kendi ürettikleri mayayla pişiriyorlar.
 

BAŞKALARINA DA KALSIN
Çiftlikteki amaçları ticaret yapmak olmasa da, ziyaretçilerini kırmıyor ve bu ürünlerin satışını da yapıyorlar. Ama öyle her istediğiniz üründen, istediğiniz kadar alamıyorsunuz. Örneğin, 3 kilo organik domates isterseniz, Nar Hoca size “Yarım kilo alın, başkalarına da kalsın” diyebiliyor. Nar Eğitim ve Organik Tarım Çiftliği`nde hiçbir şey atılmıyor, ziyan edilmiyor. Meyve sebzelerin kullanılmayan kısımları özel bir yöntemle gübre haline getirilip, tekrar doğanın hizmetine sunuluyor. Nar Hoca, Yörük olmanın avantajlarından da sonuna kadar faydalanıyor. Büyük dedesinin kendi ilaçlarını yapan bir cerrah olduğunu söyleyen Nar Hoca, bu geleneğin aileye yerleştiğini ifade ediyor. Kendisi de doğanın şifa olduğunu bilecek kadar, genetik aktara sahip.
 

BUĞDAYLA KOYUN GERİSİ OYUN
Ödedikleri yüksek tohum fiyatlarına, harcadıkları büyük emeğe ve baş etmek zorunda oldukları ağır prosedürlere rağmen, organik tarım yapan çiftçilerin eline çok az para geçtiğini ifade eden Nar Hoca, onları ‘Don Kişot` olarak tanımlıyor ve desteklenmeleri gerektiğinin altını çiziyor. Türkiye`de tarım sektörünün çok gerilediğini ifaden eden Nar Hoca, “Maalesef artık muhtaç hale geldik. Anadolu`da bir laf vardır, ‘Buğdayla koyun, gerisi oyun` derler. Şu anda buğday ithal ediyoruz. Bizler modernlik adına büyüklerimizin sözünü dinlemedik, köklerimizi reddettik. Şu anda sahip olduğumuz organik tohumların hepsi, ninelerimizin sandığından çıkan tohumlardır. Çocuklarımıza bunları öğretmemiz, onları bilinçlendirmemiz şart.” diyor.
 

MASAL KAMPI
“Çocuklarımız artık büyüklerinden masal dinlemiyor, kültürümüzü aktaramıyoruz” diyen Nar Hoca`nın en büyük arzularından birisi de çocuklara gerçek masalların anlatıldığı bir masal kampı kurmak. “Anneler, babalar, çocuklar gelsin hep beraber oturalım, onlara hikayelerimizi, gerçek masallarımızı anlatalım istiyorum. Bana bazen neden siyasete girmediğimi sorarlar. Siyaset filan umurumda değil. Hayat umurumda. Ben çocuklarımın, torunlarımın yüzüne bakabilmek istiyorum” diyor. Nar Eğitim ve Organik Tarım Çiftliği`nin kapıları herkese açık. Çiftliği ziyaret edebilir, Nar Hoca`nın engin bilgi ve tecrübesinden yararlanabilir, hatta bizim kadar şanslıysanız, doğal unla pişmiş nefis kurabiyeleri ya da değişik otlardan yapılmış lezzetli yemekleri tadabilirsiniz.
O, doğanın bir parçası


Çiftliğe gittiğimizde, bizi içtenlikle karşılayan Ülkü Yüzüak 25 yaşında, Kocaeli Üniversitesi Organik Tarım Programından mezun bir genç kız. İzmit`te ailesiyle birlikte yaşıyor ve her gün çiftliğe gelerek çalışmalarını sürdürüyor. Kendisini organik tarıma ve doğaya adamış. O doğayı güzelleştirdikçe, tabiat da onu güzelleştirmiş. Güneşten pembeleşmiş yanakları, ışıl ışıl yüzü ve gözlerinden okunan heyecanıyla doğaya o kadar yakışıyor ki, sanki onun bir parçası.
 

HER ŞEYİN ÖZÜ TOPRAK
Ülkü Hanım, Nardane Kuşcu`yla, öğrenci olduğu dönemde içinde yer aldığı bir çevre projesi kapsamında araştırma yaparken tanışmış ve bir daha yanından hiç ayrılmamış. “Aslında bölümümü isteyerek seçmemiştim ama Nar Anne`yle tanışınca her şeyin özünün toprak olduğunun bilincine vardım” diyor. Önce Nardane Hanım`dan eğitim almış, sonra da onunla birlikte çalışmaya başlamış. Doğada olan her şeyi gözlemliyor ve kayıt altına alıyor.
 

SİSTEMDE HATA OLURSA
Bitki ve hayvanları fotoğraflayıp, arşiv oluşturuyor. Bunun sebebini “4 ya da 5 yıl sonra onları burada bulamazsak eğer, sistemde bir hata olduğunu anlayacağız. Bu yüzden takip etmemiz lazım” şeklinde açıklıyor. Kendi gıdasını yetiştiren insanların özgüveninin arttığını söyleyen Ülkü Hanım, “Artık sofraya oturduğumuzda, sadece tuz ve zeytinyağını kendimizin üretmediğini görüyorum. Bu çok güzel bir duygu” diyor. Ülkü Yüzüak`ın en büyük hedefi tarım alanında uluslararası bir eğitmen olabilmek.

İletişim:
Nar Eğitim ve Organik Tarım Çiftliği
Adres: Kerpe Sapağı Kuşcu Sokak Kandıra/KOCAELİ
Tel : (0262) 561 27 24
Web: www.naregitim.com

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ