KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.2775 TL
  • 5.9531 TL
  • 6.7618 TL
Kocaeli Zirve
Nefes almayı öğrendim…
Nefes almayı öğrendim…
Yaşam
23 Ekim 2012 Salı 11:52
  • 937
  • 0

Nefes almayı öğrendim…

İtiraf ediyorum… Nefes almayı bilmiyormuşum. Yıllarca nefesi hatalı alıp vermişim, farkına bile varmamışım.

Üstelik tıp fakültesinde anatomi, fizyoloji dersleri okuduğum halde... Nefesimi burundan alır, ağızdan verirdim ya da bazen burundan almayı da unutur ağızdan alıp ağızdan verirdim. Bademciklerim sık sık şişerdi, boğaz ağrılarım eksik olmazdı. Bir de kronik sinüzitim vardı. Sinüziti olanlar bunun nasıl sıkıntılı bir şey olduğunu bilir, ne zaman başlayacağı belli olmayan yüz ve baş ağrıları hayatı cehenneme çevirir. 

 
AĞIZ KAPALI OLACAK
Daha önce, Yoga Academy`de öğrendiğim ‘Orijinal Yoga Sistemi` sayesinde hayat kalitemin arttığını ve  sağlığıma nasıl kavuştuğumu sizlerle paylaşmıştım. Bu sistemi inceledikçe gerçekten bütünsel bir sağlık sistemi olduğunu idrak etmeye başladım. Bedenimizi kullanma kılavuzu demiştik ya… İşte aynen öyleymiş. Yoga Academy`de ilk derse gittiğimde, eğitmen dersin başında “Nefesi hep burundan alıp burundan vereceğiz, ağız kapalı olacak” diye uyarmıştı. Ders boyunca nefesimi burundan alıp burundan vermeye özen göstermiştim. 
 
NEFES TEKNİKLERİ
Dersin ilk 10 dakikasında nefes teknikleri uyguladık. Karın, göğüs, omuz nefesi ve tam yoga nefesi… Bu nefes tekniklerinin faydasını ve nasıl etkili olduğunu daha sonra, büyük yoga üstadı Akif Manaf`ın yazdığı ‘Yoga-Pranayama nefes ve enerji kontrolü` isimli kitabından öğrendim. Şimdi ilk dört nefes tekniğini sizlerle paylaşmak istiyorum… Karın nefesinde ellerinizi karnınızın üzerine koyuyorsunuz. Nefes alırken karın balon gibi şişiyor, verirken içe çekiyorsunuz. 
 
KALP RAHATLIYOR
Ellerle karın hareketini kontrol etmelisiniz. Diyafram kası aşağı yukarı piston gibi hareket ediyor. Böylece akciğerlerin alt kısımlarını temizliyorsunuz. Ayrıca diyaframın bu hareketi sayesinde kalbiniz masaj etkisi alıyor, rahatlıyor, kalbin iş yükü azalıyor. Diyafram kasımız olmasaymış kalbimiz 40 kat daha fazla çalışmak zorunda kalırmış. Bu bilgiyi de bu muhteşem eser sayesinde öğreniyorum. Diyafram kasımız aynı zamanda piston gibi hareket ettikçe, vücudu rahatlatan parasempatik sinir sistemini uyarıyor. 
 
AKCİĞERLERİ TEMİZLEYİN
Böylece kalp atışlarımız yavaşlıyor, gerginlik ve stres azalıyor. Yani diyafram kası deyip geçmeyecekmişiz… Aslında ne kadar da önemli fonksiyonları varmış. Göğüs nefesi  tekniğinde, ellerimizi göğüs kafesinin üzerine yerleştiriyoruz. Nefes alırken göğüs kafesi iyice genişliyor, verirken kendiliğinden sönüyor. Bu teknik de akciğerlerin orta bölümlerini temizliyor. Kaburgalar esniyor, bedenin göğüs bölgesi gelişiyor. Omuz nefesinde ise kolları dirseklerden büküp elleri omuzlara yerleştiriyoruz. 
 
OMUZ NEFESİ
Nefes alırken kollar yükseliyor, verirken inip gövdeye dokunuyor. Nefesi omuzların altına doğru iyice çekiyorsunuz. Günlük hayatta çoğunlukla nefesimizi yüzeysel alıp veririz, akciğerlerimizin üst uçları iyi havalanmaz. Bu nedenle bu bölgelerde kirli hava ve toksinler birikir. Amfizem gibi solunum yolu hastalıkları da akciğerlerin üst bölgelerinde oluşur. Omuz nefesiyle bu bölgeyi temizleyip toksinlerden arındırıyoruz. Tam yoga nefesi ise, bahsettiğim ilk üç nefes tekniğinin kombinasyonu. 
 
VÜCUT OKSİJENE DOYSUN
Nefes alırken önce karnı şişiriyorsunuz sonra göğüs genişliyor, en son omuzlar hafifçe yükseliyor. Verirken karnı içe çekiyorsunuz sonra göğüs, en son omuzlar iniyor. Akciğerleri tam kapasite çalıştırıyorsunuz. Tüm iç organlar ve beyin, hayatında görmediği kadar oksijen alıyor… Tüm vücut adeta oksijenle yıkanıyor, arınıyor. Nefesi neden hep burundan alıp burundan vermemiz gerektiği kısmına gelince… Bunun bir çok nedeni var. 
 
NEDEN BURUNDAN NEFES?
Birincisi, burun aldığı havayı ısıtıyor ve nemlendiriyor. Akciğerlerin soğuk ve kuru havayla kurumasını önlüyor. İkincisi, burundaki mukus tabakası sayesinde havadaki kir, toz zerrecikleri ve mikroplar akciğerlere ulaşamıyor. Böylece akciğer enfeksiyonlarına yakalanma riskiniz azalıyor. Üçüncüsü, burun içinde yerleşen binlerce sinir ucu havayla temas ettikçe beyin aracılığıyla akciğerleri kasılıp genişlemesi konusunda uyarıyor. Yani nefes alırken akciğerlere ‘genişle`, nefes verirken de ‘kasıl` emri gidiyor.  
 
SİNÜSLER TEMİZLENİYOR
Böylece akciğer dokusu zorlanmadan, zedelenmeden havayı rahatça ve hazırlıklı olarak alıp boşaltıyor. Her gün farkına bile varmadan alıp verdiğim nefesle ilgili bilmediğim ne çok şey varmış, hayret ediyorum. Üstelik olay bununla da bitmiyor. Orijinal Yoga Sistemi`nde bir de vücudu arındırma teknikleri mevcut. ‘Neti pot` denilen, çaydanlık demliğine benzeyen bir kap var. Bu kabın içine hafif tuzlu ılık su koyuyorsunuz. Tarif edilen özel teknikle sağ ve sol burun deliklerinden suyu akıtarak sinüsleri temizliyorsunuz. 
 
GÜNDE 5 DAKİKA
Böylece allerjik rinit, sinüzit gibi hastalıklar bir daha kapınızı çalmıyor. İzmit`te doğdum, büyüdüm. Şehrimi çok seviyorum ama sonuçta bir sanayi şehri. Hava kirliliği malumunuz.... Üstüne üstlük bir de doğru nefes almayı bilmeyince, varın gerisinin siz düşünün. Doğru nefes alıp vermek çok önemli. Üşenmesek ve hiç olmazsa bu nefes tekniklerini her gün 5 dakika uygulasak, burundan nefes alıp vermeyi alışkanlık haline getirsek iyi olmaz mı? Unutmayalım, Burun nefes almak için, ağız yemek yemek için… Herhalde aranızda burundan yemek yemeye çalışan yoktur.
Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ